Aldatmak

·
Okunma
·
Beğeni
·
11689
Gösterim
Adı:
Aldatmak
Baskı tarihi:
9 Temmuz 2019
Sayfa sayısı:
216
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051416205
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Baskılar:
Aldatmak
Aldatmak
Aldatmak
Aldatmak
"Biraz önce konuştuğu adamın şımarık aldırmazlığından, hayatla alay eden kibirli boş vermişliğinden sonra kocasının bir mevki peşinde koşusunda kendisini hem utandıran hem de öfkelendiren zavallı bir sıradanlık, daha kötüsü rahatsız edici bir başarısızlık görüyordu. Kocasının bir başka erkekle kıyaslandığında böylesine güçsüz ve önemsiz görünmesinden içi acıyordu; Haluk o sıradan ihtirası ve tekdüze yakınmalarıyla onu sıkıyor, hiç tanımadığı bir başka erkeği neredeyse hastalıklı bir şekilde özlemesine neden oluyordu.

"Bir başka erkeği özlemesine neden olduğu için kocasını hiç affetmeyecekti ve affetmedi. Haluk'un belki bir daha hiç hatırlamadığı o kısa ve önemsiz konuşma, aralarındaki ilişkiyi onarılması çok zor bir biçimde sarsıyor, yıllar içinde inşa edilmiş birçok duygusal bağı koparmasa da önemli ölçüde zedeliyordu. Bu duygularının arasında, bir yandan da kocasına nasıl haksızlık yaptığını fark ediyor, utancına bir de haksızlık yaptığını düşünmenin huzursuzluğu ekleniyordu.

"Kocası belki de Cem'in asla sahip olamayacağı olağanüstü bir yeteneğe sahipti, hayatın içinde, çalışarak, dövüşe dövüşe yükselmişti; hiç kimseye kötülük etmezdi, karısını kıracak bir hareketi bilerek hiçbir zaman yapmamış, her zaman onu hoş tutmaya uğraşmıştı. Şimdi kendi kazanmadığı zenginliğine güvenen, bu güvenle şımaran, hiçbir şeyi kazanmadığı için hiçbir şeyi kaybetmekten korkmayan küstah ve kibirli bir adamın hercai serseriliğinin hayali karşısında eziliyor, karısının gözünde değersizleşiyordu."
238 syf.
·5/10
Kitap bir aşk romanı olmaktan ziyade bir ihanet sarmalına dönüşmüş durumda açıkçası. Kesinlikle bir aşk romanıyla yakından uzaktan alakası yok! Kocasını aldatan bir Aydan ve bu durumu sürekli kabullenen pasif, sindirilmiş bir eş var tüm meselesi bundan ibaret. Okurken sevdiğim ve altını çizdiğim iki üç cümleden, anlamını bilmediğim beş altı kelimeden fazlasını katmadı bana ne eksik ne fazla böyle. Hastalıklı bir şekilde bitmeyen sonu gelmeyen bir aldatma ve evcilik oyunu, yazarımızın kalemini de pek sevdiğim söylenemez. Ahmet Altan Aldatmak @kitababendenbirnot
496 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Aldatmak nedir sizce? Kişinin sevgilisine veya eşine sadece cinsel anlamda sadakatsizlik etmesi midir? Kimine göre partnerinin eski sevgilisini sosyal medyada aktif olarak takip etmesi aldatmak demek. Ya da sosyal medyada tanımadığı ve hiç görüşmediği biriyle sohbet etmesi aldatmak demek. İlişkilerde aldatmak nedir çoğu zaman konuşulmaz. Sanki bunu yapmaya niyetim var bu yüzden soruyorum diye algılanabilir. Ama bence öyle değil. Bir hayatı paylaşmak isteyen iki insanın birbirlerinin sınırlarını bilmesi gerekir. Gün gelip de ‘o kadını/adamı neden takip ediyorsun?’ gibi saçma sapan kavgalar etmemek adına, kişinin partnerinin bu konuda ne düşündüğü bilmesi önemli bence.

Adından da anlaşıldığı üzere kurguda bir ‘aldatma’ var. Açıkçası anlatılan tek şey de bu. Aydan ve kocasının hayatına kısa bir bakıştan sonra Aydan’ın aldatmasını okuyoruz kitapta. Aydan ne yapmış, nasıl, nerde yapmış bunlar bence daha ufak ayrıntılar. Zaten kitapta yazılanların çoğunu Aydan ve Cem’in hissettikleri, düşündükleri oluşturuyor. Mesela Aydan Cem’in bir bakışının ne anlama geldiğini irdeliyor uzun uzun. Ya da Aydan’ın suçluluk ile boğuştuğu dakikalar. Altan’ı okurken bir yanda sanki Zweig okuyor gibiydim. İnsan psikolojisine ait uzun ve derin tasvirle (bana göre haksız da olsa) Aydan’ın aldatmasının nedenleri öğreniyoruz. İnsan ruhunun hayvansı isteklerini, bir kere yoldan çıkıp geri dönemeyişini, yıkımı olacağını bile bile adım atmasını çok iyi anlatmış. Tabii ki konu aldatma olunca kadın erkek ilişkisinde kadın ne ister, erkek ne ister, neden çıkıyor bu anlaşmazlıklar bu sorular için de cevaplar bulabilirsiniz.

