En Uzun Gece

·
Okunma
·
Beğeni
·
10249
Gösterim
Adı:
En Uzun Gece
Baskı tarihi:
Mart 2013
Sayfa sayısı:
352
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051416212
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Baskılar:
En Uzun Gece
En Uzun Gece
Birbirini seven iki insanın düşebileceği en kötü duruma düştüklerinin farkındaydı, sevgi asla kaybolmayacak bir biçimde canlıydı ama aralarındaki ilişki çürüyüp eski bir köprü gibi yıkılmıştı. Bir nehrin iki kıyısında kalmışlardı. Birbirlerini görüyorlar, rüzgârın kelimelerin çoğunu uğultusuyla boğduğunu bile bile birbirlerine sesleniyorlar ama birbirlerine ulaşamıyorlardı. Bütün hissettiklerine rağmen o köprünün bir daha kurulamayacağına inanıyordu, bunu denemeye bile gücü kalmamıştı, o kavgalar, kıskançlıklar, dinmeyen kuşkular, iyileşmesi imkânsız biçimde ilişkilerini de ruhlarını da hastalandırmıştı. Arabanın içinde yaşadığı o korkunç özlem krizini, arabayı nasıl kenara çektiğini, özlemenin şiddetinden nasıl soluğunun kesildiğini Yelda'ya hiçbir zaman anlatmadı, Yelda o kadar özlendiğini hiç bilmedi.
(Tanıtım Bülteninden)
320 syf.
·39 günde·Beğendi·8/10
Her zaman dik durabilen, doğruları korkmadan ifade edebilen, ülkemizin en büyük gazetecilerinden ve entellektüellerinden biri olan Ahmet Altan'ın kitabını okumak ayrı bir güzellik.

Kitabın klasik bir aşk romanı olmasının yanında,Güneydoğuda yaşanan, iç acıtan terör ve ölümlere; ülkemizin kanayan yarası kadın cinayetlerine dikkat çekmesi açısından baktım ben kitaba.
Kitapta anlatılan/yaşanan olaylara Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde çalıştığım 8 yılda kısmen de olsa ben de şahit oldum.
Bir çok güzelliği bağrında barındıran, mert ve yiğit insanları ile tanınan bu bölgelerimizin çektikleri acılar kısmen de olsa kitapta dile geliyor.
Terör ve kadın cinayetlerinin son bulması dileğiyle...
İyi okumalar
320 syf.
·8/10
Seneler önce okuduğum En Uzun Gece...
Yelda’da içime çok işleyen bir şeyler vardı.
İki kez okudum, ilk okumam on yıl önce bile olabilir.
Aynı etki, aynı özümseme ve aynı yalnızlık...
Yelda gibi benim de 21 Aralık en uzun gecemiz.
Hayatınız eğer ki hiç bitmeyen bir gece gibi geçiyorsa anlayabilirsiniz anlatılanı...
Bu yüzden benim için de geçerli tıpkı kitabın son sayfası, son cümle...
“En uzun gece başlamıştı...”
352 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
Okumaya başlar başlamaz içine çekebilen akıcı bir anlatımla sürükleyici bir kitap. Aşk hikayesi adı altında psikososyal zenginliğe sahip. Hem kadın hem erkek için çok etkileyici psikolojik tanımlamaları var. Kadının sosyolojik sorunlarına da değinmesi de zenginlik katmış. Keyifli okumalar...
352 syf.
·7 günde·Beğendi·Puan vermedi
Kitapta hep masalı yaşamak isteyen bir kadın var , bazen tanıdık simaları hatırlatan ama sonra Kitapta da gerçek hayatta olduğu gibi gerçekler aslında yasanilanin masal olmadığının aslında gerçeklerin bizim zorlamalarimizla masal olmasını istedigimiz yaşantıdan ibaret olduğu ortaya çıkıyor. belki kitabın sonunu okuyana sanki bir dizi izlemiş havası kayabilir fakat realiteye bakarsak hepsi yasanilabilir olaylar... ençok ta "erkek kuzu kesimliktir" sözü kitaba farklı bakmamı sağladı.
%41 (141/352)
·Puan vermedi
Sayfaları çevirdikçe Ahmet Altan'a çok yanlış bir kitapla başladığımı fark ettim. Bir ilişkinin gelgitlerini anlattığını biliyordum ama o ilişkinin böyle (beni ilgilendirmeyen) bir ilişki olduğunu bilmiyordum tabii ki.

Beklediğimden çok farklı bir kitap olmaya başladığını gördüm ilerledikçe. Kendime eziyet çektirmenin bir anlamı yok dedim ve yarım bırakmaya karar verdim. Yelda hanımın, evli olan Taner beyle bir ilişkisi olacaksa bunu okumak istemiyordum çünkü.

Genel olarak beğenmediğim ve bana katabileceği bir şey olmadığını düşündüğüm için devam etmeyeceğim.

