"Size gitmem gerekiyor diyorum!"diye tutkuya benzer bir duyguyla sertçe cevapladım. "Sizin için hiçbir şeyken kalabilir miyim? Kurmalı bir mekanizma olduğumu mu düşünüyorsunuz? Hisleri olmayan bir makine? Peki ağzımdaki lokmanın dudaklarımdan koparılıp alınmasına,hayat suyunun bardağımdan dökülüp gitmesine dayanabilir miyim? Fakir, müphem, düz ve ufak tefek olduğum için ruhsuz,kalpsiz olduğumu mu düşünüyorsunuz? Yanlış düşünüyorsunuz! Benimde sizin kadar ruhum var ve sizinki kadar dolu bir yüreğim!"
Sizi tanıdım Mr. Rochester ve sizden sonsuza dek kopacak olma düşüncesi beni dehşete düşürüyor, içimi acıtıyor. Gitmem gerektiğini anlayabiliyorum,bu sanki ölümün kaçınılmazlığını anlamak gibi.