Adı:
Gezgin Satıcı
Baskı tarihi:
Mart 2009
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944885713
Kitabın türü:
Çeviri:
Bertan Onaran
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Guy de Maupassant (1850-1893): Ünlü romancı L. N. Tolstoy'un "... sayıları az olmakla birlikte, Maupassant gibi bir başka tür insan daha vardır ki, bunlar her şeyi kendi gözleriyle, içerdiği önemi ve anlamıyla, olduğu gibi görürler" sözleriyle andığı yazar ardında pek çok roman, öykü, deneme ve tiyatro oyunu bıraktı. Yazarın 1882-1887 arasında, özellikle 1883'te gazetelerde çıkmış öyküleri ölümünden sonra, 1900 yılında Gezgin Satıcı başlığı altında bir kitapta toplandı. Maupassant bu öykülerde, terk edilme duygusunu, kaygıyı, kadınla erkek arasındaki eşitsizliği, en büyük salgın hastalık saydığı savaşı anlatıyor. Kimi zaman güldüren, çoğu kez acıyla gülümseten öyküleri en yalın, 
en çarpıcı anlatımla dile getiriyor. 

Bertan Onaran (1937): Hayrabolu'da doğdu; Haydarpaşa Lisesi'ni, İÜ Edebiyat Fakültesi, Fransız Dili ve Edebiyat Bölümü'nü bitirdi. İlk çevirilerini 1963 yılında yayımladı. 1964'te Memet Fuat'la tanıştı; eserlerini çevirdiği yazarlar arasına Gide, Sartre, Camus, Mayakovski katıldı. Ardından Saint-Exupery, Marguerite Duras, Albertine Sarrazin, Gilles Martinet'den çeviriler yaptı. Cervantes'in başyapıtı Don Quijote'yi ilk kez tam metin olarak çevirdi. Wilhelm Reich'ın bütün kitaplarını Türkçeleştirdi. Malraux, Istrati, Ionesco, Alain Robe Grillet, Nathalie Sarraute'dan çeviriler yapan Bertan Onaran'ın 1972'de Beauvoir'dan aktardığı Konuk Kız'a TDK çeviri ödülü verildi.
(Tanıtım Bülteninden)
160 syf.
·Puan vermedi
Hemen her gün bir inceleme paylaşmama (inanmadıkları için) bazılarını rahatsız edip şikayet etmeleri bir yana, sayısız mesajla her gün bir kitabı nasıl bitiriyorsun diye soranlar oluyor. Tabi ki buna inandıkları için sormadıklarını biliyorum. Sonuçta sizler gibi bir insanım her gün bir kitap bitirebilecek bir mucizeye sahip değilim. Keşke öyle bir yeteneğim olsaydı. İlerleyen saatlerde 2 inceleme daha paylaşmayı düşünüyorum yani günde 1 değil 3 kitap bitiriyorum dermişim.

Sadece siteyi geç keşfettim ve bu güne kadar okuduğum kitaplar için inceleme yazıyorum.

Kitabımıza gelince kitabımız 20 küçük şirin hikayeden oluşuyor.

Birinci hikayemizde iki yol arkadaşının muhabbeti ve evine davet ettiği arkadaşının, karısının sırrını öğrenmesinden bahsediliyor.

İkinci hikayemizde iki ölü nöbetçisinin ölüyü beklerken yaşadıkları korku dolu komik hikayeleri anlatılıyor.
(çok eski çağlarda ölen kişinin gerçekten öldüğüne emin olmak işin ölü nöbetçileri olurdu. Ölen kişiyi bir hafta beklerlerdi. Yanlışlıkla öldü sanılıp tabutta canlanan veya daha kötüsü mezarda havasızlıktan ölen çok insan ölünce böyle bir yönteme başvuruldu.

üçüncü hikayemizde her daim kavga eden yaşlı karı kocanın ilginç ve komik bir olay sonucu yeniden birbirlerine olan aşklarını hatırlatmalarından bahsediyor.

Dördüncü hikayemizde aynı trenle yolculuk eden düsman ülkeler İngiliz ve Prusya askerlerinin maceraları konu ediniyor.

Beşinci hikayemizi ve devamını kitaptan okuyabilirsiniz.
İnsanı sıkmayan, yormayan basit anlatımlı keyifli bir kitaptır. Ben çok severim Guy De ağabeyimi herkesin okumasını isterim.
160 syf.
·7 günde·Puan vermedi
Başta Guy de Maupassant'la tanışmama vesile olan caaanım (çirkin) arkadaşım Feda Murat Gözgöz e teşekkürler. ( Bu arada kitabını evde unuttum :) )

Kitap kısa öykülerden oluşuyor. Genel olarak öykü okumakta zorlanan biriyim, tam konuya hakim olacağım yahut içine atacağım kendimi hoopp bitiveriyor. Maupassant'ın öykü yazma şekli bir tuhaf, devamını beklerken bir cümle ile her şeyi bitirip pat diye ortada bırakıyor insanı.

