Antik zamanlarda “bilinmeyen tanrılar”ın mihrapları vardı. Ruhunuzun bir kısmını bilinmeyen bir geleceğe adamanızı tavsiye ederim. Bir toplum ilerledikçe gelecek kaygısı evriminde mühim bir unsur, işlerinde bir ilham haline gelir.
Aynı şekilde, ne zaman bir ideal ölse, insanlık gelinliğini giyer ve hayalini kurduğu ideali, aynı inançla, aynı inatçı ve dokunaklı delilikle beklemeye başlar. İşte mevsimler kadar düzenli olan bu uyanışı canlandırmak, her daim gençliğin işi ve eseri olmuştur.
Gençliğe içeriği ne olursa olsun, asil ve yüce meselelerden bahsetmenin kutsal bir söylev türü olduğuna inanıyorum. Yine genç bir zihnin, tek bir yerine herhangi bir sözcük ekildiğinde derhal ölümsüz bir meyve veren, cömert bir toprak olduğunu düşünüyorum.