"Özgürlük, diriliş insanı için, bir sorumluluktur. Sorumluluk da özgürlük.
Diriliş insanı, ancak, Tanrı'ya karşı sorumlu bilir kendini. Başkalarına karşı olan sorumlulukları, ancak bu sorumluluktan doğarlarsa, bağlayıcı olabilirler onun için.
Özgürlüksüz sorumluluk doğuran her ideolojiden nefret eder. Tıpkı sorumsuzluk doğuran özgürlükten nefret ettiği gibi.
Kişileri, eşyayı, düşünceleri putlaştırmanın amansız düşmanıdır."
Diriliş İnsanı mâlik olur, ama kendi adına değil. Hükmeder, kendi adına değil. Yıkar, kendi adına değil. Değiştirir, kendi adına değil; aslına irca eder, kendi adına değil.
Ama,o, bu kendi adına olmayıp da Tanrı adına davranmanın kendi adına davranıştan daha köklü, daha ulu, daha etkin, daha zengin, daha verimli ve daha kalıcı olduğunu bilir.