Tehlikeli Masallar

·
Okunma
·
Beğeni
·
4943
Gösterim
Adı:
Tehlikeli Masallar
Baskı tarihi:
Mart 2013
Sayfa sayısı:
248
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051416168
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Baskılar:
Tehlikeli Masallar
Tehlikeli Masallar
"Kimi özlediğimi tam anlayamıyordum. Özlem içimi yırtıyordu ama özlediğim insanın yüzünü tam seçemiyordum; bir Berrin'i görüyordum, bir Sevda'yı; ikisini bir arada özlüyordum. Bunu, bu tür bir ikilik yaşamamış birine anlatmak çok zordu ama sanki birbirlerine yapışıp bir bütün olmuşlardı aklımda, onları birbirinden ayıramıyordum.

"Hangisinin şu anda yanımda olmasını isterdim diye soruyordum kendime ve bulduğum yanıta kendim de şaşırıyordum; hiçbirini istemiyordum, hiçbirinin varlığı şu anda duyduğum özlemi dindirmeye yetmeyecekti; aksine aralarından biri biranda salonda beliriverse, öbürlerine duyduğum özlem daha da artacaktı.

"Bir fırtınanın içinden geçer gibiydim; o fırtınanın içinde, Berrin'in sevişirken inler gibi sorduğu soru geliyordu aklıma. 'Kimdi o yazdığın kadın? Nerede o?' Yalnızlık ve sessizlik beni boğuyordu; başkalarının yanındayken özlediğim yalnızlık, ona kavuştuğum anda öldürmeye başlıyordu beni.

"Şimdi çıkıp birilerini bulsam, daha onlarla konuşmaya başladığım an yeniden yalnızlığımı özleyecektim. Bunu geçiren tek şey vardı: Sevişmek."
248 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
Ahmet Altan'ın yine aşk, tutku, cinsellik, ihtiras, aldatmalardan oluşan bir kitabını daha okumuş bulunmaktayım :))
Bu kitabı biliyordum, hatta okuma sırasına da almıştım ama yazarın Kristal Denizaltı'sını okuyunca bir takipçimin tavsiyesiyle okunmasını erkene aldım.
Altan'ı, derinliklerine indiği insanın hislerini en ince ayrıntısına kadar anlatmasını iyi becerdiği için seviyor ve hevesle okuyorum. Bu durumun kitaptaki kahraman dahil diğer karakterleri tanımamıza kaynaklık ettiğine inanıyorum. Bu kitapta da yalnız bir adamın iki aşk arasında git-gelleri iyi anlatılmış.
Ahmet Altan sevenlerin okuması gereken bir roman diyebilirim.
256 syf.
·Beğendi·7/10
Kitabın erkek karakteri bir yazardı kadın karakteride adamın yazdığı kitaptaki kadına benzediğini iddia eden kadındı ve ben de adamın yazdığı kitaptaki karaktere kendini benzeten kadına kendimi benzetiyorum. Ne diyorsunuz?
248 syf.
·7 günde·Beğendi·Puan vermedi
Ahmet Altan kitaplarını, her zaman zevkle okuyorum. Duyguları çok gerçekçi ve güzel ifade edip kendimden birşeyler bulmamı sağlıyor. Yine bir aşk hikayesi vardı bu kitapta da. Arada kalmışlık ve bu arada kalmışlık ile yaşanan gelgitler, umutsuzluklar, kararsızlıklar, yoğun duyguların bol oldugu sürükleyici bir konu. Açıkçası kitabı okurken kafamda bir son belirlemiştim. Ama son sayfayı bitirdiğimde beni tatmin eden bir son bile göremedim.Altan belki de bu değişik duyguların sonucunu okuyucunun hayal gücüne bırakmıştır. Ben zevkle ve merakla okudum. Sizlere de nacize tavsiyemdir :))
256 syf.
·29 günde·Beğendi·7/10
İlk okuduğum Ahmet Altan kitabı ama şunu söylemeliyim çok dengeli bir kitap yazmış. Hiçbir şeyi abartmadan ve okuru sıkmadan yazmış.Zaten anlatımı kitaba bağlıyor sizi. Merak içinde bırakması ayrıca güzel.
248 syf.
·2 günde
Bu kitabı okumamın tek sebebi 52.sayfasındaki nilüferlerle ilgili yazıydı. O kadar etkilendim ki o yazıdan hemen kitabı alıp okumaya başladım. Nilüfer çiçeklerine hiç bu açıdan bakmamıştım...
248 syf.
·2 günde
Yazar kadınlardan anlıyor bu bir gerçek. Kitap akıcıydı ama bi ara sıkmaya başladı. Bence sevişme kısımları gereksiz uzatılmış.. Okurken kitaptaki yazarı nedense hep Ahmet Altan olarak hayal ettim yazım dilinden dolayı sanırım. Kitapta bolca altını çizmelik cümle vardı. Ve yine nedense Berrini benimsedim, yazar başka kadınlarla olduğundan ona sinirlenmeye başladım tüm ilişkiler biribirine karşı oyun gibiydi. Yazar temelde iki kadın arasında kalmıştı ama bence kendi benliğiyle tüm kadınlar arasında bocalayıp durdu yazdığı kitabında da Berrinle birlikte kendini bulmaya çalıştı. Yazarın okuduğum ikinci kitabıydı devam edicem :)
248 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Berrin gibi ben de kendimi buldum Zübeyde'de.. kitabın sonuna geldiğimde Berrin diye biri yokmuydu acaba dedirten cümleler belki de benim de hayatımın sorgulanması anlamımı taşıyordu acaba. Kitap bir paradoks gibi geldi bitince bana...
248 syf.
·Puan vermedi
Hayatımda bitmesini istemediğim bir kitap. Kitabı nasıl tarif edeceğimi dahi bilmiyorum. Akıcı ve yalın bir o kadar da karmaşık bir hikaye. İronik olabilir ama okuyun şiddetle tavsiye ediyorum.
256 syf.
·9 günde·5/10
Kafası karışık bir adam, seçimlerinde kararsız bir insan ve yaşadığı duygular. Hayal ettiğinden sonra pişmanlık duyan bir acı aşk hikayesi. Biraz erotizm ve biraz da heyecan. Okuru bende böyle bir insan mıyım? Diye düşündüren bir kitap. Hayata karşı bir nevi isyan.
248 syf.
·Puan vermedi
Lisedeyken okuyordum,edebiyat öğretmenim senin için fazla agir bir kitap değil mi demişti ben de hayir dedikten sonra pişman olmuştum çünkü o donemler bana pek bir müstehcen gelmişti :)
256 syf.
·3 günde
Sevgili Ahmet Altan size ince bir sitemim var. Belki bir gün burda denk gelirsinde alırsın bu mesajımı.

