En Uzun Gece

Ahmet Altan

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·320 syf.··
2025 7. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2025 22:32
Kitap çok sevdiği adamdan kaçarak Güneydoğu'da bir uluslararası araştırma görevine katılan Yelda ile kimseyi onun kadar sevemeyeceğini bilmesine rağmen, özgüven sorunları yaşayan ve bunu aldatmayla taçlandırarak hayatına giren kadınları durmadan inciten, buna rağmen hepsi tarafından çaresizce sevilen Selim'in hikayesini anlatıyor. Hayal kırıklığından ve asktan her yeri ağrıyan bir kadın, aslında onu çok seven ama bununla baş edemeyip onu hayatında nereye koyacağını bilemeyip en sonunda buruşturup mahveden bir adam. Karakterler ve olay örüntüsü bence muazzam bir sürü farklı kültürden, dilden insanı bir araya getirmek onları toplumsal bir olay örüntüsüne dahil etmek, burda okuyucuyu da misafir ederek sorgulatmak, empati yapmaya itmek ve karakterlerin duygu geçişlerini bu denli ustaca aktarmak... Ahmet ALTAN' ın duyguları her iki cinsin gözünden bu denli iyi okuması ve kaleme aktarmada ki yeteneği bana sihir gibi gelmiştir her zaman. Benim kitaptan heybeme kattıklarımın minik bir özetini şuraya bırakıyorum. " İçime bir fresk gibi kazındın, seni oradan çıkarmak için benim bütün varlığımı yok etmek gerekecek." Okunması kesinlikle tavsiye edilir sevgili Okur...
Aşk
En Uzun GeceAhmet Altan · Alkım Yayınevi · 20054,148 okunma
8/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2024 50. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 07 Eylül 2024 20:05
İnsanı en çok yaralayan duygunun adıdır "Aşk".. Yapmak istemediğin ne varsa yaptırır bir solukta, kaybetme korkusuyla. Sevmek böyle birşey miydi ? Sevmek yormak ,üzmek,kırmak,yıpratmak mıydı? İnsanlık tarihinden bu yana okuduğumuz gördüğümüz tüm aşkların hüsrana uğradığı bir gezengende olmak çok ürkütücü değil mi ? Selamlar :) romanında aşkın yoğun ve ürkütücü haliyle tanıştırdı bizi yazar. ( Şaşırdık mı?.. Asla :))) Güneydoğu'da yaşanan(kadın )cinayetleri de konu alan müthiş bir kitaptı. İnce ince toplum olaylarını aşkın içine serpiştirmiş. Kıvrak kelimelerle süslenmiş akıcı bir eserdi. Okuyacak arkadaşlara şimdiden keyifli okumalar dilerim kitapla kalın
Edebiyat
En Uzun GeceAhmet Altan · Alkım Yayınevi · 20054,148 okunma
Aşk mı bağımlılık mı?
9/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2026 01:45
Kitabı okuduğum her an aklıma takılan soru, Yelda ve Selim arasında yaşananların " aşk mı yoksa bağımlılık mı" olduğuydu. Ahmet Altan, birbirine benzeyen iki ruhun çalkantılı geçen ilişkilerini dönemin içerisinde bulunduğu kültürel çatışmalarla harmanlayarak anlatmıştı kitap boyunca. Her insanın ruhunun farklı ihtirasları olduğuna, içerisinde bulunduğumuz durumun, o ân ki duygularımızın, yaptıklarımızı ne kadar etkileyebileceğine dair parçalar vardı kitap içerisinde. Benim kitap boyunca en çok dikkatimi çeken şey ise hayatımızın merkezine alabileceğimiz bir insan için neler yapabileceğimizdi. İlişkiyi sonlandırma cesaretini gösteremediği için kendi değerinden ve benliğinden kaybeden iki kişinin hikayesi... Ahmet Altan; anlatımı, betimlemeleri ve bence hepimizin ruhunun bir köşesinde bulunan, çıkartmaya cesaret edemediği duyguları açıkça anlatabilmesiyle sevdigim bir yazar oldu. En Uzun Gece
