Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Başarı mı, Manipülasyon mu?
6/10
·388 syf.··
2026 4. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2026 22:56
Fransa’da yaptığım bir sunumda ele aldığım bu roman, sadece bir yükseliş hikâyesi değil, aynı zamanda toplumun işleyişine dair güçlü bir eleştiri. Georges Duroy, Paris’e fakir bir şekilde gelir ve zamanla yükselir. Ancak bunu yeteneğiyle değil, özellikle kadınlarla kurduğu ilişkiler sayesinde başarır. Kitap boyunca ilişkiler onun için bir duygu değil, bir fırsattır. Özellikle Madeleine ile olan ilişkisi dikkat çekicidir; kariyerini büyük ölçüde onun sayesinde kurar. Daha da çarpıcı olan ise, arkadaşı Forestier ölmeden önce bile onun karısıyla evlenmeyi düşünmesidir. Bu, karakterin ne kadar hesapçı olduğunu açıkça gösterir. Romanın sonunda Suzanne ile evlenmesi de tamamen stratejiktir. Ailesinin zenginliğini öğrenmesi, bu kararın arkasındaki gerçek nedeni ortaya koyar. Maupassant, realist bir tarzla toplumu olduğu gibi yansıtır. Ve bu romanın en etkileyici yanı, hâlâ güncel olmasıdır: Günümüzde de çoğu zaman ilişkiler ve “network”, yeteneğin önüne geçebiliyor. Sonuç olarak Bel-Ami, başarı kavramını sorgulatan ve okuyucuyu rahatsız eden güçlü bir romandır.
Alıntı
Güzel DostGuy de Maupassant · İş Bankası Kültür Yayınları · 2022914 okunma
9/10
·468 syf.··
2021 74. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2021 22:16
Bugün, mutlaka okumanız gereken bir klasik hakkında kısaca yazmak istiyorum ben. Birçok yayınevinde Bel Ami orjinal adı ile basılan, Hasan Ali Yücel Klasikleri'nde ise Güzel Dost olarak çevrilen şahane bir Maupassant kitabı okudum. 1885 yılına ait bu romanda yaşanan her şey sanki günümüzden detaylar içeriyor. Bir insanın belirli bir aşamaya gelmesi için başka insanları basamak olarak kullanmasını öyle yalın öyle muhteşem bir dille anlatıyor ki yazar inanamadım... Gelelim kısaca konuya; Georges Duroy, taşrada yaşayan ve Paris'e gelen ayrıca zor şartlarda yaşamaya çalışan masum biridir. Cebinde son kalan parayla hayatını sürdürmeye çalışır Duroy. Kanı kaynar, nüfuzlu insanlara imrenerek bakar. Ve sonra karşısına Charles Forestier adlı arkadaşı çıkar. Gazetede çalışan arkadaşı, Duroy'a da iş ayarlar. Her şeyin kendine güvenmeye bağlı olduğunu anlatır arkadaşına, güç güvenden gelir der. Paris'e servet yapma amacıyla gelen, yılda bin beş yüz frankla çalışıp geçinmeye uğraşan Georges bu öğütleri can kulağı ile dinler. Başlarda masumca hayalleri olan Duroy daha sonra Paris'in güçlü ve zengin sosyetesinden Madam de Marelle ile tanışır. Bu tanışma onun hayatında geri dönülmez durumlara neden olur. Kente taşradan gelen bu adamın, güç ve şöhret basamaklarını birer birer tırmanırken para ve iktidar sahibi olmak adına ne kadar alçalabileceğini okuyacaksınız. Çevrenizde gördüğünüz, her yerde karşınıza çıkabilecek onlarca binlerce insandan biri aslında Georges. Bir emele ulaşmak için herkes farklı yollar izler hayatta. Duroy ise eksikliğini hissedip kıskandığı yaşama sahip olabilmek için kadınları kullanır. Her yolun mübah olduğu hırs ile süslü hayatlarda, Duroy sadece tek bir örnektir. Klasikler arasında unutamayacağım karakterler arasına girdi Georges Duroy. Sayfaları hızla
Edebiyat
Güzel DostGuy de Maupassant · İş Bankası Kültür Yayınları · 2022914 okunma
Hayatta her şey ufak ayrıntılarda gizlidir...
