Hallac-ı Mansur

8,0/10  (51 Oy) · 
144 okunma  · 
41 beğeni  · 
3.293 gösterim
İnancın ve Direnişin, "Dar"da Hallac-ı Mansur'un Romanı

Adamın çaresiz bir şekilde oynattığı kolunun ucundaki korkunç yarının çürümeye başladığı açıkça belliydi. Fakat bu kanlı et yığını tüm işkencelere rağmen insanlığından bir şey yitirmemişti. Çarmıhın önünde duran bir cellat, işkence gören adamın vücuduna iki çivi daha çakmakla meşguldü. Çekici indirdiği anda adamın vücudundan fışkıran kan sütunu geniş bir kavis çizerek meydanı kaplayan tozların arasına karışıyordu. Fakat kurban kahkahalar atarak öyle bir gülüyordu ki, yanaklarından aşağı yaşlar süzülüyordu. Bunun sebebi çektiği şiddetli acı olabilir miydi? Rüstem Efendi'nin sesi duyuldu: "Bu adam el-Hallac."
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    2000
  • Sayfa Sayısı:
    238
  • ISBN:
    9757076279
  • Orijinal Adı:
    Tod İn Bagadad Oder Leben Und Sterben
  • Çeviri:
    Atilla Dirim
  • Yayınevi:
    Yurt Kitap Yayın
  • Kitabın Türü:
İsmail Altunbüker 
 24 Eyl 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Hayatım boyunca bu sapıkları geri kafalı yobazları okudum durdum müslümanlığı bu cahiller öğrenmeye kalktık bize oysa islam ne kolaymış Rabbim'e Hamd olsun Kur'an'la tanıştırdı bizi ve kendi yolunu gösterdi

Andolsun ki; biz Kur'an'ı düşünmek için kolaylaştırdık. Düşünüp öğüt alan yok mu ? Kamer suresi 22.Ayet

Allah yemin ediyor Kur'an kolay diye bunlar Allah'ın aksine Kur'an zor ve anlaşılmaz diyor neden Kendi İllahlıkları gidecekte ondan

İşte sana gerçek olarak okuduğumuz bunlar Allah'ın âyetleridir. Artık Allah'tan ve O'nun âyetlerin den sonra hangi söze inanacaklar ? Casiye Suresi 6.Ayet

Allah açıkça söylüyor Allah sözünden başaka hangi söze inanıp güveneceksin Hakikati yalnız Allah bilir ve yalnız Allah söyler. ne diyelim Allah bizi Yolundan saptırmasın Kur'an İslamın tek kaynağıdır Kur'an bize de yeter herkese de yeter Hamd olsun

Ayten Ernaz Tiryaki 
26 Şub 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 9/10 puan

Tasavvuf tarihinin devrim yaratan, efsane ismi Hallac-ı Mansur'un İlahi Aşkı uğruna yaşadığı çileli hayatı, mücadelesi; zamanının gerici müslümanlarının ihaneti ile İmam Azam Hz.'lerinin de katline sepep Abbasi Hilafet makamının fermanıyla iskence edilerek öldürülmesini mistik olaylarla süsleyip anlatan güzel bir kitap. Tavsiye ediyorum!

Onur Utku Ceyhan 
 04 Ara 06:27 · Kitabı okudu · 10 günde · Beğendi · 9/10 puan

Merhaba İnsanlar..
Öncelikle belirtmek isterim ki kitap anlatım açısından bana Vladimir Bartol un Alamut kitabını hatırlattı.Bunu söylememin nedeni de iki kitapta da yazarlar kendi dini siyasi kültürel fikirlerini okuyucuya bir kahraman üzerinden anlatması.Bunda yadırganılıcak bir tarafa yok , ki tarihi roman yazıyorsanız kurgu olması şart.
Kitap diğer tarihi romanlara nazaran içinde bir miktar bilim kurguya da yer vermiş olması beni şaşırttı.Tarihi bir romanda bilim kurgu fikrine açıkçası çok da sıcak baktığım söylenemez.Ama tabi yazarın tercihidir ayrıca kitabın bütünselliğini de hiç bozmandan yapması okumamı zorlaştırmadı.
Kitap bence bir miktar eksik bırakılmış gibi geldi bana.Belli noktalardaki ana kahramanlara ne oldu ne bitti neler yaptılar hiç bilmiyoruz.Yazar bunu okuyucuya bırakmış.Buda kısmen de olsa bir eksiklik hissiyatı yarattı bende.-Spoiler!-Özellikle modern hayattaki ana karakterimiz gazeteci Eigenbrod a ne oldu hiç bilmiyoruz yarım kaldı resmen en son bulduğu günlüğü elçilik vasıtasıyla memleketi Almanya'ya götürmeyi planlıyordu ve devamı yok yarım resmen.
Neyse kitap bir miktar eksik kalmış olsa da benim nazarımda iyi bir kitap olduğu gerçeğini değiştirmiyor.Bir çok bilmediğim duymadığım dinler felsefeler düşünceler hakkında çok fazla şey öğrendim özellikle kendi dinimiz İslam hakkında düşündürücü bilgiler yorumlar var.Felsefi olarak insana bambaşka düşünme yorumlama sorgulama katkısı sağlıyor kitap.Bana bu konu da bir çok şey kattığını düşünüyorum kitabın.Tavsiyedir...
Görüşmek üzere :)