En Uzun GeceAhmet Altan · Alkım Yayınevi · 20054,148 okunma
8/10
·320 syf.··
2022 1. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 09 Eylül 2022 00:00
"Çektikleri büyük acılardan kutulamayan insanlar bazen çareyi bir başkasını kurtarmakta,bir başkasının acısını dindirmekte bulurlar,bunu bir dindarın adanmışlığıyla yaparlar."Bu satırlarda her ne kadar acı ile adanmışlığa giden Yelda olda da,kapanışı İsmet yapacaktır.Uzun gecelerde anlatılan bi masal gibi sürükleyiciliğin hakkını vermiş ahmet altan bu satırlarla.Doğuya gidiyorsunuz bi misyon için orada bulunmak zorunda olan Yelda (Şeb_i Yelda:En Uzun Gece) ile ölümün kıyısında nefes nefese tanıklık ediyorsunuz oranın atmosferine ama aynı zaman da Yelda ve İsmetin nevrotik, hastalıklı ilişkisine de tanıklık ediyorsunuz.Başka tam hiçbir şeyin çare olamayacağını düşünüp,ne olacak diye sayfaları çevirirken pat diye Mardin'e Yelda'nın yanına gelen İsmet ölüyor.Belki de tek çaresi tıpkı oralarda dinmeyen silah sesleri gibi ölümdü bu ilişkinin.Artık acıyla adanmış bir taraftan sonra diğer taraf da belki ölümle ancak kurtulabilecekti vicdanının sızılarından.
1000Kitap
En Uzun GeceAhmet Altan · Alkım Yayınevi · 20054,148 okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2025 3. kitabı
Sevdiği adamdan uzaklaşarak Güneydoğu’nun dağlarında araştırmacı olarak görev alan bir kadın ve arkada bıraktığı her fırsatda başka kadınlara koşan bir adam. Bilindik hikayeleri anlatan bir aşk hayatı ama anlatmak istediği başka bir hikaye ve en can alıcısı ise gittiği köyde ve çevresinde yaşanan olaylar. Kadın cinayetleri, çocuk cinayetleri,namus gibi konuları ele alması. Erkeklerin egemen olduğu bir köyde ağa kızlarının ağaların erkek çocuklarıyla, fakir kızların ise yaşlı ya da köyden başka adamların başlık parası karşılığı satın almasıyla evlendirildiği, kaçan kızların da acımasızca öldürüldüğü bir hayat hikayesi. Hikaye demek istemiyorum çünkü bizim gibi olan ülkelerde yaşanan genel, çözülemeyen bir sorun.Çocukların bile yaşına bakılmadan kullanıldığı, terör adı altında öldürüldüğü gerçek hayat hikayeleri. Kadınların sustuğu ya da susturulduğu bir hayat…
1000Kitap
En Uzun GeceAhmet Altan · Alkım Yayınevi · 20054,148 okunma
Puan vermedi
“Bazen bir insanın taşıyamayacağı kadar çok özlüyorum seni...” Bir yazar nasıl olurda bütün duyguları,izlenimleri bu kadar hissettirebilir insana? Başta sıkıcı geçecek hissi verip ilerleyen sayfalarda kadın erkek ilişkilerini bu denli realize eden bir roman. Ahmet Altan şüphesiz en sevdiğim yazardır.
Duygu ve Düşünce
En Uzun GeceAhmet Altan · Alkım Yayınevi · 20054,148 okunma
Kadın...
Puan vermedi
Tanrı beni cezalandırıyor, mutluluğu beni en çok mutsuz eden kadında arıyorum hep . . . . . . Bir kurbağayı öpmek de zordur ama ancak prenses kurbağayı öptüğünde kurbağa prense dönüşüyor. - Ama o masal... - Ben de bir masal istiyorum, bütün gerçekleri önemsiz kılan bir masal..
