İsyan Günlerinde Aşk

Ahmet Altan

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·504 syf.··
Beğendi
·
2021 32. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 27 Kasım 2021 23:15
Alışkanlıklarım ve kendi hayatım için yaktığım sigaraları uzun zaman sonra kitap kahramanları için yaktım. İçinde bir eksiklik bırakacağına sevdiğinden çok uzaklara gitmeyi göze alan Ragıp Bey, her şeyini kaybeden bir dostun yanından gitmeyi vefasızlık sayan Reşit paşa ve nazarımda en önemli kahraman olan; sevgisi için yaşayıp sevgisi için hiçbir şey dile getirmeden intihar eden sevgili Hediye: sizler için yaktığım şu sigaranın hazzı ve çilesi ayrı güzel. Her satırını her olayını keyifle okumama vesile olan Kıymetli arkadaşım ve kitabın güzel yazarı hepinize ayrı minnettarım. İsyan Günlerinde Aşk... Belki de en güzel aşk insanların canını kurtarma derdine düştüğü zamanda, canından önce düşündüğü ve canı kadar önem verebileceği zamanda yaşanan aşktır. Bir subay da olsanız, bir hizmetçide olsanız, bir şeyh dahi olsanız duygularınızdan kendinizi soyutlamanız bazen mümkün olmuyor. Kitap hakkında yazılacak o kadar şey var ki ne yazsam yine eksik kalacak diye düşünüyorum. Ülke en alt kesiminden en üst kesimine kadar her şey değişime doğru yol alırken, vatan elden gidiyor naraları atılırken, saltanat yanlıları ve yenilikçiler kendince yeni yollar düşünürken, insanlar hem canı derdindeyken hem geleceğin korkusuyla yaşarken, doğru nerede yanlış nerede diye sabahlara kadar düşünmek zorunda olup buldukları yoldan emin olamazken, bunlar kadar önemli olan aşk serüvenlerinin kaleme alındığı nadide bir eserdir. Her cümlesi ve her noktası için yazarın kalemine ve eline sağlık diyeceğimiz güzel eserlerden biridir. Elinizden bırakamayacağınız bir kitap olacağı fikrindeyim. Yeni okuyuculara güzel bir yolculuk olacaktır.
Edebiyat
İsyan Günlerinde AşkAhmet Altan · Everest Yayınları · 20173,525 okunma
8/10
·504 syf.·
Beğendi
·
2023 6. kitabı
Abdulhamid'i, İttihat ve Terakki'yi anlamak, o dönemim şartlarını, çekişmelerini, siyasi atmosferini solumak, zamanın dinamizmini bir nebze de olsa hissettirebilecek efsane bir roman. Şahsen şunu söyleyebilirim ki Abdulhamid rejiminin çöküş dönemi hakkında yazılmış bilimsel bir tarihi kaynak okumuş kadar bilgi edindim kitaptan. Sevgili Ahmet Altan ne kadar usta bir yazar olduğunu bir kez daha kanıtlamış bu efsane eserinde. Yakın tarihe merakı olanlar için kesinlikle öneriyorum. İyi okumalar...
Tarih ve Siyaset
İsyan Günlerinde AşkAhmet Altan · Everest Yayınları · 20173,525 okunma
10/10
·504 syf.··
Beğendi
·
2022 108. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Ekim 2022 01:31
Osman ve ölüleri... Hikaye Abdülhamit dönemindeki 31 Mart vakasını anlatmakta pek tarihle ilgili kitapları sevmesem de isyan dolu bu kitabı çok sevdim...savaş aşk ve barış Osman adlı ana karakterin ölmüş yakınlarının hikayelerini ele alması çok yaratıcı bunalmadan okunabilecek gerçek dolu bir kitaptı.. ben sevdim aslında yazılacak çok şey var ama :) burada sonlandırmak istiyorum. okuyan arkadaşlara şimdiden keyifli okumalar diliyorum..