9/10
·388 syf.·
2024 161. kitabı
~~~Körler krallığında, tek gözlü adam kral olur. Tüm bu insanlar eğer fark ediyorsanız sıradan tipler, çünkü akılları iki duvar arasına sıkışmış -para ve siyaset. Ukala bunlar azizim, kendileriyle bir şey konuşmak mümkün değil, bizim hoşumuza giden hiçbir konuyu konuşamayız onlarla. Zekâları çamura bulanmış, daha doğrusu çöplük haline gelmiş~~~ Bel-AmiBel-Ami olarak da bilinen "Güzel Dost" taşradan Paris'e saf bir insan olarak gelen Georges Duroy'un gazeteciligin yükselen gücünü fark edip, kısa sürede kentin göbeğindeki ahlaksızlığı ve çürümeyi anlattığı kitaptır. Guy de MaupassantGuy de Maupassant ın yasadigi dönemdeki kafelerin, bulvarların ve gazete ofislerinin görüntüleri üzerinden izlenimci bir biçimde ortaya koyduğu kitap, her şeyin bir bedeli ve sınırı olduğunun göstergesi olup, dönem Fransa sosyetesinden bi kez daha tiksindim, okuduğum yine dönemsel kitaplar ve karakterler aklıma gelirken. Ben o dönemin ne sosyete tarafını ne de alt tabaka insanını sevemedim. Üst tabakanın ihanetleri, alt tabakanın ahlaksızlığı birbiri ile yarışır halde gibi :((( Genç, çekici ve oldukça hırslı George Duroy'a gazeteci olarak iş teklifi yapılır ve kısa sürede yeni kariyerinde büyük bir başarıya imza atar. Ama aynı zamanda içinde yaşadığı yozlaşmış toplumun "kalitesiz meslektaşları, manipülatif metresleri ve kurnaz finansörler" gerçekleriyle de yüzleşir ve aşkın olduğu bir dünyada baştan çıkarıcı, şantajcı ve sosyal tırmanıcı olmayı hızla öğrenir. Sadece amaca ulaşmak için bir araçtır onun için bazı durumlar. Maupassant'ın döneminin gücün doruğunu anlatan "Güzel Dost" büyük bir açık sözlülük ve şüphecilik romanıdır aynı zamanda... Yükselme çabasında olan Duroy ve etrafındaki siyasi ayak ve kadınlar kitabın genel konusunu oluştururken, çok da bi şeyin hayatlarda değişmemiş olması, okuduğum kitabın en üzücü
1001KitapOkumalarım
Güzel DostGuy de Maupassant · İş Bankası Kültür Yayınları · 2022914 okunma
Puan vermedi·468 syf.··
2019 65. kitabı
Tolstoy'un, "...sayıları az olmakla birlikte, Maupassant gibi bir başka tür insan daha vardır ki, bunlar her şeyi kendi gözleriyle, içerdiği önem ve anlamıyla, olduğu gibi görürler" sözleriyle andığı yazar, kırk üç yıllık kısa ömrüne pek çok roman, öykü, deneme ve tiyatro oyunu sığdırdı. Romanın kahramanı Georges Duroy'nın muhabirlikle başlayan, uğruna her tür ahlaksızlığı mubah gördüğü güç sahibi olma serüvenini olanca yalınlığı ve çarpıcılığıyla öykülerken, zengin gazetecilik tecrübesinin de epeyce faydasını görmüştür. Lakabı güzel dost ama kendisi hiç de güzel bir insan değil. Açlıkla savaşırken askerlik arkadaşının kendi çalıştığı gazetede bir iş bulmasıyla Behlülvari bir maceraya atılıyor çapkın Droy. Ahlaki değerlerimize o kadar ters ve sapkınca ilişkilerin, aşk adı altında ne kadar normalmiş gibi algılatılması. Krallık dönemi Fransa insanının aşk anlayışı böyle, kadın evli mi, nişanlı mı, yaşlı mı, genç mi bakılmadan küçük bir muhabbetle "seni seviyorum" tiradı. Kitap ağırlıkta bu mihvalde gidiyorda olsa dönemin siyasi anlayışı benim daha çok ilgimi çekti. “Afrika toprakları gerçekten de Fransa için bir ocaktır beyler, en iyi odunumuzun yandığı bir ocak, banknotlarla tutuşturulan, çekişi güçlü bir ocak."
