Aldatmak

Ahmet Altan
Tahmini Okuma Süresi:
5 sa. 33 dk.
Sayfa Sayısı:
196
Basım Tarihi:
2012
İlk Yayın Tarihi:
Eylül 2002
Yayınevi:
Alkım Yayınları
Orijinal Dil:
Türkçe
Orijinal Ülke:
Türkiye
ISBN:
9789944148689
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·196 syf.··
2019 4. kitabı
#Kitapyorum #AhmetAltan #Aldatmak🤦 Bir Altan klasiği daha... Fakat bu sefer ki gayet sinir bozucu bir o kadar da iğrenç bir konu. Yazar'ın insan tahlillerine yönelik sert, cüretkar ve fazlaca tepki toplayan kalemini biliyor ve de alışkınız artık. Ancakkkk bu kitabında fazlaca ileri gitmiş olduğunu baştan söyleyeyim size. Kitabın adından da anlaşılacağı üzere olay;zengin, nüfuslu, mevkii sahibi bir adamla evli bir kadının, kocasını aldatmasıyla gelişen bir kurgu. (Evet evet yanlış okumadınız... Bu sefer baş rolde bir kadın var) Gün geçmiyor ki değer yargılarımızın çöpe atıldığı, ilişkilerde veya evliliklerde ciddi boyutta laçkalaşmaların ve de bir takım tehlikeli, kabul edilemez tavırların ne yazık ki veba gibi yayıldığını görüyor, yaşıyoruz. Ve bunlar yetmiyormuş gibi akıllara zarar veren, şaşılacak, korkunç bahaneler ardına saklanan ;suni beyinle dolaşan zavallılar peydah olmuş olması. Eeee sonuç??? Neymiş efenim ilgi yokmuş... Heyecan ve değişiklik kaçınılmaz son... Ruhu acı çekiyormuş, özgür ve mutlu olmak her insanın hakkıymış... Yavvv he he bak külahım...Külahıma anlat bi zahmet . Boşanmak gibi erdemli bir olaydan bihaber olmak ne acı... Hiçbir karakteri sevemedim. Özellikle kadının kocasına ayrı uyuz oldum. Hayret olunası. Olayı öğrenmesine rağmen geniş geniş oturmayı tercih ediyor. Ne güzel, ne möhteşem bir aile tablosu. Neyse efenim ;yazar ustaca geliştirdiği kurguyla ve karakterlerle okuyucuyu küplere bindirmeyi başarmış. Bknz:Saçlarım elektrikten resmen cızırdıyor . Ayrıca, yazar gizli bir mesaj mı vermeye çalışmış acaba 🤔🤔🤔diye de düşünmedim değil. Sonunu çok saçma bulduğum sebepten dolayı kadını özgürleştireceğim derken yermiş ciddi anlamda. Şahsen böyle bir özgürlüğü 200 yıl yaşasamda kabul etmem. Merak edenler okuyabilir... Sinir olmak
AldatmakAhmet Altan · Alkım Yayınları · 20126,8bin okunma
Bir Heyecan Arayışı Öyküsü
Puan vermedi·196 syf.··
2021 13. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2021 14:45
Kitabı oldukça sürükleyici buldum. Yalnız, kitaptaki betimlemeleri de bir o kadar yoğun ve gereksiz bulduğumu söylemeliyim; çoğu duygu-durum bence gereksizce uzaktılmış ve abartılmıştı. Bunun haricinde ilk kez bir Ahmet Altan öyküsü okuyorum; ve yine okumak isterim. Kitaptan küçük bir bilgi sızdırayım: kitabın adı her ne kadar “Aldatmak” olsa da; kitabın ana konusu aldatmaktan ziyade orta yaş bunalımındaki bir kadının heyecan arayışı olarak ele alınmış bence. Keyifli okumalar dilerim :)
Edebiyat
AldatmakAhmet Altan · Alkım Yayınları · 20126,8bin okunma
8/10
·196 syf.··
Beğendi
·
2003 1. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2003 10:52
Dipnotum: Yazarlık hayatımda ayrı bir yeri olan kitaplardan. Özel Notum: Adrenalin salgılamak sizi yaşama bağlayan tek nokta… Kitap Yorumum: Günümüzde yaşayan klasik karı-koca ilişkisini o kadar güzel anlatmış ki evlilik yaşamınızı sorgulamanıza neden oluyor. Monotonlaşan cinsel yaşam ile başlayan heyecan arayışı. Aldatan kadın karakteri aslında masum, aldatılan erkek karakteri de masum. Aralarına giren diğer erkek karakterde masum… Komşular zaten masum. Kitabın sonunda benim masum dediklerimin hepsini suçlayacaksınız. Ama geriye çekilip objektif baktığınızda; benim gibi masum görmeyebilirsiniz, lakin suçluda diyemeyeceksiniz. Keyifli okumalar diliyorum.
