KRM

Beyazı Kanatan Soru
Yalnız kurt kaf dağında hangi izin üstünde Ağaran şafaklara bu kan nerden damlıyor Ey uykusu bombalarla bölünen bebekler Yağan karlar üstüne bu kan nerden damlıyor En zalim talanlarda darmadağın kadınlar Beyaz çarşaflara bu kan nerden damlıyor Ey toprağa tohum gibi savrulan er kişiler Gelin duvaklarına bu kan nerden damlıyor Ekmeğinin katığı salt özgürlük tutkusu Fukara sofralara bu kan nerden damlıyor Kulaklar sağır gözler kör yürekler mefluç mu Pusmuş insanlığımıza bu kan nerden damlıyor
Sayfa 42 - İz Yayıncılık 20.Baskı, 2021
Filistin
KRM
Kar dahi örtemiyorsa bu sızıyı; yağan zamandır, damlayan ise unuttuğumuz insanlığımızdır. Sahi, biz hangi ara bu kadar sustuk? 🕊️
Reklam
Usta Makasın İzinde
Sen dur burda ey insan Duy içinde tutuşan ormanı Ve yakıştırmasını bil üstüne ey ademoğlu Usta bir makasla biçilen toprağı. Ankara, Türkocağı, 1968
Sayfa 23 - İz Yayıncılık 20.Baskı, 2021
Arayanlar ve Bulanlar
KRM
usta bir elin sana biçtiği bu kutsal toprağı üstünde bir emanet gibi taşımayı becerebildin mi, yoksa sadece seyirci mi kaldın bu muazzam kumaşa? 🥀
​"Biz" Hangi Sokakta Kayboldu?
Anı Bizim ellerimiz vardı şimdi onlar nerede Kadife gibi okşardık çocuk yüzlerini şimdi onlar nerede Şehirde evler olurdu sıcak odaları olurdu evlerin Sığınacak yataklarımız olurdu bu bizim yatağımız derdik Bayram günleri donanırdık su gibi yumuşardı yüreklerimiz Camilere dolardık tüm olmaya ererdik Biz vardık şimdi o biz nerede.
Sayfa 19 - İz Yayıncılık 20.Baskı, 2021
Hayata Dair
KRM
Fark ettin mi, ellerimiz hâlâ var ama dokunuşlarımızdaki o kadife şefkat nerede? Başımızı koyacak yastıklarımız var da, bizi o eski güvenle uyutacak ev hissi nerede? 🥀
Bu Kitap Yanmaya Dair
8/10
·240 syf.·
2025 104. kitabı
Fatih Duman 'ın kalemi, asırlar öncesinden süzülüp gelen bir derviş nefesiyle buluştuğunda, okuyucuyu sadece bir metinle değil, bir gönül iklimiyle baş başa bırakıyor. " Aşk İnanmakla Başlar ," modern dünyanın telaşından yorgun düşmüş ruhlara, bir sığınak sunuyor. Bu eser, sıradan bir roman değil; aksine, Şeyh Sadi Şirazi 'nin Bostan ve Gülistan'ına uzanan, Mevlana Celaleddin-i Rumi 'nın coşkusunda demlenen ve Yunus Emre'nin duruluğunda arınan bir aşk öğretisi. Bu kitap, aşka yeni bir mana katmak isteyenlere, ruhunun kuytularında derin sırlar arayan gençlere ve hayatın çetrefilli yollarında yolunu yitirmiş her yorgun yolcuya tavsiye edilir. Öyle bir hediye ki, iç yolculuğuna yeni başlamış dostlara veya gönül yarasının izini süren aşıklara sunulmalı. Onu okumak için en münasip ortam, dünyanın gürültüsünden el etek çekilmiş, sadece fısıltıların duyulduğu bir gece vakti, tercihen bir sonbahar serinliğinde olmalı. Amber kokulu bir mumun titrek ışığı, sayfaların üzerine düşen her kelimeyi bir sır gibi aydınlatmalı. Bu kitap, Şem (mum/ışık) dilinden aşkı okurken yakabilir, o yüzden yanıp tutuşan ruha bir denge getirmesi için, soğuk bir gül şerbeti ile yudumlamak yaraşır. Fatih Bey'in anlatım dili, her zaman ki gibi beklentilerin çok ötesinde. O ne sadece sade, ne de sadece akıcı; bu dil, şiirsel ve bilgece. Bir dervişin ağzından dökülen bu kelimeler, bazen bir tebessümle gönlü yumuşatıyor, bazen de ağırlığıyla okuyucuyu düşünceye sevk ediyor. Üç farklı bölümde, üç büyük erenin diliyle aşka dokunması, anlatıma katmanlı bir derinlik ve eşsiz bir ahenk katmış. Hissettirdikleri, hüzünle karışık bir coşku, bir içsel heyecan. O hüzün, Pervane'nin kaçınılmaz akıbetinden; o coşku ise, aşkın yüceliğini yeniden hatırlamaktan geliyor sanırım. Fatih Duman, bizi aşkın sadece başlangıcına değil, aynı zamanda inanarak ve
