Cep Boy

İsyan Günlerinde Aşk

Ahmet Altan
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·468 syf.··
Beğendi
·
2023 13. kitabı
·
33 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2023 20:06
Aşk kelimesini görünce uzak durmak istedim ama okuduktan sonra aksine daha çok sevdim. Tarihi, yaşanmışlıkları, dönemin yapısını ustaca anlatışını görünce şaşırdım. Var ol Ahmet Altan. Mutlaka tavsiye ederim. Ama bu kitabın öncesinde Kılıç Yarası Gibi okunmalı.
Edebiyat
İsyan Günlerinde AşkAhmet Altan · Can Yayınları · 20013,526 okunma
İsyan Günlerinde Aşk
Puan vermedi·468 syf.··
2025 49. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 24 Temmuz 2025 15:00
Zülfü Livaneli'nin "Kaplanın Sırtında" romanın hemen öncesi, yani Abdülhamid'in son ayları İstanbul'da. Livaneli Selanik'teki sürgün yıllarını anlatıyor, burda ise sürgüne yollanmadan önceki son aylarını anlatıyor Ahmet Altan. Önce bu kitap sonra da "Kaplanın Sırtında" romanı okunırsa çok daha iyi anlaşılır iki kitap da... Ahmet Altan bu romanında İstanbul'da Abdülhamit döneminin sona erdiği, isyanların, ölümlerin, idamların, baskıların bolca yaşandığı, Meşrutiyet'in ilanının olduğu sırada bir kesimin sevindiği bir kesimin ise başkaldırdığı o ünlü 31 Mart olayının günlerinde üç aşk hikayesiyle harmamladığı, bence tarihi roman da denebilecek bir şaheser yazmış. Ahmet Altan denilince zaten aşk romanlarının ustalığı geliyor insanın aklına. Yine müthiş bir aşk romanı... Onlarca alıntı yapmak istiyor insan okurken. Öykü öyle hareketli ki bir oturuşta on saatte okumak isterdim bu romanı. Çünkü aklım hep öyküde kaldı. Güzel bir roman değil sadece, döneme ait birçok ayrıntıyı da öğretiyor eser. Özellikle İttihat ve Terakki hakkında bilgi de edinmek isteyenlere tavsiye edilir. Enver Paşa ve Mustafa Kemal'in tarih sahnesine çıkışı, Osmanlı'nın yıkılış süreci, Abdülhamit'in çaresizliği çok güzel anlatılmış. Okuyanı bol olsun...
İsyan Günlerinde AşkAhmet Altan · Can Yayınları · 20013,526 okunma
bana o kadar çok benziyordu ki
Puan vermedi·468 syf.··
2026 4. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2026 17:15
İnsan bazen en büyük savaşı dışarıdaki dünyayla değil, kendi içinde verir aşk yalnızca bir duygu gibi durmuyor insanın aklını, hakikat algısını ve hatta kendine bakışını değiştiren büyük bir kırılma gibi ilerliyor duygusal yoğunluk arttıkça insanın gerçekle arasındaki mesafe de büyüyor. Çünkü bazı hisler mantığın sesini susturuyor. İnsan sevdiğinde yalnızca birini sevmiyor, aynı zamanda kendi içindeki eksik parçayı tamamlamaya çalışıyor toplum ise her zaman bir tanım koymaya çalışıyor. Kimin haklı, kimin suçlu, kimin doğru olduğuna karar veriyor ama insanın içinde yaşadığı fırtınayı hiçbir düzen tam olarak anlayamıyor bir yanda toplumun bekası, kurallar, sorumluluklar diğer yanda insanın kalbine söz geçirememesi… Kitapta en çok etkileyen şeylerden biri buydu: İnsan bazen doğru olduğunu bildiği şeyle, hissettiği şey arasında sıkışıp kalıyor. Ve çoğu zaman aşk, insanı kendisine bile yabancılaştırabiliyor. Aşk neydi? -Belki de insanın kendi yarasını başka bir insanda görmesiydi. Sevgi neydi? -Gitse bile içten silinemeyen bir iz bırakmasıydı. Hakikat neydi? Herkesin başka türlü anlattığı ama insanın gece yalnız kaldığında kalbinde duyduğu o sessiz gerçekti. kitap boyunca ölüm duygusu da hep aşkın yanında yürüyordu sanki. Çünkü bazı sevgiler insana yaşamayı değil, eksilmeyi öğretiyor. İnsan sevdiği kişiyi kaybetmese bile, sevmenin ağırlığı altında eski halini kaybediyor. Ve geriye yalnızca içte taşınan bir iz kalıyor. Belki de en güzel şeyler bu yüzden acıyla hatırlanıyor; çünkü insan ruhunda en derin yere acıyla karışan duygular yerleşiyor.
