Ay Işığı

Guy de Maupassant
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Sıradan hayatların dramatik gerçekleri
9/10
·205 syf.··
2025 98. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2025 12:50
Bazı kitaplar zamanını bekler. Bu kitap da benim için öyleydi. Bir süre önce kitap fuarında bir tavsiye üzerine almıştım ama Vincent Van Gogh’un tavsiyesi ile okumak nasip oldu. Yazarımızın kitabında toplam 14 öykü bulunuyor. Öykülerin yazıldığı tarihlere göre sıralanmış. Gündelik hayatta yer alan çeşitli dramatik konuları ironik bir biçimde anlatmış. İlk hikayeler biraz daha acemice yazıldığı çok belli. Hikayeleri geçtikçe yazarın gözlem gücünün ve kaleminin de arttığını görüyorsunuz. Bu kitabın içinde öyle ahım şahım harika ballandırılmış cümleler çok beklemeyin. Bazen hikaye acayip bir şekilde sona eriyor ve siz ne olduğunu anlamıyorsunuz. Acaba gülmeli mi? Üzülmeli mi? Bazı kısımlarında Emile Zola da gördüğüm acımasızca bir bitiş var. Sanırım yazarımız ondan da etkilenmiş olabilir. Okunması rahat ve kolay ilerliyor. Genel olarak tüm hikayelerini beğendim. O yüzden rahatlıkla tavsiye edebilirim. Bu ayakkabı size uyabilir. Giymeniz tavsiye edilir :) Bol kitaplı günler diliyorum. “Ruhunda gizemli bir savaş başlamışçasına şaşılacak ölçüde sinir ve düşünceli göründü.” “Tanrı aşkı böyle belirgin görkemlilikle çevrelediğine göre, ona izin vermiyor muydu?”
Ay IşığıGuy de Maupassant · Can Yayınları · 2013855 okunma
9/10
·205 syf.··
2019 7. kitabı
Maupassant Tarzı Hikaye olarak da bilinen Olay Öyküsü'nün kurucusu olan Maupassant ile tanışma kitabımdı. Başlarken 'kesin bırakırım' diye aldım elime ve sıkılır mıyım ya da ağır mı gelir gibi düşüncelerle okumaya başladım. Ama şaşırtıcı derecede akıcı ve güzeldi. Kitap yazarın 14 tane kısa öyküsünden oluşuyor. Bu öykülerin her birinde yazar farklı kişiler farklı olaylar ve konu sunuyor bize. Gerçekten hiçbir noktada tekrara düşmemesi çok çok güzeldi. Öykülerinde Naturalizm akımının etkilerini de çok rahat hissettim ki bu da artı bir yönüdür kanaatimce. Çünkü ben okuduğum eserde kişilerin veya olayların gerçekçi ve sıradan olmasını, herhangi birimizin kalbinde taşıyabileceği birtakım duygu ve arzuları taşımalarını çok daha samimi buluyorum. Bu tadı Zweig'dan sonra bulabildiğim ikinci yazar benim için Maupassant oldu. Bence özellikle her öykü sevenin okunması gereken bir yapıttı. Tavsiyedir :)
Edebiyat
Ay IşığıGuy de Maupassant · Can Yayınları · 2013855 okunma
Puan vermedi·205 syf.·
2016 178. kitabı
İçinde ilginç olayların, farklı karakterlerin gözlemlendiği, sonunun nasıl biteceğini merak ettiren on dört öykü var. Anlatımının yalın, akıcı olması nedeniyle kitabı elinizden bırakmadan okuma zevkinizde en ufak bir düşüş olmadan okuyabileceğiniz bir kitap. Öykülerdeki olaylar basit gibi görünmesine rağmen olay örgüsü, karakterlerin tahlili çok iyi yapılmıştı. Beklenmedik sonlara tepkisiz kalmak mümkün değil bazen öfkelenip üzüldüm, bazen gülümsedim. Kitap çocukluğumda okuduğum masalların tadını anımsattı bana. Yazarın başka kitaplarını da merak ediyorum. Öyküleri çeviren Tahsin Yücel Maupassant öyküleri yazısında yazarın romanlarının öykülerinin yanında sönük kalması nedeniyle eleştirmenler tarafından yukarıdan bakıldığını ancak altı sayfalık bir öyküsünü üç yüz sayfa boyunca derinlemesine çözümleyip onun zengin anlam evrenini gözler önüne seren Greimas’ın araştırmasının bize Maupassant’ın düşündüğümüzden önemli bir yazar olduğunu gösterdiğini yazmıştır. İyi okumalar.
