Nur profil resmi
298 okur puanı
02 Oca 2017 tarihinde katıldı.
  • Nur paylaştı.
    88 syf.
    Genel olarak bir mülteci hikâyesi... Onların yaşadığı zorlukları empati yaptırarak anlatıyor, onları anlamamızı sağlıyor.
    Cümleler çok vurucu... Güzel etkili bir hikaye...
    Ancak bana birçok şey ifade etti. Parantez acarsam ; hayatımızda otekilestirdigimiz her şey hakkında Çabuksığınlar...
    Hikaye birçok ayrıştırmaci politikanın yapboz parçalarını biraraya getiriyor.
    Bir Tutsi ve Hutu var bu hikâyede... Insanları ten rengine göre ayrıldığı (beyaz ,siyah,sarı soluk benizli...) bir dünyada yaşayanlar var bu hikâyede... Başı örtülü mu , açık mi , kısa mi giyiyor uzun mu giyiyor, sakallı mi sakalsiz mi, cübbeli mi, sarıklı mi, küpeli mi küpesiz mi, inancı ne? diye sorgulananlar da var... Bu parantez içini istediğiniz gibi doldurabilirsiniz.
    Dışlanan, ötekileştirilen yaşadığı yerde istenmeyen herkes aslında bir çabuksığın...

    Çabuksığınlar da 7''den 70'e herkesin okuyabileceği bir kitap... Tıpkı Küçük Prens gibi...Anlamı derin.

    KITAPTAN BIRKAC ALINTI:
    "... Ben sevilmedigim bir ülkede yaşamak istemiyorum! Çocuklarımın böyle bir yerde büyümesini istemiyorum!"
    "Kelimelerin anlamlarını artık yitirdiği bir ülkeden geliyorum ve buraya geldiğimde ise burada zaten hicbirzaman olmadığını keşfettim."
    " Neyin hicbir zaman olmadığını?
    "Kelimelerin anlamının."
  • Nur paylaştı.
    Kaç yıldır devam eden gündem konularına bakın; en yakın hatırlanan ve hatırlanacak olanlar : 2 Temmuz Madımak , 5 Temmuz Başbağlar katliamı. Ya sonrasındaki yaşanan bir kaç günün acısı? Ankara'da Eylül , Ağrı'da Leyla . Hak edilen öfke, linç istekleri, kimyasal hadımlık, idam. Kahretsin. Ne desek, ne düşünsek hatta ne istesek boş gibi. Hepsi için ise sadece bir kaç çaresiz kelime : Lanet Olsun Kötülük. Lanet Olsun Merhamet Yoksunu İnsanlık.
    Unutmak, Unutturmak En Kolayı :(
  • Nur paylaştı.
    Tarih 2 Temmuz 1993'tür. Bu kez yer Sivas Madımak'tır. Demirel artık Cumhurbaşkanıdır. Madımak Oteli'nde ablukaya alınan Aleviler yardım isterken, Demirel, Sivas Valisi'ne "Güvenlik güçleri ile halkı karşı karşıya getirmeyin" demiştir. Halk dediği 35 kişiyi yakan katiller sürüsüdür.
  • Nur paylaştı.
    275 syf.
    ·8 günde·Beğendi·10/10
    Merhaba Dostlar,
    Bir Sürgünün Anıları ile başlayan Aziz Nesin maceram şimdilik burada son buluyor. Biliyorum çok sıkıldınız Aziz Nesin alıntılarından, ama inanın bana başlayınca insan bırakamıyor. Bu kadar kitap yazan, kimsesiz çocukları okutmayı amaç edinen ve bu amacını gerçekleştirmek için Nesin Vakfı'nı kuran bu eşsiz insan nasıl merak edilmez ki!

    Özyaşam öyküsünü anlattığı Aziz Nesin'in Anıları: Böyle Gelmiş Böyle Gitmez adlı kitabı, ilk önceleri üç cilt olarak basılmış. Şimdiler de ise tek kitap. Ama bence siz tek olan kitabı okuyun. Hem arada kopukluk olmaz, hem de benim gibi üç inceleme yazmak zorunda kalmazsınız :))

    Seriyi bitirirken hem sevindim, hem üzüldüm. Sevindim, çünkü tanıdım. Üzüldüm, çünkü zamanı olsaymış beş cilt daha yazacakmış. İsimlerini bile koymuş, ama ömrü yetmemiş.

    Her kitabında bu eşsiz insanı biraz daha tanıdım. Yol'da yaşayamadığı çocukluğuna şahit oldum. Genç yaşında ölen annesi için döktüğü gözyaşlarını gördüm.

    Yokuşun Başı'nda eğitimini tamamlayabilmek için nasıl bir mücadele verdiğini öğrendim. Ve babasının her zaman yanında olduğuna tanıklık ettim.

    Yokuş Yukarı kitabında, Kuleli Askeri Lisesi'ndeki zamanlarına gittim. Arkadaşlarını anlattı bana. Her şeyini borçlu olduğu öğretmenlerini tanıdım. Bazılarında kendi öğretmenlerimi gördüm. Kendi öğrenciliğimi anımsadım. Arkadaşları için hazırladığı kopyaları öğrendim. İlk aşkını da gördüm. Utancından konuşamadığı, uğruna gece yollara düştüğü aşkını. Ergenlik güzel yaş. Aşk daha da güzel.

    Serinin son cildi olan Yokuş Yukarı kitabını yazmaya Madımak Katliamından sonra başlamış (22 Ağustos 1993) ve ölümünden bir hafta öncesine kadar sürmüş (29 Haziran 1995). Bunu öğrenince içimi bir acı kapladı. Yaşadığı o korkunç anlara gittim. Keşke hiç yaşanmasaydı dediğimiz, kara lekesi asla silinmeyecek olan Madımak Katliamı. Aziz Nesin'in canına kastetmiş kişiler emellerine ulaşmış olsaydı, okuduğum bu son kitabı olmayacaktı. Kafamda deli sorular. Neden aydınlarımızı öldürmek isterler? Çok düşünüyorum ama bulamıyorum. Cevabı bilen varsa söylesin.

    Şimdi diyeceksiniz ki 274 sayfalık kitabı yazmak Aziz Nesin gibi biri için ne kadar zor olabilir. Neden iki yılda tamamlamış? Tembellik mi yapmış? Onun gibi yüzlerce kitap yazan biri nasıl tembel olabilir? Ama gel gör ki yaş 78. Yaşlılık bir yandan, gözlerinin iyi görmemesi bir yandan, geçirdiği hastalıklar ve ameliyat bir yandan. Oğlu Ali Nesin notlarını toparlamasına yardım etmiş ve tamamlayabilmiş.

    Keşke ömrün yetseydi de, yazacağın o kitaplarda, görevden atıldıktan sonra çektiğin çileleri seninle birlikte ben de çekseydim. Oysa ne çok istiyordun general olmayı ve vatanına hizmet etmeyi. Ama bırakmadılar. Ne yalan söyleyeyim sevindim seni görevden atmalarına. Yoksa, okurken bizi kahkahalara boğan kitapları kim yazacaktı? General olsaydın devlet erkanından başka kimse senin adını bilmeyecekti. Oysa şimdi 7'den 70'e herkes tanıyor, tanıyan herkes seviyor. Kimse sevmese de 1k seviyor. Bunu biliyorum artık. TEŞEKKÜRLER 1K DOSTLARI...
298 okur puanı
02 Oca 2017 tarihinde katıldı.
2020
9/28
33%
9 kitap
2.393 sayfa
2 inceleme
13 alıntı
9 günde 1 kitap okumalı.