Avrupa insanı, hiçbir ilahi referans kabul etmeden kendi başına arayışlar içine girer. Art arda gelen keşifler ve insanın, tabiat güçleri üzerine gittikçe daha fazla güç kazanması, çok mağrur, narsist bir bilimsellik psikolojisi uyandırır. İnsan bir yandan kendini âdeta bir tanrı gibi algılarken bir yandan da bilinçdışındaki tevhid açlığı sebebiyle ilahi nitelikler taşıyan bir kurtarıcı, yani peygamber beklentisine girer, işte "-izm" hareketleri ve “dinleri” böyle doğar.
Sayfa 183 - Ketebe Yayınları, 9.Baskı, Eylül 2025·Kitabı okudu
Bazen gelecek, uzaklarda çoktan yaşanmıştır. Başkasının uçurumuna bakıp kendi yolunu çizmek ferasettir. o uçuruma hayran olup düşmek ise gaflet. Batı'nın elli yıllık serüveni, bizim için ya bir ibret levhası olacak ya da kaçınılmaz bir son.
Türkiye olarak bizlere, geleceğimizle ilgili ibret verici bir ön model oluşturduğu için, ABD'de bu mevzuda son 50 senede gerçekleşenleri anlamamızın elzem olduğuna inanıyorum.
Sayfa 139 - Ketebe Yayınları, 9.Baskı, Eylül 2025·Kitabı okudu
Sen sadece film izlediğini sanıyorsun, oysa o her saniye seni okuyor. Zayıflıklarını, arzularını ve zaaflarını bir veri bankasına nakış gibi işliyor. Seni senden daha iyi tanıdığını iddia eden bu algoritmalar, sana "ne izleyeceğini" değil, aslında "kim olacağını" dikte ediyor.
ABD'de 30 milyon abonesi olan şirket Netflix, izleyicileri üzerine milyarlarca gigabayt enformasyon depoladığı için üstel bir hızla bir bilgi bankası oluşturmuştur. Yapılan algoritma analizlerine göre bizi bizden daha iyi tanır ve o analizlere göre özel yayınlar hazırlar. Bu yayınların, hemen fark edilmeyen bir stratejisi vardır ki bunlar, kitlelerin güdülmesi ve insanlığın gidişatı açısından son derece vahim sonuçlar doğuracak niteliktedir.
Sayfa 111 - Ketebe Yayınları, 9.Baskı, Eylül 2025·Kitabı okudu
Kalbini binlerce dilsiz dostla doldursan da, ruhun neden hâlâ bir "bebek kokusu" ya da bir "insan sıcaklığı" için feryat ediyor, hiç düşündün mü? Çünkü sevginin de bir hiyerarşisi, ruhun da bir soluk alış verişi var. Fıtratından gelen o asil duyguları ait olduğu yere akıtamazsan, aldığın nefes içini daraltır, göğsün sıkışır. Tasavvuf buna "kerb" der. Kendini ikamelerle uyutma. Ruhunu boğan bu darlıktan kurtulmanın tek yolu, sevgiyi fıtratın pınarlarından, yani insandan insana akıtmaktır.
Kitaba Dair Notlar:
#299405299
İstendiği kadar hayvan sevilsin; bu sevgi, insanlar arası sevginin, mesela bir annenin bebeği ile yaşadığı sevginin yerini tutamaz. Hayvan sevgisi bir süreliğine idare eder ama sonunda yetmez ve sıkıntı, varoluş anksiyetesi başlar; istatistiksel veriler bunu kanıtlar. Ve tasavvufun bize öğrettiği gibi; insan, fıtrattan gelen bu asil duyguları yaşayamazsa aynen nefesini tutup da veremeyen bir insanda olduğu gibi “kerb” hâli yaşar, daralır.
Sayfa 97 - Ketebe Yayınları, 9.Baskı, Eylül 2025·Kitabı okudu
Sana "şiddeti durduracağız" diye uzatılan her kalem, bazen evinin temeline bir dinamit koymak için tutulur. Kelimelerin yaldızına değil, bıraktığı düğüme bak. Eğer bir metin, kadını erkeğe, çocuğu aileye, toplumu fıtratına düşman ediyorsa, o koruma değil, ruhun ve yuvanın domuz bağıdır. İmzalar kağıtları bağlar, sen kalbini hakikate bağla. Çünkü medeniyet, dışarıdan dayatılan sözleşmelerle değil, içeriden korunan erdemli yuvalarla yükselir. Düğümü fark et, bağı çöz, evini kurtar.
Kitaba Dair Notlar:
#299405299