Kalanlar

·
Okunma
·
Beğeni
·
13,4bin
Gösterim
Adı:
Kalanlar
Baskı tarihi:
1990
Sayfa sayısı:
54
Format:
Karton kapak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ada Yayınları
Baskılar:
Kalanlar
Kalanlar
76 syf.
·2 günde·Beğendi
*Bu incelemenin çok büyük bir kısmı Tezer Özlü'nün kitaplarında geçen sözlerden oluşmaktadır. Tezer Özlü okumayanların içi rahat olsun, hangi cümlenin alıntı olduğu anlaşılmayacağından spoiler mevzusu yoktur.

O kendini anlattı. Ben yazdım. Siz de dinleyin:

"Ölemiyorum... Eylül 1943. Doğdum. Nerde doğduğumun önemi yok. Ben belli bir ülkesi, yeri olmayanlardanım. Daha doğduğum zaman koptum köklerimden, annemden, babamdan, insanlardan. Ne kadar yaklaşırsam o kadar koptum. On yaşıma kadar çevremi, çevremdeki sessizliği kavramaya çalıştım. Büyüdü, büyüdü, büyüdü. Bu sessizlikte kayboldum. Ölemiyorum... Yirmi ile otuz yaşına geldim. Aklın bittiği yerleri ve çıldırmanın sınırlarını aradım. Ama ne garip sınırlar kadar hiçbir sınırlamadan sıkılmadım. Kurallara karşı çıktım. Ve beni okyanus gibi yalnız bıraktınız. Ölmek istedim, dirilttiniz. Aç kaldım, serum verdiniz. Delirmek istedim, kafama elektrik verdiniz. Yazı yazmak istedim, tutunamazsın dediniz. Ama yazdım. Neden yazdım peki? Dünya acılı olduğu için, duygular taştığı için. Sözcüklerin tümü içimden çıkmadan uyuyamayacağım için. Neden yazdım? Karşıma çıkan her şey yetersiz. Soluduğum her şey yetersiz. Dalgalar, odalar, mekanlar, sevgiler yetersiz. Suların tadı yetersiz. Günlerin uzunluğu yetersiz. Haftaların günleri yetersiz. Bu boşluğu doldurmak için yazdım. Artık sokaklardayım. Yaşamın olduğu sokaklarda. Kaçıyorum ve kaçmıyorum. Birbirine yabancılaşmış, çürümüş, fabrika insanına dönmüş sizden; düzeninizden, okul anlayışınızdan, namus anlayışızdan, başarı anlayışnızdan kaçıyorum ve kaçmıyorum. Aranızda dolaşmak için giyindim. Hem de iyi giyindim sırf iyi giyinene iyi değer verdiğiniz için. Ölemiyorum... Sevdim, aşık oldum. Aşk acısıda çekmedim. Nasıl çekerdim dünyanın verdiği acı daha güçlüyken? Bu acı da olmasa yeşil yapraklar üzerindeki güneş ışınlarının anlamı olmazdı. Pavese'yi Torino'da, Svevo'yu Trieste'de, Kafka'yı Prag'da sevdim. Peşlerinden gittim. Onların acısını aradım. En çok Pavese'yi sevdim. Pavese'nin intihar acısını buldum. Ondan sonra acıyı mutluluk olarak tanımladım. Sonra kendi mutluluğumu, intiharımı aramaya başladım. Ölüm düşüncesi izledi beni. Gece gündüz kendimi öldürmeyi düşündüm. Ama ölemedim, ölemiyorum...
Kırklı yaşlardayım. Uzun zamanım kalmadı. Kitlenin anlamsız gürültüsü içinde boğuluyorum. Çok yoruldum. Taşıyamayacağım kadar yaşantı üslendim. Artık ağır geliyor. İnsanları kendi dünyalarını anlamaları için bıraktım. Anlamadılar. Ve bana ölümsüzlüklerin sonsuz acıları kaldı. Size ne bıraktım? Birkaç kitap, birkaç söz, birkaç anı.(Bu kitapta da size yayımlanmamış anılarımı, öykülerimi, sözlerimi bıraktım.) Bu tarihi unutmayın: 18 Şubat 1986. Küçük dünyanız sizin olsun dostlarım. Öldüm."
76 syf.
Koyu bir Tezer hayranıyım.Okuduğum her kitabında çarpılıyorum.Bazıları Tezer Özlü'yü fazla yalnız,kasvetli ve bunaltıcı olarak algılayabilir.Ama bence farkındalığı inanılmaz yüksek olan bir kadın.Kalemi de çok güçlü.

