Tehlikeli Masallar

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.801
Gösterim
Adı:
Tehlikeli Masallar
Baskı tarihi:
Mart 2013
Sayfa sayısı:
248
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051416168
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Baskılar:
Tehlikeli Masallar
Tehlikeli Masallar
"Kimi özlediğimi tam anlayamıyordum. Özlem içimi yırtıyordu ama özlediğim insanın yüzünü tam seçemiyordum; bir Berrin'i görüyordum, bir Sevda'yı; ikisini bir arada özlüyordum. Bunu, bu tür bir ikilik yaşamamış birine anlatmak çok zordu ama sanki birbirlerine yapışıp bir bütün olmuşlardı aklımda, onları birbirinden ayıramıyordum.

"Hangisinin şu anda yanımda olmasını isterdim diye soruyordum kendime ve bulduğum yanıta kendim de şaşırıyordum; hiçbirini istemiyordum, hiçbirinin varlığı şu anda duyduğum özlemi dindirmeye yetmeyecekti; aksine aralarından biri biranda salonda beliriverse, öbürlerine duyduğum özlem daha da artacaktı.

"Bir fırtınanın içinden geçer gibiydim; o fırtınanın içinde, Berrin'in sevişirken inler gibi sorduğu soru geliyordu aklıma. 'Kimdi o yazdığın kadın? Nerede o?' Yalnızlık ve sessizlik beni boğuyordu; başkalarının yanındayken özlediğim yalnızlık, ona kavuştuğum anda öldürmeye başlıyordu beni.

