Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Güzel Dost
6/10
·383 syf.··
2024 15. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2024 01:22
Guy de Maupassant’ın oriinal adı “Bel-Ami” olan ve diğer yayınevlerinde, tercümeye sadık kalınarak “Güzel Dost” adıyla kataloglanan romanının, Erasmus yayınlarından , “Hırs”(!) adıyla çıkmış aynı eseridir.
HırsGuy de Maupassant · Erasmus Yayınları · 2017914 okunma
Başarı mı, Manipülasyon mu?
6/10
·388 syf.··
2026 4. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2026 22:56
Fransa’da yaptığım bir sunumda ele aldığım bu roman, sadece bir yükseliş hikâyesi değil, aynı zamanda toplumun işleyişine dair güçlü bir eleştiri. Georges Duroy, Paris’e fakir bir şekilde gelir ve zamanla yükselir. Ancak bunu yeteneğiyle değil, özellikle kadınlarla kurduğu ilişkiler sayesinde başarır. Kitap boyunca ilişkiler onun için bir duygu değil, bir fırsattır. Özellikle Madeleine ile olan ilişkisi dikkat çekicidir; kariyerini büyük ölçüde onun sayesinde kurar. Daha da çarpıcı olan ise, arkadaşı Forestier ölmeden önce bile onun karısıyla evlenmeyi düşünmesidir. Bu, karakterin ne kadar hesapçı olduğunu açıkça gösterir. Romanın sonunda Suzanne ile evlenmesi de tamamen stratejiktir. Ailesinin zenginliğini öğrenmesi, bu kararın arkasındaki gerçek nedeni ortaya koyar. Maupassant, realist bir tarzla toplumu olduğu gibi yansıtır. Ve bu romanın en etkileyici yanı, hâlâ güncel olmasıdır: Günümüzde de çoğu zaman ilişkiler ve “network”, yeteneğin önüne geçebiliyor. Sonuç olarak Bel-Ami, başarı kavramını sorgulatan ve okuyucuyu rahatsız eden güçlü bir romandır.
Alıntı
Güzel DostGuy de Maupassant · İş Bankası Kültür Yayınları · 2022914 okunma
9/10
·468 syf.··
2021 74. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2021 22:16
Bugün, mutlaka okumanız gereken bir klasik hakkında kısaca yazmak istiyorum ben. Birçok yayınevinde Bel Ami orjinal adı ile basılan, Hasan Ali Yücel Klasikleri'nde ise Güzel Dost olarak çevrilen
Edebiyat
Güzel DostGuy de Maupassant · İş Bankası Kültür Yayınları · 2022914 okunma
Hayatta her şey ufak ayrıntılarda gizlidir...
9/10
·388 syf.·
2024 161. kitabı
~~~Körler krallığında, tek gözlü adam kral olur. Tüm bu insanlar eğer fark ediyorsanız sıradan tipler, çünkü akılları iki duvar arasına sıkışmış -para ve siyaset. Ukala bunlar azizim, kendileriyle
1001KitapOkumalarım
Güzel DostGuy de Maupassant · İş Bankası Kültür Yayınları · 2022914 okunma
Puan vermedi·250 syf.··
2024 12. kitabı
·
59 günde okudu
·
Okunma: 25 Kasım 2024 11:42
Fransız yazar Guy de Maupassant'ın 1885 tarihinde yayınlanan, ikinci ve en önemli romanıdır. 19. Yüzyıl Fransa’sı çarpıcı şekilde tasvir edilmiş, okuru sürükleyen , akıcı bir roman diyebilirim. Günümüzden birçok izler bulabileceğiniz bu günün dünyasını da içine almış bir roman.. Gerçekçi ve ikna edici karakterler oluşturulmuş , temel özelliklerini ve rolünü akılda kalıcı bir şekilde vurgulamış yazar. 2012 yapımı Aşkım benim filmi kitaptan uyarlanmıştır. Tavsiye ederim .
Bel-AmiGuy de Maupassant · Totem Yayınları · 2012914 okunma
Puan vermedi·382 syf.··
2025 49. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 26 Ekim 2025 13:09
Tahmini 19.yy Fransa'sını konu alıyor kitap. O zamanın kadın erkek ilişkilerini, evlilikleri, para için yapılan dalavereleri... Gözünü yükseğe dikmiş sıradan bir gencin zenginlik ve ihtişama ulaşırken kimlerin üstüne bastığını anlatıyor. Amacına giden yolda herşeyi mübah kabul etmiş çapkın yakışıklı Georges Duroy. Zamanının güzel eleştirisi olabilir ama beni kitapta rahatsız eden kadınların ne kadar yaşlı, ne kadar olgun, ne kadar aklı başında, ne kadar zeki, ne kadar genç, ne kadar zengin, ne kadar itibarlı olurlarsa olsunlar yine de yakışıklı bir gencin kur yapmasıyla aptala dönüşecekleri vurgusu. Dönem hikayeleri okumak hoşuma gidiyor. Bu kitabı da severek okudum. İş Bankası klasikleri serisinden Güzel DostGüzel Dost olarak yayınlanan kitabı meraklılarına tavsiye ederim. Kitapla ve sevgiyle...