Ay IşığıGuy de Maupassant · Can Yayınları · 2013855 okunma
10/10
·205 syf.··
2025 56. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 14 Kasım 2025 00:00
Lise yıllarımda adını o kadar sık duyardım ki… Hiçbir kitabını okumamış olmama rağmen içimde hep garip bir hayranlık uyandırmıştı Maupassant. Belki de “Maupassant tarzı hikâyecilik” yani olay öykücülüğünün kurucusu olarak anılmasının bir etkisidir; ama bence gerçekten de öykücülükte ayrı bir ustalığı var. Kitap, kısa kısa yazılmış 14 hikâyeden oluşuyor ve hiçbirini diğerinden ayırt edemedim. Her biri kendi içinde çok güzel,. Fakat kitap hakkında yapılan “beğenilmeme” eleştirilerine katılmam mümkün değil. Çünkü Maupassant, öykülerinde hayatın içinden olan, günlük hayatta karşılaşabileceğimiz hayat öykülerine yer veren bir yazar. Bu yüzden herkesi tatmin edecek bir kitap olduğunu söyleyebilirim rahatlıkla. Tüm öyküler basit görünse de size kitabı heyecanla okutturuyor. Bazen basit bir son görüyorsunuz öykülerde, bazen de “tüh ya” diye içerliyorsunuz. Tabii ki zihnimde daha çok yer eden birkaç hikâye oldu. Bunlardan ilki, geçtiğimiz gün size anlattığım o muazzam taşlama: Toparlak. Diğerleri ise sırasıyla At Üstünde, Bebek, Mücevherler, İp, Takı ve Horla. Özellikle İp beni biraz üzdü… Horla ise nefisti. Kitabın son öyküsü olarak, bir şizofrenin (okuyunca fark ediyorsunuz) kendi anılarını yazdığı, asla unutamayacağım bir hikâyeydi. Dili o kadar sade ve akıcı ki, bir günde rahatlıkla bitirilir. Ben kitabı çok sevdim, ama herkes beğenir mi bilemiyorum. Herkesin bir kitaptan beklentisi başka çünkü. O yüzden bu kez “kesin öneriyorum” diyemeyeceğim. :') Alıntıları bu yüzden fazla paylaşıyorum. Ben bir kitabı almadan önce birkaç sayfasını görmeden karar veremiyorum. Belki benim gibi olanlara kolaylık olur diye bir nevi amme hizmeti yapıyorum 🩷 Velhası-ı kelam, fazla Maupassant okuyucusu da olmadığı için bence siz bu kitabı okuyun. Zaten kitap okumaktan âlâ ne var şu âlemde?
Alıntı
Ay IşığıGuy de Maupassant · Can Yayınları · 2013855 okunma
9/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2021 79. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 28 Temmuz 2021 22:42
Maupassant tarzı hikayecilik yani olay ağırlıklı öykülerin temsilcisi olarak bilinir Guy De Maupassant. Önemli bir yazar olması sebebiyle çekimser yaklaşmıştım yazara fakat o kadar sevdim ki anlatamam. Kitaptaki on dört öykünün on dördüne de bayıldım. Hem akıcı, hem de farklı insan ve toplumları öylesine gerçekçi ve ironik bir dille anlatmış ki hayran kalmadan edemedim. Hayatın içinden, günlük öyküler okumak daha bir keyif verdi bana. Öykü okumayı seviyorsanız kesinlikle okuyun ama eğer ön yargılıysanız bu kitap öykü okumak için başlangıç bile olabilir. Tahsin Yücel'in muazzam çevirisiyle akıp giden harika bir klasik.
