Gezgin Satıcı

Guy de Maupassant
Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 32 dk.
Sayfa Sayısı:
160
Basım Tarihi:
Mart 2009
İlk Yayın Tarihi:
1900
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Orijinal Adı:
Le Colporteur
ISBN:
9789944885713
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Guy de Maupassant
Puan vermedi·160 syf.··
2019 76. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 20 Ekim 2019 00:16
Başta Guy de Maupassant'la tanışmama vesile olan caaanım (çirkin) arkadaşım Feda Murat Gözgöz e teşekkürler. ( Bu arada kitabını evde unuttum :) ) Kitap kısa öykülerden oluşuyor. Genel olarak öykü okumakta zorlanan biriyim, tam konuya hakim olacağım yahut içine atacağım kendimi hoopp bitiveriyor. Maupassant'ın öykü yazma şekli bir tuhaf, devamını beklerken bir cümle ile her şeyi bitirip pat diye ortada bırakıyor insanı. Kimi zaman güldüren, çoğu kez acıyla gülümseten bir kitaptı. Öykü meraklılarına iyi okumalar ! *Siz anlayabiliyor musunuz, bir insanın ömür boyu, nereye olursa olsun, tek başına bir yere kapanacak, düşünecek, düşüncelere dalacak, çalışacak, düş kuracak zamanı olmamasını ?
Edebiyat
Gezgin SatıcıGuy de Maupassant · İş Bankası Kültür Yayınları · 2009543 okunma
Ölüm ve ölümüne
Puan vermedi·160 syf.··
2023 6. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2023 02:18
Maupassant okurları çok iyi bilir, öykücüdür o. Çoğunlukla eserleri öykü kitabıdır, Gezgin Satıcı da öykü kitaplarından birisi. Hüznün adamıdır, öyküleri hep mutsuz, iç karartıcıdır; zaten dünyada da kaç mutlu sonlu hayatlar var ki? Varolanı gösterir hayatta,olduğu gibi... Öykülerinin konusu: Ölüm, küçük burjuvalar, ölüm, yoksulluk, ölüm, haksızlık, ölüm,köylüler, ölüm, memur hayatı, ölüm, hastalık, ölüm, ölüm, ölüm,ölüm, öl..... Ölümle alıp veremediği birşey var. Bu kadar ölümden bahsetmesinin nedeni ne derken hayatını okuyun herşey normal (Gördüğüm kadarıyla aile, sosyal, ekonomik sorunları yok), iyi ilerlerken devamlı baş ağrısı hallüsinasyonlar. Yıllar sonra intihara kalkışması, kurtarılıp hastaneye yatırılması ve bir yıl içindeki ölümü.
Edebiyat
Gezgin SatıcıGuy de Maupassant · İş Bankası Kültür Yayınları · 2009543 okunma
6/10
·160 syf.··
2018 121. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Kasım 2018 21:35
Bir öykü kitabı. Ama öyküleri bana çok sade geldi . Okurken biraz sıkıldım . Romandan sonra öyküye geçmekten kaynaklanıyor olabilir ama gerçekten çok sıradan geldi . İçinde çok beğendiğim bir kaç öykü var tabii ki. Kötü de diyemeyeceğim. Ama beklentim daha yüksekti.