Tarih ve Toplum
İsyan Günlerinde AşkAhmet Altan · Everest Yayınları · 20173,525 okunma
Puan vermedi·468 syf.··
Beğendi
·
2017 33. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 02 Kasım 2017 22:24
İsyan Günlerinde Aşk, tarihimizdeki 31 Mart Vakası'nın bulunduğu dönemde yaşanan askeri olayları, sarayın, padişahın durumunu analiz ederken yaşanan aşkları da konu alıyor. Tarihi sürükleyici bir şekilde anlatması güzel ama üzücü durumlar yaşanmış ve ne yazık ki yaşanıyor. Tarih geçmişte yaşananları anlatsa da gelecek hakkında fikir sahibi olmamızı sağlar. Okumanızı tavsiye ederim
Edebiyat
İsyan Günlerinde AşkAhmet Altan · Everest Yayınları · 20173,525 okunma
''Herkes bir başkasının kaderiydi.''
9/10
·504 syf.··
2020 24. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 02 Eylül 2020 16:59
Kitap 2001 yılında çıkmış. Yazarın Kılıç Yarası Gibi kitabını okumasaydım muhtemelen bu kitaptan da haberim olmayacaktı. Kılıç Yarası Gibi'nin devamı niteliğinde ama bir üçleme, seri vs değil. Olsundu, öyle de güzel, böyle de güzel idi. Hikaye yine, yeni, yeniden Osmanlı'nın en son çalkantılı dönemi olan 31 Mart olayının çerçevesinde ele alınıyor. Bu olayı yaratan koşullar, geçirilen çalkantılı dönem (özellikle İstanbul'un geçirdiği çalkantı) anlatılırken yazar olayların perde arkasının bilinenden farklı olduğunu öne sürüyor. Tarihi ve siyasi olayların perde arkası her ne kadar farklı olsa da, Ahmet ALTAN ister isyan günlerinde olsun, ister corona günlerinde olsun, ister elinin köründe olsun kadın-erkek ilişkilerini her dönem çok çok iyi analiz edip bunu okuyucuya sonuna kadar hissettiren muhteşem bir yazar.Kullandığı dil ve üslup da romancılığının referansı. Kitap bittikten sonra roman karakterleri şuan ne yapıyordur acaba diye deli deli düşündüm. Herkesin deli sandığı ölü büyükleriyle konuşan Osman'ın anlattığı bu tarihi aşk romanını, Kahraman Tazeoğlu ergenliğinden, Ahmet Batman melankolisinden sıkılıp bıktıysanız mutlaka okuyun. Hedefinizde kalite varsa zaten elbet bir gün karşılaşırsınız.
Edebiyat
İsyan Günlerinde AşkAhmet Altan · Everest Yayınları · 20173,525 okunma
10/10
·495 syf.··
2017 33. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2017 11:11
"Bir keresinde Osman'a, 'Eğer hayatım, kırılacak bir eşya, bir bardak ya da bir vazo, ne bileyim öyle bir şey olsaydı eğer, bunu tutması için Hediye'ye verirdim,' demişti, 'ondan başka herkes, bir dalgınlık anında onu bir yerde bırakabilir, düşürebilir, bir acı duyduğunda elinden atabilirdi ama o, hiçbir zaman, hiçbir şartta onu elinden bırakmazdı." Ne hoş satırlar değil mi? :) Ahmet Altan okuyucusunu edebiyatın zirvelerinde gezintiye çıkarıyor bunun gibi nice satırlarla. Kılıç Yarası Gibi eserinden sonra devam niteliğindeki İsyan Günlerinde Aşk kitabı da bir solukta bitti. Serinin ilk kitabını okurken hissettiğim heyecan, merak ve edebi doygunluğu ikinci kitapta da hissedebilecek miyim yoksa ilk kitabın oluşturduğu ışıltıyı ikinci kitap yerle bir mi edecek diye çokça düşündüm. Zira yeni bir insanı tanıdığımda ya da yeni duygularla karşılaştığımda duyduğum o heyecan ve hissettiğim güzellikler yerini ilerleyen zamanda