Etrafımda nasıl kazandıklarını ya da nasıl kaybettiklerini merak ettiğim insanlar vardır.
Bazıları ortanın altında bir zekâya sahiptirler. Yaşadıkları dünyaya ilişkin bilgileri de yeterli değildir. Buna rağmen Allah (cc) onlara adeta" yürü ya kulum " demiştir ve hiç ummadıkları yerlerden kazançlar elde ederler. Sebebini araştırdığınızda iki özellikleriyle karşılaşırsınız:
"Dürüstlük ,bir de kıskançlıktan arındırılmış temiz duygular."
....
Bunların karşısında zeki, gayretli, bilgili ve birikimli hatta son derece dindar, helâli haramı bilen, kimsenin hukukuna zarar vermeyen nice insanlar görmüşümdür ki, zarardan zarara, iflastan iflasa gitmişlerdir. Başlangıçta bu tür insanlar beni çok düşündürmüştür. Nasıl olur ,sermayeleri var, zeka, akıl ve bilgi seviyeleri yeterli ama buna rağmen tuttukları taş oluyor?
Nihayet bu durumun en büyük sebeplerinden birinin; "Duygulara hakim olamamak ya da duygu yönetimini becerememek olduğu kanaatine vardım."
Ebu Zür'a'nın sözü:
"Ahmed b. Hanbel'e, 'Mutasım'ın kılıcından ve Vasık'ın kırbacından nasıl kurtuldun?' diye sordum ,bana dedi ki:
"Eğer dürüstlük bir yaranın üzerine konabilse yara bile iyileşir. "
Ilk sufilerden Imam Muhasibi tasavvuf öğütlerini içeren risalesinde şunları söyler:
" Her hâl ve şartta doğru ve dürüst ol ki, sonunda kazançlı çıkasın. Fuzûlî işlerden uzak dur ki, selamette olasın.
Çünkü dürüstlük iyiliğe (birr'e) götürür. Iyilik de Allah 'ın rızasına.
Yalan, günahlara götürür. Günahlar da Allah'ın gazabına. "