Gezgin SatıcıGuy de Maupassant · İş Bankası Kültür Yayınları · 2009543 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2022 4. kitabı
L.N.Tolstoy’un “…sayıları az olmakla birlikte,Maupassant gibi bir başka tür insan daha vardır ki,bunlar her şeyi kendi gözleriyle,içerdiği önemi ve anlamıyla,olduğu gibi görürler.” diyerek cesaretlendirdiği, yazarımızın akıl danışmanı,koruyucusu Gustave Flaubert’te şiirlerinin yetersiz olduğunu söyleyip öykü ve roman yazmaya teşvik etmiştir. : Bu iki duayen sayesinde naturalizm edebiyat akımına bağlı Fransa’nın en büyük hikaye yazarlarından biri olmuştur. : Gazetelerde yayımlanan öykülerini ölümünden sonra Gezgin Satıcı (Le Colporteur) başlığı altında bir kitapta toplanmıştır. : 20 hikayede yaşadığı dönemi ve dini eğitimi,çevre baskısını göz önünde bulundurursak ahlaki konular üzerinden işleyip evlik kavramını,terk edilme duygusunu, kaygıyı, kadınla erkek arasındaki eşitsizliği, en büyük salgın hastalık saydığı savaşı anlatıyor. Çoğu hikayelerinde bir çok insanın başına gelmiş,gelebilecek olayları okurken“benim başıma gelse ne yapardım ?”sorusuyla baş başa kalıyoruz. : Maupassant sade bir dil kullanıp insan betimlemelerine ağırlık vermiş ama okuyucusunu kesinlikle sıkmıyor.Yalnızca kadınlar üzerine görüşleri hoşuma gitmedi ama yukarıda dediğim gibi dönem farkı‍️okuduğunuzda ne demek istediğimi anlayacaksınız diyerek hepinize önyargısız günler diliyorum ‍️
Gezgin SatıcıGuy de Maupassant · İş Bankası Kültür Yayınları · 2009543 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2022 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Mart 2022 21:18
Olay öyküsünün babası Maupassant'la kavgamız bitti. Uçsuz bucaksız betimlemeleri beni yorsa da "İlk Kar, Bir zamanlar, Dehşet verici, Tik, Uyarı Çığlığı ve Latince sorunu" başlıklı öyküleri heyecan verici düzeyde güzeldi. Çoğu öykü ahlaki değerler ekseninde yazılmış. Maupassant'ın aynı dönemde yazdığı Çehov'la birlikte kadınlarla bir sorunu olduğunu düşünüyorum nedense :) Sürekli bir "aldatan kadın" figürü var öykülerde. Yaşadığı olumsuz deneyimler mi 1800'lü yılların Fransa'sının üzerinde bıraktığı ağır yükler mi onu böyle yazmaya itti bilemem tabii. Bir zamanlar öyküsünde torununa evliliğin sadece kurumsal bir varlık olduğunu, aşkınsa sürekli devam eden bir duygu olduğu üzerinden sözler söyleyen babaanne karakteri gerçekten akılda kalıcı idi. Anakronizme düşmemek için kendimi tutsam da bizim kültürdeki babaannelerin kulaklarını çınlatmadım değil. Çünkü babaanne evlilik gibi kutsal bir kuruma- torununa göre- öyle laflar ediyor ki, genç torun bile dayanmayıp " sus artık!" diyor ona. Bu şaşırtmacalı hal okura dudak büktürse de söylediklerinde haksız mı babaanne pek de değil galiba. Okuru kendi ahlaki değerleri ile de bir çatışmaya davet ediyor Maupassant. "İlk Kar" öyküsü de gerçekten kayda değerdi. Sürekli üşüyen kadın karakterin kocasından kalorifer istemesi, kocasınınsa bu isteği reddedip "geldiğinden beri bir kere bile öksürmedin" demesiyle çok üşümesine rağmen kendini karlara, buzlara bırakan hasta olması be Güney'de geldiği memleketine geri dönmemesi ve kocasıyla mektuplaşmalarına şahit oluyoruz. Burada kadına üzülmeden edemiyorsunuz, kişinin "üşüdüm" demesine inanılmazken, gerçekten öksürmesine dair inanç gösteren erkek karakteri ile kitap boyunca yüklendiği kadınlardan özür mü diliyordu acaba Maupassant? Kim bilir belki...
Gezgin SatıcıGuy de Maupassant · İş Bankası Kültür Yayınları · 2009543 okunma
6/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2017 146. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 13 Ağustos 2017 00:48
Maupassant'ın bu kitabında terk edilme duygusu, kaygı, kadınla erkek arasındaki eşitsizlik, en büyük salgın hastalık saydığı savaş öyküleri yer alıyor. Kimi zaman güldüren, çoğu kez acıyla gülümseten öykü meraklılarına iyi okumalar !
