İsyan Günlerinde Aşk

8,2/10  (88 Oy) · 
474 okunma  · 
65 beğeni  · 
1.992 gösterim
"Aldatanlar aldatmakla yetinmezler; onlar, ihanete uğrayandan bunun için üzülmemesini, kahırlanmamasını, dertlenmemesini, sevdiğinin bir başkasıyla yaşadığı hazzın üstüne kendi acılarının gölgesinin vurmasına izin vermemesini de isteyecek kadar bencilleşirler.

"İhanetin yarattığı ve hem aldatanın hem aldatılanın hayatına yayılan kederli gölgeyi, isterler ki aldatılan temizlesin, aldatanı vicdan azabından, suçluluktan, bir başkasını haksız yere üzmüş olmanın utancından kurtarsın; bunu elde edebilmek için aldattıklarının önünde alçalmayı, kendilerine acındırmayı, gülünç şaklabanlıklarla bir gülücük koparmaya uğraşmayı mubah sayarlar ama ne yaparlarsa yapsınlar bu armağanı aldattıklarından alamazlar; aldatılan, elinde kalan son silahı asla kendini aldatana gönül rızasıyla teslim etmez.

"Ragıp Bey de, şehrin bir isyanla sarsıldığı o akşam, akıbeti meçhul bir yolculuğa çıkarken, istediği armağanı alabilmek için farkına varmadan kendisini acındırmaya uğraştı; eğer yaptığı şeyin farkına varabilseydi bunu asla yapmazdı ama o anda, kendi kederiyle soğumuş kadının bir tebessümüne, yarı karanlık odada tek başına Kuran okuyan yalnız kadının kendisine bağışlayacağı bir vicdan rahatlığına öylesine muhtaçtı ki kendisine hâkim olamadı.

"'Bir çatışma kaçınılmaz gözüküyor, gidip de dönmemek var, hakkınızı helal edin.' Hatice Hanım'ın verdiği cevabı hiçbir zaman unutmadı: 'Benim sizde bir hakkım yok.'"
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2013
  • Sayfa Sayısı:
    504
  • ISBN:
    9786051416199
  • Yayınevi:
    Everest Yayınları
  • Kitabın Türü:
Şeyma Öztürk 
04 May 13:54 · Kitabı okudu · 3 günde · 10/10 puan

"Bir keresinde Osman'a, 'Eğer hayatım, kırılacak bir eşya, bir bardak ya da bir vazo, ne bileyim öyle bir şey olsaydı eğer, bunu tutması için Hediye'ye verirdim,' demişti, 'ondan başka herkes, bir dalgınlık anında onu bir yerde bırakabilir, düşürebilir, bir acı duyduğunda elinden atabilirdi ama o, hiçbir zaman, hiçbir şartta onu elinden bırakmazdı."

Ne hoş satırlar değil mi? :)
Ahmet Altan okuyucusunu edebiyatın zirvelerinde gezintiye çıkarıyor bunun gibi nice satırlarla. Kılıç Yarası Gibi eserinden sonra devam niteliğindeki İsyan Günlerinde Aşk kitabı da bir solukta bitti. Serinin ilk kitabını okurken hissettiğim heyecan, merak ve edebi doygunluğu ikinci kitapta da hissedebilecek miyim yoksa ilk kitabın oluşturduğu ışıltıyı ikinci kitap yerle bir mi edecek diye çokça düşündüm. Zira yeni bir insanı tanıdığımda ya da yeni duygularla karşılaştığımda duyduğum o heyecan ve hissettiğim güzellikler yerini ilerleyen zamanda hayal kırıklığına bırakır mı diye düşünmeden edemem. İşte Kılıç Yarası Gibi kitabı da binbir güzellikle önüme açılınca, devamı da en azından aynı tesiri bıraksın istedim ve İsyan Günlerinde Aşk'ta bu tesirin kat be kat fazlasıyla tanıştım.

