1000Kitap Logosu
Resim
Demir Özlü

Demir Özlü

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
7.5
193 Kişi
645
Okunma
69
Beğeni
5,1bin
Gösterim
Unvan
Öykü ve Roman Yazarı
Doğum
Vefa, Fatih, İstanbul, Türkiye, 9 Eylül 1935
Yaşamı
Demir Özlü (d. 9 Eylül 1935, Vefa, Fatih), öykü ve roman yazarı Tezer Özlü'nün ağabeyidir. Ödemiş İstiklâl İlkokulu, Ödemiş Ortaokulu, İstanbul Kabataş Erkek Lisesi'nde (1953) okudu. İlk şiiri Kabataş Lisesi öğrencilerinin çıkardığı Dönüm Dergisi ve daha sonra Türk Dili dergisinde yayınlandı. 1959 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. 1961-1962 arası Paris'te Sorbonne Üniversitesi'nde Felsefe okuduktan sonra Türkiye'ye dönerek İstanbul Üniversitesi Hukuk Felsefesi ve Metodoloji Kürsüsü'nde 4 yıl asistanlık yaptı. Siyasal eylemleri nedeniyle işine son verilince avukatlık yapmaya başladı. 1969'da "Sakıncalı" olarak askere gitti ve yedeksubaylık hakkı elinden alınarak Muş'ta çavuş olarak askerlik görevini tamamladı.1971'deki askeri müdahaleden sonra bir süre tutuklu kaldı. 1979'da Stokholm'e yerleşti. 12 Eylül 1980 darbesinden sonra vatandaşlıktan çıkarıldı. Türkiye'ye 1989'da dönebildi. Bu tarihten beri Stokholm ve İstanbul'da yaşıyor. İlk şiiri Kabataş Lisesi öğrencilerinin çıkardığı Dönüm, daha sonra Türk Dili dergisinde yayınlandı. Öykü, deneme, eleştiri ve çevirileri Mavi, A, Pazar Postası, Yeni Ufuklar, Soyut, Somut, Yeni Edebiyat, Gösteri ve Adam Öykü dergilerinde yayınlandı. 1980'den sonra roman, anlatı, anı ve gezi kitaplarına ağırlık verdi.
248 syf.
·
4 günde
·
Beğendi
·
8/10 puan
26 ayrı yazardan, 27 ayrı öykü içeren bir yapıt. İstanbul’da geçen ve İstanbul’u hissettiren çok değerli öyküleri içeriyor. Eski İstanbul’u okuyorsunuz ama sanki değişen tek şey zaman da geri kalan her şey aynı gibi.. Özellikle canım
Tezer Özlü
için alıp okuduğumu ifade etmeliyim. Düşüncelerini aktardığı, cümlelerini sıraladığı, özenle seçtiği kelimelerini içeren, O’na ait bir metni okuma ihtiyacıyla sarıldım kitaba. O’nun yazdığı bölüme bir an önce gelmek için çok sabırsızca çaba sarf ettim. Okurken de büyük bir burukluk hissettim. Sanırım O’ndan kalan son metni okumak içimi buruklaştırdı ve varlığına sarılırken yokluğunu hatırladım.. Çok değerli nostalji tadında bir kitap. Hepsi çok güzel ve değerli öyküler kesinlikle. Ben en çok Canım
Tezer Özlü
‘ nün “ Cafe Boulevard “ ve
Nalan Barbarosoğlu
‘nun “ Kostümlü Hayalet “ bölümlerinden etkilendim.. İyi okumalar herkese, kitapla kalın…
Okuyacaklarıma Ekle
184 syf.
·
13 günde
·
Puan vermedi
Demir Özlü’nün, Tezer Özlü’nün abisi oluğunu kaç kişi biliyor ? Şahsen ben ,kitabı merak edip stoklarda bulmak için kan ter döktüğüm zamana kadar bilmiyordum .Alın buradan bir genel kültür bilgisi … Kitaba gelecek olursam kitap bir roman değil , anlatı olarak geçiyor biraz da otobiyografik bir eser. Demir Özlü’nün hayatından kesitler var . Bunlar ;Beyoğlu ,Berlin ve Hollanda …. Sizi Beyoğlu’nda elinizden tutup tüm ara sokakları gezdiriyor,kiliselere koyup Lebon’da çay içiriyor. Nefis bir Beyoğlu turu yapıyorsunuz , o dönemlere gidiyor İstiklal Caddesi’nin keyfini sürüyorsunuz … Demir Özlü anılarını yazarken bir yandan da kendi hayallerini, isteklerini ,düşerini de yazmış yani kitap gercekle düş arasında gidip geliyor.Bazen neresinin gerçek ,neresının Özlü’nün hayatı oldugunu anlayamadım. Beyoğlu’ndan sonraki bölümler beni zorladı ama tadı cok başka bir okuma oldu. Kesinlikle kolay olmayan ama1000kitap.com/tadından gecçilmeyecek bir okumaydı. Otobiyografik metinler okumak, Demir Özlü ile ilgili bolca bilgi edinip onun düşlerinde gezinmek isteyenler için muhteşem bir eser. Kitapta dönüp dönüp okuduğum şu alıntıyı buyurun siz de okuyun … • “Öyle sanıyordum ki, başka bir yaşam gerekliydi bana. İleride yaşanacak ya da geçmişte yaşanmış.Bu yüzden pek çok düş görüyordum. “ (sayfa 22)
108 syf.
·
3 günde
·
9/10 puan
Farklı bir atmosferi var.
Yazar, kanalları ve parklarıyla ünlü Berlin ve Amsterdam’da geçirdiği günlerini kitapta ustalıkla betimliyor. Bir yandan bu kentlere ilişkin metinler üretirken bir yandan geçmişin izlerini sürüyor. Yabancılık, yalnızlık, hüzün, sevinç, yaşamın tüm sıradanlığı ve tuhaflığı içinde yazarın lirik anlatımında can buluyor. Birinci tekil ağızdan anlatılan kitapta bir erkeğin iç konuşmaları, erotizme olan ilgisinden de bahsediliyor. Ana karakterin şehire gelme sebebi olan sevdiği kadını bulma çabaları da okunmaya değer. Onun gezebileceği her yere gitmesi, telefonunu, adresini araması... Sonunda onu bulabilecek mi peki? Ya da sonuçsuz mu kalacak bu çaba? '' Ne üzüntülerimi derinleştirebildim orada, ne sevinçlerimi gerçekten duyabildim. Sadece duyguların kendi üzerine katlanışı, açılan damarın kendi akıttığı kanın pıhtılaşmasıyla tıkanması, süreksiz bir süreklilikti yaşadığım. Sessizliğin içi boş şiiriydi.''
Kanal Kentlerinde
7.5/10 · 11 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.