"Şimdi çıkıp birilerini bulsam, daha onlarla konuşmaya başladığım an yeniden yalnızlığımı özleyecektim. Bunu geçiren tek şey vardı: Sevişmek."
Ahmet Altan'ın yine aşk, tutku, cinsellik, ihtiras, aldatmalardan oluşan bir kitabını daha okumuş bulunmaktayım :))
Bu kitabı biliyordum, hatta okuma sırasına da almıştım ama yazarın Kristal Denizaltı'sını okuyunca bir takipçimin tavsiyesiyle okunmasını erkene aldım.
Altan'ı, derinliklerine indiği insanın hislerini en ince ayrıntısına kadar anlatmasını iyi becerdiği için seviyor ve hevesle okuyorum. Bu durumun kitaptaki kahraman dahil diğer karakterleri tanımamıza kaynaklık ettiğine inanıyorum. Bu kitapta da yalnız bir adamın iki aşk arasında git-gelleri iyi anlatılmış.
Ahmet Altan sevenlerin okuması gereken bir roman diyebilirim.
Ahmet Altan kitaplarını, her zaman zevkle okuyorum. Duyguları çok gerçekçi ve güzel ifade edip kendimden birşeyler bulmamı sağlıyor. Yine bir aşk hikayesi vardı bu kitapta da. Arada kalmışlık ve bu arada kalmışlık ile yaşanan gelgitler, umutsuzluklar, kararsızlıklar, yoğun duyguların bol oldugu sürükleyici bir konu. Açıkçası kitabı okurken kafamda bir son belirlemiştim. Ama son sayfayı bitirdiğimde beni tatmin eden bir son bile göremedim.Altan belki de bu değişik duyguların sonucunu okuyucunun hayal gücüne bırakmıştır. Ben zevkle ve merakla okudum. Sizlere de nacize tavsiyemdir :))
Hayatımda bitmesini istemediğim bir kitap. Kitabı nasıl tarif edeceğimi dahi bilmiyorum. Akıcı ve yalın bir o kadar da karmaşık bir hikaye. İronik olabilir ama okuyun şiddetle tavsiye ediyorum.
Berrin gibi ben de kendimi buldum Zübeyde'de.. kitabın sonuna geldiğimde Berrin diye biri yokmuydu acaba dedirten cümleler belki de benim de hayatımın sorgulanması anlamımı taşıyordu acaba. Kitap bir paradoks gibi geldi bitince bana...
Bu kitabı okumamın tek sebebi 52.sayfasındaki nilüferlerle ilgili yazıydı. O kadar etkilendim ki o yazıdan hemen kitabı alıp okumaya başladım. Nilüfer çiçeklerine hiç bu açıdan bakmamıştım...
Lisedeyken okuyordum,edebiyat öğretmenim senin için fazla agir bir kitap değil mi demişti ben de hayir dedikten sonra pişman olmuştum çünkü o donemler bana pek bir müstehcen gelmişti :)
Yazar kadınlardan anlıyor bu bir gerçek. Kitap akıcıydı ama bi ara sıkmaya başladı. Bence sevişme kısımları gereksiz uzatılmış.. Okurken kitaptaki yazarı nedense hep Ahmet Altan olarak hayal ettim yazım dilinden dolayı sanırım. Kitapta bolca altını çizmelik cümle vardı. Ve yine nedense Berrini benimsedim, yazar başka kadınlarla olduğundan ona sinirlenmeye başladım tüm ilişkiler biribirine karşı oyun gibiydi. Yazar temelde iki kadın arasında kalmıştı ama bence kendi benliğiyle tüm kadınlar arasında bocalayıp durdu yazdığı kitabında da Berrinle birlikte kendini bulmaya çalıştı. Yazarın okuduğum ikinci kitabıydı devam edicem :)
Kitap sürükleyici ve insanda bir merak uyandırıyor sonunu hevesle bekliyorsunuz ve sonunda büyük bir soru işaretiyle kitap sizi terk edip bırakıyor.
Kitabın mağlum içeriği beni ne kadar iğreti etse de ilginç ve tartışmaya açık bir ilişkiyi ortaya sermesi ve düğüm çözüm aşamalarından can alıcı sözler ve diyaloglarla geçmesi güzeldi. Özellikle güzel alıntılar yapıldı.
Ahmet Altan'ın yine aşk, tutku, cinsellik, ihtiras, aldatmalardan oluşan bu kitabını yaklaşık 10 yıl sonra tekrar okudum... Sebebi de bir arkadaşımın okuduğunu söylemesi ve bana anlattıklarının bu kitaptan hiç bir şey hatırlatmaması. Merak edip tekrar okudum ama pişman oldum. Kadın ruhundan anladığını sanan ve kitaplarında hep bundan övgü ve gururla bahseden Altan, aslında kendi doyumsuzluklarının ve mutsuzluklarının bir analizini yapmış yine. hayatının merkezine sadece cinsellliği oturtan, vermekten çok almaya dayalı, sonunda hep yalnız ve mutsuz olan, aradığını hiç bir zaman bulamayan ve bulma olasılığı da olmayan tipik bir erkek profili. Skorcu, mutsuz, yalnız ve para dışında bir şey vermek zorunda olmadığı için de sadece profesyonel ilişkilerden tatmin olan "Issız Adam" filmindeki kahramanı hatırlattı bana. Sonuç olarak iki kere değil, bir kere bile okumak gerekmez bana göre.
Ahmet Altanın "Tehlikeli masallar" kitabının konusu sürekli rastlayacağımız türden bir konu olsa da, kahramanın farklı karakteriyle bilindik 'iki kadın arasında kalma' sıradanlığından ayrılıyor. Karakterin farklılığını olaylara verdiği tepkilerden daha doğrusu karakteri nedeniyle duyguları içinde yaşamasından ötürü olaylara veremediği tepkilerden konunun klişeleşmesini engelliyor. Karakterin içine kapanık yanı bu bilindik konunun bambaşka bir tarafa sürüklenmesini sağlıyor. Bu da bir sonraki sayfada neler olacağını merak etmemizi sağlıyor. Ne kadar bilindik bir konu da olsa Ahmet Altanın anlatımıyla gayet güzel işlenmiş.
Bayağı atlaya atlaya gitip de bitirdiğim bir kitap, çok uzun duygular, sürekli iç hesaplaşmalar
"Nilüferler...Yalnızca bu çiçekler, hep bir yerlere gidecekmiş gibi azade ve özgür oluyorlar ama küçük bir havuzun içinde bir yere gitmeden yaşıyorlardı. Hayatta böyle bir şeydi benim için; hep bir yerlere gidecekmiş gibi duran, yalnız ve bir yere gitmeyen bir çiçek. Bütün bir hayatın özeti buydu. Bende bir yere bağlanmadım ve bir yere gitmedim, öyle solgun bir nilüfer gibi bir havuzun içinde yalnız başıma durdum, köklerimi salamadım, ne olduğum yere sağlamca yerleştim, ne başka diyarlara kaçabildim, içinde durduğum havuzla birlikte kirlenip eskidim. Bana bakanlar, beni seyredenler, beni sevenler oldu ama kimse yakasına takmadı beni, kimse odasına koymadı, kimse beni sulayıp büyütmek için uğraşmadı, onlara ihtiyacım olmadığını, havuzumda tek başına yüzebileceğimi düşündüler, ben de yüzdüm, kederi, yalnızlığı, kirlenmeyi öğrendim ve hayata benzedim."
Dürüst kadınlar özel bir cinsti ve dürüstlüklerini bir bıçak gibi kullanırlardı.
Ahmet Altan
Sayfa 42 - Can Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tehlikeli Masallar
Baskı tarihi:
Mart 2013
Sayfa sayısı:
248
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051416168
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Baskılar:
Tehlikeli Masallar
Tehlikeli Masallar
"Kimi özlediğimi tam anlayamıyordum. Özlem içimi yırtıyordu ama özlediğim insanın yüzünü tam seçemiyordum; bir Berrin'i görüyordum, bir Sevda'yı; ikisini bir arada özlüyordum. Bunu, bu tür bir ikilik yaşamamış birine anlatmak çok zordu ama sanki birbirlerine yapışıp bir bütün olmuşlardı aklımda, onları birbirinden ayıramıyordum.

