Puan

7.810 üzerinden
212 kişi
10/10
·206 syf.··
Beğendi
·
2020 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Ocak 2020 22:50
17 öykü 17 hayat. Mükemmel bir dil akıcı bir üslup.en çok beğendiğim ise "soru yaratan guzellik" idi.kitabı hediye eden arkadaşıma teşekkür ederim beni böyle mükemmel bir yazarla tanıştırdığı için.
MutlulukGuy de Maupassant · Bordo Siyah Yayınları · 20031,005 okunma
9/10
·206 syf.··
Beğendi
·
2020 26. kitabı
Kısa kısa 21 öykü ama sonları gerçekten şaşırtıcı bitiyor. Gayet güzel ve merak uyandıran bir kitap olmuş. Hepsi çok etkileyici ve akıcı bir üslupta yazılmış. Çok beğendim.
MutlulukGuy de Maupassant · Bordo Siyah Yayınları · 20031,005 okunma
Reklam
Puan vermedi·206 syf.·
2018 65. kitabı
Bana Mutluluktan Bahsetme, Bahşet. İnsanlar hep nasıl mutlu olunacağından, nasıl dertsiz, tasasız olunacağından bahseder durur. Mutluluk kavramı görecelidir. Her insanın algılayışına ve bakış açısına göre değişir. Kitapta birbiri ile alakası olmayan çeşitli öyküler bulunmaktadır. Bu öykülerin bazıları mutlu biterken, bazıları ise yürek yakan cinsten oluşmaktadır. Baş ucu kitabı olarak kullanılabilir. Akıcı ve sıkmıyor insanı okurken. Özellikle son öykü dikkatimi çekti. Bu öykü de adamın biri dünyalar güzeli karısını elinde tutabilmek için 11 yılda tam 7 tane çocuk doğurtmuştur. Ne garip değil mi, bir kadının sizi sevmediğini bile bile sırf sizi terk etmesin diye sürekli hamile bırakıyor sunuz. Sonra da ben erkeğim diye insan içine çıkıyor sunuz. Erkeklik çocuk doğurtmak değildir. Erkeklik sahip çıkmaktır. Kıyamamaktır. Onunla ağlayıp onunla gülmektir. Hastalandığıda baş ucunda beklemektir. Kadını bir işçi olarak görüp bir hizmet aracı olarak kullanmak değildir erkeklik. Bir insan aile bireylerini sosyal statüde ki yeri gibi göremez. Bir öğretmen ise evdekiler öğrencisi değildir. Bir asker ise evdekiler emirerleri değildir. Onlar eşleri dir. Çocuklarıdır. Kimse toplum içinde ki yetersizliğini aile içinde ki bireyler ile tamamlayamaz. Her şeyden önce bir canlıya insan muamelesi yapılması esastır. İnsanların zaaflarını bilip bunları dibine kadar kullanmak vicdan terazisi olmayan insanların en uğrak noktasıdır. Bir insanı meraktan öldürmekte, ona insan değil de bir eşya gibi davranmakta buna dahildir. Okuyan herkese teşekkür ediyorum. Not: Kendinize yapılmasını istemediğiniz bir şeyi başkasına yapmayın. Not not: Nasıl bulmak istiyorsanız öyle bırakın. Not not not: İnsanları sadece kendi mutluluğunuz için bir oyuncak gibi görmeyin. Onlarında bir kalbi olduğunu
MutlulukGuy de Maupassant · Bordo Siyah Yayınları · 20031,005 okunma
Puan vermedi·234 syf.··
2016 130. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 12 Aralık 2016 14:01
Dünyadaki dört büyük öykücüden (Çehov, O. Henry, Poe ve Maupassant) üçünü okumuş, geriye okumadığım yalnızca Guy De Maupassant kalmıştı, Mutluluk ile onu da okumuş bulundum. Maupassant'ın yeri bende Çehov kadar özel oldu diyebilirim. Yazarı uzun zamandır okumak istemiştim fakat fırsat olmamıştı. Gerek kütüphanede geçen seferinde gördüğüm ve bir dahaki sefere almayı kafama koyduğum kitabının yerinde olmaması gerekse de mevcut okuduğum kitapları bitirememem bunda etkili oldu. Mutluluk'u kütüphanede, rafta gördüğümde dünyalar benim oldu. Maupassant'da beni çeken özel bir yan vardı. Kitabın arka kapağında da bahsedildiği gibi yazar "hüzünlü bir gözlemci" rolü yüklüyor biz okurlara. Mutluluk'daki hikayelerin çoğu hüzün içeren öykülerdi. Ama bu rolü yalnızca duygusal anlatımla yapmıyor Maupassant. Hikayenin gidişatı daha en baştan belli ediyor kendini. Ama bu da ölçülü bir şekilde oluyor elbette. Hikayenin başında dramatik ve hüzünlü olaylar biraz biraz başlarken sonlara doğru işler öylesine karışıyor ki bir hüzün dalgasına kapılıyorsunuz. Bu dalgayı okura yansıtmak elbette ki kolay değil. Mesela bir öykücü, hikayesini nerede bitireceğini çok iyi ayarlamalıdır. Aksi takdirde hikaye okuru sıkabilir ya da beklentileri minimum halde iken öykünün bitmesi onu boğabilir. Maupassant bunu çok iyi ayarlamış. Bir hikayeyi öyle bir noktada kesiyor ki, okur ister istemez öykünün vermiş olduğu duygusal akıma kapılıp gidiyor. Kendisi olay hikayecisi olduğu için öykülerinde bir devamlılık söz konusu değil. Yani öykü bittiğinde, olaylar okurun kafasında devam etmiyor. Fakat bu Maupassant'ın eksik bir yönü değil tabii ki; bu onun tarzı. Olay ve durum hikayeleri bu açıdan kıyaslanmamalı bana göre, ikisi de ayrı bir zevki yansıtıyor. Maupassant'ın diğer bir yönü de betimlemelerindeki
MutlulukGuy de Maupassant · Bordo Siyah Yayınları · 20031,005 okunma
7/10
·206 syf.··
2024 24. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2024 21:02
Yazar kitaba neden bu ismi vermiş bilmiyorum ama kitabın içeriğiyle tezat bir isim olmuş. Kitap içerisinde bir sürü kısa ve akıcı öyküler barındırıyor. Öykülerin ortak noktası ise her öykünün sonunda içinize bir hüzün ve huzursuzluk çöküyor. Yazar öykülerde aşk, ihanet, ölüm ve hayattaki pek çok kötü durum hakkındaki düşüncelerinden de bahsetmiş. Öykülerin sonuna geldiginizde sizi bir boşluğa düsürüyor ve bir mesaj çıkartmaya çalışıyorsunuz. Kısacası ortalama bir oykü kitabindan çok daha fazlasi diyebilirim. Mutluluk
MutlulukGuy de Maupassant · Bordo Siyah Yayınları · 20031,005 okunma
Reklam
Reklam