Aşk ve Ayrılık
En Uzun GeceAhmet Altan · Alkım Yayınevi · 20054,148 okunma
9/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2025 43. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2025 19:17
En Uzun Gece, hayatın kırılma anlarında bir araya gelen, birbirine hem ayna tutan hem de birbirini yaralayan karakterlerin hikâyesini anlatır. Romanda, bir gecelik bir zaman dilimi içinde geçen olaylar aracılığıyla bireysel ve toplumsal karanlıklar, baskılar ve tutkular gün yüzüne çıkar. Kitap, dar bir zaman diliminde geçse de karakterlerin geçmişine yaptığı geri dönüşlerle derinleşir. Yazar, bir geceyi hem fiziksel hem de metaforik bir “en uzun gece”ye dönüştürür. Her karakterin o gecede kendi iç karanlığıyla yüzleşmesi gerekir. Romanda aşk, genellikle kurtarıcı değil yıkıcı bir güç olarak karşımıza çıkar. Karakterler tutkularıyla baş etmeye çalışırken kendilerini yok olmanın eşiğinde bulurlar. Roman, bir geceye sıkışmış gibi görünse de karakterlerin geçmişe yaptıkları zihinsel yolculuklarla zaman dağarcığını esnetir. Hafıza, karakterlerin kimliklerinin ayrılmaz bir parçası olmuştur çoktan. Ahmet Altan’ın kalemi her zamanki gibi şiirseldir. Cümleleri zarif, yoğun ve çoğu zaman felsefi bir derinlik taşır. Anlatım dili sade ama etkileyicidir; duyguların yoğunluğu satırlara yansımıştır. Ahmet Altan’ın En Uzun Gecesi, karanlığın içinde bile anlam ve güzellik arayanlara yazılmış bir roman. Zihinsel ve duygusal olarak okuru zorlayan, ama sonunda ona derin bir içgörü kazandıran güçlü bir metin. Hem bireysel hem de toplumsal bir hesaplaşmanın romanı... Keyifli okumalar, kitapla kalın...
En Uzun GeceAhmet Altan · Everest Yayınları · 20174,148 okunma
10/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2024 18. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 20 Eylül 2024 19:41
bir solukta okunacak klasik bir ahmet altan romanı. ahmet altan kadın ruhunda anlıyor dedirten bir kitap. iki insan arasındaki tutkuyu, aşkı iyi tasvir ediyor.
Alıntı
En Uzun GeceAhmet Altan · Everest Yayınları · 20174,148 okunma
8/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2020 13. kitabı
·
39 günde okudu
·
Okunma: 09 Şubat 2020 22:02
Her zaman dik durabilen, doğruları korkmadan ifade edebilen, ülkemizin en büyük gazetecilerinden ve entellektüellerinden biri olan Ahmet Altan'ın kitabını okumak ayrı bir güzellik. Kitabın klasik bir aşk romanı olmasının yanında,Güneydoğuda yaşanan, iç acıtan terör ve ölümlere; ülkemizin kanayan yarası kadın cinayetlerine dikkat çekmesi açısından baktım ben kitaba. Kitapta anlatılan/yaşanan olaylara Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde çalıştığım 8 yılda kısmen de olsa ben de şahit oldum. Bir çok güzelliği bağrında barındıran, mert ve yiğit insanları ile tanınan bu bölgelerimizin çektikleri acılar kısmen de olsa kitapta dile geliyor. Terör ve kadın cinayetlerinin son bulması dileğiyle... İyi okumalar
En Uzun GeceAhmet Altan · Alkım Yayınları · 04,148 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Ahmet AltanYazar · 23 kitap