Beğenmedim ama bazı şeylerin farkına varmamı sağlamadı da diyemeyeceğim. Belki okumaya devam edersem işime yarayacak şeyler öğrenebilirim. Buna rağmen devam etmek istemiyorum, sonunda ne olacağını da merak etmiyorum. Ahmet Altan'ın kitaplarını iyice araştırıp okumalıyım diye düşünüyorum.
352 syf.
·Puan vermedi
Herkesten herşeyden kaçıp Güneydoğu'da kendisi ile yüzleşen gen bir kadının maceralı ve dramatik hikayesi. Ahmet Altan'ın en beğendiğim kitabı. Gerçekten güzel.
352 syf.
·Beğendi·10/10
Eğer insan bir matematik formülü olsaydı Selim' in ruhunu, kişiliğini oluşturan, düşüncelerini, davranışlarını, tepkilerini alt alta yazıp topladığınızda ortaya olumsuz bir sonuç, kötü ve itici bir insan çıkardı. Ama insan matematik bir formül olmadığından, varlığını oluşturan mayaya esrarengiz bir mucize katıldığından, onun kötü denilebilecek bütün özellikleri bir araya geldiğinde ortaya ıyi ve çekici bir insan çıkıyordu.
%32 (100/320)
·1/10
Edebi değeri olmayan boş bir kitap. Vasat...
Okuduğum kitapları yarım bırakmayı sevmem o yüzden yarım kalan kitaplarım bir elin parmağını geçmez. Kendisini en azından o sayılı kitapların arasına koydurabildiği için sevinsin.
352 syf.
Birbirlerini seven iki insan. Selim ve Yelda. Geri dönüşü olmayan bir yol. Kadının aldatmasının bir ilişkiyi nasıl bitirdiginin geri dönüşün olmadığının hikayesi.
352 syf.
·11 günde·Puan vermedi
Bu kitabı adım geçtiği için okumaya başladım. Beğendim ama bir süre sonra sürekli aynı olmaya başladı hikaye. Ama yine de sonuna kadar merak ettim. Birbirini seven iki insan: Yelda ve Selim.
320 syf.
·17 günde·Beğendi·Puan vermedi
Yıllar önce okuyup etkilenmiştim. Kadın-erkek ilişkilerinde sevginin nasıl intikam isteğine dönüşebildiğini ve karşı tarafa ne büyük zarar verebildiğini,sizi kitabın içine çeken sürükleyici anlatımıyla aktarıyor. Yıllar sonra tekrar okunduğunda insanın yıllar içinde kazandığı tecrübeleri de görmesini sağlayan bir günde okunası bir kitap.
320 syf.
·Beğendi·8/10
Kadınların iç dünyasını çok iyi tahlil ettiğini düşündüğüm bir kaç yazardan biridir Ahmet Altan. Bu kitabında da kendinden bir şeyler bulmayacak kadın yoktur diye değerlendiriyorum...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
En Uzun Gece
Baskı tarihi:
Mart 2013
Sayfa sayısı:
352
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051416212
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Baskılar:
En Uzun Gece
En Uzun Gece
Birbirini seven iki insanın düşebileceği en kötü duruma düştüklerinin farkındaydı, sevgi asla kaybolmayacak bir biçimde canlıydı ama aralarındaki ilişki çürüyüp eski bir köprü gibi yıkılmıştı. Bir nehrin iki kıyısında kalmışlardı. Birbirlerini görüyorlar, rüzgârın kelimelerin çoğunu uğultusuyla boğduğunu bile bile birbirlerine sesleniyorlar ama birbirlerine ulaşamıyorlardı. Bütün hissettiklerine rağmen o köprünün bir daha kurulamayacağına inanıyordu, bunu denemeye bile gücü kalmamıştı, o kavgalar, kıskançlıklar, dinmeyen kuşkular, iyileşmesi imkânsız biçimde ilişkilerini de ruhlarını da hastalandırmıştı. Arabanın içinde yaşadığı o korkunç özlem krizini, arabayı nasıl kenara çektiğini, özlemenin şiddetinden nasıl soluğunun kesildiğini Yelda'ya hiçbir zaman anlatmadı, Yelda o kadar özlendiğini hiç bilmedi.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 1.979 okur

  • Lilith
  • Emin kayaalp
  • Ayşegül özcan
  • Tayfun Barış Balcı
  • Bekir ÇAVUŞ
  • Eda Çakır
  • Ayşe Danış
  • Malik Tekin
  • Fındık’ın insanı! Nihan
  • Baki Demirbilek

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.4
14-17 Yaş
%1.4
18-24 Yaş
%10.4
25-34 Yaş
%34.2
35-44 Yaş
%34.2
45-54 Yaş
%12.3
55-64 Yaş
%2.2
65+ Yaş
%1.1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%77.1
Erkek
%22.9

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%12.6 (47)
9
%8 (30)
8
%17.4 (65)
7
%13.9 (52)
6
%7.8 (29)
5
%4.6 (17)
4
%1.1 (4)
3
%1.1 (4)
2
%0.3 (1)
1
%1.1 (4)

Kitabın sıralamaları