Mutluluk hiç sahip olmadığım bir duyguydu. Çok garip değil mi? Hayatımda arzuladığım her şeye bir şekilde sahip olmuştum ama asla sahip olamadığım tek şeyin adı mutluluktu.
Hani diyorlar ya, “Sormuyoruz çünkü doğru cevapları almayacağımızı biliyoruz,” diye ama kimse de gerçek anlamda sormadı ki. Ben cevapları onlara veremiyordum lâkin onlar da hiç ısrarcı olmamıştı.Ben öğrenirdim.Sevdiklerim bana içinin yangınını
anlatamıyorsa ben ne yapar eder bir yolunu bulup öğrenirdim. Fakat kimse beni öğrenmek
istememişti. Anlatmıyorsam gerçekten birilerinin merak etmediğini bildiğimdendi. Doğrularımı ve yanlışlarımı film izler gibi uzaktan izliyor ve kendi eleştirimi yapıyordum. Hayatım film olmuş gibiydi ve ben seyirci konumundaydım. Dışarıdan bir bakış açısıyla her şeyi daha iyi anlıyordum.