Bu kitap gücüme güç kattı.
Övünmek için söylemiyorum ama kendim için top5 özelliklerimden biri (hatırladığım sürece en azından) okuduklarımın etkisini taşımamdır. Ve bu kitap da o anlamda çok işime yaradı.
Bu kitapta yazar sanat vücudun içindir demiş. Ve aslında hic yormayan, bilimsel mantıklı ve açık bir dille neden hareket etmeliyizi bize anlatmış. Yazarımız kuzeyli bir psikiyatrist. Ve daha çok psikolojik gibi başlıyor olsa da adam baya bize biyoloji ve kimya dersleri vermiş. Eksenimiz ise hareket etmek. (Egzersiz, yürümek, özellikle koşmak)
Bana geçen senenin başı ya da 2024 ün sonu gibi bir aydınlanma gelmişti. Baya evde egzersize falan başlamıştım. Çok ilginç bir şekilde bu devam etti ve rutinlerim, gelişim aşamalarım hala devam ediyor. Başlardaki rutinlerim de daha çok form kazanmak üzerine daha eğitilmiş, kaslı bir bedene sahip olmaktı açıkçası. Fakat son zamanlarda özellikle Bi 4 5 ay önce bunun bana aslında ne kadar stres attıran bisey olduğunu keşfetmeye başlamıştım. Bu kitabı okuyunca aklımdaki taşlar çok daha yerine oturdu ve aslında hareket etmenin, egersizin sahiden zihnimde nasıl bir stres yok edici etkiye sahip olduğunu bilimsel olarak da öğrenmiş oldum. Bu çok destekleyici bir push etkisi veriyor.
Yazarın değindiği her şey bilimsel çalışmalar ve deneylerle desteklenip kanıtlanmış, örneklerle donatılmış. Bu nedenle değişime açık, okuduklarından gerçekten etkilenmeye açık insanlara özellikle öneriyorum kitabı. Çünkü bence okuduklarınızdan sonra rutinleriniz, kafanızdaki hareket etme/ egzersiz yapma/ yürüme koşma rutinleriniz çok daha sağlıklı ve bağlı bir noktaya oturacak. Gücüne güç katmak isteyen tüm okurlara öneririm.
Aşkın durağan gücü, birlikte uyum içinde geçirdiğimiz saatler, haftalar ve yıllar bugünün koşullarına ağır basıyordu kesinlikle. Aşk kendini yedeklemiyor muydu? Şu anda en son yapmamız gereken şey, sabırlı bir anlatma ve dinleme yarışına girmek, diye düşündüm. Popüler psikoloji çok fazla şey uydurmuştu, enine boyuna konuşmanın da her şeyi çözeceği sanılıyordu. Anlaşmazlıkların da canlı organizmalar gibi bir ömrü vardı. İşin sırrı bunları ne zaman öldüreceğini bilmekte yatıyordu. Yanlış bir anda sözcükler kalp masajı görevi görebilirdi. Yaratık yeni bir hastalığa yol açacak biçimde canlanabilirdi.