"Sayısız parçalara bölünüşümü, benimle birlikte dünyanın da parçalanışını anımsıyorum" diyor sessiz yazar. Ölümü, hayatın bize sunduğu her yolda,her zamanda anlatıyor. Parçalarımızın dünyada kaybolduğunu dünyanın ise kendi içinde yok oluşunu haykırıyor bizlere. Korkmuyor aslında ölümden. Toprağın içinde bir süre daha bedeniyle birlikte olacağı için seviniyor. Yaşıyor Tezer. "Belki ölüme alışana dek. Ölüm içinde ölümü unutana dek " yaşıyor. Mutluluğunu acıyla bağdaştırıyor.Hatta şöyle diyor: "Acıyı mutluluk olarak tanımlayacağım bundan sonra."
Kitapta yer alan bir diyalog beni kendine çok bağlamıştı. Yalınlığıyla kalabalık bir diyalog.

-Ne yapıyorsun burada ? diye soruyor çocuk.
- Kendimi öldürmeye çalışıyorum.

Diğer bir diyalog ise çığlık çığlığa gör gerçekleri diyor.

- Burada ne yapıyorsun büyükanne, biz seni arıyoruz?
- Bu dağların ardında yitip gitmek istiyorum. Yitip gitmek.

Okuduğum anda gerçekler yüzüme çarpılıyor.Dağlara bakıyorum,anılarıma. Bir dağ dolusu anılarıma.Yitip gitmek istiyorum bir an önce oradan. Sonra mırıldanıyor sessiz yazar sayfalar ardından kulaklarıma.

"Ölemiyorsun.Çünkü yaşamaya başlamadın."

Zaman duruyor ve kitabı kapatıyorum. Böylesine yaralayan böylesine tedavi eden bir kitap okumadım.
Tezer kitapları sonsuz bir derinlik,girdap ya da başka birşey...Tanımlayamıyorum ama hissediyorum.O derinliği herkes duyumsamalı diye düşünüyorum ,o yalnızlığı ,o başkalığı...Ahhh anlatmaya doyamıyorum ben Tezer Özlü'yü...
Okumanızı kesinlikle tavsiye ediyorum.

Kitapla kalın;)
76 syf.
·11 günde
Tezer Özlü nedense kafamda Nilgün Marmara, Sylvia Plath ve intihar üçgeninde yer alıyordu. Sylvia' yı özellikle seviyorum, Nilgün Marmara, Virginia Woolf, Didem Madak ve Tezer Özlü de ona bağlı olarak ilgimi çeken yazarlar arasında. Ve bir incelemede aşağıdaki gibi bir yazıya denk gelince ve yazılanlar tam olarak benim Sylvia ile ilişkimi anlattığını görünce etkilenip, okumaya başlamak için gecikmemeliyim diye düşündüm.

<Depresif haldeyken hep Tezer okurum, yalnızlığımı onunla paylaşmak için belki, belki de yalnız olmadığımı anlamak için.

Mazoşistim, onun acısını kendi acıma katıp içinden çıkılmaz bir hale getiriyorum.

