Büşra A. profil resmi
"Yeryüzünde bütün ızdıraplar, aza kanaat etmemekten doğar."
Firdevsi
1002 okur puanı
07 Haz 2017 tarihinde katıldı.
  • Büşra A. paylaştı.
    "Dostoyevski bir toplantıda yüksek sesle okuduğu bir şiir nedeniyle Çar tarafından Sibirya’da hapse mahkum edilir. Hapis cezasını bitirdikten sonra anılarını kaleme aldığı “Ölüler Evinden Anılar” adlı kitabı yazar. Kitapta, hapishanedeki hayatından önce insanları tanıdığını sandığını ama yanıldığını burada anladığını belirtir. Yazar, “kara halk” olarak tanımladığı bu kitleyle karşılaştıktan sonra insanları çözümlemeye ve kendi iç dünyasının derinliklerine inmeye başlar. Dostoyevski hapishanedeki bir köpeğin yanından geçen her mahkum tarafından tekmelendiğini gözlemler. Köpek mahkumlardan kaçmadığı gibi yanına bir mahkum yaklaştığında eğilerek tekmelenme pozisyonu almaktadır. Dostoyevski bir gün köpeğin yanına yaklaşıp başını okşar. Köpek şaşkın şaşkın ona bakarak hızla yanından uzaklaşır ve acı acı havlamaya başlar. O günden sonra köpek Dostoyevski’yi her gördüğünde ondan kaçar. Ruhu köleleştirilmiş bu köpek bir sevgi açıdır. Bu durum insanlar için de geçerlidir. Hayatları boyunca haksızlığa ve kötü davranışlara uğramış sevgi açları iyi bir davranışla karşılaştıklarında nasıl davranacaklarını bilemezler. Bazen kötü davrandığınız insanlar size tapar, bazense iyi davrandıklarınız sizden nefret eder. Böyle insanların gözünde onları aşağılamanız onlar için bir beklentidir. Sizi gözlerinde yüceltirler. Eşit ve iyi davrandığınızda ise onların gözündeki değeriniz birdenbire düşer..


    Dostoyevski
  • Büşra A. paylaştı.
    Evettt bugün günlerden Attila İlhan 💕💜💙🌹🌺🌷💐. Ne yapacağını bilmeyen arkadaşlarım için ön bir bilgi vereyim. Attila İlhan 'ın sözü, şiiri ya da alıntısını bu iletinin altında paylaşacağız.
    Çiçeklerin Kelebeği' nden “ İnsan sevdiğini bırakmaz,
    sevmek bırakır insanı... ” 🦋🦋 veee
    Tarçınlı Süt ' den 💕 bir alıntı ile devam etmek istiyorum. " yanlış bir hayalin şehrinde kaldım
    sevdiği ben değildim anlatamam
    o aşk bu değildi tasarladığım
    büyük bir tenhalık nasıl korkmam
    korkularım bir canavar doğurdu"

    Desteklerinizi bekliyoruz. Katılan ya da katılmayan herkese teşekkür ederim 💐💙💜💕🌷. Hepinizi çok seviyorum 💕.
  • Büşra A. paylaştı.
    Öyle bir zamanda gel ki, vazgeçmek mümkün olmasın.
    Ellerimde koparmaya çalıştığım zincirlerden kalma yara izleri,
    Yeni yeni iyileşmeye yüz tutmuş olsun.
    Gözlerimde öyle bir karanlık olsun ki, gören kör oldum sansın.
    Yanaklarım kurumuş olsun göz yaşlarımdan, dudaklarımsa çatlak çatlak.

    Öyle bir zamanda gel ki, vazgeçmek mümkün olmasın.
    Belki bin tane aşktan geçmiş olayım ve hiçbiri olmasın gözümde.
    Hiçbiri tamamlayamamış olsun cümlelerimi,
    Hiç biri bağlayamamış olsun geceyi sabaha.
    Hiçbirinin gülüşünün her anı senin kadar aklıma işlenmemiş olsun.
    Hiçbirinin hayali en güzel haliyle barınmamış olsun beynimde.
    Hiçbirinin izi kalmamış olsun bedenimde.

    Öyle bir zamanda gel ki, vazgeçmek mümkün olmasın.
    Sessizce ağladığım, o kimsenin olmadığı anları çığlık çığlığa hıçkırıklara dönüştürmemiş olsun.
    Ellerim kimsenin üzerinde eriyip gitmemiş olsun, gezinse bile.
    Dudaklarım senin adını söylerkenki gibi kıvrılmamış olsun hiç bi ad'a yeterince.
    Yerine koymaya çalıştığım her beden yok olup gitmiş olsun kumlar aktıkça tane tane.
    Unuttuğumu sandığım, vazgeçtiğimi sandığım,
    Sevemediğimi sandığım öyle bir zamanda gel ki
    Yerçekimine karşı koysun damarlarımda beni yaşatan her zerre.
    Unuttuğumu sandığım, vazgeçtiğimi sandığım,
    Sevemediğimi sandığım öyle bir zamanda gel ki, vazgeçmek mümkün olmasın...
  • Büşra A. paylaştı.
    112 syf.
    ·1 günde·9/10
    Günümüzde maalesef İslam’ın ilmi konuları reddettiğini iddia edenlerin sayısı hiç te küçümsenecek boyutta değil. Gerçi bu konuda görüş beyan edenlere malzeme veren de maalesef Müslümanlar oldu. Geçmişinde ilim kaideleri içerisinde yüzen ecdadının okumayan, araştırmayan, sorgulamayan torunları olduk çıktık. Eh biz böyle oldukça da bu tarz insanların ellerine bir nevi koz vermiş olduk.