Kübra YILDIRIM 
17 Tem 15:53 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Alman profesör Klapprothun Irana gitmesi ve orda kaybolması üzerine bölgeye giden gazeteci Eigenbrod şans eseri profesörün günlüğüne ulaşır. Günlükte profesörün bir zaman yolculuğu yaptığı ve Hallacın hikayesini oğlu Hamidin dilinden anlatılıyor. Okurken dönemin ilişkilerini sufiliğin kişiler için anlamını maniheizm hinduizm ve zerdüştlüğe dair bilgiler ediniyorsunuz. Ilgimi çeken şey ise kitaptaki bir Türk karakterin adının Atsız olmadıydı neyden esinlenerek bu ad verilmiş doğrusu merak ettim ve etkilendim. Roman tadında biyografi okumak isterseniz tavsiye ederim.

Martenteo 
15 Oca 22:39 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Ortadoğu'da araştırma yapan Alman bir profesörün kaybolması üzerine İran'a gelen bir gazeteci.Zamanda yolculuk maceraları.Bu yolculukla keşfedilen Hallac-ı Mansur,onun kimlerle temas ettiği,sözleri yüzünden başına gelenler,Abbasiler,Zerdüştler vs. konularında detaylar var.Tavsiye edilir.

yunus kızılağaç 
18 May 21:57 · Kitabı okudu · 3 günde · 5/10 puan

tarih tekerrürden ibarettir o dönem islam ve müslüman ne ise bu dönemdede değişim göstermediklerini açıkça görebiliyoruz cehaletin dinle savunulduğu dönemlerde gerçeği söyleyenin cezalandırıldığını açıkça görmekteyiz

Vedat Geçit 
21 Şub 2013 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Akıcı ve çok güzel bir kitap. Özellikle son sayfalarda yer alan Hallac'ın sözleri ezberlenmeye değer.

Furkan Açıkgöz 
12 Eki 13:54 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Edebiyat tarihince sık kullanılan ama asla bayat tat vermeyen kurgu tekniklerinden biriyle, zamanda ve mekanda yolculuk eden kahramanın günümüze taşıdığı tarihsel gerçekliğin/kurgunun yazınsal ürün haline getirilmesiyle oluşturulmuş, panteist bir alim olan Hallac-ı Mansur'un yaşamını konu edinen roman. Hallac topraklarımızda daha çok kendi vahdet(birlik) anlayışını derin bir şekilde ortaya koyan "En-el Hakk" (ben hakkım, ben haktanım) sözüyle bilinir. Fakat bu söz öbeği Hallac'ı dara götürenler gibi bugünün insanı tarafından da ilahlık iddiasında bulunduğu şeklinde yorumlanmaktadır ve Hallac müşrik(şirk koşan) ilan edilmektedir. Oysa bugünün Hanefi/Sünni İslam geleneğinin sımsıkı sarıldığı Mevlana'nın vahdet anlayışı Hallac'ın o iki kelime ile anlattıklarından pek de farklı değildir. Hallac'ın anlattıkları kitleler nezdinde itibar kazanmış, devlet İslamına karşı bir isyan hareketine dönüşmeye yüz tutmuştu. Onu farklı kılan bir yan da merkez islam anlayışından geliyor olmasıdır. Onun anlattıklarını anlatıp da onun sonunu paylaşanlar genellikle Şia/Alevi/Bektaşi geleneğindendir. Oysa onun gibi merkez İslam (hanefi/sünni) hareketin içerisinden kopan vahdet savunucuları veya başka bir tabirle panteistler devlet tarafından öldürülmek yerine çoğunlukla tecrit edilmiştir. Daha sonra anlatıları devlet tarafından iğdiş edilerek servis edilmiştir. (Örn. Mevlevilik) Yunus'un ya da Mevlana'nın sevilip de Hallac'ın tekfir edilmesinin nedeni budur. Yaşamında tecrit edilememiş, anlatısıyla beraber ölümsüzleşmiştir. Bugün anlatısı tecrit edilmektedir. Doğunun öz öğretisi olan vahdet fikriyatı bir Avrupalı tarafından romanlaştırılmıştır. Üstelik romanın baş kahramanı da Hallac meraklısı bir Alman profesördür. Türkiye'de Hallac ve panteizm hakkında akademik ve edebi eserlerin kıtlığı canımı sıktı romanı okurken. Çünkü İslam coğrafyasının toplumsal gerçekliği Hallac'ın hikayesini her gün yeniden üretmektedir. Kitap bu yönüyle eksiktir. Hallac'ın akademik boyutta incelenmesinden farklı olarak bir edebi eser ortaya konacaksa ruhuna Ortadoğu bulaşmamış hiç kimse bunu tam başaramayacaktır. Bir ortadoğulu olarak romanı aynadaki yüzüm gibi buldum. Bana çok benziyor ama sadece bir görüntü. Hissetmem için bana dokunması, seslenmesi gerekirdi.