İsyan Günlerinde AşkAhmet Altan · Can Yayınları · 20013,526 okunma
10/10
·504 syf.··
Beğendi
·
2021 32. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 27 Kasım 2021 23:15
Alışkanlıklarım ve kendi hayatım için yaktığım sigaraları uzun zaman sonra kitap kahramanları için yaktım. İçinde bir eksiklik bırakacağına sevdiğinden çok uzaklara gitmeyi göze alan Ragıp Bey, her şeyini kaybeden bir dostun yanından gitmeyi vefasızlık sayan Reşit paşa ve nazarımda en önemli kahraman olan; sevgisi için yaşayıp sevgisi için hiçbir şey dile getirmeden intihar eden sevgili Hediye: sizler için yaktığım şu sigaranın hazzı ve çilesi ayrı güzel. Her satırını her olayını keyifle okumama vesile olan Kıymetli arkadaşım ve kitabın güzel yazarı hepinize ayrı minnettarım. İsyan Günlerinde Aşk... Belki de en güzel aşk insanların canını kurtarma derdine düştüğü zamanda, canından önce düşündüğü ve canı kadar önem verebileceği zamanda yaşanan aşktır. Bir subay da olsanız, bir hizmetçide olsanız, bir şeyh dahi olsanız duygularınızdan kendinizi soyutlamanız bazen mümkün olmuyor. Kitap hakkında yazılacak o kadar şey var ki ne yazsam yine eksik kalacak diye düşünüyorum. Ülke en alt kesiminden en üst kesimine kadar her şey değişime doğru yol alırken, vatan elden gidiyor naraları atılırken, saltanat yanlıları ve yenilikçiler kendince yeni yollar düşünürken, insanlar hem canı derdindeyken hem geleceğin korkusuyla yaşarken, doğru nerede yanlış nerede diye sabahlara kadar düşünmek zorunda olup buldukları yoldan emin olamazken, bunlar kadar önemli olan aşk serüvenlerinin kaleme alındığı nadide bir eserdir. Her cümlesi ve her noktası için yazarın kalemine ve eline sağlık diyeceğimiz güzel eserlerden biridir. Elinizden bırakamayacağınız bir kitap olacağı fikrindeyim. Yeni okuyuculara güzel bir yolculuk olacaktır.
Edebiyat
İsyan Günlerinde AşkAhmet Altan · Everest Yayınları · 20173,526 okunma
9/10
·468 syf.··
Beğendi
·
2022 36. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2022 00:08
İki sene önce yazarın Ölmek Kolaydır Sevmekten kitabını okumuştum keşke önce İsyan Günlerinde Aşkı okusaymışım… Aslında bir seri değil farklı dönemler anlatılıyor ama ortak çok fazla kahraman var. İstanbul’da 31 Mart ayaklanması çevresinde dönen muhteşem bir kurgu, karakterlerin hepsi birbirinden ilginç ve merak uyandırıyor..
1000Kitap
İsyan Günlerinde AşkAhmet Altan · Can Yayınları · 20013,526 okunma
İsyan Günleri
Puan vermedi·504 syf.··
Beğendi
·
2020 146. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2020 00:26
Bazı kitapların devamını okumayınca ben de hep bir yarım kalmışlık olur. Aklımda kalan soruların cevabını bulmak için mutlaka okumalıyım. Bu kitap da benim için öyle olanlardan. Serinin birinci kitabı olan Kılıç Yarası'nı okumamış olsaydım bunu da hiç merak etmeyecektim. Ama bir kere Kılıç Yarası'nı okumuş bulundum. İkincisinden kaçış yoktu benim için. Hem de en kısa zamanda okumalıydım. Şimdiden söyleyeyim bana önereceğiniz kitap olursa lütfen seri olmasın. Gereksiz bir kitap da olsa mutlaka serisini okurum. Sonrasında okumasaydım da olurdu