Bel-AmiGuy de Maupassant · İletişim Yayıncılık · 2019914 okunma
8/10
·382 syf.··
2026 19. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 12 Mart 2026 11:31
Natüralist akımın önde gelen isimlerinden Maupassant’ın en önemli romanı olarak bilinen Bel-Ami 1885 yılında yayınlanmıştır. Eser 19.yy Fransa’sının sosyal hayatının olumsuzlukları ve çirkinlikleriyle yol almış,karakterimiz Georges Duroy üzerinden dönemin iktidar-siyaset-basın ilişkisine para-stadü-evlilikle konularıyla iç içe geçmiş bir kurgu sunmuş bizlere. Duroy parasız ama hırslı bir gençtir.Yakışıklılığını bir koz olarak kullanır ve maddi anlamda yükselişe geçmek için çevresindeki nüfuzlu kadınları kullanmaktan çekinmez.Bazı bazı gurur kırılması yaşıyor olsa da eline geçen imkanlar ,işinde yükseliş ve para bu gururun önüne geçer. Ünvan olarak soyluluğa geçip yükselişe geçmiş lakin hep daha fazlasını isteyen Duroy bu istekler için hep kadınlarla yol alır.Kadınlarda her şeyin farkındadır ama aşk gözlerini kör etmişcesine hiçbir şeyi umursamazlar. Duroy’un bu davranışlarının temelinde geçmişi,yaşadığı yoksul günler olsa gerek,bulunduğu çevrenin şartları onun iç güdülerini harakete geçirir ve Bel-Ami lakabıyla ün salan karakterimiz okuyucuların unutulmazları arasına girer.Kitapla ve sevgiyle kalınız.
Edebiyat & Roman
Bel-AmiGuy de Maupassant · İletişim Yayıncılık · 2019914 okunma
Puan vermedi·468 syf.··
2019 65. kitabı
Tolstoy'un, "...sayıları az olmakla birlikte, Maupassant gibi bir başka tür insan daha vardır ki, bunlar her şeyi kendi gözleriyle, içerdiği önem ve anlamıyla, olduğu gibi görürler" sözleriyle andığı yazar, kırk üç yıllık kısa ömrüne pek çok roman, öykü, deneme ve tiyatro oyunu sığdırdı. Romanın kahramanı Georges Duroy'nın muhabirlikle başlayan, uğruna her tür ahlaksızlığı mubah gördüğü güç sahibi olma serüvenini olanca yalınlığı ve çarpıcılığıyla öykülerken, zengin gazetecilik tecrübesinin de epeyce faydasını görmüştür. Lakabı güzel dost ama kendisi hiç de güzel bir insan değil. Açlıkla savaşırken askerlik arkadaşının kendi çalıştığı gazetede bir iş bulmasıyla Behlülvari bir maceraya atılıyor çapkın Droy. Ahlaki değerlerimize o kadar ters ve sapkınca ilişkilerin, aşk adı altında ne kadar normalmiş gibi algılatılması. Krallık dönemi Fransa insanının aşk anlayışı böyle, kadın evli mi, nişanlı mı, yaşlı mı, genç mi bakılmadan küçük bir muhabbetle "seni seviyorum" tiradı. Kitap ağırlıkta bu mihvalde gidiyorda olsa dönemin siyasi anlayışı benim daha çok ilgimi çekti. “Afrika toprakları gerçekten de Fransa için bir ocaktır beyler, en iyi odunumuzun yandığı bir ocak, banknotlarla tutuşturulan, çekişi güçlü bir ocak."
