Kuyucaklı yavuz

Zengin ve yoksul ulus­lar arasındaki ekonomik uçurumun şiddet patlamalarına ve diktatörlüklere neden olacağı da açıktır; henüz bu sorunların çözümü için gönülsüz, dolayısıyla boş yere girişimlerden başka bir şey öne sürülmemiştir. Aslında, tanrılar yok etmek istediklerini kör ederlermiş sözünü kanıtlayacağız gibi görü­nüyor.
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Düpedüz düşüncesizlik
Nesnelere taptığı ve ken­dininkiyle birlikte hemcinslerinin hayatına olan saygısını da kaybettiği için sadece ahlak ilkelerine değil, kendi yaşamının yararına olan akılcı düşünceye karşı da kör olmuştur.
Alıntı
Hiç kuşku yok ki, kapitalizmin yirminci yüzyılda aldığı şekil, on dokuzuncu yüzyıldaki halinden çok farklıdır; o ka­ dar farklıdır ki, hatta aslında belki de her iki sistem için aynı terim kullanılmamalıdır. Dev girişimlerde muazzam sermaye birikimi, yönetimin sahiplikten ayrılması, güçlü sendikaların varlığı, tarıma ve bazı sanayi kollarına verilen devlet desteği, "refah devleti" unsurları, fiyat kontrolü, güdümlü piyasa un­ surları ve daha birçok özellik, yirminci yüzyıl kapitalizmini geçmişteki sistemden köklü bir şekilde ayırır. Yine de, han­ gi terminolojiyi seçersek seçelim, belirli temel unsurlar, eski ve yeni kapitalizmde ortaktır: sevgi ve dayanışmanın değil, bireyselliğin ve egoistçe hareket etmenin herkes için en iyi sonucu getireceği prensibi; halkın iradesinin, vizyonunun ve planlamasının değil, kişisel olmayan bir mekanizmanın, piyasanın toplum hayatını düzenlemesi gerektiği inancı. Ka­ pitalizm, nesneleri (sermaye), yaşamdan (emek) daha üstün tutar. Güç, etkinlikten değil, mülkiyetten gelir.
Bir atom saldırısında elli milyon Amerika­lının ölme olasılığına, biri "savaşın tehlikeleri" derken, di­ğeri bir zafere "hesaplaşma" diyebilir, oysa sağlıklı düşünce şudur: bir atom bombasının kitle kırımından kimse zaferle çıkamaz.
Alıntı
Tıpkı son seçim gibi, ikisinden birini seç dayatma usulü
Aslında fikirlerimizde ve görüşlerimizde bir dereceye kadar tekdüzelik var, bu eğer korku nedeniyle ya da siyasi baskı sonucu olsaydı kolay açıklanabilirdi. İşin aslı, sistemimiz tam olarak karşıt olma hakkı ve fikirlerin çe­şitliliği ilkesine dayandığı halde herkes "gönüllü" olarak aynı fikirdedir.
Alıntı