AldatmakAhmet Altan · Alkım Yayınları · 20126,8bin okunma
8/10
·238 syf.··
2023 12. kitabı
·
35 günde okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2023 15:24
Aslında bu tarz kitaplara yorum yapmak, fikir beyan etmek hoşuma gitmiyor, çünkü yanlış anlamalara yol açabiliyor. O yüzden kısa bir özet yapacağım. Evli ve bir kız annesi olan Aydan aynı sitede oturan bir mimarla tanışır ve mimara ilgi duyar daha sonra kendinde bulduğu cesaretle mimarla görüşmeye başlar ve ikisi arasındaki yakınlaşma uzun süre devam eder. Bu esnada ara sıra kendisi ile yüzleşse de bu yapılaşma bir çeşit Aydana heyecan veren bir oyundan ibarettir. Bir müddet sonra ikilinin arası açılınca Aydan kendine heyecan veren bir oyun arar ve artık komşularının küçük değersiz eşyalarını çalan bir hırsıza dönüşmüş ve sevgilisiyle yaşadığı oyun heyecanını bu şekilde sürdürmeye başlamıştır ki bir gün şüpheli olarak karakola çağrılır. Kimsenin şikayetçi olmaması ve delil olamamsı şüpheli durumdan kendisini eskj sevgilisinin kurtarması üzerine yaşadığı her şeyi tek tek eşine anlatır. Eşinin şehri terk etme teklifini kabul edip izmire gidip yeni bir hayat kurmak istetler. Özet olarak böyle ama üstünde tartışması gereken bir kitap. Dili ve anlatımı sade, akıcı bir kitap.
AldatmakAhmet Altan · Can Yayınları · 20026,8bin okunma
Doyumsuzluğun Aydan'cası
6/10
·216 syf.·
2025 38. kitabı
Duygusal bir boşluk romanı olarak okunmak isteniyor ama beni bu yoruma ikna etmiyor. Aydan’ın kocası işkolik, evet; fakat evine, işine bağlı, birlikte yemek yiyen, film izleyen ,karısını öven ,hakaret etmeyen ,değer veren bir eş portresi var ortada. Bunları hiç yaşayamayan, yokluğun içinde kalan kadınlar varken Aydan’ın hikâyesini “mahrumiyet”le açıklamak bana inandırıcı gelmedi. Buradaki mesele eksiklikten çok beğenilme arzusu ve doyumsuzluk. Aydan ne yalnız ne de ihmal edilmiş; sadece yetinemeyen bir karakter. Ahmet Altan’ın dili akıcı çünkü içi boş , karakter derinliği ise belli bir noktada yetersiz kalıyor. Kitap kolay okunuyor, zor savunuluyor. Bittiğinde geriye bir dram değil, ikna edilememiş bir okur kalıyor. Ahmet Altan yine sınıfta kaldı.
1000Kitap
AldatmakAhmet Altan · Everest Yayınları · 20196,8bin okunma
Kendinden Çalmak
7/10
·238 syf.··
2024 54. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 17 Aralık 2024 18:07
“Aldatmak” eylemi sadece bir aşk ya da sadakat hikayesiyle sınırlı kalmaz; aslında bir tatmin arayışı, derinlerdeki eksikliklerin dışa vurumudur. Yazar, aldatmayı basit bir ihanet eylemi olarak değil, bireyin içinde bir türlü dolduramadığı boşlukları, bazen farkında olmadan yaptığı ruhsal bir “hırsızlık” gibi işler. Bu noktada, Aydan’ın yaşadıkları kleptomaniyle imgeleştirilir. Kleptomani nasıl maddi değeri olmayan nesneleri çalma dürtüsünden doğuyorsa, aldatma da kimi zaman sadece “başka bir şeyin mümkün olduğu” duygusunu tatmak için yapılır. Bu eylem, bir tür psikolojik doyum sağlasa da geride bir boşluk ve suçluluk bırakır. Aydan karakteri de tam olarak bu tatminsizliği yaşar: Bir yanda arzular, diğer yanda kaybettiği huzur. Roman boyunca bireylerin kendilerini tamamlamaya çalışırken aslında kendi ruhlarından ve değerlerinden bir şeyler çaldığını okuruz. Hırsızlık hastalığı gibi, aldatma da kısa süreli bir rahatlama, tatmin hissi verir; ancak nihayetinde bir boşluğa dönüşür. Okuyucu olarak, bu döngüyü karakterlerin gözünden izlerken, aldatmanın ne bir kahramanlık ne de basit bir suç olduğunu; insanın kendi zayıflığı ve kırılganlığıyla yüzleşme biçimi olduğunu fark ederiz. Kitabın sonunda hissettiğimiz; hepimiz biraz Cem, biraz Aydan, biraz Haluk biraz Hasan olmuşuzdur.