Güzel DostGuy de Maupassant · İş Bankası Kültür Yayınları · 2022914 okunma
8/10
·468 syf.··
Beğendi
·
2022 41. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 08 Mart 2022 02:25
"Körler krallığında, tek gözlü adam kral olur." Okuduğum en akıcı, farkındalık dolu kitaplardan bir tanesi oldu #güzeldost ya da #belami Kitap 1885 yılında okuruyla buluştuğunda üzerine çokça konuşulmuş. Yazdığı Georges Duroy karakteri bir kere tanıdığınız zaman bir daha kolay kolay unutamayacağınız bir karakter. İlk sayfadan son sayfaya kadar Georges peşinde ilerliyoruz. Askerliği bırakıp Paris şehrine kendine bir yer bulmak adına gelen bu karakter bir mevkii, şan, şöhret, para peşinde, hırs ve açgözlülüğünün motivasyonuyla okuyucuyu dikkati dağılmayacak şekilde kendi üzerinde tutmayı başarıyor. Merkezde insanın her türlü hırsının olduğu bu kitap arka planda dönemin siyasi çalkantılarını, kadın ve erkek ilişkilerini, evlilik ve din üzerine gözlemleri de barındırıyor. Hırsları, tutkuları, arzuları uğruna her şeyi yapmayı kendilerine mübah gören bu insanları okurken bir yerden yazarın sesini duyuyoruz. Şöyle sesleniyor okurlarına; "Ya sonra? Sonunda daima ölüm gelir." Belki de şöyle demek istiyor, kendini ne kadar alçaltacaksın insan? sonunda kazanacağın sadece ölüm olacak. Madem ölüm var kendinin insan olarak en iyi halinle bu yolculuğu tamamla. Okumanızı çok isterim. Okumanız bittikten sonra kendi içinize bir bakıp orada bir 'Güzel Dost' var mı yok mu bir bakın olur mu? Çünkü körlüğümüz en çok kendimize. Sonsuz sevgiler .
Güzel DostGuy de Maupassant · İş Bankası Kültür Yayınları · 2022914 okunma
8/10
·468 syf.··
2017 21. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 07 Kasım 2017 18:14
Güzel Dost. Adından anlaşılacağı gibi değil malesef. Buradaki 'dost' bizim Türkçede metres olarak duyduğumuz anlamın aynısı. Kitapta o zamanların Fransız siyasetinin nasıl yürüdüğünü, paranın önemini ve para uğruna yapılan ahlaksızlıkları görüyorsunuz. Özellikle Georges Du Roy'un etrafında dönüyor her şey. Romanın çevirisi çok iyiydi. Fazlaca diyaloglara yer verilmiş ve dili de çok yalındı. Kitabın 2012 yapım filmi de var. 'Bel Ami' olarak geçiyor. Hem de baş rolde yani Georges Du Roy'u , Robert Pattinson canlandırıyor :) Romanı bitirdikten sonra filmini de izledim ama beğenmedim :) Fransız edebiyatına merakınız varsa tavsiye edilecek bir kitap..
