Fikriye üvey babam Ragıp Bey'in kardeşinin kızıydı, çok genç yaşta bir yıl bile sürmeyen bir evlilik yapmıştı. Annem bir buna takılırdı, bir de Fikriye'nin ablasının veremden öl. mesine. Bana hem dul hem de verem mikrobu taşıma ihtimali yüksek birini layık göremedi bir türlü.
Halbuki Fikriye annemin etrafında pervane olurdu Babasının özenle yetiştirdiği, Fransızca hocalarından lisan müzik hocalarından piyano ve ut çalmasını öğrenmiş, sesi de kendi gibi güzel, kocaman siyah gözlü, ince-uzun, hayal gibi bir genç kadındı