-Bu anı hafızana kazımanı istiyorum. Bir dakika dur ve içinde ne güzellikler olduğunu keşfet ve bunu özümse. Pembeleşmiş yanakların. O dolgun ve diri memelerin. Sütun gibi bacakların. Arzu ve şehvetle yanıp kavrulan bakışların. Bu sensin, bunu asla unutma, inanılmaz derecede seksi ve şehvetli bir yaratıksın. Hayatımda hiç kimseyi senin kadar arzulamadım. Sözlerinin ne kadar gerçek olduğunu en az arkamda kabarmış erkekliğinin gücü kadar derinden hissedebiliyorum.
Üzerinden buharlar çıkmakta olan bedenlerimizin erotizmin doruklarındaki şu hali aynadan öyle bir cinsel enerji yansıtıyor ki, belki de ben enfes bir orgazmın doruklarına daha biraz önce tırmandığım ve yavaş yavaş bu esriklikten sıyrılmaya başladığımdan, bunu daha da içten hissediyorum.
Erekte olmuş, erkekliği uyanmış şu haliyle Jeremy dayanılmaz bir çekicilikte. Aynanın karşısında mum ışığında çırılçıplak halimiz, şehvetimizi daha da kabartarak bizi hiç tahmin edemeyeceğim kadar duygusal bir hale getiriyor.
Sonra o güzel noktamı, klitorisimi buluyor ve bedenimde yeni sarsıntıları ateşliyor, özsularım birbirine karışırken aklım tamamen yitip gitmiş bir halde tarifsiz titreme nöbetlerine savruluyorum. Biraz önce ağzımdan çıkan kelimelerin ne anlama gelebileceği ve sonuçlarının ne olabileceğini bir an bile düşünmeden, açgözlülükle kendimi onun itinayla kurguladığı, kolladığı ve son tahlilde kontrol ettiği şehvetin kanatlarına bırakıyorum.
-Ne istersen yaparım... Bu hafta sonu. Ne istersen... Ben bunları söyler söylemez, parmakları vajinamın derinliklerine dalıyor ve ben bedenimin deliler gibi, umarsızca, tamamen arzuladığı orgazma ulaşıyorum. Boğazımdan vahşi bir çığlık yükseliyor...
Diğer eliyle gayet nazik ve dikkatli bir şekilde vajinamı derinlemesine araştırırken, aslında en çok dokunmasına ihtiyacım olan yeri özellikle es geçiyor. Ne yaptığını bilen parmaklar.