Güzel DostGuy de Maupassant · İş Bankası Kültür Yayınları · 2022914 okunma
Puan vermedi·388 syf.··
2021 47. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2021 16:08
Güzel Dost, ahlak, evlilik, ikili ilişkiler, güven, sadakat, maddi ve manevi çıkar gibi daha birçok konuyu bünyesinde barındıran ve sorgulayan bir eser. Baş karakterimiz Georges Duroy'nın muhabirliğe adım atmasıyla birlikte kendi hayatını ve çevresindeki insanların hayatını değiştirmesini okuyoruz. Mevkiide yükselme arzusunun bir insana neler yaptırabileceğini çok ama çok güzel bir kurguyla anlatmış Maupassant. İnsanın içindeki nefret, istek ve arzu, aşk, cinsellik gibi yine birçok durumun nelere sebebiyet verdiğini görüyoruz eserde. Taşra yaşantısının ve şehir yaşantısının da karşılaştırılması bu eser. Dönemdeki hükümetin eleştirisini de okuyoruz bir yanda. Siyasi tarafının da başarılı olduğunu söylemeliyim. Eserin birçok yönden başarılı olduğunu düşünüyorum. Çok severek okudum. Oldukça akıcı ve sürükleyici bir eserdi. Klasiklerle yeni tanışanlar için doğru bir tercih olduğunu düşünüyorum. Mutlaka tavsiye ediyorum.
Edebiyat
Güzel DostGuy de Maupassant · İş Bankası Kültür Yayınları · 2022914 okunma
Güzel Dost ismini en son hakeden insan Georges Duroy
7/10
·480 syf.··
2022 4. kitabı
Güzel Dost, bir adamın hiçlikten yükselebileceği en yüksek mevkiye sadece onu seven kadınları kullanarak ulaşmasını anlatıyor diyebilirim. Bütün kadınların deli gibi aşık olduğu Georges ve Georges'tan sadece sevgi bekleyen kadınlar... Georges, Madeleine, Clothilde, Virginie ve Suzanne olmasa bir hiç olarak kalmaya devam edecekti.
Edebiyat
Güzel DostGuy de Maupassant · İş Bankası Kültür Yayınları · 2022914 okunma
7/10
·468 syf.··
2021 21. kitabı
·
121 günde okudu
·
Okunma: 11 Eylül 2021 21:51
Herkese merhaba, Aradan ne kadar zaman geçerse geçsin bazı şeyler hiç değişmez değil mi? Bu Fransız Klasiği'nin de tam olarak ortaya koyduğu buydu. Filler tepişir çimler ezilirdi peki ya bir çim buna isyan ederse ne mi olurdu? Ortaya Georges Duroy karakteri çıkardı. Yükselmek için kaç kişinin üstüne basardınız, ne kadar alçakça davranırdınız peki ya kadınları kullanmak? En dibini görmek istiyorsanız bu kitabı okumalısınız... Yazıldığı dönemin Fransa'sının diplomatik ilişkilerin, gazetelerin bu çalkantılar arasındaki yeri, Cezayir ve Tunus'u sömürge haline getirirken işi öncesinde kestirenlerin nasıl vurgunlar yaptığını bu sistemin güzel bir panoramasını çiziyor Maupassant. Peki ya kadınlar o dönemlerde bunca kargaşanın içerisinde nerede yer alıyordu? Bunu da ince ince hatlarla örüyor yazar. Çok kızdığım yerler olsa da, insanların duygularına yenik düştüğünde kendilerini hangi konumlara soktuklarını gördükçe mantıklı bir insan olmanın önemini tokat gibi çarpıyor bu kitap insanın suratına. ""Güçlü görünmek zor değil, dert etme; meselenin özü cehaletini ele vermemektir. Lafı çevirir, ustaca zorluğu bertaraf eder, engelin çevresinden dolaşır ve bir sözlük yardımıyla başkalarının ağzını kapatırsın. İnsanların hepsi kaz gibi budala, sazan gibi cahildir." "Dini, her kapıyı açan bir maymuncuk gibi kendi çıkarlarına alet etmeyi alışkanlık haline getirenler, onu güzel havalarda gezinirken yorulunca dayanmak için bir baston, güneşli havalarda bir parasol, yağmurda bir şemsiye gibi kullanır, ama evde işe yaramadığı için kapının arkasında bırakırlar." Keyifli okumalar dilerim.