Gezgin SatıcıGuy de Maupassant · İş Bankası Kültür Yayınları · 2009543 okunma
Puan vermedi·157 syf.··
2021 20. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 14 Mart 2021 23:12
Kimi zaman kendi adıyla da anılan olay hikâyeciliğinin en önemli temsilcisi olan Maupassant'ın hikâyeleriyle sonunda tanışmış oldum. İçerisinde pek çok farklı konuda güzel öyküler vardı ve genel olarak beğendiğimi söyleyebilirim. Fransız toplum yapısı, savaş, aşk, kadın erkek arasındaki ilişkiler ve eşitsizlikler, hayata ve hayattaki pek çok konu ve duruma karşı farklı bakış açıları gibi pek çok konuda birbirinden güzel öyküler vardı. Mekân ve insan betimlemeleri de her öyküde göze çarpan bir diğer unsurdu. Maupassant okumalarım devam edecek...
Gezgin SatıcıGuy de Maupassant · İş Bankası Kültür Yayınları · 2009543 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2024 60. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 03 Ağustos 2024 03:26
Bir kaç kısa hikayeden oluşuyor. Kitapta yer alan en sonuncu hikaye çok iyi onun dışındakiler sıradan. Okunmasını tavsiye ederim ama varsa bildiğiniz okurken keyif ve bilgi alacağınınızı düşündüğünüz bunun yerine onu okuyun derim. Puan 10/5
Gezgin SatıcıGuy de Maupassant · İş Bankası Kültür Yayınları · 2009543 okunma
Gezgin Satıcı
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2019 114. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Aralık 2019 01:18
Öykü yazmak başka bir ustalık ister. Sait gibi Gogol gibi bir kaleme sahip olmanız gerekir. Bu özelliklere sahip yeni kalem keşfettim Guy De Maupassant. Fransızlardan çok iyi yazarlar çıktı ve bunların çoğu dünya klasmanında yer aldı. Hepsi romancıydı ama Guy de Maupassant öykücü ve bence dünyanın en iyi öykücülerinden. Öykü kısa bir tür olsa da çok zor bir türdür. Çünkü kısa vadede çok şey anlatmanız gerekir. Yani az laf çok iş prensibini iyi uygulamanız gerekir. En önemli olan şey ise duygunun iyi bir şekilde aktarılmasıdır. Maupassant'ın kalemi bütün bu kriterleri karşılıyor. Yazarın öyküleri o kadar yalın ve güzel ki öykü türüne yeni başlamış bir okur için en iyi seçenektir. İçerik kısmına zaten bayıldım.Vermek istediği mesajlar o kadar isabetli diyorsunuz ki evet bu olgu böyle olmalı gereken bu. Yazar toplumsal sorunlara parmak basan öyle güzel öyküler kaleme almış ki kanımca her bireyin okuması gerekir. Toplumun çekirdeği olan aile yapısının kurulması ve bu yapı kurulurken ilişkilerin nasıl olması gerektiğinin altını çizen öyküler en iyileriydi. Bir birey önce kendi öz gelişimine önem vermeli. Herkes böyle yaptıkça ailenin temelini oluşturan çiftler daha sağlıklı olacaktır. Saygı ve sevgi çerçevesinde olması gereken bir şekilde aileyi oluşturan çiftler olursa toplum refah bir ortama kavuşabilir. Her şey insanda başlar ve insanda biter. İnsan ne kadar gelişmişse toplum o kadar iyi yükselir... Kendi öz gelişiminiz ve hayatınıza daha nitelikli insanlar alabilme yeteneğine sahip olmak için Maupassant okuyun...
