Yanlışlık Bütün Oyunları 3

8,4/10  (10 Oy) · 
28 okunma  · 
10 beğeni  · 
681 gösterim
MARTHA: […] Bıktım usandım artık bu ruhu taşımaktan anne, günü gelse de kavuşsam o güneşin altında bütün soruların küle döndüğü topraklara. Buraya ait değilim ben.
ANNE: Keşke kavuşabilsen bir an evvel ama daha o kadar çok ki işimiz […] ama bil ki sen ait olduğun yere gidiyor olacaksın o vakit, ben yanı başında, kim bilir nereye?
Yıllar sonra evine dönen bir adamın, kendi kaderini çizmeye çalışırken başkalarının felaketi olması ufak bir yanlışlıkla açıklanabilir mi? 

Camus'nün 1943 yılında kaleme aldığı Yanlışlık, yanlış zamanda, yanlış yerde bir araya gelen insanların, ölümcül bir yanlış anlaşılmanın neticesinde uğradıkları felaketin, insanın kaderiyle mücadelesinin ve kaçınılmaz yenilgisinin öyküsüdür. Aile mirası tenha bir oteli işletmekte olan anne ile kız, heyecanlarını tüketen, onları nefessiz bırakan, yalnızlığa mahkûm eden yaşamlarından kurtulmanın çaresini, başkalarının felaketi olmakta bulmuşken, artık arınmak istedikleri bu günahı son defa işlemeye hazırlandıkları sırada çıkagelen, henüz bilmeseler de evin yıllardır görmedikleri olacaktır. Bir "yabancı" olarak annesi ve kız kardeşinin hayatlarına giren oğul, attığı her adımda sakladığı gerçekler ve paylaştığı hakikatlerle kaderlerine yön çizecektir. 
Albert Camus'nün bütün oyunları Can Yayınları'nda. 
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2015
  • Sayfa Sayısı:
    96
  • ISBN:
    9789750724183
  • Orijinal Adı:
    Le malentendu
  • Çeviri:
    Ayberk Erkay
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Nurhan Işkın 
03 Ara 2015 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 9/10 puan

Jan, yıllar sonra evim diye döndüğü vatanında annesi ve kardeşinin yanına gelmişti. Onlara kendi kimliğini söylemeden tanıyabilecekleri mi diye merak etmişti.
Eşi Maria ise huzursuzdu. Geldikleri uzak vatana dönmek istiyordu. Denizin kumsalların güneşin olduğu bu bilinmez diyarda mutlu olduklarını ona hatırlatıp duruyordu...
Jan, kardeşi ve annesin işlettiği otele gelmekle nasıl bir felaketin içine düştüğünün farkında değildi. Onlar ile ilişki kurma çabaları kendi sonunu değiştirebilecek miydi?
Kardeşi Martha ona otelin kurallarını söylemiş ve misafir olduğunu hatırlaması konusunda ısrar etmişti...
Martha yıllarca hayalini kurduğu deniz ve güneşin hiç batmadığı uzak diyarlara gidebilmek için annesi ile misafirlerine uyguladıkları felaketi Jan'ın üzerinde de uygulamayı başarabilecekler miydi?
Martha kendi acımasız dünyasının dışına çıkabilmeyi ve ruhunun karanlığını aydınlatabilecek miydi?

Kitabı okurken sanki bir tiyatro perdesinde var olan dört karakteri izlemiş gibi oldum. Yazım dili sade ve akıcı. Diyalog halinde yazılmış olan bu eser akıcı kurgusu ile son sayfaya bir kaç saatte gelmeme sebep oldu...