derim, ama okumadan da duramam. Okuduktan sonra boşa geçen zaman gibi gelse de mutlaka okumalıyım. Herkes gibi benim de okuduğum yazarlarla ilgili kıstaslarım var. Bazı yazarların kitabını okumam. Ahmet Altan da, okumayacağım dediğim kişilerdendi. Ama sevdiğim bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine okuduğum Kılıç Yarası ve İsyan Günlerinde Aşk kitabı ile üçüncü kitabını da okumuş oldum. Hiç okumam dediğim yazarın üçüncü kitabı. Evet gerçekten de ilginç. Ama hayat tesadüflerle dolu. Ben burada yazarı değil kitabı konuşmak istiyorum. Her ne kadar kendisini sevmesem de edebi dili ve tasvir yeteneğini beğendim tıpkı birinci kitapta olduğu gibi. Karakterlerin iç dünyasını çok güzel yansıtmış. Öyleki karakterlerle kendinizi adete özdeşleştiriyorsunuz. Hatta o derece özdeşleştiriyorsunuz ki, bir sonraki adımını tahmin edebiliyorsunuz. Karakterler hakkında kafanızda soru kalmıyor. Bazen kurduğu cümleler bir paragrafı buluyor. Cümlenin sonuna geldiğiniz de başını unutmuş oluyorsunuz. Ama bu sizi sinirlendirmiyor, çünkü anlatımı o kadar güzel ki cümlenin başını umursamıyorsunuz. Kendinizi okuduğunuz satırlara kaptırıyorsunuz. Birinci kitapta insanı merakta bırakan karakterlerin çoğu olsa da yeni karakterler de ekleniyor. Yeni karakterlerden
Edebiyat
İsyan Günlerinde AşkAhmet Altan · Can Yayınları · 20013,526 okunma
Puan vermedi·468 syf.··
2021 4. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2021 20:11
Ahmet altan'ın isyan günlerinde aşk romanı çoğumuzun bildiği 31 mart gerçeklerini kaleme almış Yaşanan aşkları şeffaf ve tüm çıplaklığıyla kaleme alan yazar Ve hediye'nin yürek burkan intiharını önümüze seriyor Hâlâ o zaman yani osmanlı döneminde bile yazdıklarından dolayı insanların katledildiğini kaleme alan yazar bugünü anlatmış gibi Bilinmesi gereken ve sevgiye değer verilmediğini bir kez daha gördük Okurken bitmesini istemediğiniz bir roman kitapta olan tüm karakterlleri öyle bir güzel yazmış ki kendinizi kitabın sayfalarına atmamak için zor tutuyorsunuz
Edebiyat
İsyan Günlerinde AşkAhmet Altan · Can Yayınları · 20013,526 okunma
Puan vermedi·468 syf.··
2024 1. kitabı
·
61 günde okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2024 10:53
Biraz gerçek aşklara ihtiyacım var deyip okumaya başladığım kitabın aşk dışında her şey anlatması... Kesinlikle ayran gönüllü insanların gerçek aşkları nasıl çürüttüğünü 31 Mart Baskınıyla sentezleyip önümüze sürmüş Ahmet Altan. Ama hoş bir kitap tavsiye derimm.
İsyan Günlerinde AşkAhmet Altan · Can Yayınları · 20013,526 okunma
8/10
·504 syf.·
Beğendi
·
2023 6. kitabı
Abdulhamid'i, İttihat ve Terakki'yi anlamak, o dönemim şartlarını, çekişmelerini, siyasi atmosferini solumak, zamanın dinamizmini bir nebze de olsa hissettirebilecek efsane bir roman. Şahsen şunu söyleyebilirim ki Abdulhamid rejiminin çöküş dönemi hakkında yazılmış bilimsel bir tarihi kaynak okumuş kadar bilgi edindim kitaptan. Sevgili Ahmet Altan ne kadar usta bir yazar olduğunu bir kez daha kanıtlamış bu efsane eserinde. Yakın tarihe merakı olanlar için kesinlikle öneriyorum. İyi okumalar...