Edebiyat
Gezgin SatıcıGuy de Maupassant · İş Bankası Kültür Yayınları · 2009543 okunma
8/10
·160 syf.··
2021 16. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2021 23:39
Mauppassant'ın hikayelerinin Gezgin Satıcı ismiyle toplu olarak yayınlandığı güzel bir kitap. Hikayeler oldukça kısa, anlatım oldukça sade. Genellikle ahlaki konular işlenmiş hikayelerde. Işin ilginç yanı neredeyse bütün hikayelerde evli insanlar eşini aldatıyor. Hatta bir hikayede büyükanne, torununa; insanların eskiden birbirini aldattığını, şimdilerde ise sadakat, sonsuz bağlılık gibi saçmalıklara inanıp bu eğlencelerden mahrum kaldığına dair dert yanıyor ve torunu şaşıp kalıyor. Büyükanne bir insanın hayatı boyunca sadece birini seveceğine, ona bağlı kalacağına inanmıyor. Bunu ise güzel ve anlamlı bir şey olarak yorumluyor Başlarda yazar karşıt fikirleri, olumsuz durumları göstererek doğruyu bulmamız konusunda bizleri teşvik ediyor falan diye düşündüm açıkçası. Ama sonunda evliliğe karşı olduğunu daha doğrusu evliliği genel kanının çok dışında yorumladığını anladım. En azında ben öyle sanıyorum. Merak edip hayatını araştırdım ve mutsuz bir evlilik hayatı yaşayıp boşanmış, bu düşünceyi doğrulayabilecek nitelikte bir kanıt. :) Bunlar dışında gerçekten anlamlı, düşündüren, sorgulatan, keyifli hikayelerdi genel olarak; tavsiye ederim.m
Gezgin SatıcıGuy de Maupassant · İş Bankası Kültür Yayınları · 2009543 okunma

Yazar Hakkında

Guy de MaupassantYazar · 56 kitap
Doğalcılık akımına bağlı Fransız öykü ve roman yazarıdır. Öykü alanında Fransa'nın en büyüklerindendir. Parisli bir borsa oyuncusunun oğlu olarak 5 ağustos 1850'de Dieppe kenti yakınlarındaki Miromesnil şatosunda dünyaya geldi. Guy de Maupassant, burada Normandiya bölgesini ve köylülerinin yaşamını yakından tanımak fırsatını buldu. İlk eğitimini Kilise'den aldı. 13 yaşında gönderildiği İlahiyat okulundaki yaşama ısınamadığı için kurallara aykırı davrandı. Böylece kendisini okuldan kovdurdu. Öğrenimini Rouen lisesinde tamamladı. 1869'da Paris'te hukuk okumaya başladı. Fransa ile Almanya arasında savaş çıkması üzerine öğrenimine ara verdi. Gönüllü olarak savaşa katıldı. 1870'de seyyar jandarma birliğinde asker oldu. Maupassant, o dönemde tanığı olduğu olayları, yaşadıklarını, gözlemlediklerini daha sonra kaleme aldığı birçok öyküsünde anlattı. 1871'de terhis olduktan sonra Paris'te hukuk öğrenimini sürdürdü.Babasını yardımıyla Donanma Bakanlığı'nda bir iş buldu. Atlet yapılıydı, iyi yüzer ve kürek çekerdi; yalnız aklı denizcilikte değildi; yazar olmak istiyordu. 1879'da da Eğitim Bakanlığı'na geçti. Canlı ve taşkın bir kişiliği olan Maupassant, hayatın zevklerine ve çalışmaya aynı coşkuyla sarılmıştı. Şair Louis Bouilhet, onun ilk şiir denemelerini teşvik etti. Yaşamını kazanmak için çalışmaya başladığı Bakanlıklarda bürokrasi dünyasını tanıdı. Böylece bürokratların bulunduğu ortamı gözlemlemek fırsatını buldu.  Maupassant'ın yazarlık hayatı, 1871'den sonra başladı. Şiirler yazdı (Le Mur, Au Bord de l'Eau). 