Bu kitapta Tezer’den kalanlar var.
Ardında bıraktıkları.
Yaşadığı anların notları.
Anlarının anıları.
Başkaldırma anları.>

Kitaba gelince ise yazarı sevdiğim yazarlarla anıldığı için ve bu kitap ondan geriye kalanlar olduğu için benim de sevdiğim kitaplardan biri olacak duygusuna kapılmıştım, ancak ilk başlarda kitaba dahil olamadım(benden mi, kitaptan mı kaynaklı bilemem). Kitabın ortalarına doğru sanırım Sylvia gibi sevemeyeceğim diye düşünüyordum. Fakat sonlara doğru ilgimi çekmeye başladı. Ancak yine de özellikle bir duygusal bağ kuramadım. Sanırım bir insan olarak değil bir yazar olarak sevdiklerim arasında yerini alacak.

Tezer Özlü okumaya yanlış kitapla da başlamış ola bilirim. Diğer Kitaplarını okuduktan sonra bunu okumak kitabı daha anlamlı kılacağını düşünüyorum.
76 syf.
·Beğendi·8/10
Canımın içi Tezer Özlü


Bu kitapta tezerden kalanlar var
Ardında bıraktıkları. Yaşadığı anların notları. Hiç yayımlanmamış. Ama yayımlanmak üzere yazılmış.
Evet, anları severdi tezer.
Onları yazdı. Acıyla, Yalnızlıkla, ama aynı zamanda coşkuyla, aşkla dolu anlarını.
Anlarının anlarını
Başkaldırma anlarının....


Kitap kısa kusa 7 bölümden oluşuyor.
. gece, gündüzün devamı değildir.
. Ben, belli bir ülkesi olmayan insanlardanım.
. Özlem’in içindeyim şimdi. Ama özlemeye gene de devam ediyorum.

Okunası kitap
62 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Ondan "kalanlar" ı okurken aslında bize "elimizde olanlar"a sahip çıkma duygusunu aşılıyor ..

Onu yıkıma götüren bu "acı" bağımlılığı
Bize "her şey gelip geçer " olarak aksediyor .. bana öyle en azından ..

Bir mekana ,bir duyguya ,bir insana ,bir şehire _ancak_ "bir" "zaman zarfında " bağımlı kalmak gerek .. özellikle seni yoruyor ve yıpratıyor ise .. sonrası bir "çözüm " aşaması olmalı

Bu sebeple duygusal değil "matematiksel " olmalı hayat . . Çöz ve yola devam et ..

Aşılmayacak acılar var mıdır ?

Vardır mutlaka, büyük kayıplar "ölüm" ler yaşıyoruz hayatlarımızda ve belkide en yakınlarında ,hatta kendi bedenimizdeki sinsi hastalıklarla uğraşıyoruz ,savaşıyoruz ...

"Savaşmak " güzel bir kelime aslında insanı dinç tutan ,hayata bağlayan ..

Hayat ..

Bu "acı " ya "aşık olmak" kendini "bırakmak " ve "vazgeçmek" olmamalı .. nefes aldığın sürece her yeni doğan gün senin için bir fırsat ..
değişmek için ..
..güzelleşmek için
.. çalışmak için
... okumak için
...büyümek için vs vs vs ..

Belki de Tezer Özlü okumak ..
bir "kendine gel " tokatı bizler adına ..

Onun vazgeçişleri bize dinamik ..
Belki sırf bu nedenle bile okuyup tanımaya çalışmalısınız Özlü'yü

Herkes yaşaması ne gerekiyorsa onu yaşar çok içsellestirip "ah Tezer" li cümleler kuramıyorum onun hakkında okuduğum üçüncü kitabı henüz ..

Sadece seçtiği yolda ilerlemiş ..

Dönmek isteği zamanlarda ise "çok geç " tabelası çıkmış karşısına .. ışte o kırmızı tabela __kırmızı hattı geçtin !!! demeden bize ...
Doğru yerlerde doğru dönüşler yapmak gerek diye düşünüyorum kitabı bitirdigimde ...

Elden geldiğince ..
hayata sahip çıkıp direksiyonu kimseye vermeden yola devam ...