Güzel DostGuy de Maupassant · İş Bankası Kültür Yayınları · 2022914 okunma
8/10
·468 syf.··
Beğendi
·
2022 41. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 08 Mart 2022 02:25
"Körler krallığında, tek gözlü adam kral olur." Okuduğum en akıcı, farkındalık dolu kitaplardan bir tanesi oldu #güzeldost ya da #belami Kitap 1885 yılında okuruyla buluştuğunda üzerine çokça konuşulmuş. Yazdığı Georges Duroy karakteri bir kere tanıdığınız zaman bir daha kolay kolay unutamayacağınız bir karakter. İlk sayfadan son sayfaya kadar Georges peşinde ilerliyoruz. Askerliği bırakıp Paris şehrine kendine bir yer bulmak adına gelen bu karakter bir mevkii, şan, şöhret, para peşinde, hırs ve açgözlülüğünün motivasyonuyla okuyucuyu dikkati dağılmayacak şekilde kendi üzerinde tutmayı başarıyor. Merkezde insanın her türlü hırsının olduğu bu kitap arka planda dönemin siyasi çalkantılarını, kadın ve erkek ilişkilerini, evlilik ve din üzerine gözlemleri de barındırıyor. Hırsları, tutkuları, arzuları uğruna her şeyi yapmayı kendilerine mübah gören bu insanları okurken bir yerden yazarın sesini duyuyoruz. Şöyle sesleniyor okurlarına; "Ya sonra? Sonunda daima ölüm gelir." Belki de şöyle demek istiyor, kendini ne kadar alçaltacaksın insan? sonunda kazanacağın sadece ölüm olacak. Madem ölüm var kendinin insan olarak en iyi halinle bu yolculuğu tamamla. Okumanızı çok isterim. Okumanız bittikten sonra kendi içinize bir bakıp orada bir 'Güzel Dost' var mı yok mu bir bakın olur mu? Çünkü körlüğümüz en çok kendimize. Sonsuz sevgiler .
Güzel DostGuy de Maupassant · İş Bankası Kültür Yayınları · 2022914 okunma
Bel-Ami (İyi Arkadaş) Derken İnim İnim İnleyen Nameler
9/10
·382 syf.··
Beğendi
·
2021 71. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2021 13:15
Pembe dizi kıvamında, orada rastlanacak olaylar zincirini Paris sosyetesi üzerinden anlatıyor Bel-Ami yani İyi Arkadaş. Yakışıklılığa/güzelliğe kananların hayatlarının nasıl bir hale geldiğini, nefsin ve tamahkarlığın insanı nasıl bir canavara dönüştürüp, neticede iyiliği dokunanları bile nasıl soktuğunu hayretle izliyorsunuz. Kısaca şeytanın tezgahladığı olayların cazibesinin tatlı, sonucunun ne kadar acı olabileceğini inanılmaz bir akıcılık ve ustalıkla anlatan romanın finalini bile şeytanın kıpırtılarıyla yön bulan bir kalemden çıktığına öfkeyle şahit oluyorsunuz. Okuyacak daha iyi bir şeyiniz yoksa yazın okunacak hem ustaca yazılmış hem de çerez gibi okunan bu romana bakabilirsiniz.
1000Kitap
Bel-AmiGuy de Maupassant · İletişim Yayıncılık · 2019914 okunma

Yazar Hakkında

Guy de MaupassantYazar · 56 kitap
Doğalcılık akımına bağlı Fransız öykü ve roman yazarıdır. Öykü alanında Fransa'nın en büyüklerindendir. Parisli bir borsa oyuncusunun oğlu olarak 5 ağustos 1850'de Dieppe kenti yakınlarındaki Miromesnil şatosunda dünyaya geldi. Guy de Maupassant, burada Normandiya bölgesini ve köylülerinin yaşamını yakından tanımak fırsatını buldu. İlk eğitimini Kilise'den aldı. 13 yaşında gönderildiği İlahiyat okulundaki yaşama ısınamadığı için kurallara aykırı davrandı. Böylece kendisini okuldan kovdurdu. Öğrenimini Rouen lisesinde tamamladı. 1869'da Paris'te hukuk okumaya başladı. Fransa ile Almanya arasında savaş çıkması üzerine öğrenimine ara verdi. Gönüllü olarak savaşa katıldı. 1870'de seyyar jandarma birliğinde asker oldu. Maupassant, o dönemde tanığı olduğu olayları, yaşadıklarını, gözlemlediklerini daha sonra kaleme aldığı birçok öyküsünde anlattı. 1871'de terhis olduktan sonra Paris'te hukuk öğrenimini sürdürdü.Babasını yardımıyla Donanma Bakanlığı'nda bir iş buldu. Atlet yapılıydı, iyi yüzer ve kürek çekerdi; yalnız aklı denizcilikte değildi; yazar olmak istiyordu. 