…sevilmek için ne kadar çaresizce, zavallıca ve tutkuyla mücadele ettiğini düşündü; çünkü geçmişi ona sevginin fedakârlık istediğini, sevgi için mücadele etmesi gerektiğini öğretmişti. (Gerçek sevgi için savaşmaya gerek olmadığını yıllar sonra anlayacaktı.)
Belgesel izlerken, kitap okurken, kraliyet bebekleri doğduğunda ağlardı. Mutlu olduğunda da üzgün olduğunda da ağlardı ve hayat üzerine üzerine geldiğinde ya da her şeyden bunalıp da yüzü yanıyor gibi hissettiğinde sakinleşmesinin tek yolu zırıl zırıl ağlamak olurdu.
Bak, bu yıl benim için mide sorunları ve diğer şeylerle gerçekten berbat bir yıl oldu. Ama sen, canımın içi, bana ışık oldun. Hayatıma ışık gibi doğdun.