1871 ile 1880 arasında, özellikle, annesinin çocukluk arkadaşı romancı Gustave Flaubert'in etkisinde kaldı. Flaubert, Maupassant'ı iyi bir yazar olarak yetiştirmek için çok çalıştı. Ona gerçeği değişik bir bakışla gözlemlemeyi, yalnız gördüklerini ve duyduklarını yazmayı öğretti. İlk yazdıklarını okuyup düzeltti. Flaubert, onu Emile Zola, Ivan Turgenyev, Edmond de Goncurt ve Henry James gibi ünlü yazarlarla tanıştırdı. Flaubert'in 1880'de beklenmedik ölümü, Maupassant'ı çok derinden etkiledi. 1880'de, Flaubert'in ölümünden bir ay önce, aralarında Emile Zola'nın da bulunduğu natüralist (doğalcı) bazı yazarların öykülerinin toplandığı "Les Soirées de Médan" (Médan Akşamları) adlı kitapta Maupassant'ın da bir öyküsü yer aldı (Boule de Suif - Kartopu - İs Yumağı). Bu öykü, Maupassant'a ilk büyük başarısını getirdi ve onun öykü yazarlığına olan eğilimini ortaya çıkardı. Maupassant, 1880'den 1891'e kadar, 18 kitapta toplanan yaklaşık 300 öykü ile 6 roman yayımladı. Romanları şunlardır: Bir kadının yaşamı boyunca uğradığı hayal kırıklıklarını anlatan ve ilk romanı olan "Une Vie" (Bir Hayat - 1883), "Bel Ami" (Güzel Dost - 1885), "Mont Oriol" (Oriol Dağı - 1887), "Pierre et Jean" (Pierre ile Jean - 1888), "Fort Comme la Mort" (Ölüm Gibi Kuvvetli - 1889) ve "Notre Coeur" (Kalbimiz - 1890). Maupassant, en güzel öykülerini, 1881 ile 1886 arasında yazdı. Elde ettiği başarılar, ona yüksek sosyetenin kapılarını açtı. Son romanlarında, yüksek sosyeteye ilişkin yaşantılarını anlattı. Bu romanlar, doğrudan doğruya, Maupassant'ın karşı cinsle olan ilişkilerinin verdiği sıkıntılardan esinlendi. Öykü kitaplarından elde ettiği gelirle "Bel Ami" adlı bir yata sahip oldu. Maupassant, bu yatla Akdeniz'de geziler yaptı ve yolculuk izlenimlerini 1884'te yayımlanan "Au Soleil" (Güneşte), "Sur l'Eau" (Denizde - 1888) ve "La Vie Errante" (Serseri Hayat - 1890) adlı öykülerinde anlattı. Maupassant, genç yaşında baş ağrılarından şikayet etmeye başladı. Hastalığı, 1884'ten itibaren, zihin yorgunluğunun ve gördüğü hallüsinasyonların etkisiyle gittikçe artıyordu. Sağlık durumu günden güne bozuluyordu. Ne olduğunu bilmediği ve kendisine düşman bellediği bir varlığı hep yanı başında hissediyor ve ölüm düşüncesi sürekli olarak aklını kurcalayıp duruyordu. Guy de Maupassant, 1887 yılında yayımlanan "Le Horla" adlı öyküsünde, delilik belirtilerinin nasıl başladığını ve insan üzerinde ne gibi değişiklikler meydana getirdiğini anlattı. Bu kitap yayımlandıktan sonra, iyileşmek ümidiyle, uzunca bir deniz yolculuğuna çıktı. Yolculuktan döndükten sonra "Pierre et Jean" adlı romanını tamamladı. Daha sonra "Notre Coeur" adlı romanı kaleme aldı. 1890'da yayımlanan "La Vie Errante" adındaki yapıtından sonra da pek bir şey yazamadı. Sağlık durumu da adamakıllı bozulmuştu. Fazla ilâç almak yüzünden o iriyarı bedeni ve zihni yıpranmıştı. 1892'nin Ocak ayında kendini öldürmeye kalkıştı. Ağır hasta olarak Paris'e getirildi ve bir sağlık yurduna yatırıldı. Maupassant, 1893 yılında iyileşemeden öldü. Paris'teki Montparnasse mezarlığına gömüldü.