Aydan’a hak verir misiniz bilemem. Ben okurken çok sinirlendim. Çünkü bir kere aldatmanın dışında sınırları çok zorlayan kararlar alıyor Aydan. En sevmediğim karakterler listeme hızlı bir giriş yaptı. Sinirlerinize hâkim olabilecekseniz okuyun derim :)


https://www.instagram.com/...igshid=1lh0gz1tthwoy
216 syf.
·Beğendi·10/10
Kitabın ismini Çocuklar Duymasin'da duymuştum. Lise zamanlarında okuma fırsatım oldu. Hikaye olarak etkileyici ve sürükleyici bir kitaptı. Yazarın su an bulunduğu durumu gozardi edersek edebi olarak başarılı bir eser.
216 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Yorumlarda okuduğum izlenimlerden daha bi ayrı yorum yapacağım ben. İlk kitap okumaya başladığımda önce evdeki kitaplardan başlamalıyım diye düşündüm ve gördüğüm tüm kitapları odama taşıdım. Bu kitap ilgimi çekti ve elime aldım. Oturdum bir kenara ve sessizce okumaya başladım. İlk kitap okuma zamanlarımda oldukça yavaştım ve Ahmet Altan'ın cümleleri çok anlamlı, çok uzun ve anlaması güç, düşünülmesi gereken cümlelerdi. Bu yüzden bu kitap da elimde çok süründü. Arkadaşlarım dahi elimde bu kitabı görmekten bıkmıştı. Ama ben uzun süreli okumaktan oldukça hoşnuttum ve hala da hoşnutum. Bir kitabı sindire sindire, tane tane, anlaya anlaya okuma taraftarıyım. Öyle hissetmişim ki kitabı hala sahnelerini, repliklerini, altını çizdiğim yerleri unutamıyorum. Tabi bu kitabı okurken önyargılarınızdan arınıp sadece olay örgüsüne dikkat etmekten kaçınmanız gerekiyor. Ahmet Altan bu kitabında sevginin ne kadar önemli olduğunu vurgulamış. Ruha ve duygulara önem veren bir kadının beyne ve düz yaşama, işine önem veren bir kocasının olması ve bu kadının, kocasının bu hallerinden sıkıldığı bir dönemde onu daha iyi hissettiren, ilişkilerde nasıl davranması gerektiğini bilen birinin kollarına atılması anlatılmıştır. Aslında kollarına atılmak biraz yanlış olacaktır. İlişkilerdeki mükemmelliğiyle birçok kadın tarafından rağbet gören bir adamın kollarıyla kadını sarması demek daha doğrudur. Kitabı okumamın üzerinden bilmem kaç ay geçti hala aklıma geldikçe oturur bu kitap hakkında fikirler üretirim. Eğer okursanız kendiniz daha iyi anlayacaksınız zaten. Ayrıca ders çıkarılması gereken kitaplardan biri. Kestirip atmayın.
216 syf.
·33 günde·Puan vermedi
Bir okur arkadaşında dediği gibi kitabı 1950 lerin ve bu günün Türkiye sinde değerlendirmek gerekiyor ama erkek denen varlık kadın duygularına o kadar uzak ki... Haluk yani eşi ve Cem yakışıklı kibirli bir mimar arasında gidip gelen Aydan ın hikayesi.Aldatan bir kadının kafa karışıklıkları
238 syf.
·8/10
Çok zor okumuştum.Okurken goğsümden mideme bir ateş basıyordu.Zoruma mı gidiyordu kabullenemiyor muydum bilmiyorum.Adama üzülmüştüm.Kadın da maşallah aldatmada level atlamıştı.O dönemler kadına olan guvensizliğim hat safhadaydı.Takvim gazetesine aldatan kadınlar mektup gönderiyodu!! (10 yıl önce ) şimdi düşünüyorumda ne kadar saçma bir davranış.Ülke geneline dağıtılan gazetelerde aldatan kadınların “sonunda yine olsa yine yaparım “diye bitirdikleri mektupları.Aldatıyorsun anladık da dünya aleme anlatmanın manası nedir ?? Hadi aldatan aldattı bunu gazeteyle yaymak nedir ?! Basın yayın özgürlüğüne giriyor galiba neyse kitaba döneyim.Kitabı okurken aldatmanın ağırlaştığı yerlerde kitabı ortadan yırtmıyım diye iyi tutmuştum kendimi.Üniversitede okurken yurtta radyo tv okuyan bır arkadaş vardı.Film izliyordu bende izliyim dedim.Film bitti 1 bcuk 2 saat sürdü sadce ıkı cümle konuşma oldu sıkıntıdan patlamıştım.Ayda yılda bir film izleyelim dedik sessiz filme denk geldık.o iki cümle tam net hatırlamıyorum ama şuna benzer bir şeydi “sahiplenme duygusu öldürme duygusunu doğurur” ilginc bir söz.anlatmak istediğim bu “aldatma “ kötü bir şey kardeşim.Kadınıyla erkeğiyle yakıcı yıkıcı fiziksel ruhsal durumlara sebeb oluyor.Aldatmadan etkilenmemizin sebebide tabiki sevgi ,sahiplenme duygusu ve daha bir sürü etken diyebilirim.Sonraları üniversitelere filan gittik o pskoljiyi atlattık.İnsan dürüst ahlaklı olmalı ama her şeye de açık olmalı,bilincini her türlü olumsuzluga karsı güçlendirmeli.Şüphe bir yandan azap verir bir yandan da ayakta tutar.kalın sağlıcakla iyi okumalar .
238 syf.
·12 günde·Beğendi·7/10
Onunla bir kere daha buluşması,yaşadıklarını bir kaçamak olmaktan çıkaracak,kendisini bir labirent gibi içine alıp bu yaşananları bir daha kolay kolay dışına çıkılamayacak bir maceraya dönüştürecekti.Aydan ve Haluk ,bir kız çocukları olan kariyer sahibi evli bir çift.Aslında mutsuz değillerdi ama Aydan için monotondu evlilikleri. Bir kaçamak mı gerekliydi?Lakin her kaçamak bitmeye mahkumdur.Bittiğinde ise kaybettiği heyecanı bulmak için bambaşka bir heyecanda bulacaktı kendini Aydan.
238 syf.
·Puan vermedi
Ahmet Altan - Aldatmak ⠀

