Moonlia Sun

10/10
·228 syf.·
2024 36. kitabı
Serinin ikinci kitabında hikayemiz hız kesmeden devam ediyor. Alcatraz, büyükbabasını bulmak ve yardım etmek için İskenderiye kütüphanesine doğru yola çıkıyor. Bu macerada kendisi, arkadaşları ve babası hakkında da yeni şeyler öğreniyor. Kitap birincisinde olduğu gibi hızlı bir şekilde okunuyordu. Yazarın eşsiz anlatımı ve komik dili ile kurgunun ilerleyişi çok güzel bir uyum içindeydi. Kitabın bazı yerlerinde yazarın hikayeyi kesip başka şeylerden bahsetmesi benim oldukça beğendiğim bir durum. O kısımlar bana ayrı bir keyif veriyor. Brandon Sanderson'u ilk kez okuyacak kişiler (benim gibi) bence bu seriden başlamalılar. Çünkü diğer kurgularına göre daha kolay adapte olunabilir ve daha rahat okunabilen bir seri olduğunu düşünüyorum. Hız kesmeden üçüncü kitabını okumak istiyorum. Çünkü seri kendisini okutan ve elinizden bırakamadığınız bir seri (tabii ben bir türlü fırsat bulamadığımdan yaklaşık bir ayda bitirdim ama neyse fhfhddbdb). Biraz da karakterlerden bahsedersem: Alcatraz'ın bu kitapta kendisine olan güvenin biraz olsun artmasını gördüğüme sevindim. Ben, Alcatraz'ın zeki ve yaratıcı olduğunu düşünüyorum. Umarım ilerleyen kitaplarda bunu daha çok görürüz. Bastille ise bu kitapta kendine olan güvenini biraz kaybetmişti. İlerleyen kitaplarda bunu geri kazanmasını ve kendine uygun olan bir yol çizmesini görmek isterim (kendisi en sevdiğim karakter çünkü). Bastille'in annesine gıcık oldum. Bastille'e karşı davranışları beni sinir etti, sanki kendisi çok bir şey yapabilmişti de kızını eleştiriyordu. Avusturalya karakteri geri planda kalan bir karakterdi, çok görmedik. Genel olarak çok bir şey söyleyemeyeceğim o yüzden (biraz saf olduğunu düşünüyorum ama). Kaz karakterini de sevdim. Özellikle kısa insanlar için olan maddeleri çok mantıklıydı (ben uzun bir insanım ama
Alcatraz Kötü Kütüphanecilere Karşı 2-Katibin KemikleriBrandon Sanderson · Akılçelen Kitaplar · 2017263 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
10/10
·184 syf.·
2024 21. kitabı
Mao Mao, insan kaçakçıları tarafından kaçırılıp hareme hizmetçi olarak getirilir. Mao Mao'nun tek istediği dikkat çekmeden burada yaşamını sürdürmektir. Ancak cariyelerin çocuklarının anı ölümleri eski bir şifacı olan Mao Mao'nun dikkatini çeker. Bunun sonucunda hayatı Mao Mao'nun istediğinin aksine seyreder. Harem ağası Jinshi onu zehir tadıcısı olarak işe alır. Bundan sonra Mao Mao'yu pek çok şey bekler. Bu seriyi internetten okuyup güncele gelmiştim. Basıldığını görünce hiç düşünmeden aldım. Mao Mao mükemmel bir karakter. Hem zeki hem de deli. Tam benim sevdiğim karakterde biri yani. Diğer karakterler de oldukça güzeller. Özellikle Jinshi. Mao Mao ile olan etkileşimleri çok güzel. Hikayenin belli bir kısmını bilsem de sonraki ciltler için de sabırsızlanıyorum. Bu tarz gizem ve komedi türünden hoşlanan herkesin seveceği bir seri. Ayrıca animesini de öneririm. Umarım hızlıca basarlar
Şifacı Günceleri - Cilt 1Natsu Hyuuga · Athica Yayınları · 2024527 okunma
Aynadan Geçen Kız Serisi -1 KIŞ NİŞANLILARI
10/10
·416 syf.·
2024 20. kitabı
"Bir çift el olmadan önce ben buyum. Ben Aynadan Geçen Kızım." Kış Nişanlıları, kapak tasarımı ve konusunun ilgimi çekip aldığım bir kitaptı. Kitabı alırken severim demiştim ama bu kadar beğeneceğimi düşünmemiştim. Kitap, bildiğimiz Yerküre'nin "Kırılma" olayı sonucu bütünlüğünü kaybedip dört ana kemere ayrıldığı bir zamanda geçiyor. Kemerlerin hepsi zamanla gelişip farklılaşmışlar. Her ana kemerin de kendine ait bir ata ruhu var. Ana karakterimiz Ophélie; Anima isimli kemerde yaşayan, her yerden fırlayan kıvırcık saçları olan ufak tefek, gözlüklü, kendi halinde olan biri. Bakıldığında sıradan görünen bu kızın çok etkileyici yetenekleri var. Ophélié, nesnelere dokunduğunda onların geçmişini okuyabilir ve aynalardan geçebilir. İşte bu kızımız kendince yaşarken ailesinin onu başka bir kemerden olan Thorn ile nişanladığını öğrenir. Bundan böyle Ophélie'nin hayatı tamamen değişir. Bu yeni yerde entrikalar, ihanetler ve iki yüzlü insanlarla tanışır. Bunlar Ophélie'nin kendini ve gücünü fark etmesini sağlar. Kitabı derslerim nedeniyle on günde bitirsem de bana göre hızlı okunan bir kitaptı. Kitabı okurken Hayao Miyazaki'nin filmlerini izliyormuşum gibi hissettim. Kitabın dili de keyifliydi. Sıkmayan ve ruhunuzda hoş bir his bırakan bir dili vardı. Kitap kurgu bakımından da keyifliydi. Okurken sayfaları merakla ve heyecanla çevirdim. Bölümler çok kısa değildi ama sıkacak kadar da uzatılmamıştı. Sonlara doğru sinirlendiğim ve şaşırdığım olaylar oldu kitapta. Ophelié ve Thorn'un ilişkisini okurken kendimi ordan oraya attım. Thorn'un ayılığını okumak beni eğlendirdi. Yavaş yavaş kıza değer vermesi ve hislerinin artmasını görmek çok güzeldi. Umarım diğer kitaplarda bu daha da yoğunlaşır. Ve baş karakterimiz Ophélie'ye BAYILDIM. İlk bakıldığında çok etkili bir karakter gibi
Kış NişanlılarıChristelle Dabos · İthaki Yayınları · 2024184 okunma