Bir kitabın sonu böyle mi bitirilir ? Sevgili okuyucularınızı hiç mi düşünmüyorsunuz ?
Bu okuyucular kitabın sonu nereye gidecek diye heyecanli heyecanli okumasını,o esnada neler hissedip,düşüneceğini hiç mi düşünmediniz ?
Sormak istediğim bir sürü soru var. Hepsini karşınıza geçip sormak istiyorum. Umarım bu duruma birgün kısmet olur.

Gelelim esere;
Bir eser bu kadar mi güzel yazılır. Aşk'i , aldatmayı,ikilimde kalmayı,sevgiyi,cinayetleri bu kadar mi güzel anlatılır bir eserde. Murtaza bey, Berrin,Sevda, Newton Nort'u yazan çocuk:) ve sen Prenses (çokça parayi seven kadın) çok güzel bir döngüde iliskiler içindesiniz sizlerin dahi haberiniz yok.
Ahmet Altan'ın eserlerini bu yüzden çok seviyorum.
Her eserinde altını çizdiğim bir sürü cümleler,paragraflar oluyor.
Her eseri okunmaya değer ve elimde de çokça eserleri var,hepsini de okuyacağım. En çokta deneme olan eserleri
Ahmet Altan ile tanışın,tanıyın biraz,çok fazla seveceksiniz bundan fazlasıyla emin olabilirsiniz.
Iyi okumalar
"Nilüferler...Yalnızca bu çiçekler, hep bir yerlere gidecekmiş gibi azade ve özgür oluyorlar ama küçük bir havuzun içinde bir yere gitmeden yaşıyorlardı. Hayatta böyle bir şeydi benim için; hep bir yerlere gidecekmiş gibi duran, yalnız ve bir yere gitmeyen bir çiçek. Bütün bir hayatın özeti buydu. Bende bir yere bağlanmadım ve bir yere gitmedim, öyle solgun bir nilüfer gibi bir havuzun içinde yalnız başıma durdum, köklerimi salamadım, ne olduğum yere sağlamca yerleştim, ne başka diyarlara kaçabildim, içinde durduğum havuzla birlikte kirlenip eskidim. Bana bakanlar, beni seyredenler, beni sevenler oldu ama kimse yakasına takmadı beni, kimse odasına koymadı, kimse beni sulayıp büyütmek için uğraşmadı, onlara ihtiyacım olmadığını, havuzumda tek başına yüzebileceğimi düşündüler, ben de yüzdüm, kederi, yalnızlığı, kirlenmeyi öğrendim ve hayata benzedim."
...bütün hayatı boyunca yalnız olduğunu keşfediyordu ve ruh hali çok değişken biriydi, o değişkenlik arasından kendi gerçek yüzünü bulmak istiyordu, aşık olamayan, hiç kimseye bağlanamayan, hem aşık olmak isteyen, hem de aşık olmaktan, birisine bağlanmaktan deli gibi korkan bir kadındı.
Onunla konuşmak aynı anda bir dizi insanla konuşmak gibiydi, yakalayamıyordum, tek kişilik kalabalık ilgimi çekti sanırım, içgüdülerim bütün gücüyle beni uyarmasına rağmen, o bir dizi insandan tek bir insan yapma ya da o diziyi parçalara ayırıp ayrı ayrı insanlar haline getirme isteği içimde yükseliyordu.
Terk edilen bendim, özür dilemesi gereken de bendim ve işin en anlayamadığım yanı, onları avutmak zorunda olan da bendim ;beni terk ettikçe bana daha çok bağlanıyorlardı ve ilişkiler bittikçe daha çok çoğalıyorlardı.