Güzel DostGuy de Maupassant · İş Bankası Kültür Yayınları · 2022914 okunma
Puan vermedi·468 syf.·
2020 79. kitabı
Gece 2 civarında bitirdiğim kitabın incelemesini şimdi yapıyorum evet, bunlar hep tembellikten... Bu kitabı okumaya başlamadan önce incelemelere göz atmıştım, bir arkadaş Dost kelimesinin metres olarak kullanıldığını yazmıştı, aslında yok öyle bir şey, hatta Georges Duroy'a güzel dost ismini koyan Clotilde'in küçük kızı. Çıkarları için, fakirlikten kurtulmak için her şeyi yapabilecek bir adam düşünün, öyle bir adam ki aşkı da sevdiği kadını da gururunu da harcar bu uğurda, o adama şimdi biraz yakışıklılık biraz sinsilik ekleyin. İşte hanımlar beyler karşınızda Georges Duroy. Hüseyin Rahmi'nin Mürebbiyesinin zeki ve erkek versiyonu olarak düşünebiliriz aslında. Dönemin Fransa'sının çarpık ilişkilerine yakından bakan siyasetine de uzaktan göz kırpan bu kitabı olay hikayeciliğini seven herkesin seveceğini düşünüyorum. Karakterlere sinir olup boğmak isteyebilirsiniz garanti veremem. Filme de uyarlanmış bir kitap bu, karakterler için oyuncu seçimleri çok başarılı özellikle Robert Pattinson seçimi. Ancak kitap senaryoya çok yavan bir şekilde uydurulduğu için film pek bir tatsız. Oyuncuların başarısı bunu ötmüyor maalesef. Kısa ve öz değerlendirme olarak, ben bu kitabı sevdim.
1000Kitap
Güzel DostGuy de Maupassant · İş Bankası Kültür Yayınları · 2022914 okunma

Yazar Hakkında

Guy de MaupassantYazar · 56 kitap
Doğalcılık akımına bağlı Fransız öykü ve roman yazarıdır. Öykü alanında Fransa'nın en büyüklerindendir. Parisli bir borsa oyuncusunun oğlu olarak 5 ağustos 1850'de Dieppe kenti yakınlarındaki Miromesnil şatosunda dünyaya geldi. Guy de Maupassant, burada Normandiya bölgesini ve köylülerinin yaşamını yakından tanımak fırsatını buldu. İlk eğitimini Kilise'den aldı. 13 yaşında gönderildiği İlahiyat okulundaki yaşama ısınamadığı için kurallara aykırı davrandı. Böylece kendisini okuldan kovdurdu. Öğrenimini Rouen lisesinde tamamladı. 1869'da Paris'te hukuk okumaya başladı. Fransa ile Almanya arasında savaş çıkması üzerine öğrenimine ara verdi. Gönüllü olarak savaşa katıldı. 1870'de seyyar jandarma birliğinde asker oldu. Maupassant, o dönemde tanığı olduğu olayları, yaşadıklarını, gözlemlediklerini daha sonra kaleme aldığı birçok öyküsünde anlattı. 1871'de terhis olduktan sonra Paris'te hukuk öğrenimini sürdürdü.Babasını yardımıyla Donanma Bakanlığı'nda bir iş buldu. Atlet yapılıydı, iyi yüzer ve kürek çekerdi; yalnız aklı denizcilikte değildi; yazar olmak istiyordu. 1879'da da Eğitim Bakanlığı'na geçti. Canlı ve taşkın bir kişiliği olan Maupassant, hayatın zevklerine ve çalışmaya aynı coşkuyla sarılmıştı. Şair Louis Bouilhet, onun ilk şiir denemelerini teşvik etti. Yaşamını kazanmak için çalışmaya başladığı Bakanlıklarda bürokrasi dünyasını tanıdı. Böylece bürokratların bulunduğu ortamı gözlemlemek fırsatını buldu.  Maupassant'ın yazarlık hayatı, 1871'den sonra başladı. Şiirler yazdı (Le Mur, Au Bord de l'Eau). 