1879'da da Eğitim Bakanlığı'na geçti. Canlı ve taşkın bir kişiliği olan Maupassant, hayatın zevklerine ve çalışmaya aynı coşkuyla sarılmıştı. Şair Louis Bouilhet, onun ilk şiir denemelerini teşvik etti. Yaşamını kazanmak için çalışmaya başladığı Bakanlıklarda bürokrasi dünyasını tanıdı. Böylece bürokratların bulunduğu ortamı gözlemlemek fırsatını buldu.  Maupassant'ın yazarlık hayatı, 1871'den sonra başladı. Şiirler yazdı (Le Mur, Au Bord de l'Eau). 1871 ile 1880 arasında, özellikle, annesinin çocukluk arkadaşı romancı Gustave Flaubert'in etkisinde kaldı. Flaubert, Maupassant'ı iyi bir yazar olarak yetiştirmek için çok çalıştı. Ona gerçeği değişik bir bakışla gözlemlemeyi, yalnız gördüklerini ve duyduklarını yazmayı öğretti. İlk yazdıklarını okuyup düzeltti. Flaubert, onu Emile Zola, Ivan Turgenyev, Edmond de Goncurt ve Henry James gibi ünlü yazarlarla tanıştırdı. Flaubert'in 1880'de beklenmedik ölümü, Maupassant'ı çok derinden etkiledi. 1880'de, Flaubert'in ölümünden bir ay önce, aralarında Emile Zola'nın da bulunduğu natüralist (doğalcı) bazı yazarların öykülerinin toplandığı "Les Soirées de Médan" (Médan Akşamları) adlı kitapta Maupassant'ın da bir öyküsü yer aldı (Boule de Suif - Kartopu - İs Yumağı). Bu öykü, Maupassant'a ilk büyük başarısını getirdi ve onun öykü yazarlığına olan eğilimini ortaya çıkardı. Maupassant, 1880'den 1891'e kadar, 18 kitapta toplanan yaklaşık 300 öykü ile 6 roman yayımladı. Romanları şunlardır: Bir kadının yaşamı boyunca uğradığı hayal kırıklıklarını anlatan ve ilk romanı olan "Une Vie" (Bir Hayat - 1883), "Bel Ami" (Güzel Dost - 1885), "Mont Oriol" (Oriol Dağı - 1887), "Pierre et Jean" (Pierre ile Jean - 1888), "Fort Comme la Mort" (Ölüm Gibi Kuvvetli - 1889) ve "Notre Coeur" (Kalbimiz - 1890). Maupassant, en güzel öykülerini, 1881 ile 1886 arasında yazdı. Elde ettiği başarılar, ona yüksek sosyetenin kapılarını açtı. Son romanlarında, yüksek sosyeteye ilişkin yaşantılarını anlattı. Bu romanlar, doğrudan doğruya, Maupassant'ın karşı cinsle olan ilişkilerinin verdiği sıkıntılardan esinlendi. Öykü kitaplarından elde ettiği gelirle "Bel Ami" adlı bir yata sahip oldu. Maupassant, bu yatla Akdeniz'de geziler yaptı ve yolculuk izlenimlerini 1884'te yayımlanan "Au Soleil" (Güneşte), "Sur l'Eau" (Denizde - 1888) ve "La Vie Errante" (Serseri Hayat - 1890) adlı öykülerinde anlattı. Maupassant, genç yaşında baş ağrılarından şikayet etmeye başladı. Hastalığı, 1884'ten itibaren, zihin yorgunluğunun ve gördüğü hallüsinasyonların etkisiyle gittikçe artıyordu. Sağlık durumu günden güne bozuluyordu. Ne olduğunu bilmediği ve kendisine düşman bellediği bir varlığı hep yanı başında hissediyor ve ölüm düşüncesi sürekli olarak aklını kurcalayıp duruyordu. Guy de Maupassant, 1887 yılında yayımlanan "Le Horla" adlı öyküsünde, delilik belirtilerinin nasıl başladığını ve insan üzerinde ne gibi değişiklikler meydana getirdiğini anlattı. Bu kitap yayımlandıktan sonra, iyileşmek ümidiyle, uzunca bir deniz yolculuğuna çıktı. Yolculuktan döndükten sonra "Pierre et Jean" adlı romanını tamamladı. Daha sonra "Notre Coeur" adlı romanı kaleme aldı. 1890'da yayımlanan "La Vie Errante" adındaki yapıtından sonra da pek bir şey yazamadı. Sağlık durumu da adamakıllı bozulmuştu. Fazla ilâç almak yüzünden o iriyarı bedeni ve zihni yıpranmıştı. 1892'nin Ocak ayında kendini öldürmeye kalkıştı. Ağır hasta olarak Paris'e getirildi ve bir sağlık yurduna yatırıldı. Maupassant, 1893 yılında iyileşemeden öldü. Paris'teki Montparnasse mezarlığına gömüldü.