Yanlışlık (Bütün Oyunları 3)

·
Okunma
·
Beğeni
·
970
Gösterim
Adı:
Yanlışlık
Alt başlık:
Bütün Oyunları 3
Baskı tarihi:
Mart 2015
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750724183
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Le malentendu
Çeviri:
Ayberk Erkay
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
MARTHA: […] Bıktım usandım artık bu ruhu taşımaktan anne, günü gelse de kavuşsam o güneşin altında bütün soruların küle döndüğü topraklara. Buraya ait değilim ben.
ANNE: Keşke kavuşabilsen bir an evvel ama daha o kadar çok ki işimiz […] ama bil ki sen ait olduğun yere gidiyor olacaksın o vakit, ben yanı başında, kim bilir nereye?
Yıllar sonra evine dönen bir adamın, kendi kaderini çizmeye çalışırken başkalarının felaketi olması ufak bir yanlışlıkla açıklanabilir mi? 

Camus'nün 1943 yılında kaleme aldığı Yanlışlık, yanlış zamanda, yanlış yerde bir araya gelen insanların, ölümcül bir yanlış anlaşılmanın neticesinde uğradıkları felaketin, insanın kaderiyle mücadelesinin ve kaçınılmaz yenilgisinin öyküsüdür. Aile mirası tenha bir oteli işletmekte olan anne ile kız, heyecanlarını tüketen, onları nefessiz bırakan, yalnızlığa mahkûm eden yaşamlarından kurtulmanın çaresini, başkalarının felaketi olmakta bulmuşken, artık arınmak istedikleri bu günahı son defa işlemeye hazırlandıkları sırada çıkagelen, henüz bilmeseler de evin yıllardır görmedikleri olacaktır. Bir "yabancı" olarak annesi ve kız kardeşinin hayatlarına giren oğul, attığı her adımda sakladığı gerçekler ve paylaştığı hakikatlerle kaderlerine yön çizecektir. 
Albert Camus'nün bütün oyunları Can Yayınları'nda. 
(Tanıtım Bülteninden)
Albert Camus-Yanlışlık

“Peşimden gelmeyiniz, size önderlik edemeyebilirim. Önümden yürümeyiniz, sizi takip edemeyebilirim. Yanımda yürüyün yalnızca ve arkadaşım olun.”

Şimdi Albertciğim güzel diyorsun da: 1913 yılında Cezayir'de doğdun. 3 gün sonra Fransa Cezayir'e savaş açtı, hemen vatandaşlarına "Siyah Ayak" diye seslendin. Şimdi yanında yürürüz de, yarın öbür gün bize ne diyeceksin onu bilmiyorum.
2. Dünya Savaşı’nın ilk zamanlarında bir pasifist olarak kaldın. Paris’in Alman ordusu tarafından işgali ve 1941’de komünist gazeteci Gabriel Péri’nin gözleri önünde idam edilmesiyle tutumunu hemen değiştirdin.
Hani sana bir şeyi anlatalım diye illa kelle mi uçuracaz🤔🤔
Bir de baktık ki; 1950'lerde Camus kendini insan haklarına adamış
Neyse, sustum bunu daha sonra özel olarak konuşuruz.
Şimdiden söyleyeyim Paris’te Left Bank’deki kafelere gitmem. Jardin du Luxemburg’deki banklara otururuz dersen olur.
Tamam anlaştık.
Şimdi esere bakmaya çalışalım...
Aileye miras kalan  bir otel. İşleten  anne ile kız.
Yaşadığı hayattan bıkmış bir kız. Bu hayattan kurtulabilmek için herşeyi göze alabilen bir kişilik.
Ne denli büyük bir yanlışlık yapabilir? Tahmin edebilir misiniz?
Camus'un yarattığı  “yabancı” olarak annesi ve kız kardeşinin hayatlarına bir kez daha girmeye çalışan bir oğul, attığı her adımda sakladığı gerçeklerin başına dert olduğunu ve paylaştığı hakikatlerle karakterlerin kaderlerine yön çizecektir de yaptığı yanlışlığın farkında mı?

Trajik yönü ağır basan bu tiyatro eserinde olay dizisi, Martha’nın düzene, hayata başkaldırması, (bu baş kaldırışta şartları kim belirliyor?) kendi zevki için dünyadaki diğer insanların canlarına kıyılmasını meşru kılacak cesareti üzerine kuruludur.
Yazık ki ne yazık...
Ama okuyun seveceksiniz...
Sıradaki adresimiz: Jean Paul Sartre-Baudelarie
Jan, yıllar sonra evim diye döndüğü vatanında annesi ve kardeşinin yanına gelmişti. Onlara kendi kimliğini söylemeden tanıyabilecekleri mi diye merak etmişti.
Eşi Maria ise huzursuzdu. Geldikleri uzak vatana dönmek istiyordu. Denizin kumsalların güneşin olduğu bu bilinmez diyarda mutlu olduklarını ona hatırlatıp duruyordu...
Jan, kardeşi ve annesin işlettiği otele gelmekle nasıl bir felaketin içine düştüğünün farkında değildi. Onlar ile ilişki kurma çabaları kendi sonunu değiştirebilecek miydi?
Kardeşi Martha ona otelin kurallarını söylemiş ve misafir olduğunu hatırlaması konusunda ısrar etmişti...
Martha yıllarca hayalini kurduğu deniz ve güneşin hiç batmadığı uzak diyarlara gidebilmek için annesi ile misafirlerine uyguladıkları felaketi Jan'ın üzerinde de uygulamayı başarabilecekler miydi?
Martha kendi acımasız dünyasının dışına çıkabilmeyi ve ruhunun karanlığını aydınlatabilecek miydi?

