Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·206 syf.··
Beğendi
·
2020 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Ocak 2020 22:50
17 öykü 17 hayat. Mükemmel bir dil akıcı bir üslup.en çok beğendiğim ise "soru yaratan guzellik" idi.kitabı hediye eden arkadaşıma teşekkür ederim beni böyle mükemmel bir yazarla tanıştırdığı için.
MutlulukGuy de Maupassant · Bordo Siyah Yayınları · 20031,002 okunma
9/10
·206 syf.··
Beğendi
·
2020 26. kitabı
Kısa kısa 21 öykü ama sonları gerçekten şaşırtıcı bitiyor. Gayet güzel ve merak uyandıran bir kitap olmuş. Hepsi çok etkileyici ve akıcı bir üslupta yazılmış. Çok beğendim.
MutlulukGuy de Maupassant · Bordo Siyah Yayınları · 20031,002 okunma
Puan vermedi·206 syf.·
2018 65. kitabı
Bana Mutluluktan Bahsetme, Bahşet. İnsanlar hep nasıl mutlu olunacağından, nasıl dertsiz, tasasız olunacağından bahseder durur. Mutluluk kavramı görecelidir. Her insanın algılayışına ve bakış
MutlulukGuy de Maupassant · Bordo Siyah Yayınları · 20031,002 okunma
Puan vermedi·234 syf.··
2016 130. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 12 Aralık 2016 14:01
Dünyadaki dört büyük öykücüden (Çehov, O. Henry, Poe ve Maupassant) üçünü okumuş, geriye okumadığım yalnızca Guy De Maupassant kalmıştı, Mutluluk ile onu da okumuş bulundum. Maupassant'ın yeri bende
MutlulukGuy de Maupassant · Bordo Siyah Yayınları · 20031,002 okunma
7/10
·206 syf.··
2024 24. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2024 21:02
Yazar kitaba neden bu ismi vermiş bilmiyorum ama kitabın içeriğiyle tezat bir isim olmuş. Kitap içerisinde bir sürü kısa ve akıcı öyküler barındırıyor. Öykülerin ortak noktası ise her öykünün sonunda içinize bir hüzün ve huzursuzluk çöküyor. Yazar öykülerde aşk, ihanet, ölüm ve hayattaki pek çok kötü durum hakkındaki düşüncelerinden de bahsetmiş. Öykülerin sonuna geldiginizde sizi bir boşluğa düsürüyor ve bir mesaj çıkartmaya çalışıyorsunuz. Kısacası ortalama bir oykü kitabindan çok daha fazlasi diyebilirim.
Mutluluk
Mutluluk
MutlulukGuy de Maupassant · Bordo Siyah Yayınları · 20031,002 okunma
İnceleme
Adı mutluluk olan bu kitabı alırken zihnimi yormayan, tatlı tatlı okuyup bitireceğim bir kitap olur diye umarak aldım. Ama hiç umduğum gibi olmadı. Adı mutluluk olan ama hikayeleri hep mutsuz sonla biten, okurken beni hüzne boğan bir kitap oldu. Kendimi zorladım bitirebilmek için ama bu kadar mutsuz son bana fazla geldi. Yarım bırakıyorum.
1000Kitap
MutlulukGuy de Maupassant · Bordo Siyah Yayınları · 20031,002 okunma
9/10
·206 syf.··
Beğendi
·
2020 24. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2020 03:38
Merhaba sevgili okur, 2004 yılında almış olduğum Mutluluk kitabı ile geldim. Yirmi tane minik öyküden oluşan bu kitabı çok sevdim.Kitabı daha önce okumuştum aslında ama hiç hatırlamıyorum. # Fransız edebiyatı yazarı olan Guy De Maupassant ile tanışma kitabımdı, kalemini çok beğendim ve diğer kitaplarını da okumayı isterim. Bu kitabın, öykü okumayı sevmeyen insanlara bile öyküleri sevdirebileceğini düşünüyorum. Birazcık trajedi ve melankoli seven bir kalemi var ama olay okumayı seviyorsanız bu kısa öyküleri siz de seveceksinizdir. # Sonu genellikle ters köşelerle biten hikayeler çoğunluktaydı. Hikayeler o kadar kısa ve sürükleyiciki, okumaya başladığımda duramıyordum. Yirmi tane öykünün yalnızca bir veya iki tanesini beğenmemişimdir. Çok severek okuduğum, çarpıcı bir kitap oldu. Ayrıca Fransız isimleri çok ahenkli buluyorum ve buradaki isimleri de beğendim. Kadın hayatını ve yaşam zorluklarını konu alan hikayeler yoğunluktaydı. Bu konuda yazılmış olan ‘Bayan Baptiste’ hikayesi beni çok etkiledi. Bunun dışında çok çeşitli konularda da başarılı öyküleri var. # Keyifle okuduğum Mutluluk isimli öykü kitabına puanım 9/10. Hâlâ baskısı var mı bilmiyorum ama tavsiye ederim efenim. # Hayat tatlı hayallerle değil, acı gerçeklerle dolu… # Bundan sonraki kısım okuma keyfi kaçıracak bilgiler içerebilir, # # # Mutluluk kitabı, adı mutluluk olan ama bitirince içinizi hüzünle dolduran bir kitaptır.
