Bir insanın, kendisinden beklenenleri aşan büyük işlere kalkışması için kişiliğinde ya bir tür ahlaksız soyutlanma ya da ivedilik olan az bulunur bir kahramanlık ya da sıra dışı bir canlılık olması gerekir.
İnsanoğlu, her ne kadar varoluşunun genel ve kişisel olmayan, genel ve geçerli temellerini kesin bir olgu gibi alır ve bunu doğal karşılarsa daz yaşamını bireysel yaşamaz, bilinçli ya da bilinçsiz c çağının ve çağdaşlarının yaşamını da yüklenir.
Yalnızca maddeydi ve uygunsuz olan ve bu yüzden de acı bile olmayan da buydu ve ancak bedeni, ama yalnızca bedeni ilgilendiren şeyler ne kadar hüzünlü olabilirse o kadar hüzünlüydü.
Ölümde, hem dinsel insanın saran ve hüzün verici güzel bir yön, yani ruhsal bir şey, hem de bunun tam karşıtı olan ve ne dinsel, ne insanın saran ne de güzel denebilecek, hatta hüzünlü bile olmayan maddeyi bir şey vardı.