*İyiler kötüler kadar cesur olsa, dünya işte o zaman değişir.
*Üslûb-û beyan ayniyle insan
Efradını cami ağyarını mani;
*Anne* *Evli* *Hakikate meftun* *Dkab*
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Mehmet Akif gibi kalbinden imanı eksik etmeyen, kendisini din ü devlet, mülk ü millete adamış bir şair bile Padişah’ı, Fransız’dan da ileri giderek Kızıl Kâfir diye niteliyor. “Yıldız’daki Baykuş” dediği Abdülhamit için ‘Ah o Yıldız’daki baykuş ölüvermezse eğer / Âkıbet çok kötü….‘ diyerek ağır dizeler yazıyor, bir an önce ölümünü dilediği Sultan’ın ‘iblisin ruhu’ olduğunu söylüyordu.
Tevfik Fikret’in kulaktan kulağa fısıldanan, Padişah’a yapılan suikastın başarısız olmasına ağıt yaktığı ‘Bir Anlık Hatırlama’ şiirini, Edward Joris adlı suikastçııyı şanlı avcı olarak nitelediği dizelerini ezberliyorlardı:
Ey şanlı avcı, tuzağını beyhude kurmadın.
Attın fakat yazık ki, yazıklar ki, vurmadın.
Osmanlı ailesinin, kendi üyelerine tanıdığı tek ayrıcalık, sıradan halk gibi kaba urganlarla boğularak ya da keskin bir balta ya kafası uçurularak idam edilmemesi -çünkü hanedan kanı yere dökülmezdi-,kimin kafasından çıktıysa parlak bir fikir olarak pahalı ibrişim kuşakla boğdurulmalıydı.