Kitabı okurken sanki bir tiyatro perdesinde var olan dört karakteri izlemiş gibi oldum. Yazım dili sade ve akıcı. Diyalog halinde yazılmış olan bu eser akıcı kurgusu ile son sayfaya bir kaç saatte gelmeme sebep oldu...
  • Satranç
    8.7/10 (9.747 Oy)9.711 beğeni27.251 okunma2.006 alıntı126.222 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.942 Oy)9.212 beğeni30.244 okunma926 alıntı146.710 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (11.137 Oy)13.969 beğeni36.182 okunma3.799 alıntı153.823 gösterim
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.995 Oy)19.927 beğeni45.626 okunma3.577 alıntı192.909 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (7.788 Oy)8.400 beğeni24.027 okunma957 alıntı95.888 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.918 Oy)6.033 beğeni20.634 okunma924 alıntı107.357 gösterim
  • Yeraltından Notlar
    8.7/10 (3.536 Oy)3.673 beğeni11.149 okunma6.072 alıntı101.812 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.740 Oy)8.203 beğeni22.318 okunma4.601 alıntı137.082 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (8.255 Oy)9.252 beğeni27.608 okunma2.933 alıntı121.761 gösterim
  • Olağanüstü Bir Gece
    8.0/10 (3.584 Oy)3.118 beğeni10.613 okunma1.606 alıntı53.847 gösterim
Hayallerine kavuşma gayesiyle, şiddete başvurmaktan çekinmeyen bir kadın, sonra ondan hiç eksik yanı kalmayan annesi, insanı hasta eden psikopat bir ihtiyar uşak... Oyun karakterlerimiz bunlar artık oyunun içeriğini siz düşünün. Bir de ailesinin izini takip eden masum bir adam ve ona tutkuyla bağlı talihsiz bir karısı var, oyunumuzda. Acaba neler olacak?
Ben, bir tiyatro oyunundan ziyade gerilim psikoloji tarzı heyecanlı roman okuduğumu zannettim. Şairâne anlatım diline hiç değinmiyorum bile. Bunun, Albert Camus eseri olduğu da söylememe gerek yok zaten.
Tavsiye olunur.
İyi okumalar.
Albert Camus,
Camus'yu anlamak için, eserleri arasında küçük bir yolculuğa çıkmak gerekli. Farklı anlatım tarzı, izlenimleri, görüşleri, bakış açısı okuduğum diğer yazarlara oranla farkı bir tekniğe sahip. Yazara göre insanın kendisini kendi eliyle yok etmesi mümkün. Eserinde kendi hayatını anlamlandırmak, kurtarmak için başkalarının hayatlarını hiçe sayan, modern dünya insanının yalnızlığına ve yabancılığına ışık tutması bakımından da önemli bir oyun.
Keyifli okumalar dilerim :)
"Yanlışlık" bir otelde yaşanan olayların, az sayıda karakterle, etkileyici bir şekilde anlatıldığı tiyatro eseri. Oteli işleten Anne ve kızı Martha, otele müşteri olarak gelen Jan, eserin öne çıkan karakterleri. Eserde öne çıkan bir başka husus ise, yazardan mı, çevirmenden mi kaynaklandığını anlayamadığım şiirsel anlatım şekli. Müthişti!

Yazarın, eserinde ortaya koyduğu sürükleyici kurgunun yanı sıra insanın sahip olduğu olumlu, olumsuz vasıfları ve duyguları belirgin olarak sahneye aktarması da dikkat çekici. Eserde, Martha, elinde olanlarla yetinmeyip daha fazlasını isteyen ve menfaatleri doğrultusunda hareket ederken diğer insanların hayatını hiçe sayan, kanaatsiz, vicdansız insan tipini temsil ediyor âdeta. İnsanın karnı açsa yemek yer, su içer ve doyar. Ama insanın gönlü ve gözü açsa, dünyayı da yese doymaz. Hani bir şarkı vardı, "Gözü doymaz, gönlü aç, ben ne yamyamlar gördüm" diye, Martha da öyle işte...

Jan, pişmanlığın, ahde vefanın sembolü... Sevdiklerinize iyilikler, güzellikler yapmak istersiniz ama zamanı iyi kullanamaz, vakti çok geçirirseniz yapacağınız yardımın pek bir önemi kalmaz. Hani bir şarkı varya, "Parçalandı sabır taşı, gelsen de bir gelmesen de" diye. Bir şarkı daha geldi aklıma, o da şöyle, "Pişmanım diyerek karşıma bir gün, çıksan neye yarar, artık geç oldu." Bu şarkılar Jan'a yazılmamıştır ama üzerine cuk oturuyor...

