Adı:
Ay Işığı
Baskı tarihi:
Haziran 2013
Sayfa sayısı:
205
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750708305
Kitabın türü:
Çeviri:
Tahsin Yücel
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Ay Işığı
Ay Işığı
Ay Işığı
Ay Işığı, öykü alanında dünya edebiyatına damgasını vurmuş olan Fransız yazar Guy de Maupassant'nın on dört öyküsünden oluşan bir derleme.

Edebiyat yaşamına Flaubert'in çırağı olarak başlayan Maupassant, benzerine az rastlanır gözlem gücü, küçük ayrıntıları değerlendirme ustalığı ve doğrudan söylenenin gerisindeki ince alayla kaleme aldığı eserleriyle öykü türünü adeta yeniden tanımlamıştır. Olaylara, nesnelere hep dışarıdan bakan, okuru çok değişik çevrelerde, çok değişik insanlar arasında dolaştıran yazarın öykülerinin büyük çoğunluğu okuru hep derin bir gerçeklik duygusu içinde gülümsetir ya da ürpertir. Yazar, sıradan insanların yaşamındaki küçük dramlardan ve onların zihinlerini meşgul eden gündelik sorunlardan ironi dolu çarpıcı hikâyeler çıkarır.

Özlü, güçlü, keskin, ekonomik anlatımla güçlendirdiği gerçekçiliği ve kurgudaki ustalığıyla öykü türüne yeni bir anlayış getiren yazarın bu derlemesini Türkçe'nin usta kalemlerinden Tahsin Yücel'in çevirisiyle okurlara sunuyoruz.
(Arka Kapak)
205 syf.
·10/10
Guy De Maupassant çocukluğumdan beri sevdiğim bir öykü yazarıdır. Ben onun öykülerini anlık kitap okuma ihtiyacını giderebilecek atıştırmalıklar şekilde görüyorum. Şöyle ki ne zaman sıkılsam veya ne zaman okuduğum kitap beni sıksa hemen bir Guy De öyküsü açıp çok sayfalı bir roman okumuş gibi tatmin olurum. Bu sebeple kendisine okunacak atıştırmalık kitap diyorum kesinlikle kötü niyetli değilim.

Daha açık anlatmam gerekirse onun öyküleri kısa, net ancak bütün olayı yansıtabilen öykülerdir. Çok başarılı betimlemelerin yanı sıra, kısacık sayfalarda roman karakterlerinin tüm hayatını öğrenip bir roman okumuş gibi oluyorsunuz. Her ne kadar öykü konuları genelde hüzünlü olsa da komik öyküleri ve sıkmayan eğlenceli anlatımı mevcut.

Öyküde konu ne ise okuyucuya sadece onu veriyor. Ama güzel bir şekilde yapıyor bunu. Gereksiz laf kalabalığı yok. Her şey o kadar tadında ki bazen okumaya doymuyorum. Her ne kadar bazı öykülerde karakterlerin sonları nasıl olduğunu merak etsem de öyküde verilmek istenen mesaji tam aldığımdan dolayı bu durum pek önem arz etmiyor. Tavsiye ederim.
200 syf.
·9 günde·Beğendi·10/10
Guy De Maupassant'ın diline hayran kaldım bu kitabında.Kitap 14 öyküden meydana geliyor. Detaycılığına ve zekasına hayran olmamak elde değil. Ama bu zekaya rağmen yazarın ölmeden son iki senesini ruh hastalıkları ile boğuştuğunu okumak da üzücüydü.Okunmasını kesinlikle tavsiye ederim.Tüm öykülerini beğendim ama Toparlak adlı öyküsü ayrı bir güzel ve keyifliydi.Hikayelerinin sonunda mutlaka ince zekasıyla bir ders veriyor.
205 syf.
Ay ışığı Maupassant'ın on dört öyküsünden oluşuyor.
Yazarla tanışmak adına aldığım bu kitabın bukadar güzel olacağını tahmin etmemiştim.
Her öykü'yü ayrı ayrı çok sevdim
Birbirlerini tekrar etmeyen konular ustalıkla kurgulanmıştı.
Farklı çevrelerde,farklı insanlar arasında dolaştım.
Bazı öykülerinde çok duygulandım bazılarında da çok güldüm ama her öykünün sonunda mutlaka bir mesaj çıkardım
'
Yazar Maupassant'ın sürekli gördüğü hallüsinasyonların etkisiyle sağlık durumu günden güne bozulmuş.Ne olduğunu bilmediği ve kendisine düşman bellediği bir varlığı hep yanı başında hissediyor ve ölüm düşüncesiyle yaşıyormuş.Özellikle bu duygularını anlattığı son hikaye "horla" çok etkileyiciydi.
Öykü sevenler kitabı severek okuyacaktır diye düşünüyorum.
Tabi Türkçe'nin usta kalemlerinden Tahsin Yücel'in harika çevirisini de gözardı etmemek gerekiyor
205 syf.
İçinde ilginç olayların, farklı karakterlerin gözlemlendiği, sonunun nasıl biteceğini merak ettiren on dört öykü var. Anlatımının yalın, akıcı olması nedeniyle kitabı elinizden bırakmadan okuma zevkinizde en ufak bir düşüş olmadan okuyabileceğiniz bir kitap. Öykülerdeki olaylar basit gibi görünmesine rağmen olay örgüsü, karakterlerin tahlili çok iyi yapılmıştı. Beklenmedik sonlara tepkisiz kalmak mümkün değil bazen öfkelenip üzüldüm, bazen gülümsedim.

Kitap çocukluğumda okuduğum masalların tadını anımsattı bana. Yazarın başka kitaplarını da merak ediyorum.

Öyküleri çeviren Tahsin Yücel Maupassant öyküleri yazısında yazarın romanlarının öykülerinin yanında sönük kalması nedeniyle eleştirmenler tarafından yukarıdan bakıldığını ancak altı sayfalık bir öyküsünü üç yüz sayfa boyunca derinlemesine çözümleyip onun zengin anlam evrenini gözler önüne seren Greimas’ın araştırmasının bize Maupassant’ın düşündüğümüzden önemli bir yazar olduğunu gösterdiğini yazmıştır.

İyi okumalar.
205 syf.
·9/10
Maupassant Tarzı Hikaye olarak da bilinen Olay Öyküsü'nün kurucusu olan Maupassant ile tanışma kitabımdı. Başlarken 'kesin bırakırım' diye aldım elime ve sıkılır mıyım ya da ağır mı gelir gibi düşüncelerle okumaya başladım. Ama şaşırtıcı derecede akıcı ve güzeldi.

Kitap yazarın 14 tane kısa öyküsünden oluşuyor. Bu öykülerin her birinde yazar farklı kişiler farklı olaylar ve konu sunuyor bize. Gerçekten hiçbir noktada tekrara düşmemesi çok çok güzeldi. Öykülerinde Naturalizm akımının etkilerini de çok rahat hissettim ki bu da artı bir yönüdür kanaatimce. Çünkü ben okuduğum eserde kişilerin veya olayların gerçekçi ve sıradan olmasını, herhangi birimizin kalbinde taşıyabileceği birtakım duygu ve arzuları taşımalarını çok daha samimi buluyorum. Bu tadı Zweig'dan sonra bulabildiğim ikinci yazar benim için Maupassant oldu. Bence özellikle her öykü sevenin okunması gereken bir yapıttı. Tavsiyedir :)
205 syf.
·2 günde·Beğendi·Puan vermedi
Maupassant' dan bir çok novella okumuşdum. Çok farklı bir kalemi var. Yazar öyle bir anlatiyor ki olayları. Gülünesi bir olay varsa da ben korku içinde okuyurum. Bazen acıyorum. Nasıl yazmış hikayeyi diye düşünmeden edemiyor insan. Her hikaye bitdikde bitdi mi deye düşündürür. Çok tokunaklı hikayeler var bu kitapın içinde. Bence okuma sayı çok az. Çok okunmalı.
205 syf.
·Beğendi·8/10
Maupassant' ın arnavut kaldırımlı yollarında ettiğim seyahat nihayete erdi. Kütüphaneden aldığımı belirtmiştim bir önceki yazıda. Kendi kütüphanemde bulunmasını istediğim kitaplardan biri olarak yerini aldı zihnimde.

Kitabı tanıtmadan önce Maupassant' ı tanımak gerektiğini düşünüyorum. Gerçekçilik ve doğalcılık sularında yüzen yazar; tam bir anlatım, kurgu, gözlem ve hiciv ustasıdır. Maupassant' a göre gerçekçi bir sanatçı "yaşamın sıradan fotoğrafını değil, kendisinden bile daha tüm, daha kavrayıcı, daha inandırıcı bir görüntüsünü vermeye çalışacaktır"
Çok üretken olan Maupassant 11 yılda 300 öykü, 6 roman, inceleme ve gezi yazıları yayınlamıştır. Fakat romanları öykülerini yanında sönük kaldığı edebiyat tarihçileri tarafından hemfikir olunan bir konudur.

İlham kaynağı Flaubert olan yazar: olaylara, nesnelere hep dışarıdan bakması, kişileri genellikle yalnızca görünüşleri, devinimleri ve sözleriyle yansıtmasıyla Flaubert'in anlatı sanatına getirdiklerini yeterince özümlediğini kanıtlar.

Kitaba gelince, çok etkilendiğimi belirtmeden geçemeyeceğim. Çok değişik çevrelerde, çok değişik insanlar arasında dolaştığım bu yolda bir askeri birliğin betimlemesi tam 4 sayfa içerisinde anlatılınca, anladım ki ayrıntılar insanı her zaman sıkmıyormuş. Betimlemeler ve tasvirler sayesinde kendinizi olay örgüsünün içerisinde buluyorsunuz. Çevirmeni Tahsin Yücel kitabın önsözünde :" Maupassant'ın öykülerinin büyük çoğunluğu okuru hep derin bir gerçekçilik içinde gülümsetir ya da ürpertir, ya da hem ürpertir, hem gülümsetir" diye bir ibare kullanır. Katılmamak elde değil, mesela 'Hora' ve 'Hayalet' adlı öykülerinde şizofrenik bir kurguyla karşılaşıyorsunuz. bunun yanı sıra 'İp' ve 'At Üstünde' adlı öykülerini birilerine anlatma hissi ile yanıp tutuşuyorsunuz.

Burada öyküleri tek tek ele almak isterdim ancak hem işin büyüsü bozulacak hem de haddimi aşmış olacağım. Neden mi? Çünkü Julien Greimas, Maupassant'ın 6 sayfalık bir öyküsünü 300 sayfa boyunca derinlemesine çözümleyip onun zengin anlam evrenini gözler önüne sermiştir de o yüzden.

Ben de herkesi bu zengin anlam evrenine davet ediyorum. Okuyun, okutun.
Hoşça Bakın Zâtınıza.....
205 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Maupassant tarzı hikayecilik diye edebiyat literatürüne girmiş Guy de Maupassant daha ne olsun. Kitaptaki hikayeleri okuyunca evet böyle anılmayı hak ediyor diye düşündüm kendi kendime. Maupassant hikayelerinde herkesin başına gelebilecek hadiseleri oldukça güzel bir üslup ve akıcılıkla bize anlatıyor. Kitabın önemli bir kısmını oluşturan Toparlak hikayesi baştan okuyucuyu (yani beni :)) yakalıyor. İnsanların bencillikleri, zor zamanda ve işi düşünce hor ve hakir gördüğü insanlara nasıl çıkarı için yaklaştığı ve nihayetinde zor durumdan çıkmak için yine o aşağıladıkları kişileri nasıl bencilce uçuruma ittiği resmediliyor. Diğer hikayelerde de insanların hayat mücadeleleri, bir yanda zenginlik ihtişam bir yanda fakirlik tam 19. yy hayat gerçekleri. Belki çoğunuz hikayeleri okurken hikayelerin nasıl bir sonla biteceğini tahmin edecektir ama bu kesinlikle hikayenin heyecanını ve akıcılığını etkilemiyor. Velhasıl okuyun, okutun efendim.
205 syf.
·6 günde
Her hikayeden farklı çıkarımlara ulaştım. Ama 'Horla' hikayesinin konusu diğerlerinden daha farklıydı ve ilgimi çekmesinin sebebi de buydu sanırım. Okunmaya değer bir kitap olduğunu düşünüyorum.
318 syf.
·2 günde·Puan vermedi
"Güçlülere hiçbir zaman karşı gelmemeli."

Birbirinden farklı yaşamlarda dolanırsınız kitap boyunca... Şaşırtan, gülümseten, hüzünlendiren, düşündüren, ürküten, tüylerinizi diken diken eden bir çok hikaye ye konuk olursunuz. İnce ince mesajlar var... Hikayelerde aşk, ihanet, çaresizlik, iftira baş roldedir.... Samimi kafa dinlendiren bir kitap...
205 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Kitap bir birinden guzel hikayelerden olusuyor. Yazarin en bilinen oykulerinden biri toparlak olmasina ragmen ben en cok, en sondaki "Horla" adli oykuyu begendim.
205 syf.
·Puan vermedi
️Ay Işığı, öykü alanında dünya edebiyatına damgasını vurmuş olan Fransız yazar Guy de Maupassant'nın on dört öyküsünden oluşan bir derleme.
️Edebiyat yaşamına Flaubert'in çırağı olarak başlayan Maupassant, benzerine az rastlanır gözlem gücü, küçük ayrıntıları değerlendirme ustalığı ve doğrudan söylenenin gerisindeki ince alayla kaleme aldığı eserleriyle öykü türünü adeta yeniden tanımlamıştır. Olaylara, nesnelere hep dışarıdan bakan, okuru çok değişik çevrelerde, çok değişik insanlar arasında dolaştıran yazarın öykülerinin büyük çoğunluğu okuru hep derin bir gerçeklik duygusu içinde gülümsetir ya da ürpertir. Yazar, sıradan insanların yaşamındaki küçük dramlardan ve onların zihinlerini meşgul eden gündelik sorunlardan ironi dolu çarpıcı hikâyeler çıkarır.
️Daha açık anlatmam gerekirse onun öyküleri kısa, net ancak bütün olayı yansıtabilen öykülerdir. Çok başarılı betimlemelerin yanı sıra, kısacık sayfalarda roman karakterlerinin tüm hayatını öğrenip bir roman okumuş gibi oluyorsunuz. Her ne kadar öykü konuları genelde hüzünlü olsa da komik öyküleri ve sıkmayan eğlenceli anlatımı mevcut.
️Yazar Maupassant'ın sürekli gördüğü hallüsinasyonların etkisiyle sağlık durumu günden güne bozulmuş.Ne olduğunu bilmediği ve kendisine düşman bellediği bir varlığı hep yanı başında hissediyor ve ölüm düşüncesiyle yaşıyormuş.Özellikle bu duygularını anlattığı son hikaye "horla" çok etkileyiciydi.
Keyifli okumalar. 🤓
Arada bir bana tuhaf şekilde bakıyordu. Bana öyle geliyordu ki, evcilleştirmek istediği bilinmeyen bir güce karşı yüreğinde bir mücadele veriyordu. Ya da başka bir şeyler vardı... Ne bileyim? Ne bileyim?
Çekip gitmenin, kaçmanın delice bir gereksinimi, bir geminin fırtınadan kaçması gibi mutsuzluktan kaçma gereksinimini hissediyordu.
Kadınlardaki meraktan daha keskin bir duygu var mıdır?
Düşlediklerini öğrenmek, tanımak ve onlara dokunmak! Bunun için ne yapmazlar?
Öyleyse var olan katı ama saydam varlıkları görebilecek yetenek gözlerimizde yoktur. Bizi besleyen havayı da göremiyoruz. Doğanın en büyük gücünü, insanı yerden yere vurabilen, binaları yıkan, ağaçları kökünden söken, denizleri çoşturup granit falezleri oyacak dev dalgalar yaratan rüzgarı göremiyoruz.
Tek yeteneği ışık huzmelerini yakalamak olduğu için, yeni bir cismi görmemesinde şaşıracak ne var?
Elektriği görebiliyor musunuz? Ama var, değil mi?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ay Işığı
Baskı tarihi:
Haziran 2013
Sayfa sayısı:
205
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750708305
Kitabın türü:
Çeviri:
Tahsin Yücel
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Ay Işığı
Ay Işığı
Ay Işığı
Ay Işığı, öykü alanında dünya edebiyatına damgasını vurmuş olan Fransız yazar Guy de Maupassant'nın on dört öyküsünden oluşan bir derleme.

Edebiyat yaşamına Flaubert'in çırağı olarak başlayan Maupassant, benzerine az rastlanır gözlem gücü, küçük ayrıntıları değerlendirme ustalığı ve doğrudan söylenenin gerisindeki ince alayla kaleme aldığı eserleriyle öykü türünü adeta yeniden tanımlamıştır. Olaylara, nesnelere hep dışarıdan bakan, okuru çok değişik çevrelerde, çok değişik insanlar arasında dolaştıran yazarın öykülerinin büyük çoğunluğu okuru hep derin bir gerçeklik duygusu içinde gülümsetir ya da ürpertir. Yazar, sıradan insanların yaşamındaki küçük dramlardan ve onların zihinlerini meşgul eden gündelik sorunlardan ironi dolu çarpıcı hikâyeler çıkarır.

Özlü, güçlü, keskin, ekonomik anlatımla güçlendirdiği gerçekçiliği ve kurgudaki ustalığıyla öykü türüne yeni bir anlayış getiren yazarın bu derlemesini Türkçe'nin usta kalemlerinden Tahsin Yücel'in çevirisiyle okurlara sunuyoruz.
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 199 okur

  • Can Yalçın
  • Sema T.
  • gülümsersv
  • MB
  • beyza
  • Elif ASYA
  • mahsungibi
  • Öfb
  • ali gök
  • Selin BALCI

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%5
13-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%10
25-34 Yaş
%55
35-44 Yaş
%25
45-54 Yaş
%5
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%58.1
Erkek
%41.9

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%12.3 (7)
9
%26.3 (15)
8
%33.3 (19)
7
%8.8 (5)
6
%1.8 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0