Gölgesi yere düşmeyen incecik, tül gibi bulutlara bakarak "Ey Hüdâ" dedi.
"Bilirim ki kader yazılmış, defteri dürülmüş kaldırılmış, mürekkebi de kurumuştur. Ama her an yaratma halinde olan da Sensin. Öyleyse Sen yazılmış kaderleri bile geri çevirirsin. Benim kaderim işte az önce geldi, karşıma dikildi. Çevirme benim kaderimi geri. Onu bana çok görme."
"Kendisine bir şey olduğunu, bir şeyin ona isabet ettiğini anladığında üzerinden an bile geçmemişti. Ama sanki asırlardan beri hep öyleydi. Aşkın sebebi yok zamanı var. An geldi."