Edebiyat
MutlulukGuy de Maupassant · Bordo Siyah Yayınları · 20031,002 okunma
Sevgi, ihanet ve ölüm
7/10
·206 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
Birçok öyküden oluşan, bir pazar günü içinde bitirilebilecek bir kitap. Öykülerde ölüm, mutluluk, sevgi kavramlarını çok güzel işleyen yazar karakterleri de titizlikle oluşturmuş. Öykülerde en beğendiğim bahçıvanın köpeğiyle olan bağını içerendi, yazar birçok bağlamda sevgi temasını ve ihaneti özenle yazmış. Genelde okuduğum tarzların dışında olan bu kitabı beğendim ve güzel bir okuma oldu.
Mutluluk
Mutluluk
Guy de Maupassant
Guy de Maupassant
MutlulukGuy de Maupassant · Bordo Siyah Yayınları · 20031,002 okunma
8/10
·206 syf.··
Beğendi
·
2015 302. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Aralık 2015 00:01
Kitabı elime aldığım da uzun bir hikayeyle karşılaşacağımı zannediyordum.Oysa yirmiye yakın kısa öykülerle karşılaştım.Çoğu güzel ders verici öykülerdi.Ama bazı öyküler günümüzden çok uzaktı.Bunun da sebebi değişen şartlar insanoğlunun ilerlemesidir.Beğenerek okuyacağınızı düşünüyorum.Yazarın dili çok akıcı öyküler hemen bitiyor.Sıkılsanız bile diğer öyküye geçiyorsunuz.Güzel bir kitap herkesin okumasını isterim.
MutlulukGuy de Maupassant · Bordo Siyah Yayınları · 20031,002 okunma
7/10
·206 syf.··
2020 5. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2020 05:19
Olay öykücülüğünün temsilcisi Maupassant'ın kalemi ile tanışmam bu kitap aracılığıyla oldu. Kitap 20 hikayeden oluşuyor ve bu hikayeler sayesinde yazarın birbirinden bağımsız bir çok konuyla alakalı fikrini, bakış açısını görmüş olabiliyoruz. Yazarın kadına bakış açısı, bir çok hikayesinde, ne kadar rahatsız etse de Avrupa gerçekçiliğini yansıtmış olduğunu arka kapakta gördüğümüz için bu rahatsızlığın sebebini direkt olarak yazara değil dönemin toplumuna mal ediyoruz. Hikayelerin uzunluğu, içerdiği tahliller ve fiziksel betimlemeler bakımından oldukça başarılı bir kitap. Hikaye sonlarında yazarın işlediği duyguyu fazlasıyla hissedebiliyorsunuz. Sonuç olarak kitap kendini bir şekilde okutuyor.
MutlulukGuy de Maupassant · Bordo Siyah Yayınları · 20031,002 okunma

Yazar Hakkında

Guy de MaupassantYazar · 56 kitap
Doğalcılık akımına bağlı Fransız öykü ve roman yazarıdır. Öykü alanında Fransa'nın en büyüklerindendir. Parisli bir borsa oyuncusunun oğlu olarak 5 ağustos 1850'de Dieppe kenti yakınlarındaki Miromesnil şatosunda dünyaya geldi. Guy de Maupassant, burada Normandiya bölgesini ve köylülerinin yaşamını yakından tanımak fırsatını buldu. İlk eğitimini Kilise'den aldı. 13 yaşında gönderildiği İlahiyat okulundaki yaşama ısınamadığı için kurallara aykırı davrandı. Böylece kendisini okuldan kovdurdu. Öğrenimini Rouen lisesinde tamamladı. 1869'da Paris'te hukuk okumaya başladı. Fransa ile Almanya arasında savaş çıkması üzerine öğrenimine ara verdi. Gönüllü olarak savaşa katıldı. 1870'de seyyar jandarma birliğinde asker oldu. Maupassant, o dönemde tanığı olduğu olayları, yaşadıklarını, gözlemlediklerini daha sonra kaleme aldığı birçok öyküsünde anlattı. 1871'de terhis olduktan sonra Paris'te hukuk öğrenimini sürdürdü.Babasını yardımıyla Donanma Bakanlığı'nda bir iş buldu. Atlet yapılıydı, iyi yüzer ve kürek çekerdi; yalnız aklı denizcilikte değildi; yazar olmak istiyordu. 