AldatmakAhmet Altan · Can Yayınları · 20026,8bin okunma
Puan vermedi·216 syf.·
2025 36. kitabı
Aldatmak, evliliğinde ve hayatında sıkışmış hisseden bir kadının içsel yolculuğunu ve yasak bir aşkla yaşadığı dönüşümünü çok ilginç bir biçimde anlatmış. Başkahraman geleneksel rollerin içinde kendini kaybetmiş evli ve çocuklu bir kadın olan Oya. Dışarıdan bakıldığında düzenli bir hayatı var fakat iç dünyasında mutsuzdur ve evliliğinde eksikliğini hissettiği bir şeyler vardır. Oya içsel sıkıntılarını komşusu olan farklı bir erkekle tutkulu ilişkisiyle daha da derinleştirir. Bu yasak ilişki, Oya’nın kendi benliğiyle yüzleşmesine ve hayatını sorgulamasına neden olur. Bütün bu aldatma sürecinde duygusal ve fiziksel olarak keşfettiği yeni şeyler Oya’yı hem özgürleştirir hem de hayatına yeni bir perspektif kazandırır. Dili akıcı ve etkileyici. Temalar Sadakat ve Aldatma Kadın Psikolojisi Tutku ve Arzu Toplumsal Baskılar Özgürlük Ve tabiki aşk.
1000Kitap
AldatmakAhmet Altan · Everest Yayınları · 20196,8bin okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2022 17. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Aralık 2022 18:12
Öncelikle bir kitabı okumadan önce bayağı bir inceleyip,araştırıp okurdum.Kitabı okuma nedenim arkadaşımın kitaplığından onun tavsiyesi üzere okumam.Genel olarak bir kadının ruhsal olarak kendini tatmin etmesini konu alıyor.Kocasını da sürekli başka erkeklerle kıyaslayan ve aldatan bir kadının iç dünyası.Bazı bölümleri sürekleyici olsada genel anlamda olay örgüsü sürekli cinsellik olduğu için belli süre sonra beni şahsen sıkmaya başladı.Ama genel anlamda güzel yani.İyi okumalar :)
AldatmakAhmet Altan · Everest Yayınları · 20196,8bin okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2023 6. kitabı
Kitabı ilk çıktığı dönemlerde meraktan okumuştum.kitabın ismindende anlaşıldığı üzere kadın kahraman aydanın Komşusu Mimar la aşk kaçamağı anlatılmakta. Aşk bittiğin de Aydan'ın içindeki macera arayışı, heyacan arayışı için hırsızlığa başlaması. Ve tüm bunlardan habersiz garibim Haluk...( kocası). Okumaya değermi !! Karar sizin.
AldatmakAhmet Altan · Everest Yayınları · 20196,8bin okunma
9/10
·238 syf.··
2025 43. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 24 Mart 2025 17:53
Bu kitabı Çocuklar Duymasın dizisinde görüp okumuştum. O zamanlar pek yaşıma uygun bir kitap değildi ama popüler diye okuyanlardan biri de bendim. Kitapta rahatsız edecek ölçüde bel aşağı cümleler yok. Yazarın karakterlerin ruh hallerini çok iyi yansıttığını düşünüyorum. Aydan karakterini heyecan meraklısı adi bir kadın, Halûk karakterini gurursuz bir adam, Cem ve Hasan'ı çapkınlık derdinde adamlar olarak düşünmek yerinde olur ama bir de neyi neden yaptıklarını düşünmek fena olmaz. Zira yaşamın içinde böyle kişiler çok. Üstelik hiç ummadığımız kişiler bile kendini yasak aşkların içinde bulabiliyor. Böyle kişileri affeden eşler de azınsanmayacak kadar çok. Nostalji olsun diye ikinci kez okudum kitabı. İyi etmişim. Yazarın kalemi güzel. Bu yıl birkaç kitabını daha okuyacağım.
