Kitap,evlilikte mutlu olmanın ve sağlıklı kadın erkek ilişkileri kurmanın yollarını anlatan bir rehber gibidir, diyebiliriz.
Yazar ilişkilerdeki çözümlere batı merkezli soyut terapi kuramları yerine, bizim kültürümüze, inanç değerlerimize ve toplumsal yapımıza uygun pratik çözümler sunuyor. Yer yer hadis-i şeriflere de başvuruyor.Kimi zaman da adeta bir aile büyüğünün tecrübelerini aktardığı akıcı, samimi ve terapi etkisi yaratan denemelerden oluşuyor. Yazar özellikle, günlük hayatta sıkça yaptığımız iletişim hatalarını çarpıcı örneklerle inceliyor. Örneğin; geç kalan eşe "Nerede kaldın, niye haber vermiyorsun?" diye çıkışmanın karşı taraftaki algısı "Çok düşüncesizsin" mesajıdır. Kitap, bunun yerine "Geç kalınca seni merak ettim, iyi misin?" demenin sevgiyi koruyan ve çatışmayı önleyen yapıcı bir dil dönüşümü olduğunu savunuyor. Ancak katılmadığım bir nokta var ki o da yazarın,eğitimin kadını eşine karşı dikbaşlı yaptığını düşüncesini savunması. Birçok kendisine ait düşüncelerde erkeği sorumluluktan tamamen muaf tutarken, kadını bitmek bilmeyen bir kendini sorgulama ve suçlama girdabına soktuğunu görebiliyoruz. Yer yer beğendiğim noktalar olsa da yer yer durup fikir çatışmaları yaşadığım anlar da oldu kelimelerde. İçerisinden güzel olanları davranışları ve düşünceleri kapıp uygulamak dileğiyle :) okumada karar verme kısmı size ait arkadaşlar. Okunabilir mi, evet. İçerisinde bizlere olumlu katkısı olacak davranışlar da var, çünkü. Huzurunuzun bol olması dileğiyle keyifli okumalar dilerim.