Bildiğiniz üzere istisnasız herkesin yaşadığı bu dünyaya ve özellikle de hayatını sürdürdüğü yere karşı sorumlulukları vardır. Yaşadığımız şehre, yetiştiğimiz topluma verdiğimiz değer, ancak gösterdiğimiz vefa ve yaptığımız hizmetlerle ölçülebilir. Hizmet üretmenin sınırları yoktur. Bu bazen inşa ile bazen tarım ve hayvancılıkla, bazen eğitimle, sporla, kültür-sanat veya tarih bilinciyle olur.
Aynı havayı teneffüs ederek güç aldığımız topluma ve isteklerimizi sağlayan yaradana elimizden gelenin en iyisini verme çabası içinde olmak bizi erdem sahibi birey yapar. Bu şekilde vicdani sorumluluğumuzu yerine getirmeye çalışarak yaşamak hiçbir şey olmazsa dahi iyi hissetmemizi sağlar.
İşte bu eser “Renkli Lekeler" kitabı son zamanlarda hepimizi rahatsız edecek boyutlara varan, çocuklarımız ve gençlerimiz üzerinden aile huzuruna kast eden madde bağımlılığına dikkat çekmek ve bu konuda farkındalık oluşturmak için kaleme alındığını düşünüyorum.
“Renkli Lekeler” kitabı her ne kadar madde bağımlısı bir gencin bir gününe ışık tutmaya çalışmış olsa da okuyan herkesin hayata dair kendinden bir şeyler bulacağı bir eser olduğunu düşünüyorum…
Renkli lekeler duygusal bir kopuş hikayesi gibi duruyor. En yakınları dahil olmak üzere insanların samimiyetsiz davranışları karşısında herkesle arasına mesafe koyan İnayet Parya gün geçtikçe herkesten biraz daha uzaklaşarak yalnızlaşır. Öyle bir hal alır ki bu durum, bir yerden sonra istese de geriye dönemiyor artık.
Hepimiz gayet iyi biliyoruz ki, yer üzerinde yapılan hiçbir kötülük, işlenen hiçbir suç veya günah dünyaya dünyanın dışından gelmiyor. Kötücül yanına yenilen her insan kötülük yaparak adeta dünyayı lekeliyor. Bu açıdan baktığınızda her insan dünyayı biraz daha kirleten bir lekedir aslında, onu çekilir kılan tek yanı ise biraz