Sebeb Ey: Bir Şairin Vahiyle Dalgalanan Dizeleri
Erdem Bayazıt, 1939 Kahramanmaraş doğumlu bir "şehir şairi" olarak, Türk edebiyatının manevi damarlarından birini temsil eder. Tıp eğitimi alırken kalemini kuşanan Bayazıt, Sezai Karakoç'un izinden giderek, İslamî tefekkürle yoğrulmuş bir şiir evreni kurmuş; "Yedi Güzel Adam"ın o sessiz fırtınası, 1980'lerin darbesinde hapsedilmiş, ama dizeleriyle özgür kalmış. Sebeb Ey (1984, Yağmur Dergisi Yayınları), onun en olgun meyvelerinden: 120 sayfalık bu şiir kitabı, adını Bakara Suresi'nin "Sebeb eyyühe'llezine âmenû" (Ey iman edenler!) hitabından alır. Bayazıt, burada bir şair değil, bir müezzin: Vahyin çağrısını, modern insanın yalnızlığına bir ezan gibi salıyor. Kitap, üç ana bölümden akar: "Sebeb Ey" (çağrı şiirleri), "Yolcu" (yolculuk temalı dizeler) ve "Şehadet" (tanıklık marşları). Bu, sadece lirik bir demet değil; ümmetin nabzını tutan bir manifesto, Kudüs'ün hasretini Anadolu toprağına seren bir dua.Kitabın açılışı, "Sebeb Ey" ile bir tokat gibi iner: "Ey iman edenler! Rabbinizden korkun" emri, Bayazıt'ın kaleminde bir isyan olur. Şair, Mekke'nin taşlarını, Medine'nin hurmalarını dizelere taşır; faiz ayetlerinin zulmünü, cihatın çağrısını bugünün tüketim tapınaklarına uyarlar. "Riba'nın gölgesinde solan gül" imgesi, kapitalizmin ruhsuzluğunu deşer – Seyyid Kutub'un tefsirlerini andıran bir keskinlikte. İkinci bölüm, "Yolcu", Bayazıt'ın seyyah ruhunu yansıtır: Hicret yolunda bir deve gibi sarsılan benlik, "Kervan yollarda, yıldızlar rehber" diye fısıldar. Burada, Erdem'in Maraş sokaklarından Filistin çöllerine uzanan bir köprü var; anne hasretiyle Peygamber özlemi iç içe, "Annemin duası, Resul'ün nuru" gibi dizelerle yürek yakar. Üçüncü kısım, "Şehadet", kitabın zirvesi: Bayazıt, tanıklığı bir "kalkan" yapar; zulme