Hayran olduğunuz, en küçük isteklerini bile karşılayıp mutlu etmek, olabilecek bütün sevinçleri tattırmak istediğiniz, şu dünyanın onuruna ayak uydurmak üzere umutsuzluğa gömdüğünüz adamın diz çökerek, yalvararak, tutkulu bir öfkeyle istediklerine ömür boyu karşı durulabilir, savaşılabilir, hayır olmaz denebilir mi beyefendi?
Sonunda sevgilim oldu. Nasıl oldu bu iş? Biliyor muyum? Bilinir mi bu gibi şeyler? İnsan denen iki yaratık birbirlerine böyle karşılıklı sevdayla itiliyorsa başka türlü olabilir mi sizce?
Çok varlıklı bir evdeydim. Şatafatlı ama yalın oda, duvar gibi kalın kumaşlarla kaplıydı; bu kumaşlar öyle yumuşak ve sessizdi ki, bakarken insanın gözünü okşuyor, sözler içlerine giriyor, gözden yitiyor, can veriyordu sanki.
Daha ilk anda birbirlerini anlayıp değerlendirdikleri için, tam bir dostluk içinde yaşadılar. Birbirlerinden hiçbir şey gizlemiyor, en özel düşüncelerini bile birbirlerine anlatıyorlardı. Leuillet şimdi artık eşini dingin, güvenli bir aşkla, eşiti ve sırdaşı, sevecen, kocasına yürekten bağlı bir can yoldaşı gibi seviyordu.