Fatih Duman 'ın kalemi, asırlar öncesinden süzülüp gelen bir derviş nefesiyle buluştuğunda, okuyucuyu sadece bir metinle değil, bir gönül iklimiyle baş başa bırakıyor. " Aşk İnanmakla Başlar ," modern dünyanın telaşından yorgun düşmüş ruhlara, bir sığınak sunuyor. Bu eser, sıradan bir roman değil; aksine, Şeyh Sadi Şirazi 'nin Bostan ve Gülistan'ına uzanan, Mevlana Celaleddin-i Rumi 'nın coşkusunda demlenen ve Yunus Emre'nin duruluğunda arınan bir aşk öğretisi.
Bu kitap, aşka yeni bir mana katmak isteyenlere, ruhunun kuytularında derin sırlar arayan gençlere ve hayatın çetrefilli yollarında yolunu yitirmiş her yorgun yolcuya tavsiye edilir. Öyle bir hediye ki, iç yolculuğuna yeni başlamış dostlara veya gönül yarasının izini süren aşıklara sunulmalı.
Onu okumak için en münasip ortam, dünyanın gürültüsünden el etek çekilmiş, sadece fısıltıların duyulduğu bir gece vakti, tercihen bir sonbahar serinliğinde olmalı. Amber kokulu bir mumun titrek ışığı, sayfaların üzerine düşen her kelimeyi bir sır gibi aydınlatmalı. Bu kitap, Şem (mum/ışık) dilinden aşkı okurken yakabilir, o yüzden yanıp tutuşan ruha bir denge getirmesi için, soğuk bir gül şerbeti ile yudumlamak yaraşır.
Fatih Bey'in anlatım dili, her zaman ki gibi beklentilerin çok ötesinde. O ne sadece sade, ne de sadece akıcı; bu dil, şiirsel ve bilgece. Bir dervişin ağzından dökülen bu kelimeler, bazen bir tebessümle gönlü yumuşatıyor, bazen de ağırlığıyla okuyucuyu düşünceye sevk ediyor. Üç farklı bölümde, üç büyük erenin diliyle aşka dokunması, anlatıma katmanlı bir derinlik ve eşsiz bir ahenk katmış.
Hissettirdikleri, hüzünle karışık bir coşku, bir içsel heyecan. O hüzün, Pervane'nin kaçınılmaz akıbetinden; o coşku ise, aşkın yüceliğini yeniden hatırlamaktan geliyor sanırım.
Fatih Duman, bizi aşkın sadece başlangıcına değil, aynı zamanda inanarak ve
Aşkı görüp, onun sesini işitebildin mi? Zira aşk onu işitecek kulak arıyor, aşk ismini söyleyecek dudak arıyor. Aşk seni arıyor, ama bilmiyorsun.
Aşk olsun...
Kitaba Dair Notlar:
#288547624