1871 ile 1880 arasında, özellikle, annesinin çocukluk arkadaşı romancı Gustave Flaubert'in etkisinde kaldı. Flaubert, Maupassant'ı iyi bir yazar olarak yetiştirmek için çok çalıştı. Ona gerçeği değişik bir bakışla gözlemlemeyi, yalnız gördüklerini ve duyduklarını yazmayı öğretti. İlk yazdıklarını okuyup düzeltti. Flaubert, onu Emile Zola, Ivan Turgenyev, Edmond de Goncurt ve Henry James gibi ünlü yazarlarla tanıştırdı. Flaubert'in 1880'de beklenmedik ölümü, Maupassant'ı çok derinden etkiledi. 1880'de, Flaubert'in ölümünden bir ay önce, aralarında Emile Zola'nın da bulunduğu natüralist (doğalcı) bazı yazarların öykülerinin toplandığı "Les Soirées de Médan" (Médan Akşamları) adlı kitapta Maupassant'ın da bir öyküsü yer aldı (Boule de Suif - Kartopu - İs Yumağı). Bu öykü, Maupassant'a ilk büyük başarısını getirdi ve onun öykü yazarlığına olan eğilimini ortaya çıkardı. Maupassant, 1880'den 1891'e kadar, 18 kitapta toplanan yaklaşık 300 öykü ile 6 roman yayımladı. Romanları şunlardır: Bir kadının yaşamı boyunca uğradığı hayal kırıklıklarını anlatan ve ilk romanı olan "Une Vie" (Bir Hayat - 1883), "Bel Ami" (Güzel Dost - 1885), "Mont Oriol" (Oriol Dağı - 1887), "Pierre et Jean" (Pierre ile Jean - 1888), "Fort Comme la Mort" (Ölüm Gibi Kuvvetli - 1889) ve "Notre Coeur" (Kalbimiz - 1890). Maupassant, en güzel öykülerini, 1881 ile 1886 arasında yazdı. Elde ettiği başarılar, ona yüksek sosyetenin kapılarını açtı. Son romanlarında, yüksek sosyeteye ilişkin yaşantılarını anlattı. Bu romanlar, doğrudan doğruya, Maupassant'ın karşı cinsle olan ilişkilerinin verdiği sıkıntılardan esinlendi. Öykü kitaplarından elde ettiği gelirle "Bel Ami" adlı bir yata sahip oldu. Maupassant, bu yatla Akdeniz'de geziler yaptı ve yolculuk izlenimlerini 1884'te yayımlanan "Au Soleil" (Güneşte), "Sur l'Eau" (Denizde - 1888) ve "La Vie Errante" (Serseri Hayat - 1890) adlı öykülerinde anlattı. Maupassant, genç yaşında baş ağrılarından şikayet etmeye başladı. Hastalığı, 1884'ten itibaren, zihin yorgunluğunun ve gördüğü hallüsinasyonların etkisiyle gittikçe artıyordu. Sağlık durumu günden güne bozuluyordu. Ne olduğunu bilmediği ve kendisine düşman bellediği bir varlığı hep yanı başında hissediyor ve ölüm düşüncesi sürekli olarak aklını kurcalayıp duruyordu. Guy de Maupassant, 1887 yılında yayımlanan "Le Horla" adlı öyküsünde, delilik belirtilerinin nasıl başladığını ve insan üzerinde ne gibi değişiklikler meydana getirdiğini anlattı. Bu kitap yayımlandıktan sonra, iyileşmek ümidiyle, uzunca bir deniz yolculuğuna çıktı. Yolculuktan döndükten sonra "Pierre et Jean" adlı romanını tamamladı. Daha sonra "Notre Coeur" adlı romanı kaleme aldı. 1890'da yayımlanan "La Vie Errante" adındaki yapıtından sonra da pek bir şey yazamadı. Sağlık durumu da adamakıllı bozulmuştu. Fazla ilâç almak yüzünden o iriyarı bedeni ve zihni yıpranmıştı. 1892'nin Ocak ayında kendini öldürmeye kalkıştı. Ağır hasta olarak Paris'e getirildi ve bir sağlık yurduna yatırıldı. Maupassant, 1893 yılında iyileşemeden öldü. Paris'teki Montparnasse mezarlığına gömüldü.