Edebiyat
Ay IşığıGuy de Maupassant · Can Yayınları · 2013855 okunma
10/10
·205 syf.··
2017 134. kitabı
Ay ışığı Maupassant'ın on dört öyküsünden oluşuyor. Yazarla tanışmak adına aldığım bu kitabın bukadar güzel olacağını tahmin etmemiştim. Her öykü'yü ayrı ayrı çok sevdim Birbirlerini tekrar etmeyen konular ustalıkla kurgulanmıştı. Farklı çevrelerde,farklı insanlar arasında dolaştım. Bazı öykülerinde çok duygulandım bazılarında da çok güldüm ama her öykünün sonunda mutlaka bir mesaj çıkardım ' Yazar Maupassant'ın sürekli gördüğü hallüsinasyonların etkisiyle sağlık durumu günden güne bozulmuş.Ne olduğunu bilmediği ve kendisine düşman bellediği bir varlığı hep yanı başında hissediyor ve ölüm düşüncesiyle yaşıyormuş.Özellikle bu duygularını anlattığı son hikaye "horla" çok etkileyiciydi. Öykü sevenler kitabı severek okuyacaktır diye düşünüyorum. Tabi Türkçe'nin usta kalemlerinden Tahsin Yücel'in harika çevirisini de gözardı etmemek gerekiyor
Ay IşığıGuy de Maupassant · Can Yayınları · 2013855 okunma
Puan vermedi·205 syf.··
2022 70. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 11 Ekim 2022 23:41
Guy de Maupassant'ı daha önce hiç okumamıştım. Neden okumamışım ben de anlamadım. Harika bir öykücüymüş meğer. Neyse 'geç olsun güç olmasın' mottomuzla yola devam o zaman. @canyayinlari ndan edindiğim 'Ay Işığı' adı ile çıkan eserde 14 öykü bulunmakta. Bayağı eğlenceli bir kalemi var yazarın. Gotik, komik derken öyküler bir çırpıda bitiveriyor aslında. Tabi ben farklı sebeplerden uzun zamanda bitirebildim. Umarım bundan sonraki kitaplarda öyle olmaz. Çok amin.
Ay IşığıGuy de Maupassant · Can Yayınları · 2013855 okunma
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2018 19. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 27 Temmuz 2018 20:58
Guy De Maupassant'ın diline hayran kaldım bu kitabında.Kitap 14 öyküden meydana geliyor. Detaycılığına ve zekasına hayran olmamak elde değil. Ama bu zekaya rağmen yazarın ölmeden son iki senesini ruh hastalıkları ile boğuştuğunu okumak da üzücüydü.Okunmasını kesinlikle tavsiye ederim.Tüm öykülerini beğendim ama Toparlak adlı öyküsü ayrı bir güzel ve keyifliydi.Hikayelerinin sonunda mutlaka ince zekasıyla bir ders veriyor.
Ay IşığıGuy de Maupassant · Can Yayınları · 2013855 okunma
10/10
·205 syf.··
2021 70. kitabı
Neden bugüne kadar okumak için beklettim hiç bilmem. Her zamanki gibi yayınevi sağ olsun yeteri kadar çekici değildi kapak filan.storytel'de bulunca zamandan tasarruf olur diye dinledim. Ve her bir hikayeyi çok beğendim. 3 kitabı tek görsele koyma sebebim esas ay ışığında olan 14 öykü, horla, mücevherler ve toparlak öyküleri hariç Amazon baskılarına taşınmış. Böylece aslında üç kitap da bitti. Eğer yazarı okuyacaksınız ayışığı kitabını alabilirsiniz. İthakiden de horla ve karanlık öyküler kitabı çıktı. Onda da Horla ve hayalet harici #canyayınları nda olmayan öyküler var. Toparlak: bayağı ses getirmiş zamanında hüzünlü ve insan acımasızlığının ve yaftalamanın örneği. Analar: çocuğu için neyin iyi olduğuna karar verme yetkisinin aileyi ne karanlık yere götüreceğinin örneği.pierrot: istenmeyen bir köpeğin hüzünlü öyküsü. At üstünde: faydacılık mı yoksa etme Bulma halimi karar veremediğim bir öykü. Bebek: hüzünlü bir baba olma hikayesi. Ayışığı: kadın ve sevginin ay ile anlatılması. İp: iftiranın Bir insanı nasıl sona sürüklediğini anlatıyor. İşte geldim: savaştan dönen bir adamın karısıyla yeni eşini izlemesi. Toine: çok neşeli ve çok şişman bir adamı anlatıyor. Takı: şok edici mi tahmin edilebilir mi bulunur bilmem her şeyini mücevhere kaybeden bir kadının hikayesi. Horla: rahatsızlanan ne doğaüstü araştırmalara giren bir adamın öyküsü. Yazarım dilini çok sevdim kesinlikle ilgi çekici hikayeler mutlaka şans verin.