nilüfer akpınar 
13 Kas 18:04 · Kitabı okudu · 10/10 puan

kitabı okurken ara ara gözlerimin dolmasını engelleyemedim. bir toplumun bağnazlığının, cahilliğinin had safhalara gelişini izlemek alıştırmasın hiç kimseyi. kanıksanmasın bu durum hala ürpertebilsin. hallacı mansur'a haksız yere yapılanların vicdanımızı titretebildiği ölçüde insanız çünkü!

Ender Bıyıklı 
09 Ağu 15:25 · Kitabı okudu · 5 günde · Puan vermedi

Geçmiş ve şimdi arasında gidip gelen bir İran hikayesi.. Mansur hem genel olarak din tarihinin hem de özel olarak Türk İslam tarihinin yakından bildiği bir isim. Enek Hak felsefesinin en çıplak şekilde ifade edicisi olan Hallac, bu felsefenin ilk büyük şehidlerindendir. Belki de ilki... Mansur'u dara çıkartan, Nesimi'nin derisini yüzdüren, Yunus'u söyleten, Mevlana'yı sema döndüren, hacı Bektaş'ı güvercin donuna sokan ve nicelerini halden hale savuran Tanrısal güç bugün halen kimileri için din dışı kabul ediliyor. Bu isimleri dinin içinden sayanların durumu ile din dışı sayanlar neredeyse aynı elmanın iki yarısı gibi... Peşin hükümlerden ve ön kabullenen kurtulmuş okuyuculara tavsiye ederim

2 /

Kitaptan 29 Alıntı

Tuco Herrera 
13 Haz 20:51 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

"İşte daima sözünü ettiğim tanrıdan uzaklaşma bu " dedi Hallac cevap olarak."Tüm bu çapulcular kendilerini gerçek müslümanlar olarak nitelendiriyor, çünkü namaz kılıyor ve oruç tutuyorlar.Fakat yasanın emrettiği davranış biçimleri tanrıdan uzak olarak yerine getirildiği takdirde, göstermelik olmaktan başka bir işe yaramaz."

Hallac-ı  Mansur, Wolfgang Günter Lerch (Sayfa 197 - Yurt Kitap Yayın 2. Baskı 2004)Hallac-ı Mansur, Wolfgang Günter Lerch (Sayfa 197 - Yurt Kitap Yayın 2. Baskı 2004)
Ayten Ernaz Tiryaki 
25 Şub 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

" Hiçbir yara bize kalbimiz kadar acı vermez. Hiçbir ilaç bizi kalbimiz kadar çabuk iyileştirmez. "

Sufî Bilgeliği

Hallac-ı  Mansur, Wolfgang Günter LerchHallac-ı Mansur, Wolfgang Günter Lerch
Kübra YILDIRIM 
14 Tem 17:50 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

Kendi içimize, ruhumuzun bilinmedik yörelerine seyahat etmemiz gerekir.

Hallac-ı  Mansur, Wolfgang Günter Lerch (Sayfa 87)Hallac-ı Mansur, Wolfgang Günter Lerch (Sayfa 87)
zebercet zengin 
10 Kas 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Ben ancak ölürsem yaşayacağım." Hallac'ın kanlı ağzından dökülen bu sözler, yakınları için bir teselli değildi.

Hallac-ı  Mansur, Wolfgang Günter LerchHallac-ı Mansur, Wolfgang Günter Lerch
Ayten Ernaz Tiryaki 
24 Şub 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Hükümdarın sözüne karşı gelmek,
Kan revan içinde kalmak demektir.
Hükümdar öğle vakti derse: Gece oldu!
Sen de şöyle de: İşte ay, işte gezegenler!
SADÎ

Hallac-ı  Mansur, Wolfgang Günter Lerch (Sayfa 40)Hallac-ı Mansur, Wolfgang Günter Lerch (Sayfa 40)
3 /