1950 yılında Ankara'da doğdu. Annesi Kerime Altan, babası gazeteci Çetin Altan'dır. 1959 yılında ailecek İstanbul'a geldiler. Altan, ortaöğrenimini değişik okullarda devam etti. Bir süre Robert Kolej'e devam ettikten sonra Ankara Koleji'nde yatılı olarak okudu. Lise öğrenimini 1970 yılında İstanbul Kültür Koleji'nde tamamladı. 18 yaşında, lise öğrencisi iken evlendi. 1972 yılında bir kızı, 1980 yılında bir oğlu oldu. Bir süre Orta Doğu Teknik Üniversitesi'ne devam etti. 1981 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'nden mezun oldu ve gazeteciliğe başladı. Gazetecilik yaşamı Gazeteciliğe Hürriyet gazetesinde gece muhabiri olarak başladı. Aynı gazetede şef muhabirliği, şeflik, dış haberler editörlüğü, köşe yazarlığı yaptı. Güneş, Milliyet ve Yeni Yüzyıl gazetelerinde uzun yıllar köşe yazarlığı yaptı. Milliyet gazetesinde çalıştığı dönemde, gazetede Kürtlerin çoğunluğu oluşturduğu kurgusal bir “Kürdiye” ülkesinden bahseden yazısı nedeniyle gazetedeki işine son verildi. 2007 yılında Taraf gazetesinin kurucusu olan Altan, Alev Er ile birlikte Genel Yayın Yönetmenliğini üstlendi. Daha sonra Er'in ayrılmasıyla gazetenin Genel Yayın Yönetmenliği görevini tek başına yürütmeye devam etti. Gazetenin "Kum Saati" adlı köşesinde, köşe yazarı olarak yazılar yazdı. Eylül 2008'de Ermeni Kırımı’nın kurbanlarına adadığı bir köşe yazısı nedeniyle Türklüğe hakaretle suçlandı. Taraf gazetesi 2009 yılında Leipzig Bankası Medya Vakfı tarafından verilen dünyanın prestijli basın ödüllerinden biri olan Özgürlük ve Medyanın Geleceği Ödülü'ne, 2011'de e Uluslararası Hrant Dink Vakfı tarafından özgür ve adil bir dünya için çalışan, ilham ve umut ışığı kişilere verilen Hrant Dink Barış Ödülü'ne layık görüldü. Altan, Aralık 2012'de Yasemin Çongar ile birlikte Taraf gazetesindeki görevinden istifa etti. Taraf'taki yazılarına son vermesinin ardından 2015'e dek roman yazdı. 7 Ekim 2015'te gazeteciliğe geri döndü ve Haberdar'da yazmaya başladı. TV programcılığı Doksanlı yılların ortalarında Neşe Düzel ile birlikte Star TV'de Kırmızı Koltuk isimli tartışma programını hazırladı ve sundu. Romancılığı İlk edebî eseri "Paltolu Donkişot" adlı iki kişilik piyes idi. 1982 yılından itibaren romanlar ve deneme kitapları yayımladı. İlk romanı Dört Mevsim Sonbahar'da post modernist ögeleri kullandı ve romanın kendisini romanın konusu haline getiren üstkurmaca tarzı ile kaleme aldı. Bu romanı ile Akademi Kitabevi Roman Büyük Ödülü'ne değer görüldü. 1985 yılında ikinci romanı Sudaki İz yayımlandı. Çok satan ve çok eleştirilen bu roman, yayımlanmasından dokuz ay sonra müstehcenlikle suçlanarak toplatıldı. İki yıl süren yargılamadan sonra içindeki iki buçuk sayfalık bir bölümün müstehcen içerik olduğuna ve imhasına karar verildi. Kitap, müstehcen olduğuna karar verilen kısımları siyah bantla kapatılıp, mahkemenin sakıncalı bulduğu cümleleri içeren kararı da kitabın başına eklenerek yeniden yayımlandı. 1991'de üçüncü romanı Yalnızlığın Özel Tarihi yayımlandı. İlk romanında kullandığı üstkurmacanın çeşitli alt tekniklerini dördüncü romanı Tehlikeli Masallar'da uyguladı.[9] Bir türlü vazgeçilmeyen eski sevgilisiyle yeni bir sevgili arasında duyguları gidip gelen yalnız bir ini anlattığı bu roman, yılın en çok okunan romanlarından biri oldu. 1998 yılında yayımlanan beşinci romanı Kılıç Yarası Gibi, Yunus Nadi Roman Ödülü'ne değer görüldü. Kılıç Yarası Gibi'nin devamı sayılabilecek altıncı romanı İsyan Günlerinde Aşk, 2001 yılında yayımlandı. Bu iki romanda II. Abdülhamid dönemindeki yönetim anlayışına, İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin faaliyetlerine geniş yer verdi. Bu romandan sonra "Kristal Denizaltı", "Ve Kırar Göğsüne Bastırırken" adlı deneme kitaplarını "Aldatmak" ve "En Uzun Gece" romanlarını yayımladı. Bir kadının kocasını aldatırken, neredeyse an be an hissettiklerini anlattığı Aldatmak, beş günde yüz bin adet satıldı. Ara verdiği romancılığa 2012'de Taraf gazetesindeki görevinden istifa ettikten sonra yeniden döndü. Son romanı En Uzun Gece'den sekiz yıl sonra 2015 yılında Son Oyun adlı romanını yayımladı. Bu romanın kahramanı da uzun süredir roman yazamamış bir romancı idi. İki yıl sonra yayımladığı Ölmek Kolaydır Sevmekten adlı romanda 1912-1913 yıllarında toplam altı aylık bir sürede Osmanlı İmparatorluğu’nda yaşanan olayları bir ailenin fertlerinin hatırladıklarına dayanarak anlattı. Kılıç Yarası Gibi ve İsyan Günlerinde Aşk romanlarındaki ailenin bireyleri bu romanda günümüzde yaşayan torunları Osman’la konuşarak tekrar okuyucuyla buluştular. Davalar Altan, 17 Nisan 1995'te Milliyet gazetesinde yayımlanan “Atakürt” başlıklı köşe yazısı nedeniyle Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde yargılanıp 1 yıl 8 ay hapis cezası aldı, gazetedeki işinden de kovuldu. 4 Ocak 2012'de Roboski katliamı ile ilgili kaleme aldığı “Devlet Yardakçılığı ve Ahlak” başlıklı yazısıyla Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a basın yoluyla hakaret ettiği gerekçesiyle 1 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme hapis cezasını 7 bin lira adli para cezasına çevirdi. 2 Eylül 2015'te Samanyolu Haber kanalında katıldığı bir programdaki konuşmalarından dolayı Altan hakkında ‘Cumhurbaşkanı’na, hükûmete, kamu görevlilerine hakaret ve halkı kin ve düşmanlığa sevk etmek’ iddiasıyla soruşturma başlatıldı. 2016 Türkiye askerî darbe girişiminin ardından başlatılan soruşturma kapsamında Ahmet Altan ile kardeşi Mehmet Altan, 10 Eylül 2016 sabahında gözaltına alındı. Altan kardeşlerin, Nazlı Ilıcak ile beraber 14 Temmuz 2016'da (darbeden bir gün önce) çıktıkları TV programında “sübliminal darbe mesajı” verdikleri nedeniyle haklarında gözaltı işlemi uyguladığı belirtildi. Bu bağlamda Ahmet Altan, aynı zamanda darbeyi önceden bilmekle de suçlandı. Gözaltına alındıktan 12 gün sonra ifadesi alındı ancak savcılıkta açıklama yapacağını belirterek Emniyet'te yöneltilen hiçbir soruyu yanıtlamadı. Bu sırada Altan kardeşlerin avukatlarıyla Adliyede beraber bulunan HDP Milletvekili Garo Paylan, Altanlar hakkında verilen kararın daha avukatlara bile bildirilmeden önce, Sabah gazetesinin internet sayfasında yayınlanmasına tepki gösterdi. Kararın ardından Ahmet Altan tutuksuz yargılanmak üzere adlî kontrol şartıyla serbest bırakıldı ancak kardeşi Mehmet Altan tutuklandı. Serbest bırakılmasının üstünden 24 saat geçmeden Başsavcılığın itirazı üzerine nöbetçi 1. Sulh Ceza Hakimliğince hakkında yakalama kararı çıkartıldı. ‘FETÖ üyesi olmak’ ve ‘hükûmeti ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek’ suçlamasıyla tutuklandı. İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 4 Kasım 2019 tarihli kararıyla “FETÖ terör örgütüne yardım etmek” suçundan 10 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı ve adli kontrol şartıyla tahliye edildi. 12 Kasım 2019 tarihinde tekrar tutuklandı. 14 Nisan 2021 tarihinde 4 yıl 7 ay kaldığı Silivri Cezaevi'nden tahliye edildi.