Ay IşığıGuy de Maupassant · Can Yayınları · 2013855 okunma
Puan vermedi·205 syf.··
Beğendi
·
2020 17. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2020 21:18
Maupassant' dan bir çok novella okumuşdum. Çok farklı bir kalemi var. Yazar öyle bir anlatiyor ki olayları. Gülünesi bir olay varsa da ben korku içinde okuyurum. Bazen acıyorum. Nasıl yazmış hikayeyi diye düşünmeden edemiyor insan. Her hikaye bitdikde bitdi mi deye düşündürür. Çok tokunaklı hikayeler var bu kitapın içinde. Bence okuma sayı çok az. Çok okunmalı.
Ay IşığıGuy de Maupassant · Can Yayınları · 2013855 okunma

Yazar Hakkında

Guy de MaupassantYazar · 56 kitap
Doğalcılık akımına bağlı Fransız öykü ve roman yazarıdır. Öykü alanında Fransa'nın en büyüklerindendir. Parisli bir borsa oyuncusunun oğlu olarak 5 ağustos 1850'de Dieppe kenti yakınlarındaki Miromesnil şatosunda dünyaya geldi. Guy de Maupassant, burada Normandiya bölgesini ve köylülerinin yaşamını yakından tanımak fırsatını buldu. İlk eğitimini Kilise'den aldı. 13 yaşında gönderildiği İlahiyat okulundaki yaşama ısınamadığı için kurallara aykırı davrandı. Böylece kendisini okuldan kovdurdu. Öğrenimini Rouen lisesinde tamamladı. 1869'da Paris'te hukuk okumaya başladı. Fransa ile Almanya arasında savaş çıkması üzerine öğrenimine ara verdi. Gönüllü olarak savaşa katıldı. 1870'de seyyar jandarma birliğinde asker oldu. Maupassant, o dönemde tanığı olduğu olayları, yaşadıklarını, gözlemlediklerini daha sonra kaleme aldığı birçok öyküsünde anlattı. 1871'de terhis olduktan sonra Paris'te hukuk öğrenimini sürdürdü.Babasını yardımıyla Donanma Bakanlığı'nda bir iş buldu. Atlet yapılıydı, iyi yüzer ve kürek çekerdi; yalnız aklı denizcilikte değildi; yazar olmak istiyordu. 1879'da da Eğitim Bakanlığı'na geçti. Canlı ve taşkın bir kişiliği olan Maupassant, hayatın zevklerine ve çalışmaya aynı coşkuyla sarılmıştı. Şair Louis Bouilhet, onun ilk şiir denemelerini teşvik etti. Yaşamını kazanmak için çalışmaya başladığı Bakanlıklarda bürokrasi dünyasını tanıdı. Böylece bürokratların bulunduğu ortamı gözlemlemek fırsatını buldu.  Maupassant'ın yazarlık hayatı, 1871'den sonra başladı. Şiirler yazdı (Le Mur, Au Bord de l'Eau). 1871 ile 1880 arasında, özellikle, annesinin çocukluk arkadaşı romancı Gustave Flaubert'in etkisinde kaldı. Flaubert, Maupassant'ı iyi bir yazar olarak yetiştirmek için çok çalıştı. Ona gerçeği değişik bir bakışla gözlemlemeyi, yalnız gördüklerini ve duyduklarını yazmayı öğretti. İlk yazdıklarını okuyup düzeltti. Flaubert, onu Emile Zola, Ivan Turgenyev, Edmond de Goncurt ve Henry James gibi ünlü yazarlarla tanıştırdı. Flaubert'in 1880'de beklenmedik ölümü, Maupassant'ı çok derinden etkiledi. 1880'de, Flaubert'in ölümünden bir ay önce, aralarında Emile Zola'nın da bulunduğu natüralist (doğalcı) bazı yazarların öykülerinin toplandığı "Les Soirées de Médan" (Médan Akşamları) adlı kitapta Maupassant'ın da bir öyküsü yer aldı (Boule de Suif - Kartopu - İs Yumağı). Bu öykü, Maupassant'a ilk büyük başarısını getirdi ve onun öykü yazarlığına olan eğilimini ortaya çıkardı. Maupassant, 1880'den 1891'e kadar, 18 kitapta toplanan yaklaşık 300 öykü ile 6 roman yayımladı. Romanları şunlardır: Bir kadının yaşamı boyunca uğradığı hayal kırıklıklarını anlatan ve ilk romanı olan "Une Vie" (Bir Hayat - 1883), "Bel Ami" (Güzel Dost - 1885), "Mont Oriol" (Oriol Dağı - 1887), "Pierre et Jean" (Pierre ile Jean - 1888), "Fort Comme la Mort" (Ölüm Gibi Kuvvetli - 1889) ve "Notre Coeur" (Kalbimiz - 1890). Maupassant, en güzel öykülerini, 1881 ile 1886 arasında yazdı. Elde ettiği başarılar, ona yüksek sosyetenin kapılarını açtı. Son romanlarında, yüksek sosyeteye ilişkin yaşantılarını anlattı. Bu romanlar, doğrudan doğruya, Maupassant'ın karşı cinsle olan ilişkilerinin verdiği sıkıntılardan esinlendi. Öykü kitaplarından elde ettiği gelirle "Bel Ami" adlı bir yata sahip oldu. Maupassant, bu yatla Akdeniz'de geziler yaptı ve yolculuk izlenimlerini 1884'te yayımlanan "Au Soleil" (Güneşte), "Sur l'Eau" (Denizde - 1888) ve "La Vie Errante" (Serseri Hayat - 1890) adlı öykülerinde anlattı. Maupassant, genç yaşında baş ağrılarından şikayet etmeye başladı. Hastalığı, 1884'ten itibaren, zihin yorgunluğunun ve gördüğü hallüsinasyonların etkisiyle gittikçe artıyordu. Sağlık durumu günden güne bozuluyordu. Ne olduğunu bilmediği ve kendisine düşman bellediği bir varlığı hep yanı başında hissediyor ve ölüm düşüncesi sürekli olarak aklını kurcalayıp duruyordu. Guy de Maupassant, 1887 yılında yayımlanan "Le Horla" adlı öyküsünde, delilik belirtilerinin nasıl başladığını ve insan üzerinde ne gibi değişiklikler meydana getirdiğini anlattı. Bu kitap yayımlandıktan sonra, iyileşmek ümidiyle, uzunca bir deniz yolculuğuna çıktı. Yolculuktan döndükten sonra "Pierre et Jean" adlı romanını tamamladı. Daha sonra "Notre Coeur" adlı romanı kaleme aldı. 1890'da yayımlanan "La Vie Errante" adındaki yapıtından sonra da pek bir şey yazamadı. Sağlık durumu da adamakıllı bozulmuştu. Fazla ilâç almak yüzünden o iriyarı bedeni ve zihni yıpranmıştı. 1892'nin Ocak ayında kendini öldürmeye kalkıştı. Ağır hasta olarak Paris'e getirildi ve bir sağlık yurduna yatırıldı. Maupassant, 1893 yılında iyileşemeden öldü. Paris'teki Montparnasse mezarlığına gömüldü.