Anne ise çaresiz, tükenmiş, bıkkın bir insanın hislerini, davranışlarını yansıtıyor. Eserdeki karakterleri neden şarkılarla anlatmaya çalıştığımı bilmiyorum ama "Anne"yi ifade eden en iyi şarkı şu sanırım, "İsyaaaaaaaaaaan"

İyi okumalar :)
Albert Camus'nün tüm kitaplarını okumayı istiyordum, elime Yanlışlık geldi. Kitabı alırken oyun türünde olduğunu bilmiyordum. (Tiyatro okumayı hiçbir zaman çok sevemedim). Kitap çok kolay okunuyor, yazarın sade dili ve ilgi uyandırıcı kurgusu insanı içine çekiyor. Karakterler de alışılmışın dışında idi, okurken merakla onları tanımaya ve çözmeye çalıştım.
Bu kitaptan ne kadar hoşlanmış olsam da yazarın diğer oyunlarını okumam sanırım, hala sevemiyorum bu türü.
Küçük bir kasabada otel işletmeciliği adı altında korkunç işler yapan bir anne ve kız... Martha ve annesi yıllardır kasvetli bir kasabada otel işletirler. Fakat aslında onların hayalleri çok büyüktür ve bu hayaller uğruna bir çok geri dönüşü olmaz suç işlerle. Bir gün, otellerine bir "yabancı" nın gelmesiyle her şey tamamen değişir.

Duygu yüklü, mükemmel anlatımı olan harika bir kitap. Arzuların insanlara neler yaptırabileceğini, gözleri nasıl kör; kalpleri nasıl çürümüş yapabileceğini çok da güzel bir dille anlatıyor. Bir oyun olması ise daha keyifli ve akıcı yapıyor bu hayatı.

Okunması gereken bir oyun diye düşünüyorum, iyi okumalar.
Az olsa da birşeyler yazmak istedim martha kiz kardeşi maria 5 yıllık karisi ve birbirlerine deli gibi aşıklar hikaye alttaki alintı ile başliyor.

Burası ya, burası. Yirmi yıl önce bu kapıyı vurdum çıktım.
Daha ufacık kızdı kardeşim. Şu köşede oynuyordu bir başına.
Annem gelmedi yanıma, öpmedi beni. Kendi bilir,
dediydim içimden.


Keyifli okumalar.
Evet, bıktım usandım artık bu ruhu taşımaktan anne, günü gelse de kavuşsam o güneşin altında bütün soruların küle döndüğü topraklara. Buraya ait değilim ben.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yanlışlık
Alt başlık:
Bütün Oyunları 3
Baskı tarihi:
Mart 2015
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750724183
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Le malentendu
Çeviri:
Ayberk Erkay
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
MARTHA: […] Bıktım usandım artık bu ruhu taşımaktan anne, günü gelse de kavuşsam o güneşin altında bütün soruların küle döndüğü topraklara. Buraya ait değilim ben.
ANNE: Keşke kavuşabilsen bir an evvel ama daha o kadar çok ki işimiz […] ama bil ki sen ait olduğun yere gidiyor olacaksın o vakit, ben yanı başında, kim bilir nereye?
Yıllar sonra evine dönen bir adamın, kendi kaderini çizmeye çalışırken başkalarının felaketi olması ufak bir yanlışlıkla açıklanabilir mi? 

Camus'nün 1943 yılında kaleme aldığı Yanlışlık, yanlış zamanda, yanlış yerde bir araya gelen insanların, ölümcül bir yanlış anlaşılmanın neticesinde uğradıkları felaketin, insanın kaderiyle mücadelesinin ve kaçınılmaz yenilgisinin öyküsüdür. Aile mirası tenha bir oteli işletmekte olan anne ile kız, heyecanlarını tüketen, onları nefessiz bırakan, yalnızlığa mahkûm eden yaşamlarından kurtulmanın çaresini, başkalarının felaketi olmakta bulmuşken, artık arınmak istedikleri bu günahı son defa işlemeye hazırlandıkları sırada çıkagelen, henüz bilmeseler de evin yıllardır görmedikleri olacaktır. Bir "yabancı" olarak annesi ve kız kardeşinin hayatlarına giren oğul, attığı her adımda sakladığı gerçekler ve paylaştığı hakikatlerle kaderlerine yön çizecektir. 
Albert Camus'nün bütün oyunları Can Yayınları'nda. 
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 54 okur

  • Sena
  • Ceren
  • Şeyma Çakmak
  • Alican Kılıç
  • Mehmet Çakmak
  • HANDE
  • Drkitapsever
  • Bahadır Kök
  • merve kılınç
  • Kadir Şarkı

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%40 (10)
9
%16 (4)
8
%20 (5)
7
%8 (2)
6
%8 (2)
5
%8 (2)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0