Tarih ve Siyaset
İsyan Günlerinde AşkAhmet Altan · Everest Yayınları · 20173,526 okunma
isyan günlerinde aşk-ahmet Altan
7/10
·468 syf.··
Beğendi
·
2022 43. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 01 Temmuz 2022 22:28
Ben bu kitabı büyük beklenti içinde okudum "sanki bir sırrı anlatıyor muş gibi" yakın tarihimizin gizli derinliklerinde kalmış bir dönemi anlatıyor herkesin işine geldiği gibi yorumladığı bir dönemi anlatıyor aslında çok da bir şey anlatmıyor 31 Mart isyan günlerini anlatan bol aşk soslu bir kitap olmuş beklenti den uzak çok özel bir yanı Yok biraz eccinler tarzı
Tarih
İsyan Günlerinde AşkAhmet Altan · Can Yayınları · 20013,526 okunma

Yazar Hakkında

Ahmet AltanYazar · 23 kitap
1950 yılında Ankara'da doğdu. Annesi Kerime Altan, babası gazeteci Çetin Altan'dır. 1959 yılında ailecek İstanbul'a geldiler. Altan, ortaöğrenimini değişik okullarda devam etti. Bir süre Robert Kolej'e devam ettikten sonra Ankara Koleji'nde yatılı olarak okudu. Lise öğrenimini 1970 yılında İstanbul Kültür Koleji'nde tamamladı. 18 yaşında, lise öğrencisi iken evlendi. 1972 yılında bir kızı, 1980 yılında bir oğlu oldu. Bir süre Orta Doğu Teknik Üniversitesi'ne devam etti. 1981 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'nden mezun oldu ve gazeteciliğe başladı. Gazetecilik yaşamı Gazeteciliğe Hürriyet gazetesinde gece muhabiri olarak başladı. Aynı gazetede şef muhabirliği, şeflik, dış haberler editörlüğü, köşe yazarlığı yaptı. Güneş, Milliyet ve Yeni Yüzyıl gazetelerinde uzun yıllar köşe yazarlığı yaptı. Milliyet gazetesinde çalıştığı dönemde, gazetede Kürtlerin çoğunluğu oluşturduğu kurgusal bir “Kürdiye” ülkesinden bahseden yazısı nedeniyle gazetedeki işine son verildi. 2007 yılında Taraf gazetesinin kurucusu olan Altan, Alev Er ile birlikte Genel Yayın Yönetmenliğini üstlendi. Daha sonra Er'in ayrılmasıyla gazetenin Genel Yayın Yönetmenliği görevini tek başına yürütmeye devam etti. Gazetenin "Kum Saati" adlı köşesinde, köşe yazarı olarak yazılar yazdı. Eylül 2008'de Ermeni Kırımı’nın kurbanlarına adadığı bir köşe yazısı nedeniyle Türklüğe hakaretle suçlandı. Taraf gazetesi 2009 yılında Leipzig Bankası Medya Vakfı tarafından verilen dünyanın prestijli basın ödüllerinden biri olan Özgürlük ve Medyanın Geleceği Ödülü'ne, 2011'de e Uluslararası Hrant Dink Vakfı tarafından özgür ve adil bir dünya için çalışan, ilham ve umut ışığı kişilere verilen Hrant Dink Barış Ödülü'ne layık görüldü. Altan, Aralık 2012'de Yasemin Çongar ile birlikte Taraf gazetesindeki görevinden istifa etti. Taraf'taki yazılarına son vermesinin ardından 2015'e dek roman yazdı. 7 Ekim 2015'te gazeteciliğe geri döndü ve Haberdar'da yazmaya başladı. TV programcılığı Doksanlı yılların ortalarında Neşe Düzel ile birlikte Star TV'de Kırmızı Koltuk isimli tartışma programını hazırladı ve sundu. Romancılığı İlk edebî eseri "Paltolu Donkişot" adlı iki kişilik piyes idi. 1982 yılından itibaren romanlar ve deneme kitapları yayımladı. İlk romanı Dört Mevsim Sonbahar'da post modernist ögeleri kullandı ve romanın kendisini romanın konusu haline getiren üstkurmaca tarzı ile kaleme aldı. Bu romanı ile Akademi Kitabevi Roman Büyük Ödülü'ne değer görüldü. 1985 yılında ikinci romanı Sudaki İz yayımlandı. Çok satan ve çok eleştirilen bu roman, yayımlanmasından dokuz ay sonra müstehcenlikle suçlanarak toplatıldı. İki yıl süren yargılamadan sonra içindeki iki buçuk sayfalık bir bölümün müstehcen içerik olduğuna ve imhasına karar verildi. Kitap, müstehcen olduğuna karar verilen kısımları siyah bantla kapatılıp, mahkemenin sakıncalı bulduğu cümleleri içeren kararı da kitabın başına eklenerek yeniden yayımlandı. 1991'de üçüncü romanı Yalnızlığın Özel Tarihi yayımlandı. İlk romanında kullandığı üstkurmacanın çeşitli alt tekniklerini dördüncü romanı Tehlikeli Masallar'da uyguladı.