Şiirler Sebeb Ey, Risaleler, Gelecek Zaman Risalesi

9,1/10  (147 Oy) · 
401 okunma  · 
190 beğeni  · 
3.142 gösterim
"Bir genç adam için şehrin ıstırabını, bozulmuş törenin, inançsızlığın, faziletsizliğin tepkilerini alışılmış düzenden yılgınlığı ve isyanı ve İslâm'da kurtuluşun güzelliğini, maddeden kaçışı, köye kasabaya kaçışı ısrarla anlatan şiirler..." Ahmet Kabaklı
"Barbar güçlerin, teknolojinin yıktığı, Tanrı'dan kopardığı insanın manevî kurtuluşunu arayan Sebeb Ey..." Behçet Necatigil
"Erdem Bayazıt'ın şiiri değil eski dindar şairlerinkinden, Mehmed Âkif'inkinden de çok farklı bir şekil ve üslûpla yazılmıştır..." 
Mehmet Kaplan

Elinizdeki kitap ünlü şairin Sebeb Ey, Risaleler ve Gelecek Zaman Risalesi adlarıyla yayınlanan eserlerini bir araya getiriyor. Böylece Bayazıt'ın okuyucusu şairin ilk üç kitabını topluca edinme imkanı buluyor. 
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2017
  • Sayfa Sayısı:
    208
  • ISBN:
    9789753550208
  • Orijinal Adı:
    Şiirler - Sebeb Ey, Risaleler, Gelecek Zaman Risalesi
  • Yayınevi:
    İz Yayıncılık
  • Kitabın Türü:

Şair, şiirlerinde sürekli ölümü anıyor. Özellikle risaleler bölümündeki ölüm risalesinde ölmeyi bir güzel özetlemiş şair.
Ölüm hakkında “duymak kolay, anlatmak değil” diyen şairin anlattıklarından, ölümü biraz duyar gibi oluyoruz. Kitabında ölümü anlatmış;

“Ölüm bize ne uzak bize ne yakın ölüm

ölümsüzlüğü tattık bize ne yapsın ölüm”

Bir gün olup da öleceğini, herkes biliyor... Bu sırrın kapılarından birini şair bize altmışlı yaşlarında ifade ederek, “şu zaman çıkmazında alıp beni bir altmış yaşa bağlıyorsunuz” demiş.

Risaleler kısmında ise tabiat, aşk, savaş, ölüm risaleleri var. Bunlar apayrı konular değil elbet; savaş risalesinde aşktan, tabiat risalesinde ölümden de bahsedilmiş.
Şairin beni fazlaca etkileyen bir şiiri de “sana, bana, vatanıma, ülkemin insanlarına dair” adlı şiiridir.


Bu uzun ve destansı bir tarzda yazılan şiirinde şair, insanlar arasında bir gezintiye çıkıyor sanki. Evladını kaybeden annelerden, hastane koridorlarından, apartman odalarında büyüyen çocukların bilemeyeceğini baharlardan, yazdan, güzden, havalardan ve memleket havasından bahsediyor.