1879'da da Eğitim Bakanlığı'na geçti. Canlı ve taşkın bir kişiliği olan Maupassant, hayatın zevklerine ve çalışmaya aynı coşkuyla sarılmıştı. Şair Louis Bouilhet, onun ilk şiir denemelerini teşvik etti. Yaşamını kazanmak için çalışmaya başladığı Bakanlıklarda bürokrasi dünyasını tanıdı. Böylece bürokratların bulunduğu ortamı gözlemlemek fırsatını buldu.  Maupassant'ın yazarlık hayatı, 1871'den sonra başladı. Şiirler yazdı (Le Mur, Au Bord de l'Eau). 1871 ile 1880 arasında, özellikle, annesinin çocukluk arkadaşı romancı Gustave Flaubert'in etkisinde kaldı. Flaubert, Maupassant'ı iyi bir yazar olarak yetiştirmek için çok çalıştı. Ona gerçeği değişik bir bakışla gözlemlemeyi, yalnız gördüklerini ve duyduklarını yazmayı öğretti. İlk yazdıklarını okuyup düzeltti. Flaubert, onu Emile Zola, Ivan Turgenyev, Edmond de Goncurt ve Henry James gibi ünlü yazarlarla tanıştırdı. Flaubert'in 1880'de beklenmedik ölümü, Maupassant'ı çok derinden etkiledi. 1880'de, Flaubert'in ölümünden bir ay önce, aralarında Emile Zola'nın da bulunduğu natüralist (doğalcı) bazı yazarların öykülerinin toplandığı "Les Soirées de Médan" (Médan Akşamları) adlı kitapta Maupassant'ın da bir öyküsü yer aldı (Boule de Suif - Kartopu - İs Yumağı). Bu öykü, Maupassant'a ilk büyük başarısını getirdi ve onun öykü yazarlığına olan eğilimini ortaya çıkardı. Maupassant, 1880'den 1891'e kadar, 18 kitapta toplanan yaklaşık 300 öykü ile 6 roman yayımladı. Romanları şunlardır: Bir kadının yaşamı boyunca uğradığı hayal kırıklıklarını anlatan ve ilk romanı olan "Une Vie" (Bir Hayat - 1883), "Bel Ami" (Güzel Dost - 1885), "Mont Oriol" (Oriol Dağı - 1887), "Pierre et Jean" (Pierre ile Jean - 1888), "Fort Comme la Mort" (Ölüm Gibi Kuvvetli - 1889) ve "Notre Coeur" (Kalbimiz - 1890). Maupassant, en güzel öykülerini, 1881 ile 1886 arasında yazdı. Elde ettiği başarılar, ona yüksek sosyetenin kapılarını açtı. Son romanlarında, yüksek sosyeteye ilişkin yaşantılarını anlattı. Bu romanlar, doğrudan doğruya, Maupassant'ın karşı cinsle olan ilişkilerinin verdiği sıkıntılardan esinlendi. Öykü kitaplarından elde ettiği gelirle "Bel Ami" adlı bir yata sahip oldu. Maupassant, bu yatla Akdeniz'de geziler yaptı ve yolculuk izlenimlerini 1884'te yayımlanan "Au Soleil" (Güneşte), "Sur l'Eau" (Denizde - 1888) ve "La Vie Errante" (Serseri Hayat - 1890) adlı öykülerinde anlattı. Maupassant, genç yaşında baş ağrılarından şikayet etmeye başladı. Hastalığı, 1884'ten itibaren, zihin yorgunluğunun ve gördüğü hallüsinasyonların etkisiyle gittikçe artıyordu. Sağlık durumu günden güne bozuluyordu. Ne olduğunu bilmediği ve kendisine düşman bellediği bir varlığı hep yanı başında hissediyor ve ölüm düşüncesi sürekli olarak aklını kurcalayıp duruyordu. Guy de Maupassant, 1887 yılında yayımlanan "Le Horla" adlı öyküsünde, delilik belirtilerinin nasıl başladığını ve insan üzerinde ne gibi değişiklikler meydana getirdiğini anlattı. Bu kitap yayımlandıktan sonra, iyileşmek ümidiyle, uzunca bir deniz yolculuğuna çıktı. Yolculuktan döndükten sonra "Pierre et Jean" adlı romanını tamamladı. Daha sonra "Notre Coeur" adlı romanı kaleme aldı. 1890'da yayımlanan "La Vie Errante" adındaki yapıtından sonra da pek bir şey yazamadı. Sağlık durumu da adamakıllı bozulmuştu. Fazla ilâç almak yüzünden o iriyarı bedeni ve zihni yıpranmıştı. 1892'nin Ocak ayında kendini öldürmeye kalkıştı. Ağır hasta olarak Paris'e getirildi ve bir sağlık yurduna yatırıldı. Maupassant, 1893 yılında iyileşemeden öldü. Paris'teki Montparnasse mezarlığına gömüldü.