İlk kitapta II. Abdülhamid döneminde yaşanan siyasi olaylar ve o dönemde yaşayan birtakım insanların çalkantılı aşk hayatlarını okumuştum. İsyan Günlerinde Aşk'ta ise bu hayatların yeni mecralara doğru yol alması, yeni heyecanların sahneye çıkmasının yanı sıra koskocaman bir imparatorluğun ve imparatorun yaşadıklarına tanıklık ettim. Yönetime el koyan İttihat ve Terakki'nin ardından herhangi bir yönetik politikasının benimsenmemesi üzerine şehirde çıkan isyancı gruplar ve bu sürecin sonunda Sultan Abdülhamid'in hal' edilerek sürgüne gönderilmesi ele alınıyor. Tüm bu siyasi gelişmelerin yanı sıra Osman'ı geçmişteki ölülerle konuşmaları devam ediyor. İlk kitapta tanıyıp hayatlarına ortak olduğumuz Hikmet Bey, Mehpare Hanım, Mihrişah Sultan, Reşit Paşa, Ragıp Bey, Şeyh Yusuf Efendi, Rukiye, Nizam ve daha nice karakterin hayatlarının bir akıntıya kapılan ağaç dalları gibi sürüklenip farklı noktalarda takıldığını görüyoruz. Kimisi evlenirken kimisi hayata veda ediyor, bazıları kederlenirken bazıları mutluluğun doruklarında geziniyor, bir kısmı yalnızlıkla mücadele ederken diğer bir kısmı kalabalıktan kaçıyor. İlk kitaptan gelen pek çok karakter ve ikinci kitapta tanıdığımız şahsına münhasır yeni karakterler...

II. Abdülhamid döneminin siyasi yönüne bakarken aynı zamanda şahısların ruh tahlillerini de okuyoruz. Ki bana kalırsa Ahmet Altan'ın insanların iç dünyalarını, duygu ve düşüncelerini, hayallerini, kırgınlıklarını, sevinçlerini, heveslerini, tutkularını, aşklarını ve daha nicesini yansıtmadaki başarısı asla küçümsenemez. Yine dopdolu, kaliteli, edebi değeri yüksek, harika bir kitap. :) Hâlâ okumadınız mı? Çok şey kaçırıyorsunuz Sevgili Okur. :)

toprak adam 
13 Eyl 10:46 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Ahmet Altan ve kitapları ve dili böyle ,alışacaksınız ,seveceksiniz,merak edeceksiniz,tarihi olayları içeren kitapta aşkın ,arzunun ,korkunun,cesaretin,isteğine karşı gelememenin hissiyatını yaşayacaksınız,üzüleceğiniz anlar olacak ,Özlem yaşayacaksınız,bitince kitap içinizde buruk veda ile bırakacaksınız,Ahmet Altan'ın ilk okuduğum kitabı belki en iyisi değil ama yine çok beğendim

Sultan SALGIN 
20 Eyl 15:06 · Kitabı okudu · 7 günde · 10/10 puan

Osma'nın ölüleri bir bir konuşmaya başlamıştı köşkte.Hepsi yaşadıklarını,aşklarını anlatacaktı Osman'a.Sula bunlara gülmüştü sesini çok yükseltmeden Osman'a o oynak,işveli sesiyel"ne söylüyorlar vre"demişti ne söylüyorlar.

nejla güldalı 
27 Haz 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Ben Kılıç Yarası Gibi'yi okudum ve şuan İsyan Günlerinde Aşkı okumaya başladım. Sizlerde okumayı düşünürseniz bu sıralamayla okuyun. İsyan Günlerinde Aşk Kılıç Yarası Gibi'nin devamı. Ve harika kitaplar.

Nur Dönmez 
25 Haz 2016 · Kitabı okudu · 9 günde · 8/10 puan

Tarihi olayları farklı bir bakış açısından ele alması çok dikkatimi çekti. Tarihi hep tarih kitaplarından öğrenerek oluşturduğum tek yönlü bilgilere, farklılık kattı.