hayal kırıklığına bırakır mı diye düşünmeden edemem. İşte Kılıç Yarası Gibi kitabı da binbir güzellikle önüme açılınca, devamı da en azından aynı tesiri bıraksın istedim ve İsyan Günlerinde Aşk'ta bu tesirin kat be kat fazlasıyla tanıştım. İlk kitapta II. Abdülhamid döneminde yaşanan siyasi olaylar ve o dönemde yaşayan birtakım insanların çalkantılı aşk hayatlarını okumuştum. İsyan Günlerinde Aşk'ta ise bu hayatların yeni mecralara doğru yol alması, yeni heyecanların sahneye çıkmasının yanı sıra koskocaman bir imparatorluğun ve imparatorun yaşadıklarına tanıklık ettim. Yönetime el koyan İttihat ve Terakki'nin ardından herhangi bir yönetim politikasının benimsenmemesi üzerine şehirde çıkan isyancı gruplar ve bu sürecin sonunda Sultan Abdülhamid'in hal' edilerek sürgüne gönderilmesi ele alınıyor. Tüm bu siyasi gelişmelerin yanı sıra Osman'ın geçmişteki
İsyan Günlerinde AşkAhmet Altan · Everest Yayınları · 20173,525 okunma
Puan vermedi·504 syf.·
2020 4. kitabı
İsyan Günlerinde Aşk kitabı "Kılıç Yarası" kitabının devamı.Osmanlı İmparatorluğu'nun son istipdat dönemini 2.Abdülhamit'in baskıcı rejimini 31 Mart vakasını anlatmaktadır.Bunu anlatırken gayet usta bir şekilde insanların imkansız aşk karşısında neler yaşadıklarını,çaresizliklerini öyle güzel ve ince ince işlenmiş ki herkes kendini orada ki karakterlerden biriyle mutlaka özleştiriyor.Ayrıca o günden günümüze pek bir şeyin değişmediğini ,hala insanların yazdıklarından dolayı öldürüldüğünü görüyoruz.Akıcı,sürükleyici ilgi çekici bir kitap.Herkese tavsiye ederim.
İsyan Günlerinde AşkAhmet Altan · Everest Yayınları · 20173,525 okunma
8/10
·504 syf.··
2017 2. kitabı
Ahmet Altan ve kitapları ve dili böyle ,alışacaksınız ,seveceksiniz,merak edeceksiniz,tarihi olayları içeren kitapta aşkın ,arzunun ,korkunun,cesaretin,isteğine karşı gelememenin hissiyatını yaşayacaksınız,üzüleceğiniz anlar olacak ,Özlem yaşayacaksınız,bitince kitap içinizde buruk veda ile bırakacaksınız,Ahmet Altan'ın ilk okuduğum kitabı belki en iyisi değil ama yine çok beğendim
Edebiyat
İsyan Günlerinde AşkAhmet Altan · Everest Yayınları · 20173,525 okunma
10/10
·504 syf.··
Beğendi
·
1998 11. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 25 Temmuz 1998 00:00
Ahmet Altan bence önemli bir romancıdır.Ancak gazeteci kimliği baskın olduğundan romancılığı yeterince farkedilememiştir. İsyan Günlerinde Aşk ve Kılıç Yarası gibi romanları harikadır. Karakter tahlili, olay kurgusu ve dil kullanımı açısından dünya standartlarında pek çok romancıdan farkı yoktur.Okunmalıdır.
Edebiyat
İsyan Günlerinde AşkAhmet Altan · Everest Yayınları · 20173,525 okunma
10/10
·504 syf.··
Beğendi
·
2020 46. kitabı
·
35 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2020 22:34
Osmanlı'nın karanlık ve ihanetlerle çevrili dönemine kapı aralarken, aşkı ve ihaneti de çok farklı kimlikler üzerinden tasvir etmiş. Farklı kimliklerin her türlü ruh hâlini kusursuzca çizmiş. İnsan duygu tahlili çok çarpıcı şekilde yapılmış.Kadın erkek ilişkilerini tüm çıplaklığıyla gözler önüne sermiş. Çok uzun cümleler olması dışında, okuduğum kitapları içinde en çok etkilendiğim kitap oldu.
