“Keşke.”
Bazen tek başına bir dua gibi, bazen ceza gibi bir kelime bu.
Devamı bile gelmeden can acıtır. Çünkü sen zaten devamını biliyorsun.
Kalbinde bir yer, her gün o “keşke”yi tekrar edip duruyor sessizce.
Belki…
• “Keşke daha çok zamanım olsaydı.”
• “Keşke son kez sarılsaydım.”
• “Keşke başka türlü olsaydı.”
• “Keşke elimden bir şey gelseydi.”
Ya da sadece:
“Keşke hayat bu kadar ağır olmasaydı.”
“Keşke”nin en zor yanı, hiçbir şeyi geri getirmemesi.
Ama yine de insan orada takılı kalıyor. Çünkü bazı acılar, içine kazınıyor.
Ve şöyle hissediliyor: Hayat orada durmuş gibi.
Ama zaman ilerliyor. Sen ilerlemeye çalışırken içinde bir yer hep geride kalıyor.