ELZEM :
“Sevmek kolay iş, Hafız.”
“Önemli olan doğru şekilde sevmeyi bilmek.”
HAFIZ:
“Doğru şekilde sevmek diye bir şey yok. Ya seversin ya da sevmezsin,
bu kadar basit.
"Ben bugün ilk kez beni bırakıp gittiği için anneme kızmadım. Bir enkazı görmek zorunda kalmayacak diye bugün ona gönül koymadım.
Çok Sevmek de acıtıyormuş. "
Sana bir cennet sunuyorum, ruhumun intiharı. Veda zamanı geldiğinde ve artık burada olmadığımı anladığında, yaşayacağın cehennemin yollarına cennetin süslü taşlarını diziyorum.
" Her gülüş bir veda , her mutluluk bir
Hoşçakal ve her Anı benden sana kalan
Bir Azap . Kırık Kalbimle Sana avuçlar dolusu buruk sevinçler vadediyorum"
ELZEM :
“Sen burada yalnız değilsin. Her şeyden önce seni hep destekleyen
koruyan bir ablan var.Ama ben
yalnızım çünkü yürüdüğüm yolda bana çelme takan bir kardeşim var”Sana yapacağım en büyük kötülük
seni bensiz bırakmak olabilir,”Ve emin ol, bu kendime yapacağım en büyük iyilik olurdu.” Büyü artık, Itır.” “Büyü
çünkü nefret ettiğin bu ablan belki de bir süre sonra senin hayatında
olmayacak.”Lanetim beni öldürüyor çünkü beslenmiyorum.”“Üzgünüm,”
ITIR:
Senden başka kimsem
olmadığını biliyorsun.”
ELZEM :
“Ne güzel,” Senin en azından sığınabileceğin
biri var.”“Bende o bile yok.