AldatmakAhmet Altan · Can Yayınları · 20026,8bin okunma

Yazar Hakkında

Ahmet AltanYazar · 23 kitap
1950 yılında Ankara'da doğdu. Annesi Kerime Altan, babası gazeteci Çetin Altan'dır. 1959 yılında ailecek İstanbul'a geldiler. Altan, ortaöğrenimini değişik okullarda devam etti. Bir süre Robert Kolej'e devam ettikten sonra Ankara Koleji'nde yatılı olarak okudu. Lise öğrenimini 1970 yılında İstanbul Kültür Koleji'nde tamamladı. 18 yaşında, lise öğrencisi iken evlendi. 1972 yılında bir kızı, 1980 yılında bir oğlu oldu. Bir süre Orta Doğu Teknik Üniversitesi'ne devam etti. 1981 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'nden mezun oldu ve gazeteciliğe başladı. Gazetecilik yaşamı Gazeteciliğe Hürriyet gazetesinde gece muhabiri olarak başladı. Aynı gazetede şef muhabirliği, şeflik, dış haberler editörlüğü, köşe yazarlığı yaptı. Güneş, Milliyet ve Yeni Yüzyıl gazetelerinde uzun yıllar köşe yazarlığı yaptı. Milliyet gazetesinde çalıştığı dönemde, gazetede Kürtlerin çoğunluğu oluşturduğu kurgusal bir “Kürdiye” ülkesinden bahseden yazısı nedeniyle gazetedeki işine son verildi. 2007 yılında Taraf gazetesinin kurucusu olan Altan, Alev Er ile birlikte Genel Yayın Yönetmenliğini üstlendi. Daha sonra Er'in ayrılmasıyla gazetenin Genel Yayın Yönetmenliği görevini tek başına yürütmeye devam etti. Gazetenin "Kum Saati" adlı köşesinde, köşe yazarı olarak yazılar yazdı. Eylül 2008'de Ermeni Kırımı’nın kurbanlarına adadığı bir köşe yazısı nedeniyle Türklüğe hakaretle suçlandı. Taraf gazetesi 2009 yılında Leipzig Bankası Medya Vakfı tarafından verilen dünyanın prestijli basın ödüllerinden biri olan Özgürlük ve Medyanın Geleceği Ödülü'ne, 2011'de e Uluslararası Hrant Dink Vakfı tarafından özgür ve adil bir dünya için çalışan, ilham ve umut ışığı kişilere verilen Hrant Dink Barış Ödülü'ne layık görüldü. Altan, Aralık 2012'de Yasemin Çongar ile birlikte Taraf gazetesindeki görevinden istifa etti. Taraf'taki yazılarına son vermesinin ardından 2015'e dek roman yazdı. 7 Ekim 2015'te gazeteciliğe geri döndü ve Haberdar'da yazmaya başladı. TV programcılığı Doksanlı yılların ortalarında Neşe Düzel ile birlikte Star TV'de Kırmızı Koltuk isimli tartışma programını hazırladı ve sundu. Romancılığı İlk edebî eseri "Paltolu Donkişot" adlı iki kişilik piyes idi. 1982 yılından itibaren romanlar ve deneme kitapları yayımladı. İlk romanı Dört Mevsim Sonbahar'da post modernist ögeleri kullandı ve romanın kendisini romanın konusu haline getiren üstkurmaca tarzı ile kaleme aldı. Bu romanı ile Akademi Kitabevi Roman Büyük Ödülü'ne değer görüldü. 1985 yılında ikinci romanı Sudaki İz yayımlandı. Çok satan ve çok eleştirilen bu roman, yayımlanmasından dokuz ay sonra müstehcenlikle suçlanarak toplatıldı. İki yıl süren yargılamadan sonra içindeki iki buçuk sayfalık bir bölümün müstehcen içerik olduğuna ve imhasına karar verildi. Kitap, müstehcen olduğuna karar verilen kısımları siyah bantla kapatılıp, mahkemenin sakıncalı bulduğu cümleleri içeren kararı da kitabın başına eklenerek yeniden yayımlandı. 1991'de üçüncü romanı Yalnızlığın Özel Tarihi yayımlandı. İlk romanında kullandığı üstkurmacanın çeşitli alt tekniklerini dördüncü romanı Tehlikeli Masallar'da uyguladı.