Kitap adı gibi baştan sona ALDATMAK. Çok hızlı okuduğum bir kitap oldu. Yer yer çok sinirlendim. Asıl beni sinir eden kitabın bitiş kurgusu oldu. ⠀

Yazar duyguyu okuyucuya çok iyi aktarmış. O kadar iyi ki kendimi kaptırıp teyzelerin televizyondaki dizilere yorum yapması gibi yorum yapar oldum. Biraz fazla erotikti olmasa olurdu abartılacak dereceydi çünkü. ⠀

Bir kadın iki adam. Elinden tutup bırakmayan bir adam, elinden hiç tutmayan bir adam için diğerini harcamayı göze almış bir kadın. Ve kadınları çok güzel kendine hapseden bir diğer adam. Her şeyden habersiz masum bir kız evlat. Aydan Cem için bütün hayatını karartmayı göze alıyor. Aslında kocası ile çok mutluydu ama hırsları hisleri Cemle tanışması çokta mutlu olmadığını hissettirdi Ona. ⠀

Aşk değil bu sevgi değil tam anlamıyla Bedensel arzuların isteğiyle aldatmak. Bir bakışa bir söze aldanış değil. İçinde masum hiç bir şey barındırmayan bir kurgu. ⠀

Kitap biterken her şeyi öğrenen kocası Haluk değilde evliliklerini devam ettirme kararını Aydan’ın seçmesi beni sinirlendiren kısım oldu. Öyleki Cem onu sadece kullanmıştı. Onca aldatmaya rağmen Aldanan taraf yine de elini uzattı ve Aldatanın bu uzatışa isteksiz olmasına üzüldüm. Kendi masum duygularını kendi eliyle yok etmişti.. en kötüsü de pişman değildi! ⠀


Dipçem: kitabın edebi bir yanı yok bence. Bir şeyler kattı mı derseniz heyecanlı bir film gibi diyebilirim. ⠀ ⠀
Bazı şeylerin yokluğu varlığından daha etkili olabiliyordu kimi zaman