...hayat da böyle bir şeydi benim için; hep bir yerlere gidecek gibi duran, yalnız ve bir yere gitmeyen bir ‘ÇİÇEK’.Bütün bir hayatın özeti buydu...Ben de bir yere bağlanmadım ve bir yere gitmedim; öyle solgun nilüfer gibi bir havuzun içinde yalnız başına durdum, köklerimi salamadım...Ne olduğum yere sağlamca yerleştim, ne, başka diyarlara kaçabildim.Bana bakanlar, beni seyredenler, beni sevenler oldu ama kimse yakasına takmadı beni, kimse odasına koymadı, kimse beni sulayıp büyütmek için uğraşmadı...Onlara ihtiyacım olmadığını, havuzumda tek başıma yüzebileceğimi düşündüler...Ben de bu yüzden; ‘kederi’,’yalnızlığı’,’kirlenmeyi’ öğrendim ve hayata benzedim...Ne garip başka bir şey de olmak istemedim, beni beğenmeleri yetti bana.."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tehlikeli Masallar
Baskı tarihi:
Mart 2013
Sayfa sayısı:
248
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051416168
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Baskılar:
Tehlikeli Masallar
Tehlikeli Masallar
"Kimi özlediğimi tam anlayamıyordum. Özlem içimi yırtıyordu ama özlediğim insanın yüzünü tam seçemiyordum; bir Berrin'i görüyordum, bir Sevda'yı; ikisini bir arada özlüyordum. Bunu, bu tür bir ikilik yaşamamış birine anlatmak çok zordu ama sanki birbirlerine yapışıp bir bütün olmuşlardı aklımda, onları birbirinden ayıramıyordum.

"Hangisinin şu anda yanımda olmasını isterdim diye soruyordum kendime ve bulduğum yanıta kendim de şaşırıyordum; hiçbirini istemiyordum, hiçbirinin varlığı şu anda duyduğum özlemi dindirmeye yetmeyecekti; aksine aralarından biri biranda salonda beliriverse, öbürlerine duyduğum özlem daha da artacaktı.

"Bir fırtınanın içinden geçer gibiydim; o fırtınanın içinde, Berrin'in sevişirken inler gibi sorduğu soru geliyordu aklıma. 'Kimdi o yazdığın kadın? Nerede o?' Yalnızlık ve sessizlik beni boğuyordu; başkalarının yanındayken özlediğim yalnızlık, ona kavuştuğum anda öldürmeye başlıyordu beni.

"Şimdi çıkıp birilerini bulsam, daha onlarla konuşmaya başladığım an yeniden yalnızlığımı özleyecektim. Bunu geçiren tek şey vardı: Sevişmek."

Kitabı okuyanlar 842 okur

  • Dalga Dalga
  • Emin kayaalp
  • Taylan Bodur
  • Baki Demirbilek
  • Burcu Ertuğ
  • Ayşenur Denkdüven
  • Ezgi Güvenç
  • Sule kusgoz
  • Leyla Akgül
  • Tamay vural

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%1.5
14-17 Yaş
%1.5
18-24 Yaş
%9.7
25-34 Yaş
%16.5
35-44 Yaş
%54.9
45-54 Yaş
%13.6
55-64 Yaş
%1.5
65+ Yaş
%1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%72.1
Erkek
%27.9

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%12.6 (22)
9
%8 (14)
8
%20.1 (35)
7
%14.9 (26)
6
%9.8 (17)
5
%3.4 (6)
4
%2.3 (4)
3
%1.7 (3)
2
%0.6 (1)
1
%0