Yasin YALÇIN 
19 Tem 2016 · Kitabı okudu · 18 günde · Beğendi · 9/10 puan

Kitap tarihi bir olayı, 31 Mart vakasını anlatıyor. Nedense okurken aklıma hep Abdülhamit Düşerken filminden sahneler geldi durdu. 1908 yılında
meşrutiyet ilan edilmiştir ve Son Sultan tahtında son yılını yaşamaktadır. Kitap tarihi olaylardan oldukça sık yararlanıyor
ama amaç kesinlikle tarihi bir olayı irdelemek değil. Amaç, kitabından adından da anlaşılacağı üzere, meşrutiyetin belirsiz ortamında yaşanan
bir aşk hikayesi.
Meşrutiyeti ilan etmeden önce padişahın sürekli insanların özgürlüklerini kısıtladığını, onlara baskı yaptığını söyleyen İttihatçıların düzenleri
yavaş yavaş çürümeye başlamış, kendi aralarında da, halkla da, ulema takımıyla da kavgalı duruma gelmişlerdir. İleride bu sofu geçinen gerici
takım isyan çıkaracak ve imparatorluğun sonunu da hazırlayan binlerce olayın kapısını aralayacaklardır.
Aşk hikayesi gibi görünüyor ama aslında Ahmet Altan aşktan çok aşk oyunlarından bahsetmiş bu kitapta. Bütün kitap boyunca karakterler, aşkın
bütüm kıvrımlarına girip çıkarken asla aşkın kendisine dair bir şeyler söylenmez. Daha çok kişilerin duygularını hangi yoğunluklarda, ne düzeyde,
neden ve nasıl yaşadıkları anlatılıyor. Üstelik kimin aşkının, hang aşkın anlatıldığı da oldukça belirsiz.
Uzun zamandır duygusal açıdan bu kadar derin ve zengin bir kitap
okumamıştım. Yazar insan ruhunun, insanın kendisinin
bile farkında olmadığı derinlerine kadar inmiş ve duyguları, aklı başında bir insanın
olabileceği en yoğun seviyede işlemiş. Bütün karakterleri ve neler hissettiklerini tek tek anlatmaya çalışırdım ama sayfalarca inceleme yapmam gerekir.
Sonuç olarak biraz ağır biraz yoğun ama çok da anlaşılır ve kendini okutturan bir kitap olmuş.
Her sayfasını okudukça "İnsan bu kadar çok şey hissetmemeli. Hayat bundan çok daha basit olmalı." demekten kendimi alamadım.

Öznur Kılıç 
14 Tem 2015 · Kitabı yarım bıraktı · Puan vermedi

Okurken farkına varabildiğim , tam olarak bu dediğim , düşüncelerimi yansıtan cümleler buldum ancak kitabı okumaya her başladığımda kursağımda kaldı bir türlü ilerleyemedim, isteğimi kaçıracak derece sıkıcı ve gereksiz bulmaya başladım ve ne yazıkki yarım bıraktığım kitaplar arasında yerini aldı.

DERYA... 
14 Mar 16:21 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Kitap kılıç yarası gibi kitabının devamı niteliğinde...bu kitabın devamı ise ölmek kolaydır sevmekten kitabı...tarihi aşkla o kadar güzel harmanlamış ki Ahmet altan hayran olmamak elde değil...tarih bilgilerinize kattıkları da cabası...mutlaka okunmalı...

CaNSeL 1⃣ 9⃣ 0⃣ 7⃣ KIRAÇ 
 22 Nis 18:36 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 10/10 puan

İsyan günlerinde aşk kitabını okurken tarihin tozlu sayfaları arasında kalmış açılmamış kapıları açtığını, okullarda kabullenilsin diye dikte edilen düşüncelere bambaşka bir açıdan bakmanızı sağlıyor. Kitap da fazla karakterin olması bir süre isimleri kafanızda oturtmanızda sorun oluşturabilir fakat her birinin bambaşka bir yanının olması akıcılık kazandırmıştır kitaba.
İçinde harika cümleleri ve tespitleri barındıran kitap. ahmet altan' ın benzetmeleri, tavırları ve üslubu takdire şayan.  Hediye'ye değinmeden geçemiycem, sonu gerçekten can acıtıcı oldu. Bence klasikler arasında yer alacak harika bir kitap, kesinlikle öneririm...