216 syf.
·2 günde·1/10
Bu kitaba yazmak istediğim istediğim aslında çokca şey var. Öncelikle okurken sonunu merak ederek ve kesinlikle sinir olarak okuduğumu belirtmeliyim. Aydan, Aydan'ın kocası ve Cem ve tabi birde dünyadan Bihaber minik karakter Aydan'ın kızı. Kitap bir insanın iç dünyasını barındırıyor. Okurken onu anlamaya haklı ve haksız yönlerini bulmaya çalışıyorsunuz. Ben herşeyden çok Aydan'ın haksız yönlerini ve saçmalamalarını gördüğümü söyleyebilirim. Herşeyi bi anda çok kolay hiçe sayabiliyor. Kocasını kızını dünyayı unutup kendini çok kolay Cem'e teslim ediyor ve bu olayın neticesinde birçok ayrı olaylar yaşanıyor. Kitabı beğenmediğimi söyleyebilirim sanırım çünkü Aydan'ı anlayabileceğim herhangi bir durum ortaya konamamış yazar tarafımdan. İncelemem bu şekildeydi okuduğunuz için teşekkürler! :)
238 syf.
·Beğendi·9/10
Kısa sürede bitirilebilecek akıcı ve dili sade olan bir kitap... Ahmet Altan bir kadının iç dünyasını gayet başarılı bir şekilde anlatmış... Tavsiye ediyorumm
Para kazanmak için kültüre ihtiyac yoktur hatta para kazanmak için cehalet bir avantajdır ama para harcamak için kültür gerekir.
— Hiç işe gitmez misiniz, dedi Aydan, sizi hep buralarda görüyorum.
— Ha bakın, çalışmak, abartmaktan hiç hoşlanmadığım bir konu işte...İspanyolların bir atasözü var, çalışmak insanın değerli vaktini harcamasıdır, derler.
Neden ağladığını birisi sorsaydı herhalde açık bir cevap veremezdi, tam olarak bilmiyordu, 'birçok şeyden' derdi büyük bir olasılıkla, gerçekten de birçok şeyden ağlıyordu.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Aldatmak
Baskı tarihi:
9 Temmuz 2019
Sayfa sayısı:
216
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051416205
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Baskılar:
Aldatmak
Aldatmak
Aldatmak
Aldatmak
"Biraz önce konuştuğu adamın şımarık aldırmazlığından, hayatla alay eden kibirli boş vermişliğinden sonra kocasının bir mevki peşinde koşusunda kendisini hem utandıran hem de öfkelendiren zavallı bir sıradanlık, daha kötüsü rahatsız edici bir başarısızlık görüyordu. Kocasının bir başka erkekle kıyaslandığında böylesine güçsüz ve önemsiz görünmesinden içi acıyordu; Haluk o sıradan ihtirası ve tekdüze yakınmalarıyla onu sıkıyor, hiç tanımadığı bir başka erkeği neredeyse hastalıklı bir şekilde özlemesine neden oluyordu.

"Bir başka erkeği özlemesine neden olduğu için kocasını hiç affetmeyecekti ve affetmedi. Haluk'un belki bir daha hiç hatırlamadığı o kısa ve önemsiz konuşma, aralarındaki ilişkiyi onarılması çok zor bir biçimde sarsıyor, yıllar içinde inşa edilmiş birçok duygusal bağı koparmasa da önemli ölçüde zedeliyordu. Bu duygularının arasında, bir yandan da kocasına nasıl haksızlık yaptığını fark ediyor, utancına bir de haksızlık yaptığını düşünmenin huzursuzluğu ekleniyordu.

"Kocası belki de Cem'in asla sahip olamayacağı olağanüstü bir yeteneğe sahipti, hayatın içinde, çalışarak, dövüşe dövüşe yükselmişti; hiç kimseye kötülük etmezdi, karısını kıracak bir hareketi bilerek hiçbir zaman yapmamış, her zaman onu hoş tutmaya uğraşmıştı. Şimdi kendi kazanmadığı zenginliğine güvenen, bu güvenle şımaran, hiçbir şeyi kazanmadığı için hiçbir şeyi kaybetmekten korkmayan küstah ve kibirli bir adamın hercai serseriliğinin hayali karşısında eziliyor, karısının gözünde değersizleşiyordu."

Kitabı okuyanlar 3.364 okur

  • Ramazan Kudin
  • Ütopya
  • Erkan Altuğ
  • Hatice Taştimur
  • Derya uzsut
  • Esin zeynep
  • Mesude Tarhan
  • Gipkis
  • Mizgin
  • Ose

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.9
14-17 Yaş
%0.4
18-24 Yaş
%7.3
25-34 Yaş
%29.6
35-44 Yaş
%42.5
45-54 Yaş
%15.4
55-64 Yaş
%1.3
65+ Yaş
%0.5

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%78
Erkek
%22

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%9 (53)
9
%6.3 (37)
8
%15.7 (92)
7
%15.4 (90)
6
%14.2 (83)
5
%7.7 (45)
4
%4.1 (24)
3
%1.5 (9)
2
%1.4 (8)
1
%1.4 (8)

Kitabın sıralamaları