"Hangisinin şu anda yanımda olmasını isterdim diye soruyordum kendime ve bulduğum yanıta kendim de şaşırıyordum; hiçbirini istemiyordum, hiçbirinin varlığı şu anda duyduğum özlemi dindirmeye yetmeyecekti; aksine aralarından biri biranda salonda beliriverse, öbürlerine duyduğum özlem daha da artacaktı.

"Bir fırtınanın içinden geçer gibiydim; o fırtınanın içinde, Berrin'in sevişirken inler gibi sorduğu soru geliyordu aklıma. 'Kimdi o yazdığın kadın? Nerede o?' Yalnızlık ve sessizlik beni boğuyordu; başkalarının yanındayken özlediğim yalnızlık, ona kavuştuğum anda öldürmeye başlıyordu beni.

"Şimdi çıkıp birilerini bulsam, daha onlarla konuşmaya başladığım an yeniden yalnızlığımı özleyecektim. Bunu geçiren tek şey vardı: Sevişmek."

Kitabı okuyanlar 396 okur

  • Sanem Fergan
  • Serdar Küçükbozdöl
  • Şebnem Çavdar
  • BÜLENT  SARIKAYA
  • Tulin
  • Özgür Aslan
  • Anlattım Bozukluğu
  • Biraz Deli
  • Ozan Erol
  • şenay güven

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%1.5
14-17 Yaş
%1.5
18-24 Yaş
%9.7
25-34 Yaş
%16.5
35-44 Yaş
%54.9
45-54 Yaş
%13.6
55-64 Yaş
%1.5
65+ Yaş
%1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%72.1
Erkek
%27.9

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%18.5 (17)
9
%9.8 (9)
8
%25 (23)
7
%20.7 (19)
6
%10.9 (10)
5
%6.5 (6)
4
%3.3 (3)
3
%2.2 (2)
2
%1.1 (1)
1
%0