“BİR İNSAN, KENDİSİNİ ELİNDEN TUTUP
KALDIRABİLİR Mİ? BEN YAPINCA BU DA OLUYORMUŞ. KİMSESİ KALMAYAN İNSAN, KENDİSİNİN KİMSESİ OLMAYI ÖĞRENİYORMUŞ ZOR AMA MECBURİYET. "
Kimse bilmezdi ama ben ensemde hep bir silahla gezmiştim. Silahın
tetiğine bir ip bağlıydı ve o ipin ucu ayaklarıma dolanmıştı. Atacağım
her adımı önceden düşünmeliydim yoksa ayağıma dolanan ip, ensem
deki silahı tetiklerdi. Benim hiç takılıp tökezlemeye hakkım olmamıştı
ki. Bana düş Elzem, diyenler düşersem bana ne olacağını hiç umursamamışlardı. Şimdiyse soy, kandan daha baskın gelmiş ve öz kardeşim, o silahı alıp namlunun ucunda ben varken tetiğe basmıştı.
Evet; soy kandan önce gelmişti.
BİR YERDEN SONRA PES EDİYOR İNSAN.
BAKTI Kİ OLMUYOR, BIRAKIP VAZGEÇİYOR.
ÇABALARI SONUÇ VERMİYORSA SINIRLARI
DAHA FAZLA ZORLAMAK YERİNE PES
EDİYOR İNSAN.”