[9] Bir türlü vazgeçilmeyen eski sevgilisiyle yeni bir sevgili arasında duyguları gidip gelen yalnız bir ini anlattığı bu roman, yılın en çok okunan romanlarından biri oldu. 1998 yılında yayımlanan beşinci romanı Kılıç Yarası Gibi, Yunus Nadi Roman Ödülü'ne değer görüldü. Kılıç Yarası Gibi'nin devamı sayılabilecek altıncı romanı İsyan Günlerinde Aşk, 2001 yılında yayımlandı. Bu iki romanda II. Abdülhamid dönemindeki yönetim anlayışına, İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin faaliyetlerine geniş yer verdi. Bu romandan sonra "Kristal Denizaltı", "Ve Kırar Göğsüne Bastırırken" adlı deneme kitaplarını "Aldatmak" ve "En Uzun Gece" romanlarını yayımladı. Bir kadının kocasını aldatırken, neredeyse an be an hissettiklerini anlattığı Aldatmak, beş günde yüz bin adet satıldı. Ara verdiği romancılığa 2012'de Taraf gazetesindeki görevinden istifa ettikten sonra yeniden döndü. Son romanı En Uzun Gece'den sekiz yıl sonra 2015 yılında Son Oyun adlı romanını yayımladı. Bu romanın kahramanı da uzun süredir roman yazamamış bir romancı idi. İki yıl sonra yayımladığı Ölmek Kolaydır Sevmekten adlı romanda 1912-1913 yıllarında toplam altı aylık bir sürede Osmanlı İmparatorluğu’nda yaşanan olayları bir ailenin fertlerinin hatırladıklarına dayanarak anlattı. Kılıç Yarası Gibi ve İsyan Günlerinde Aşk romanlarındaki ailenin bireyleri bu romanda günümüzde yaşayan torunları Osman’la konuşarak tekrar okuyucuyla buluştular. Davalar Altan, 17 Nisan 1995'te Milliyet gazetesinde yayımlanan “Atakürt” başlıklı köşe yazısı nedeniyle Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde yargılanıp 1 yıl 8 ay hapis cezası aldı, gazetedeki işinden de kovuldu. 4 Ocak 2012'de Roboski katliamı ile ilgili kaleme aldığı “Devlet Yardakçılığı ve Ahlak” başlıklı yazısıyla Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a basın yoluyla hakaret ettiği gerekçesiyle 1 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme hapis cezasını 7 bin lira adli para cezasına çevirdi. 2 Eylül 2015'te Samanyolu Haber kanalında katıldığı bir programdaki konuşmalarından dolayı Altan hakkında ‘Cumhurbaşkanı’na, hükûmete, kamu görevlilerine hakaret ve halkı kin ve düşmanlığa sevk etmek’ iddiasıyla soruşturma başlatıldı. 2016 Türkiye askerî darbe girişiminin ardından başlatılan soruşturma kapsamında Ahmet Altan ile kardeşi Mehmet Altan, 10 Eylül 2016 sabahında gözaltına alındı. Altan kardeşlerin, Nazlı Ilıcak ile beraber 14 Temmuz 2016'da (darbeden bir gün önce) çıktıkları TV programında “sübliminal darbe mesajı” verdikleri nedeniyle haklarında gözaltı işlemi uyguladığı belirtildi. Bu bağlamda Ahmet Altan, aynı zamanda darbeyi önceden bilmekle de suçlandı. Gözaltına alındıktan 12 gün sonra ifadesi alındı ancak savcılıkta açıklama yapacağını belirterek Emniyet'te yöneltilen hiçbir soruyu yanıtlamadı. Bu sırada Altan kardeşlerin avukatlarıyla Adliyede beraber bulunan HDP Milletvekili Garo Paylan, Altanlar hakkında verilen kararın daha avukatlara bile bildirilmeden önce, Sabah gazetesinin internet sayfasında yayınlanmasına tepki gösterdi. Kararın ardından Ahmet Altan tutuksuz yargılanmak üzere adlî kontrol şartıyla serbest bırakıldı ancak kardeşi Mehmet Altan tutuklandı. Serbest bırakılmasının üstünden 24 saat geçmeden Başsavcılığın itirazı üzerine nöbetçi 1. Sulh Ceza Hakimliğince hakkında yakalama kararı çıkartıldı. ‘FETÖ üyesi olmak’ ve ‘hükûmeti ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek’ suçlamasıyla tutuklandı. İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 4 Kasım 2019 tarihli kararıyla “FETÖ terör örgütüne yardım etmek” suçundan 10 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı ve adli kontrol şartıyla tahliye edildi. 12 Kasım 2019 tarihinde tekrar tutuklandı. 14 Nisan 2021 tarihinde 4 yıl 7 ay kaldığı Silivri Cezaevi'nden tahliye edildi.