Aşk’ın Hâlleri
Aşk İnanmakla BaşlarFatih Duman · Nesil Yayınları · 2020475 okunma
MURAT AYDIN isimli okura yanıt verildi
KRM
MURAT AYDIN Bey merhaba, ​Öncelikle vaktinizi ayırıp bu derinlikli ve zengin yorumu bıraktığınız için çok teşekkür ederim. Zikrettiğiniz isimler zaten edebiyatın ve düşünce dünyasının zirve noktaları. Bir okur olarak çıtanızı burada tutmanız ve Fatih Duman kalemiyle ilgili "yavan kalma" endişesi taşımanız çok anlaşılır ve haklı bir kaygı. Fatih Duman, metinleri ağır bir felsefi öğreti değil, o öğretinin estetik ve şerbetli bir dille romana, hikayeye dökülmüş halidir. Eğer bu kalemle tanışmak isterseniz, o yüksek çıtanızı hayal kırıklığına uğratmayacak bu kitap Aşk İnanmakla Başlar doğru bir başlangıç olabilir. Alternatif olarak, tasavvufi nefesi kurguyla çok iyi harmanladığı Sır: Aşıklar Ölmez veya Ene 'Sus Ey Nefsim' romanlarına da şans verebilirsiniz. Listelerimizin hep kabarık kalması ümidiyle, keyifli okumalar dilerim.
Kimin Müziğiyle Raks Ediyorsun?
9/10
·296 syf.·
2026 7. kitabı
Uyan Ey Milleti Merhume! Üç kıtada at koşturmuş, dünyaya nizam vermiş, fıtratı bayraklaştırmış ecdadın torunu... Sen ki bir zamanlar "Ya Allah" nidasıyla dünyayı titretirdin, şimdi cebindeki o üç kuruşluk cam ekranın esiri olmuşsun. Mustafa Merter yazmış: Hekaton'la Son Tango ... Yani o yüz kollu, elli başlı canavarı... Sanıyor musun ki o bir masal? Hayır.. O canavar bugün Netflix’tir, Instagram’dır, "izm"li dinlerdir.. Her bir koluyla senin bir kaleni zapt ediyor, haberin yok. Matt Walsh, "Kadın nedir?" diye soruyor da (#299165494) koskoca profesörler, allâmeler dillerini yutuyor. Neden? Çünkü idrakimiz etkisiz hale getirildi. Kadını "erkekleştirmek", erkeği "pısırıklaştırmak" projesini "özgürlük" diye yutturdular bize. Söyle bana, kadınlık ve erkeklik ilâhi birer âyet değil midir? Tanımların bittiği yerde kaos başlar. Sen tanımını kaybettin. Sen, Matrix’in karanlık dehlizlerinde celladına âşık kurbanlar gibi, fıtratının cenaze namazı kılınırken tango yapıyorsun. Bu ne gaflettir.. Hekaton’un neşteriyle ruhunu parçalıyorlar. Bilim diye önümüze koydukları o materyalist zihniyet, senin manevî kalbini "laboratuvarda göremiyorum" diye inkâr ediyor. Yahu, sen laboratuvar faresinden mi türedin ki her şeyini denkleme döksünler? Sen eşref-i mahlûkatsın. Ama sen, babayı evden kovarsan, anneyi "kariyer" yalanıyla evladından koparırsan, o yuva yıkılır. Yuva yıkılırsa vatan yıkılır. Barolarından medyasına kadar her yer zihin mühendislerinin eline geçmiş, nakış nakış senin kimliğini söküyorlar. Sen ise hâlâ "modernleşiyoruz" diye avunuyorsun. Modernleşmiyorsun, sömürgeleşiyorsun! Peki, ne yapmalı? Öyle kös kös oturup "ah, vah" etmekle olmaz! Evvela: O "Türk Hilal Duvarı"nı evvela zihninde, sonra evinde kuracaksın. Evladını gökkuşağı maskeli iblislerden, o
Aile
Hekaton'la Son TangoMustafa Merter · Ketebe Yayınları · 20251,210 okunma
Zehra isimli okura yanıt verildi
KRM
İnşa, ihya ve imar dertlisi yüreğine sağlık Zehra