Hatırlıyorum, Latife benim için, "Fidan veya çocuk fark etmez, boy atmakta olan her şeyi çok sever ve hemen sahiplenir, demişti. Haklıydı, ben çocukları da, fidanları da çok severim se özellikle büyüme çağlarında gözüm gibi bakarım onlara ki çocuklar doğru değerlerle, fidanlar ise güçlü kuvvetli yetişsin, hiçbir firtınada yıkılmasınlar.
Madem öyle, eh ben de biraz doktor sayılırım, az dert dinlemedim! Sadece manevi çocuklarımınkileri değil, yakınlarımın, etrafımdakilerin, çalışanlarımın dertlerini de sanki bir doktormuş gibi dinleyip çare bulmaya çalışmadım mı?
Muhtemelen o geveze iç sesimle konuştum çünkü hayatım boyunca susmak bilmedi zaten.
Hep bir şeyler fisıldayıp durdu kulağıma. Çogu zaman dınledim iç sesimi, özellikle savaşlarda hep doğru yönlendirdi beni.Bazen de dinlemedim, yaramaz çocukların annelerinin öğütlerinden bıkmaları gibi, sussun, beni kendi halime bıraksın istedim.