Lâl Figan

Lâl Figan
@_Husna_
Öğretmen
Edebiyat/Türkçe
29 okur puanı
Mayıs 2020 tarihinde katıldı
Sen gidiyorsun ya bu şehirden Kuşlarım g'öksüz kalıyor apansız Sonra papatyalar kırlarda! Bir daha gelmiyor bu şehre bahar, Ilgıt ılgıt esmiyor artık rüzgar, Okşamıyor yüzümü incecik... Her yeri viran her yeri harabe... Ağustos sıcağında, Kaldırımlar üşüyor sensiz ve sessiz. Yıkık binalar bırakıyorsun , Bir zelzeleden arta kalan! Yüreğimde kopan zelzelelerin gürültüsüne inat, Usulca koyup gidiyorsun ömrümden ve ölümden... Kalıyorum ıssızlarda... Gözlerinden arta kalan yıldızlarla donanmış, Gökyüzünün altındaki harabede..! İşte öyle yıldız gözlüm Gün geliyor papatyalar unutuyor tüm renklerini Ve ölüyor usulca uzaklara bakan gözlerinde... lal figan
Reklam
Ömür kumaşımın en güzel desenlerini ,başkalarının ömrüne yama yapmışım meğer.. Onlar çiçek açarken bana simsiyah bir örtüden başka bir şey kalmamış. Paramparça etmiş beni en yakınım sandıklarım... lal figan
Neden bu dünyanın kullanma kılavuzu yok? Nasıl yaşanır bilmiyorum ki... İyi insanlar varmış (?) Öyle diyorlar..! Nerede onlar, nasıl bulabilirim? Bulsam! Hiç konuşmadan anlarlar mı beni? "Yürekçe"leri var mıdır? lâl figân
Ölü bir şiirin kalbini dikiyor ellerin. Geç gelen şifaya kırgın yara gibiyim. Zamansız ölümler yaşar ruhum Hâlâ nefes alan cesede mahkûm. lal figan
Kuşlar uçuyor yüreğimden Yaprak dökerken umutlarım. Bir kitabın satırlarında Mahpus kalmış harfler gibiyim, Uçup gitsem anlam yitecek Kalsam cümlelerde sürgün... lal figan
Reklam