Edebiyat
İsyan Günlerinde AşkAhmet Altan · Everest Yayınları · 20173,525 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Ahmet AltanYazar · 23 kitap
1950 yılında Ankara'da doğdu. Annesi Kerime Altan, babası gazeteci Çetin Altan'dır. 1959 yılında ailecek İstanbul'a geldiler. Altan, ortaöğrenimini değişik okullarda devam etti. Bir süre Robert Kolej'e devam ettikten sonra Ankara Koleji'nde yatılı olarak okudu. Lise öğrenimini 1970 yılında İstanbul Kültür Koleji'nde tamamladı. 18 yaşında, lise öğrencisi iken evlendi. 1972 yılında bir kızı, 1980 yılında bir oğlu oldu. Bir süre Orta Doğu Teknik Üniversitesi'ne devam etti. 1981 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'nden mezun oldu ve gazeteciliğe başladı. Gazetecilik yaşamı Gazeteciliğe Hürriyet gazetesinde gece muhabiri olarak başladı. Aynı gazetede şef muhabirliği, şeflik, dış haberler editörlüğü, köşe yazarlığı yaptı. Güneş, Milliyet ve Yeni Yüzyıl gazetelerinde uzun yıllar köşe yazarlığı yaptı. Milliyet gazetesinde çalıştığı dönemde, gazetede Kürtlerin çoğunluğu oluşturduğu kurgusal bir “Kürdiye” ülkesinden bahseden yazısı nedeniyle gazetedeki işine son verildi. 2007 yılında Taraf gazetesinin kurucusu olan Altan, Alev Er ile birlikte Genel Yayın Yönetmenliğini üstlendi. Daha sonra Er'in ayrılmasıyla gazetenin Genel Yayın Yönetmenliği görevini tek başına yürütmeye devam etti. Gazetenin "Kum Saati" adlı köşesinde, köşe yazarı olarak yazılar yazdı. Eylül 2008'de Ermeni Kırımı’nın kurbanlarına adadığı bir köşe yazısı nedeniyle Türklüğe hakaretle suçlandı. Taraf gazetesi 2009 yılında Leipzig Bankası Medya Vakfı tarafından verilen dünyanın prestijli basın ödüllerinden biri olan Özgürlük ve Medyanın Geleceği Ödülü'ne, 2011'de e Uluslararası Hrant Dink Vakfı tarafından özgür ve adil bir dünya için çalışan, ilham ve umut ışığı kişilere verilen Hrant Dink Barış Ödülü'ne layık görüldü. Altan, Aralık 2012'de Yasemin Çongar ile birlikte Taraf gazetesindeki görevinden istifa etti. Taraf'taki yazılarına son vermesinin ardından 2015'e dek roman yazdı. 7 Ekim 2015'te gazeteciliğe geri döndü ve Haberdar'da yazmaya başladı. TV programcılığı Doksanlı yılların ortalarında Neşe Düzel ile birlikte Star TV'de Kırmızı Koltuk isimli tartışma programını hazırladı ve sundu. Romancılığı İlk edebî eseri "Paltolu Donkişot" adlı iki kişilik piyes idi. 1982 yılından itibaren romanlar ve deneme kitapları yayımladı. İlk romanı Dört Mevsim Sonbahar'da post modernist ögeleri kullandı ve romanın kendisini romanın konusu haline getiren üstkurmaca tarzı ile kaleme aldı. Bu romanı ile Akademi Kitabevi Roman Büyük Ödülü'ne değer görüldü. 1985 yılında ikinci romanı Sudaki İz yayımlandı. Çok satan ve çok eleştirilen bu roman, yayımlanmasından dokuz ay sonra müstehcenlikle suçlanarak toplatıldı. İki yıl süren yargılamadan sonra içindeki iki buçuk sayfalık bir bölümün müstehcen içerik olduğuna ve imhasına karar verildi. Kitap, müstehcen olduğuna karar verilen kısımları siyah bantla kapatılıp, mahkemenin sakıncalı bulduğu cümleleri içeren kararı da kitabın başına eklenerek yeniden yayımlandı. 1991'de üçüncü romanı Yalnızlığın Özel Tarihi yayımlandı. İlk romanında kullandığı üstkurmacanın çeşitli alt tekniklerini dördüncü romanı Tehlikeli Masallar'da uyguladı.