Şimdi çıkıp gökyüzüne bir bakın ..
Çünkü Gün _Aydın. .


Iyi okumalar ...
76 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
ARTIK BENİ BENDEN ALSINLAR. ATSINLAR BİR ÇÖP TENEKESİNE!!!

42 yaşında öldü...
İntihar değil onu öldüren, kanser.

Canın acısın ama ağlama!
Vurul ama ölme!
Ateşe versinler ama yanma!

Direndikçe karanlığa gömülen bu genç ve ölü kadın, yalnızlığını ve mutsuzluğunu Pavese ve Kafka İle pekiştirir.
Damarlarına ölüm enjekte edilmiş , hayatı kendinden çekip alınmış Tezer acıyla bağlantılı bir mutluluğu yaşar.

Pek çoğumuz gibi aydınlık bir sabaha uyanır ama her akşam
acı bir yorgunluğun kucağına büzülür.

Sonra da gökyüzünde, gün batımında, karanlıklarda yitip gitmek ister.

Beş yıl tıbbi yardım görür , elektrik şoklarıyla acıları silinmeye çalışılır.
Onunki sessiz bir acıdır...
Ama iki dünyaya da ait hissetmez kendini ve “hiçbir yerde yaşamamaya” hüküm giyer.

Yolcudur Tezer...

Bitirilmişliğin yolcusu...
Başlangıcı olmayan yolculuğun yolcusu...
Kendi çevresinde dönen yolculuğun yolcusu...

“Dünyanın benden ne istediğini, benim de ondan ne isteyeceğimi öğreneceğim.” der de hangimiz öğrendik ki?
Dünyanın bizimle bir zoru varsa umarım öğreniriz ölüm bizi bulmadan!

Nasıl yaşıyoruz?
Boşlukta...
Yitirdiğimiz sevgilerle...
Bizim olmayanla...
Acının sonunda...
Acı ile...

Herkes gibi olmak ister aslında Tezer :
Yollarını yürümeyenler gibi...
Duygularını ölçülü yaşayan...
Acılarına acımayan...
Uykularını uyuyanlar gibi...
Ama olamaz.

ACILARINDAN KALANLAR

Bu kitapta Tezer’den kalanlar var.
Ardında bıraktıkları.
Yaşadığı anların notları.
Anlarının anıları.
Başkaldırma anları.

Kesik cümleler, tek kelimelik cümleler, iç çekişler, kıvranışlar, yalın bir dille ızdırabını haykırdığı anlatılar...

Depresif haldeyken hep Tezer okurum, yalnızlığımı onunla paylaşmak için belki, belki de yalnız olmadığımı anlamak için.

Mazoşistim, onun acısını kendi acıma katıp içinden çıkılmaz bir hale getiriyorum.
ACILARDAN ARTA KALAN.....
76 syf.
·1 günde·7/10
Çeşitli zaman aralıklarında yazılmış olan "Kalanlar" da yaşamı sorgulatan cümleler yer alıyor.
Yer yer günlük tarzında, yer yer sadece cümlelerden oluşan kısımlarıyla ve kısa öyküleriyle de bezenmiştir.
Bazen okuduklarımı anlamak da zorlansam da sevdim.
Tezer Özlü'nün farklı ve insanı içine çeken bir üslubu var.
Derin ve dokunan bir kitap oldu.