Seda GÖKMEN 
25 Kas 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Unutmayınız ki; günahın en tehlikelisi, en basit ve en masum gözükenidir; insan, ruhunu büyük günahlara daha kararlı bir şekilde kapatabilir ama küçük günahlar, işte onlar, içimize sızacak bir yer her zaman bulabilirler.

2 /

Kitaptan 95 Alıntı

mavera 
20 Kas 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bundan sonra hayat sadece bir mecburiyet benim için, hatta inanır mısınız, bir mahkûmiyet..

İsyan Günlerinde Aşk, Ahmet Altan (Sayfa 21)İsyan Günlerinde Aşk, Ahmet Altan (Sayfa 21)
mavera 
03 Ara 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Allah'tan hayırlısını dileyeceğiz. Alın yazısını değiştirecek kudret hiçbirimizde yok..

İsyan Günlerinde Aşk, Ahmet Altan (Sayfa 406)İsyan Günlerinde Aşk, Ahmet Altan (Sayfa 406)

"Unutmayınız ki günahın en tehlikelisi, en basit ve en masum gözükenidir; insan, ruhunu büyüh günahlara daha kararlı bir şekilde kapatabilir ama küçük günahlar, işte onlar, içimize sızacak bir yer her zaman bulabilirler."

İsyan Günlerinde Aşk, Ahmet Altanİsyan Günlerinde Aşk, Ahmet Altan
intifa 
18 Şub 2015 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Bir insanı öldürmek için önce sesini öldürmek gerekir, inançları duyuran sesi yok edersen o sesin sahibi kendiliğinden yok olur.

İsyan Günlerinde Aşk, Ahmet Altan (Sayfa 299)İsyan Günlerinde Aşk, Ahmet Altan (Sayfa 299)
mavera 
04 Ara 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

+ Biraz daha kal lütfen.
- Kalmam acını artıracak diye korktum.
+ Gitmen acımı dindirir mi sanıyorsun?
- Kalmam dindirir mi?
+ Belki..

İsyan Günlerinde Aşk, Ahmet Altan (Sayfa 433)İsyan Günlerinde Aşk, Ahmet Altan (Sayfa 433)
Şeyma Öztürk 
 02 May 20:20 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

"Ne garip doktor, insan kederli olduğu zaman, kendini şenlendirecek bir şeyler düşünemiyor da, aklına hep daha önce çektiği ıstıraplar geliyor, sanki keder kederi çekiyor."

İsyan Günlerinde Aşk, Ahmet Altan (Sayfa 148 - Everest Yayınları)İsyan Günlerinde Aşk, Ahmet Altan (Sayfa 148 - Everest Yayınları)
intifa 
18 Şub 2015 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Zor seven insanlar, sevilmesi zor olan insanları sevmeye meyleder.

İsyan Günlerinde Aşk, Ahmet Altan (Sayfa 328)İsyan Günlerinde Aşk, Ahmet Altan (Sayfa 328)
Şeyma Öztürk 
02 May 17:46 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

"Sevdiğin kadına güvenmenin lezzeti hiçbir şeyde yok, bunu yaşayan, bunun esiri olur."

İsyan Günlerinde Aşk, Ahmet Altan (Sayfa 129 - Everest Yayınları)İsyan Günlerinde Aşk, Ahmet Altan (Sayfa 129 - Everest Yayınları)
Şeyma Öztürk 
03 May 22:16 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

"Sevmek ona korkmayı öğretmişti; bunu Osman'a da söylemişti bir keresinde, 'Seversen korkarsın,' demişti."

İsyan Günlerinde Aşk, Ahmet Altan (Sayfa 346 - Everest Yayınları)İsyan Günlerinde Aşk, Ahmet Altan (Sayfa 346 - Everest Yayınları)