Kimi zaman güldüren, çoğu kez acıyla gülümseten bir kitaptı.
Öykü meraklılarına iyi okumalar !


*Siz anlayabiliyor musunuz, bir insanın ömür boyu, nereye olursa olsun, tek başına bir yere kapanacak, düşünecek, düşüncelere dalacak, çalışacak, düş kuracak zamanı olmamasını ?
160 syf.
·4 günde·6/10
Bir öykü kitabı. Ama öyküleri bana çok sade geldi . Okurken biraz sıkıldım . Romandan sonra öyküye geçmekten kaynaklanıyor olabilir ama gerçekten çok sıradan geldi . İçinde çok beğendiğim bir kaç öykü var tabii ki. Kötü de diyemeyeceğim. Ama beklentim daha yüksekti.
160 syf.
·2 günde·Beğendi·6/10
Maupassant'ın bu kitabında terk edilme duygusu, kaygı, kadınla erkek arasındaki eşitsizlik, en büyük salgın hastalık saydığı savaş öyküleri yer alıyor. Kimi zaman güldüren, çoğu kez acıyla gülümseten öykü meraklılarına iyi okumalar !
160 syf.
·4/10
Duygular aşklar hüzünler vs vs evlilik toplumsal bir olay aşk sevgi ise yaşamın kaynağı olarak ele alınıyor. Sanki öyle. Evlisin ama sevebilirsin. Kısa öyküler. Gezgin satıcı ise eşinin ağır uykusundan şikayetçi
160 syf.
·4 günde·8/10
Kısa kısa hikayelerden oluşan bir kitap. Bazı hikayeler gerçekten çok güzel. Bazıları bizim ahlak kurallarımıza, örf ve adetlerimize aykırı. Bunlar Fransızlar için normal olabilir.
İkili ilişkilerin olduğu öyküler insana gizli kalmış yanlarını hatırlatıyor. Özellikle heryerde konuşamayacağınız, konuşursanız ayıplanacağınız yaşam kesitleri. Kitabın yazarı ile bir kitapta geçen övgü ile karşılaştım. En azından kütüphanenizde çeşitlilik arz etmek için alabileceğiniz bir kitap.
Birini sevebilmesi için insanın kör olması, kendini bütünüyle teslim etmesi, hiçbir şey görmemesi, hiç akıl yürütmemesi, hiçbir şey anlamaması gerekir

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Gezgin Satıcı
Baskı tarihi:
Mart 2009
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944885713
Kitabın türü:
Çeviri:
Bertan Onaran
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Guy de Maupassant (1850-1893): Ünlü romancı L. N. Tolstoy'un "... sayıları az olmakla birlikte, Maupassant gibi bir başka tür insan daha vardır ki, bunlar her şeyi kendi gözleriyle, içerdiği önemi ve anlamıyla, olduğu gibi görürler" sözleriyle andığı yazar ardında pek çok roman, öykü, deneme ve tiyatro oyunu bıraktı. Yazarın 1882-1887 arasında, özellikle 1883'te gazetelerde çıkmış öyküleri ölümünden sonra, 1900 yılında Gezgin Satıcı başlığı altında bir kitapta toplandı. Maupassant bu öykülerde, terk edilme duygusunu, kaygıyı, kadınla erkek arasındaki eşitsizliği, en büyük salgın hastalık saydığı savaşı anlatıyor. Kimi zaman güldüren, çoğu kez acıyla gülümseten öyküleri en yalın, 
en çarpıcı anlatımla dile getiriyor. 

Bertan Onaran (1937): Hayrabolu'da doğdu; Haydarpaşa Lisesi'ni, İÜ Edebiyat Fakültesi, Fransız Dili ve Edebiyat Bölümü'nü bitirdi. İlk çevirilerini 1963 yılında yayımladı. 1964'te Memet Fuat'la tanıştı; eserlerini çevirdiği yazarlar arasına Gide, Sartre, Camus, Mayakovski katıldı. Ardından Saint-Exupery, Marguerite Duras, Albertine Sarrazin, Gilles Martinet'den çeviriler yaptı. Cervantes'in başyapıtı Don Quijote'yi ilk kez tam metin olarak çevirdi. Wilhelm Reich'ın bütün kitaplarını Türkçeleştirdi. Malraux, Istrati, Ionesco, Alain Robe Grillet, Nathalie Sarraute'dan çeviriler yapan Bertan Onaran'ın 1972'de Beauvoir'dan aktardığı Konuk Kız'a TDK çeviri ödülü verildi.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 62 okur

  • Murat Kömürlü
  • Ezgi
  • Nurdan ERSÖZ
  • Hümeyra Şahin
  • Esin Bilge
  • Çekilmez Bir Kadın
  • Marinette
  • Gamze Petek
  • Salman Ferzelıyev
  • Ukuş

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%18.5 (5)
9
%33.3 (9)
8
%18.5 (5)
7
%11.1 (3)
6
%14.8 (4)
5
%0
4
%3.7 (1)
3
%0
2
%0
1
%0