*Bu sabah yağmuru neden bu kadar çok sevdiğimi anladım. Ağlayan bir yüreğe benzediği için..
76 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Tezer Özlü... İçini döktüğü eseri. Ondan geriye kalanlar. Tezer seni kimseler anlayamaz. Kim bilir ki dünyada hassas olarak yaşayan insanların, derinlerindekileri? Kimler bilebilir ki acılarını? Kadınız ya hani, çok konuşuyoruz ya biz, tek derdimiz anlattıklarımızdan ibaret sanarlar. Acı deyince de sanki sadece aşk acısı yaşıyoruz sanarlar. " Aşk acısı çekmedim hiç, çünkü dünyanın verdiği acı her zaman güçlüydü. " Senin bu cümleni diğer insanlar anlar mı? Dünyanın verdiği acıya katlanabilmek için , ruhsal bunalımlara girip de elektroşok almanı, bunu sana uygulamalarını anlayabilirler mi? Kadın yazar neden mi yok hala yok mu diyorsunuz? Araştırın. Dünyadaki kadın yazar ve şairlerin hiç biri anlaşılamamış olup, sonları klinik tedaviler ve bir şekilde de ya intihar ya da hastalık ile son bulmuştur. Bunların sebebi ne mi ? Tezer Özlü ' nün de dayanamadığı her türlü baskı...Ne yazık ki bu hiç değişmedi....
76 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Buram buram Tezer Özlü kokan bi kitap.Sevgili yazarımızın iç dünyasını tanımak isteyenlerin okuması gerekiyo bence. Kısmen günlük gibi bişey ve Özlü'nün ilerde yazmayı planladığı alıntılarla dolu. Acı kavramına içten bağlı, acıyı mutluluk olarak gören bi yazar..yalnızlık kelimesi cümlelerle ancak bu kadar iyi anlatılabilir ve okuyucuya aktarılabilir. İçinde bulunduğu piskolojik durumu kitabı okurken hissedebiliyosun.listenizde bulundurmanızı tavsiye ederim. Benim kütüphanemde yerini aldı bile :)
*keyifli okumalar*
76 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Kalanlar...

Güzel bir kitabı elinize aldınız. Bi kadın var ve de bi isim, Kalanlar...

Kalanlar aslında ne demek? Ya da neden gülüyor bu kadın?
Bazı insanlar gider, bazıları ise çoktan gitmiştir.
Peki ya kalanlar?

İşte o Kalanlar biziz. Geceleri uyuyamayıp gökyüzüyle dolmak isteyenler sonra da yıldızlara taşanlar...
Yahut ölmek isteyip yaşamaya zorlananalar...
Ağır ağır ölenler ya da yavaş yavaş yaşayanlar...
Yalnızlar, Tezer'in de dediği gibi; insanların arasındaki yalnızlar...
İşte Kalanlar bence sen demek. Orada köşe başında bekleyen yalnız çocuk demek.
Ellerini cebine atıpta saatlerce yürüyen yürüyen çocuk adam demek.
Bi' sokak başında sigara içen kadın demek.
Ben demek Biz demek...
O yüzden Kalanlar biziz ve bu kitapta bizi anlatıyor.

Kusura bakmayın bu kitabı başka bir şekilde anlatamazdım. Tezer Özlü'ye ilk gördüğüm anda aşık olmuştum zaten.
Ve benden sebeplerimi açıklamamı beklemeyin.
Şairin de dediği gibi:
"Sebepsiz sevmektir Aşk
Nedeni olmadan bağlanmak birine"

İşte ben Tezer'e böyle bağlandım.
Elinize alıp hiçbir zaman bırakamayacağınız bir kitap...

Bu kitabı da bana hediye eden Beyza Demir'e çok teşekkür ederim.
Tezer Özlü Okuma Etkinliğimize katılmak için buyrun: #30470051

Okumak isteyen herkese iyi okumalar dilerim...
Bugün kırkıncı yaşımda, tıpkı dört yaşmdayken olduğu gibi bir çocuk ve büyükler eşliğindeyim.
Yalnız çok, ama çok yorgu­num.
(19.1.1983)
“İnsanın başkalarına söyledikleri, kendi duymak istedikleridir. Yazdıkları, okumak istedikleridir. Sevmesi, sevilmeyi istediği biçimdedir.”

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kalanlar
Baskı tarihi:
1990
Sayfa sayısı:
54
Format:
Karton kapak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ada Yayınları
Baskılar:
Kalanlar
Kalanlar

Kitabı okuyanlar 2.664 okur

  • mortisange
  • Naile Bars

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları