İşte Geldim

Guy de Maupassant
Tahmini Okuma Süresi:
1 sa. 22 dk.
Sayfa Sayısı:
48
Basım Tarihi:
19 Ocak 2021
Yayınevi:
Can Yayınları
ISBN:
9789750748257
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

5 Kısa Hikaye
7/10
·48 syf.··
2022 91. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 24 Ağustos 2022 18:51
Amazon 4 tanesini 1 tane fiyatına satıyordu bu Can Yayınlarının Lacivert Klasikler serisini. Bende okuma grubundaki bir üyemizin vesilesi ile bunu öğrendim. Bu serinin en çok beğenilen, en çok yorum alan, yüksek puan alanlarına teker teker araştırarak baktım. Ve araştırmalarıma göre Lacivert Klasikler serisinin en iyi kitabının İşte Geldim kitabının olduğu kanısına vardım. Gel gör ki en iyi kitabını bile beğenmedim. Hikayeler başladığı gibi bitiyor. Doğal olarak karakter altyapısı falan gibi önemli unsurların hiçbiri olamıyor. Konularda çok basitti. Hatta şunu bile düşündüm:En beğenilen kitapları bu ise Lacivert Klasikleri okumamaya karar verdim. Diğer 3 ünü sanırım okumayacağım yani. Kitapta 5 tane kısa hikaye var. En iyisi bana göre 7 puandı. Hiç yazılmasa olurmuş seviyesinde hikayelerde mevcut.Şu hikaye çok başkaydı, bayıldım diyebileceğim bir hikaye ne yazık ki yok. Yazardan da bahsederek incelememe son vermek istiyorum. Guy de Maupassant , 1800 lerin ortasında ve son yıllarında yaşamış bir Fransız bir roman ve kısa hikayeci. Natüralizm ve realizm uygulayıcılarından. Yani doğayı ve gerçekçiliği edebiyatına yansıtanlardan. Honore de Balzac , Gustave Flaubert , Emile Zola gibi yazarlardan etkilenmiş bir yazardır. Kısaca Fransızların en büyük kalemlerinin etkisinde kalmış diyebiliriz. Kendisi de yapıtları ile Anton Çehov , Henry James ve H. P. Lovecraft gibi önemli kalemleri etkilemiştir.Din karşıtı, fazla anneci, okuldan atılan bir genç olarak ilk dönemlerini atlatır. Flaubert onun edebiyattaki önemli kişilerle tanışmasını ve akıl hocalığını yapmıştır.Şiirlerini beğenmeyen Flaubert, hikaye ve roman yazmaya da yönlendiren kişi olmuştur. 43 yaşında akıl sağlığını kaybeden yazar, akıl hastanesinde kaldığı dönemde ölmüştür. Kitaba puanım 7.
Edebiyat
İşte GeldimGuy de Maupassant · Can Yayınları · 2021537 okunma
İşte Geldim Kitap İncelemesi
9/10
·48 syf.··
2023 25. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 29 Kasım 2023 00:00
Edebiyat derslerinde öykücülük alanında dünyaca adını duyurmuş isimlerden biri olan Maupassant’tan ilk defa Can Yayınları Lacivert Klasiklerden “İşte Geldim” kitabıyla giriş yapmak istedim. Normalde öykü alanında Türk edebiyatı dışında okuma yapmayı sevmeme rağmen bu kısacık öykü kitabını çok sevdim. İçerisinde 5 tane kısacık, derin olmayan fakat gayet akıcı öyküleri herkese öneririm. Keyifli okumalar.
İşte GeldimGuy de Maupassant · Can Yayınları · 2021537 okunma
10/10
·48 syf.··
Beğendi
·
2021 126. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 30 Ekim 2021 16:48
“Yaşam öyle garip, öyle değişkendir ki ! Batmamız ya da çıkmamız için o kadar az şey ister ki !” Lacivert Klasiklerden olan güzel ve düşünce yönünden oldukça anlamlı öyküleri içinde barındıran bir eser. Maupassant'ın 5 trajikomik hikayesini anlatan eser oldukça akıcı ve sade bir dile sahip. Öyküler genelde devamını beklediğiniz anda bitmekte. Hemen okunup bitirebileceğiniz bir kitap. “Takı” isimli öykü çokça etkileyici ve düşündürücü yönüyle öne çıkmakta. Tahsin Yüce ’ye değerli çevirisi için teşekkürler.
Edebiyat
İşte GeldimGuy de Maupassant · Can Yayınları · 2021537 okunma
Puan vermedi·48 syf.··
2021 24. kitabı
Maupassant'ın 5 trajikomik hikayesinden oluşan bir solukta okuyup bitirebileceğiniz 48 sayfalık bir kitap. Lacivertklasikler serisinden olan kitapta yazar, akıcı sade ve anlaşılır bir dil kullanarak ve direkt hikayelere giriş yapıp anlatarak bir tık daha eğlenceli hâle getirmiş anlatılanları. Tam öykülerde zirveye gelip eee sonra ne olacak acaba diye düşünürken hikayeler son buluyor. En çok da "İşte Geldim" adlı öyküde keşke yazar sonunu getirseydi dedim. Okuyacak olanlara keyifli okumalar dilerim
İşte GeldimGuy de Maupassant · Can Yayınları · 2021537 okunma
6/10
·48 syf.··
2022 40. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 01 Eylül 2022 23:08
Herkese merhaba sevgili kitapseverler, Bugün olay öykücülüğünün öncüsü olan Maupassant’ın beş kısa öyküsünden oluşan İşte Geldim adlı öykü kitabının tahliliyle geldim. Kitapta yer alan öyküler bence kaliteliydi. Okuyucuyu sıkmayan, sürükleyici, gayet anlaşılırdı. Ancak öyküler öyle şekilde sona ermiş ki aklınızda soru işareti kalıyor ve “Acaba devamı olsa mıydı?” diye sormaktan kendinizi alamıyorsunuz. Bu trajikomik öykülerin sonunu tahmin eder gibi oluyorsunuz fakat öyle bir şekilde sonlandırıyor ki öyküleri Maupassant öylece kalakalıyorsunuz. Bazı incelemelerde okuduğum kadarıyla bu kitabı okuyanların birçoğu beğenmemiş. Bana sorarsanız öykü sevenler, bir şans vermeli. Merak edip okumak isteyenlere iyi okumalar dilerim.
Edebiyat
İşte GeldimGuy de Maupassant · Can Yayınları · 2021537 okunma
İşte Geldim Sosyolojik Analiz
7/10
·48 syf.··
2025 4. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 01 Eylül 2025 04:55
Maupassant’ın bu kısa öykü kitabı, edebi bir metin olmanın ötesinde dönemin toplumsal yapısını çözümlemeye imkan tanıyan bir eser benim için. Öyküler bireyin yaşadığı küçük ölçekli trajediler üzerinden aslında toplumsal eşitsizliği, sınıf farkını, aile yapısındaki kırılganlıkları ve ahlaki değerlerin dönüşümünü görünür kılıyor. Maupassant, karakterlerini sıradan hayatların içinden seçerek onların deneyimlerini toplumsal düzenin birer yansımasına dönüştürmüş. Örneğin “Analar” öyküsünde çocuk edinme sahnesi, yalnızca bireysel bir karar ya da dramatik bir olay değildir, aynı zamanda zenginlik ve yoksulluk arasındaki uçurumun, aidiyet ve kimlik kavramlarını nasıl şekillendirdiğini ortaya koyan sembolik bir sahnedir. Burada çocuk bir anne ile bir aile arasında paylaşılması gereken bir bireyden çok, ekonomik koşulların belirlediği bir “nesne”ye indirgenir. “Pierrot” ise bireysel vicdansızlığın ötesine geçen toplumsal empati eksikliğini açığa çıkaran bir anlatıdır. Bir köpeğe yapılan zulüm üzerinden aslında toplumsal değerlerin çürümesi, empatinin yerini çıkarcılığa bırakması ve şiddetin gündelik hayatın bir parçası haline gelmesi anlatılır. Bu öykü, Durkheim’ın “anomi” kavramını çağrıştırır; toplumsal normların çözülmeye başladığı, bireyin değerlerden koparak yalnızca faydacı bir mantıkla hareket ettiği bir bağlam söz konusudur. Maupassant’ın öykülerinin çoğunda ironik sonlarla karşılaşmak adalet algısının ne kadar kırılgan olduğunu gözler önüne serer. Karakterlerin kurbana dönüşmesi, toplumsal düzenin bireyi korumak yerine çoğu zaman ezdiğini düşündürür. Bu, modern toplumlarda adaletin bireysel deneyimden çok, sınıfsal konum ve toplumsal güç ilişkileriyle belirlendiğine dair sosyolojik bir yorumu beraberinde getirir. Kadınların ve aile ilişkilerinin işlenişi ise dönemin
İşte GeldimGuy de Maupassant · Can Yayınları · 2021537 okunma
İşte geldim
Puan vermedi·48 syf.··
2023 3. kitabı
Kitap 48 sayfa, 5 bölümden oluşuyor. Bölümlerin başlıkları sırasıyla: Analar, Pierrot, İşte Geldim, Toine, Takı. Su gibi biten kitaplar arasında başta gelir. Kısa hikayelerden oluşan bu kitap Guy De Maupassant tarafından yazılmış, çevirisini de Tahsin Yücel yapmış. Ben okumaktan çok keyif aldım. Her hikaye ayrı bir ders niteliğinde. Bazen hikayelerin sonunun birden bittiğini fark edip afallayabiliyorsunuz, daha fazla devamı olmalıydı diye düşünüyorsunuz. Zaten kitabın olayı da tam olarak bu bence. İyi okumalar... Kitapla kalın.
İşte GeldimGuy de Maupassant · Can Yayınları · 2021537 okunma
Eksik Bir Şey Mi Var Hayatımda
8/10
·48 syf.··
2022 19. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2022 23:47
Sanki eksik bırakılmış gibi biten beş kısa hikayeden oluşuyor, sürükleyici ve sıkmadan ilerleyen, kısa sürede bitirilen tavsiye kitaptır. Küçük ayrıntılar yön verir hayata...
Edebiyat
İşte GeldimGuy de Maupassant · Can Yayınları · 2021537 okunma
Puan vermedi·48 syf.··
2021 27. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Ağustos 2021 12:44
Can yayınlarının amazon için yaptığı lacivert serisinden bir kitap.Kitapta beş öykü var.Bir solukta okunabilecek trajikomik öyküler.Bütün öyküleri beğendim ama en çok Takı öyküsünü beğendim.
İşte GeldimGuy de Maupassant · Can Yayınları · 2021537 okunma
9/10
·48 syf.··
Beğendi
·
2025 4. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2025 17:01
Muhteşem hikayeler barındıran incecik bir kitap. Okuması öyle keyifliydi ki, Maupassant’ın akıcı diline hayran kaldım. Hikayelerden birçoğunda kendi yaşantımdan izler gördüm, sorguladım. Sorguladıkça kendime üzüldüm. 48 sayfaya hayatımı sığdırdım. Açık havada kitabı bitirir bitirmez gökyüzüne bakıp derin bir iç çektim. Maupassant’ın mutlaka tekrar okuyacağım bir yazar olduğuna karar verdim…
İşte GeldimGuy de Maupassant · Can Yayınları · 2021537 okunma

Yazar Hakkında

Guy de MaupassantYazar · 56 kitap
Doğalcılık akımına bağlı Fransız öykü ve roman yazarıdır. Öykü alanında Fransa'nın en büyüklerindendir. Parisli bir borsa oyuncusunun oğlu olarak 5 ağustos 1850'de Dieppe kenti yakınlarındaki Miromesnil şatosunda dünyaya geldi. Guy de Maupassant, burada Normandiya bölgesini ve köylülerinin yaşamını yakından tanımak fırsatını buldu. İlk eğitimini Kilise'den aldı. 13 yaşında gönderildiği İlahiyat okulundaki yaşama ısınamadığı için kurallara aykırı davrandı. Böylece kendisini okuldan kovdurdu. Öğrenimini Rouen lisesinde tamamladı. 1869'da Paris'te hukuk okumaya başladı. Fransa ile Almanya arasında savaş çıkması üzerine öğrenimine ara verdi. Gönüllü olarak savaşa katıldı. 1870'de seyyar jandarma birliğinde asker oldu. Maupassant, o dönemde tanığı olduğu olayları, yaşadıklarını, gözlemlediklerini daha sonra kaleme aldığı birçok öyküsünde anlattı. 1871'de terhis olduktan sonra Paris'te hukuk öğrenimini sürdürdü.Babasını yardımıyla Donanma Bakanlığı'nda bir iş buldu. Atlet yapılıydı, iyi yüzer ve kürek çekerdi; yalnız aklı denizcilikte değildi; yazar olmak istiyordu. 1879'da da Eğitim Bakanlığı'na geçti. Canlı ve taşkın bir kişiliği olan Maupassant, hayatın zevklerine ve çalışmaya aynı coşkuyla sarılmıştı. Şair Louis Bouilhet, onun ilk şiir denemelerini teşvik etti. Yaşamını kazanmak için çalışmaya başladığı Bakanlıklarda bürokrasi dünyasını tanıdı. Böylece bürokratların bulunduğu ortamı gözlemlemek fırsatını buldu.  Maupassant'ın yazarlık hayatı, 1871'den sonra başladı. Şiirler yazdı (Le Mur, Au Bord de l'Eau). 1871 ile 1880 arasında, özellikle, annesinin çocukluk arkadaşı romancı Gustave Flaubert'in etkisinde kaldı. Flaubert, Maupassant'ı iyi bir yazar olarak yetiştirmek için çok çalıştı. Ona gerçeği değişik bir bakışla gözlemlemeyi, yalnız gördüklerini ve duyduklarını yazmayı öğretti. İlk yazdıklarını okuyup düzeltti. Flaubert, onu Emile Zola, Ivan Turgenyev, Edmond de Goncurt ve Henry James gibi ünlü yazarlarla tanıştırdı. Flaubert'in 1880'de beklenmedik ölümü, Maupassant'ı çok derinden etkiledi. 1880'de, Flaubert'in ölümünden bir ay önce, aralarında Emile Zola'nın da bulunduğu natüralist (doğalcı) bazı yazarların öykülerinin toplandığı "Les Soirées de Médan" (Médan Akşamları) adlı kitapta Maupassant'ın da bir öyküsü yer aldı (Boule de Suif - Kartopu - İs Yumağı). Bu öykü, Maupassant'a ilk büyük başarısını getirdi ve onun öykü yazarlığına olan eğilimini ortaya çıkardı. Maupassant, 1880'den 1891'e kadar, 18 kitapta toplanan yaklaşık 300 öykü ile 6 roman yayımladı. Romanları şunlardır: Bir kadının yaşamı boyunca uğradığı hayal kırıklıklarını anlatan ve ilk romanı olan "Une Vie" (Bir Hayat - 1883), "Bel Ami" (Güzel Dost - 1885), "Mont Oriol" (Oriol Dağı - 1887), "Pierre et Jean" (Pierre ile Jean - 1888), "Fort Comme la Mort" (Ölüm Gibi Kuvvetli - 1889) ve "Notre Coeur" (Kalbimiz - 1890). Maupassant, en güzel öykülerini, 1881 ile 1886 arasında yazdı. Elde ettiği başarılar, ona yüksek sosyetenin kapılarını açtı. Son romanlarında, yüksek sosyeteye ilişkin yaşantılarını anlattı. Bu romanlar, doğrudan doğruya, Maupassant'ın karşı cinsle olan ilişkilerinin verdiği sıkıntılardan esinlendi. Öykü kitaplarından elde ettiği gelirle "Bel Ami" adlı bir yata sahip oldu. Maupassant, bu yatla Akdeniz'de geziler yaptı ve yolculuk izlenimlerini 1884'te yayımlanan "Au Soleil" (Güneşte), "Sur l'Eau" (Denizde - 1888) ve "La Vie Errante" (Serseri Hayat - 1890) adlı öykülerinde anlattı. Maupassant, genç yaşında baş ağrılarından şikayet etmeye başladı. Hastalığı, 1884'ten itibaren, zihin yorgunluğunun ve gördüğü hallüsinasyonların etkisiyle gittikçe artıyordu. Sağlık durumu günden güne bozuluyordu. Ne olduğunu bilmediği ve kendisine düşman bellediği bir varlığı hep yanı başında hissediyor ve ölüm düşüncesi sürekli olarak aklını kurcalayıp duruyordu. Guy de Maupassant, 1887 yılında yayımlanan "Le Horla" adlı öyküsünde, delilik belirtilerinin nasıl başladığını ve insan üzerinde ne gibi değişiklikler meydana getirdiğini anlattı. Bu kitap yayımlandıktan sonra, iyileşmek ümidiyle, uzunca bir deniz yolculuğuna çıktı. Yolculuktan döndükten sonra "Pierre et Jean" adlı romanını tamamladı. Daha sonra "Notre Coeur" adlı romanı kaleme aldı. 1890'da yayımlanan "La Vie Errante" adındaki yapıtından sonra da pek bir şey yazamadı. Sağlık durumu da adamakıllı bozulmuştu. Fazla ilâç almak yüzünden o iriyarı bedeni ve zihni yıpranmıştı. 1892'nin Ocak ayında kendini öldürmeye kalkıştı. Ağır hasta olarak Paris'e getirildi ve bir sağlık yurduna yatırıldı. Maupassant, 1893 yılında iyileşemeden öldü. Paris'teki Montparnasse mezarlığına gömüldü.