[9] Bir türlü vazgeçilmeyen eski sevgilisiyle yeni bir sevgili arasında duyguları gidip gelen yalnız bir ini anlattığı bu roman, yılın en çok okunan romanlarından biri oldu. 1998 yılında yayımlanan beşinci romanı Kılıç Yarası Gibi, Yunus Nadi Roman Ödülü'ne değer görüldü. Kılıç Yarası Gibi'nin devamı sayılabilecek altıncı romanı İsyan Günlerinde Aşk, 2001 yılında yayımlandı. Bu iki romanda II. Abdülhamid dönemindeki yönetim anlayışına, İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin faaliyetlerine geniş yer verdi. Bu romandan sonra "Kristal Denizaltı", "Ve Kırar Göğsüne Bastırırken" adlı deneme kitaplarını "Aldatmak" ve "En Uzun Gece" romanlarını yayımladı. Bir kadının kocasını aldatırken, neredeyse an be an hissettiklerini anlattığı Aldatmak, beş günde yüz bin adet satıldı. Ara verdiği romancılığa 2012'de Taraf gazetesindeki görevinden istifa ettikten sonra yeniden döndü. Son romanı En Uzun Gece'den sekiz yıl sonra 2015 yılında Son Oyun adlı romanını yayımladı. Bu romanın kahramanı da uzun süredir roman yazamamış bir romancı idi. İki yıl sonra yayımladığı Ölmek Kolaydır Sevmekten adlı romanda 1912-1913 yıllarında toplam altı aylık bir sürede Osmanlı İmparatorluğu’nda yaşanan olayları bir ailenin fertlerinin hatırladıklarına dayanarak anlattı. Kılıç Yarası Gibi ve İsyan Günlerinde Aşk romanlarındaki ailenin bireyleri bu romanda günümüzde yaşayan torunları Osman’la konuşarak tekrar okuyucuyla buluştular. Davalar Altan, 17 Nisan 1995'te Milliyet gazetesinde yayımlanan “Atakürt” başlıklı köşe yazısı nedeniyle Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde yargılanıp 1 yıl 8 ay hapis cezası aldı, gazetedeki işinden de kovuldu. 4 Ocak 2012'de Roboski katliamı ile ilgili kaleme aldığı “Devlet Yardakçılığı ve Ahlak” başlıklı yazısıyla Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a basın yoluyla hakaret ettiği gerekçesiyle 1 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme hapis cezasını 7 bin lira adli para cezasına çevirdi. 2 Eylül 2015'te Samanyolu Haber kanalında katıldığı bir programdaki konuşmalarından dolayı Altan hakkında ‘Cumhurbaşkanı’na, hükûmete, kamu görevlilerine hakaret ve halkı kin ve düşmanlığa sevk etmek’ iddiasıyla soruşturma başlatıldı. 2016 Türkiye askerî darbe girişiminin ardından başlatılan soruşturma kapsamında Ahmet Altan ile kardeşi Mehmet Altan, 10 Eylül 2016 sabahında gözaltına alındı. Altan kardeşlerin, Nazlı Ilıcak ile beraber 14 Temmuz 2016'da (darbeden bir gün önce) çıktıkları TV programında “sübliminal darbe mesajı” verdikleri nedeniyle haklarında gözaltı işlemi uyguladığı belirtildi. Bu bağlamda Ahmet Altan, aynı zamanda darbeyi önceden bilmekle de suçlandı. Gözaltına alındıktan 12 gün sonra ifadesi alındı ancak savcılıkta açıklama yapacağını belirterek Emniyet'te yöneltilen hiçbir soruyu yanıtlamadı. Bu sırada Altan kardeşlerin avukatlarıyla Adliyede beraber bulunan HDP Milletvekili Garo Paylan, Altanlar hakkında verilen kararın daha avukatlara bile bildirilmeden önce, Sabah gazetesinin internet sayfasında yayınlanmasına tepki gösterdi. Kararın ardından Ahmet Altan tutuksuz yargılanmak üzere adlî kontrol şartıyla serbest bırakıldı ancak kardeşi Mehmet Altan tutuklandı. Serbest bırakılmasının üstünden 24 saat geçmeden Başsavcılığın itirazı üzerine nöbetçi 1. Sulh Ceza Hakimliğince hakkında yakalama kararı çıkartıldı. ‘FETÖ üyesi olmak’ ve ‘hükûmeti ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek’ suçlamasıyla tutuklandı. İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 4 Kasım 2019 tarihli kararıyla “FETÖ terör örgütüne yardım etmek” suçundan 10 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı ve adli kontrol şartıyla tahliye edildi. 12 Kasım 2019 tarihinde tekrar tutuklandı. 14 Nisan 2021 tarihinde 4 yıl 7 ay kaldığı Silivri Cezaevi'nden tahliye edildi.