[9] Bir türlü vazgeçilmeyen eski sevgilisiyle yeni bir sevgili arasında duyguları gidip gelen yalnız bir ini anlattığı bu roman, yılın en çok okunan romanlarından biri oldu. 1998 yılında yayımlanan beşinci romanı Kılıç Yarası Gibi, Yunus Nadi Roman Ödülü'ne değer görüldü. Kılıç Yarası Gibi'nin devamı sayılabilecek altıncı romanı İsyan Günlerinde Aşk, 2001 yılında yayımlandı. Bu iki romanda II. Abdülhamid dönemindeki yönetim anlayışına, İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin faaliyetlerine geniş yer verdi. Bu romandan sonra "Kristal Denizaltı", "Ve Kırar Göğsüne Bastırırken" adlı deneme kitaplarını "Aldatmak" ve "En Uzun Gece" romanlarını yayımladı. Bir kadının kocasını aldatırken, neredeyse an be an hissettiklerini anlattığı Aldatmak, beş günde yüz bin adet satıldı. Ara verdiği romancılığa 2012'de Taraf gazetesindeki görevinden istifa ettikten sonra yeniden döndü. Son romanı En Uzun Gece'den sekiz yıl sonra 2015 yılında Son Oyun adlı romanını yayımladı. Bu romanın kahramanı da uzun süredir roman yazamamış bir romancı idi. İki yıl sonra yayımladığı Ölmek Kolaydır Sevmekten adlı romanda 1912-1913 yıllarında toplam altı aylık bir sürede Osmanlı İmparatorluğu’nda yaşanan olayları bir ailenin fertlerinin hatırladıklarına dayanarak anlattı. Kılıç Yarası Gibi ve İsyan Günlerinde Aşk romanlarındaki ailenin bireyleri bu romanda günümüzde yaşayan torunları Osman’la konuşarak tekrar okuyucuyla buluştular. Davalar Altan, 17 Nisan 1995'te Milliyet gazetesinde yayımlanan “Atakürt” başlıklı köşe yazısı nedeniyle Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde yargılanıp 1 yıl 8 ay hapis cezası aldı, gazetedeki işinden de kovuldu. 4 Ocak 2012'de Roboski katliamı ile ilgili kaleme aldığı “Devlet Yardakçılığı ve Ahlak” başlıklı yazısıyla Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a basın yoluyla hakaret ettiği gerekçesiyle 1 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme hapis cezasını 7 bin lira adli para cezasına çevirdi. 2 Eylül 2015'te Samanyolu Haber kanalında katıldığı bir programdaki konuşmalarından dolayı Altan hakkında ‘Cumhurbaşkanı’na, hükûmete, kamu görevlilerine hakaret ve halkı kin ve düşmanlığa sevk etmek’ iddiasıyla soruşturma başlatıldı. 2016 Türkiye askerî darbe girişiminin ardından başlatılan soruşturma kapsamında Ahmet Altan ile kardeşi Mehmet Altan, 10 Eylül 2016 sabahında gözaltına alındı. Altan kardeşlerin, Nazlı Ilıcak ile beraber 14 Temmuz 2016'da (darbeden bir gün önce) çıktıkları TV programında “sübliminal darbe mesajı” verdikleri nedeniyle haklarında gözaltı işlemi uyguladığı belirtildi. Bu bağlamda Ahmet Altan, aynı zamanda darbeyi önceden bilmekle de suçlandı. Gözaltına alındıktan 12 gün sonra ifadesi alındı ancak savcılıkta açıklama yapacağını belirterek Emniyet'te yöneltilen hiçbir soruyu yanıtlamadı. Bu sırada Altan kardeşlerin avukatlarıyla Adliyede beraber bulunan HDP Milletvekili Garo Paylan, Altanlar hakkında verilen kararın daha avukatlara bile bildirilmeden önce, Sabah gazetesinin internet sayfasında yayınlanmasına tepki gösterdi. Kararın ardından Ahmet Altan tutuksuz yargılanmak üzere adlî kontrol şartıyla serbest bırakıldı ancak kardeşi Mehmet Altan tutuklandı. Serbest bırakılmasının üstünden 24 saat geçmeden Başsavcılığın itirazı üzerine nöbetçi 1. Sulh Ceza Hakimliğince hakkında yakalama kararı çıkartıldı. ‘FETÖ üyesi olmak’ ve ‘hükûmeti ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek’ suçlamasıyla tutuklandı. İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 4 Kasım 2019 tarihli kararıyla “FETÖ terör örgütüne yardım etmek” suçundan 10 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı ve adli kontrol şartıyla tahliye edildi. 12 Kasım 2019 tarihinde tekrar tutuklandı. 14 Nisan 2021 tarihinde 4 yıl 7 ay kaldığı Silivri Cezaevi'nden tahliye edildi.