    İnen ilk ayeti “İkra” olan bir dinin ilim tahsili konusunda gerici olarak düşünülmesi gafillikten öte bir şey değildi oysa. Gerek Mushaf ayetleri, gerek hadisler gerekse müçtehid, evliya, asfiya ve alimlerin söyledikleri sözler aslında tam aksine İslam dininin bir ilim dili olduğunu ispat etmektedir.

    İslam’a göre ilim öğrenen kişi Allah’ın yolundadır, ilim peygamberlerin bize bıraktığı eşsiz mirastır. Her şey de olduğu gibi ilim öğrenirken de Allah’ın rızasını aramak her Müslümanın bizatihi görevidir. Yoksa sadece dünyevi faideleri gözeterek ilim öğrenen bir Müslümanın ahiret adına bir kazancı olmamaktadır. Bunu bir takım hadisler ispatlamaktadır. Spoiler dediğiniz şey olmasın diye burada kitapta geçen hadisleri sizinle paylaşamıyorum maalesef.

    Müslüman böyle ilim konusunda geri kaldığı için de aklına fitne sokup onu dinden soğutmaya çalışan birçok güruh peyda oldu. Kitapta da örnekleri olan bir takım tuzak sorularla Müslümanların kafalarını bulandırmaya yeltenenlere fırsat doğdu. Oysa biz Müslümanlar olarak ilmi kaynağından öğrensek, bu tarz sefihlerin tutunamayacakları aşikar. Bunlar ne yaptılar önce Müslüman toplulukları yok etmeye çalıştılar, bunu başaramayınca da bölmeye yeltendiler. Böylece günümüzde de olduğu gibi insanlar da imani hakikatleri bırakıp saçma sapan soruların içine daldılar. Yok efendim “Mehdi (a.s.) zuhur etti mi?” Günümüzün gözde sorularından birisi. Herkes kendine bir Mehdi buldu. Yok efendim şu kişidir, yok efendim bu kişidir.” İyi de ben eğer ki Allah’ın rızasını kazanamamış isem Mehdi (a.s.) bana ne yapacak? diye düşünmediler. Sen imani hakikatlerle uğraş, fıkhi ilimler edin!” dediğiniz vakit size sözlü sataşmalar olmakta.

    Diğer bir konu ise “Nereden başlayacağız?” konusu. İslami ilimlerde öncelikle fıkıh öğrenmek elzemdir. Örneğin ilmihal okuyarak başlanabilir ki bu ilmi öğrenmek her Müslümana farzdır. Daha sonra aşama aşama yorulmadan boğulmadan tefsir ve hadis ile ilgili ilimleri öğrenerek devam edebilirsiniz. Gerek internette gerekse kitabevlerinde kaynak bol. İlim öğrenmeye aşama aşama başlamak lazım, yani en temelden. Birden bire fıkıh bilgisi edinmeden tefsir, hadis ve kelam ilimlerine sıçramak yeni başlayanlar için anlaşılmaz, yorucu ve boğucu gelebilir. Yani yüzmeye boğulmamak için kıyıdan başlamak gerekir.

    Sonuç olarak ilim talep eden kişiye “Allah yollarını açar ve hiç ummadığı zamanda hiç ummadığı şekilde ilmi olarak sınıf atladığını kendisi de fark eder. Rabbim bizleri O’nun rızası dairesinde ilim öğrenmeyi ve nefsimize karşı yenik düşmemeyi nasip etsin.” diyerek incelememizi tamamlayalım.

    İnce fakat çok faydalı bir eser olduğunu düşündüğüm bu kitap ilim edinmek ile ilgili çok güzel tespitler sunmakta. Tavsiye ederim.

    Saygılarımla…
  • Endişeli ve memnuniyetsiz çabalarım, kendi içlerinde birer aşk belirtisi, hazdan yoksun, ama derin bir aşkın belirtisiydiler.
  • Büşra A. paylaştı.
    Mushaftaki sıralamada 12., nuzul sırasına göre 53. sûredir. Hûd sûresinden sonra, Hicr sûresinden önce Mekke’de nâzil olmuştur. 
    Mekke döneminde inmiştir. 111 âyettir. 
"Yeryüzünde bütün ızdıraplar, aza kanaat etmemekten doğar."
Firdevsi
1002 okur puanı
07 Haz 2017 tarihinde katıldı.
Okur takip önerileri
Daha fazla