Ay Işığı

Guy de Maupassant
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2023 101. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2023 00:00
Kitabın Adı: Ay Işığı Kitabın Yazarı: Guy de Maupassant Tür: Hikayeler Ay Işığı, öykü alanında dünya edebiyatına damgasını vurmuş olan Fransız yazar Guy de Maupassant'nın on dört öyküsünden oluşan bir derleme. Yazar, sıradan insanların yaşamındaki küçük dramlardan ve onların zihinlerini meşgul eden gündelik sorunlardan ironi dolu çarpıcı hikâyeler çıkarır. Özlü, güçlü, keskin, ekonomik anlatımla güçlendirdiği gerçekçiliği ve kurgudaki ustalığıyla döneminin Fransız toplumunun zengin bir panoraması çıkar ortaya. Her türlü ortam ve bu ortama uygun karakterlere yer verdiği hikâyeleri kişisel yaşamından da birçok iz taşır.
Edebiyat
Ay IşığıGuy de Maupassant · Cem Yayınevi · 2016855 okunma
Sıradan hayatların dramatik gerçekleri
9/10
·205 syf.··
2025 98. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2025 12:50
Bazı kitaplar zamanını bekler. Bu kitap da benim için öyleydi. Bir süre önce kitap fuarında bir tavsiye üzerine almıştım ama Vincent Van Gogh’un tavsiyesi ile okumak nasip oldu. Yazarımızın kitabında toplam 14 öykü bulunuyor. Öykülerin yazıldığı tarihlere göre sıralanmış. Gündelik hayatta yer alan çeşitli dramatik konuları ironik bir biçimde anlatmış. İlk hikayeler biraz daha acemice yazıldığı çok belli. Hikayeleri geçtikçe yazarın gözlem gücünün ve kaleminin de arttığını görüyorsunuz. Bu kitabın içinde öyle ahım şahım harika ballandırılmış cümleler çok beklemeyin. Bazen hikaye acayip bir şekilde sona eriyor ve siz ne olduğunu anlamıyorsunuz. Acaba gülmeli mi? Üzülmeli mi? Bazı kısımlarında Emile Zola da gördüğüm acımasızca bir bitiş var. Sanırım yazarımız ondan da etkilenmiş olabilir. Okunması rahat ve kolay ilerliyor. Genel olarak tüm hikayelerini beğendim. O yüzden rahatlıkla tavsiye edebilirim. Bu ayakkabı size uyabilir. Giymeniz tavsiye edilir :) Bol kitaplı günler diliyorum. “Ruhunda gizemli bir savaş başlamışçasına şaşılacak ölçüde sinir ve düşünceli göründü.” “Tanrı aşkı böyle belirgin görkemlilikle çevrelediğine göre, ona izin vermiyor muydu?”
Ay IşığıGuy de Maupassant · Can Yayınları · 2013855 okunma
Olay Öykücülüğü
8/10
·138 syf.·
2025 36. kitabı
Guy de Maupassant Fransız edebiyatından tek yazar, bir nevi yazar keşfi :) okumalarıma eklediğim bir yazardı. André Gide ile roman türü, Guy de Maupassant ile de öykü türünde okumak istedim. Kendisi olay öykücülüğü yönüyle öne çıkan bir kalem. Ay Işığı eseri toplam 16 kısa öyküden oluşuyor. Genel olarak realist ve natüralist yaklaşımının yanı sıra, öykülerde din, evlilikte sadakatsizlik, savaş, kültürel farklılıklar, Fransız taşrasındaki yaşam konu ediniyor. Karakterler halktan kişiler, soylular, askerler, papazlar gibi çeşitlilik gösteriyor. Hikayelerin her biri giriş, gelişme ve sonuç olarak klasik bir yapıya sahipken, karakterlerden ziyade dinamik olay örgüsü ile dikkat çekiyor. Karakterlerini bu dinamizmin etkisiyle, sürekli ani değişimler, şaşırtıcı durumlar içerisinde bırakıyor ki bu da karakterlerin bu akış karşısında yaşadıkları çatışmalara tanık olmak açısından baya keyifli. Örneğin bir hikayede karakteri aniden gizemli bir olay içerisine alırken, diğerinde korku dolu bir anda da bırakabiliyor. Bu yönüyle bazı hikayelerine doyum olmadı cidden. Üstelik hikayelerin akıcı örgüsü, sonu itibariyle aniden bitiyor etkisinde bırakıyor. Bu yüzden bir öyküden diğerine geçerken de adapte olmakta birazcık zorlandım :) Kitabın ismini de oluşturan "Ay Işığı" gibi birkaç öyküsü inanılmaz güzeldi. Yazar betimleme yaptığı zaman nasıl etkili şekilde yazabildiğini de gösteriyor. Yani ilk öykünün uzun olmasını bekledim. O kadar hoşuma gitti. Bunun gibi birkaç öyküsü kısa olması sebebiyle okuru üzüyor:) Diğer dikkatimi çeken ise “Mektuplarımız” başlıklı öyküsünde yer alan mektuplardı. André Gide’nin Dar Kapı eserinde de yer alan mektuplar gibi anlatımın en güzel örneklerinden birini bu bölümler oluşturuyor. Fransız edebiyatına has bir özellik mi bilmiyorum ama son derece lezzetli bir dille yazılmış
Edebiyat
Ay IşığıGuy de Maupassant · Kapra Yayıncılık · 0855 okunma
9/10
·205 syf.··
2019 7. kitabı
Maupassant Tarzı Hikaye olarak da bilinen Olay Öyküsü'nün kurucusu olan Maupassant ile tanışma kitabımdı. Başlarken 'kesin bırakırım' diye aldım elime ve sıkılır mıyım ya da ağır mı gelir gibi düşüncelerle okumaya başladım. Ama şaşırtıcı derecede akıcı ve güzeldi. Kitap yazarın 14 tane kısa öyküsünden oluşuyor. Bu öykülerin her birinde yazar farklı kişiler farklı olaylar ve konu sunuyor bize. Gerçekten hiçbir noktada tekrara düşmemesi çok çok güzeldi. Öykülerinde Naturalizm akımının etkilerini de çok rahat hissettim ki bu da artı bir yönüdür kanaatimce. Çünkü ben okuduğum eserde kişilerin veya olayların gerçekçi ve sıradan olmasını, herhangi birimizin kalbinde taşıyabileceği birtakım duygu ve arzuları taşımalarını çok daha samimi buluyorum. Bu tadı Zweig'dan sonra bulabildiğim ikinci yazar benim için Maupassant oldu. Bence özellikle her öykü sevenin okunması gereken bir yapıttı. Tavsiyedir :)
Edebiyat
Ay IşığıGuy de Maupassant · Can Yayınları · 2013855 okunma
Puan vermedi·205 syf.·
2016 178. kitabı
İçinde ilginç olayların, farklı karakterlerin gözlemlendiği, sonunun nasıl biteceğini merak ettiren on dört öykü var. Anlatımının yalın, akıcı olması nedeniyle kitabı elinizden bırakmadan okuma zevkinizde en ufak bir düşüş olmadan okuyabileceğiniz bir kitap. Öykülerdeki olaylar basit gibi görünmesine rağmen olay örgüsü, karakterlerin tahlili çok iyi yapılmıştı. Beklenmedik sonlara tepkisiz kalmak mümkün değil bazen öfkelenip üzüldüm, bazen gülümsedim. Kitap çocukluğumda okuduğum masalların tadını anımsattı bana. Yazarın başka kitaplarını da merak ediyorum. Öyküleri çeviren Tahsin Yücel Maupassant öyküleri yazısında yazarın romanlarının öykülerinin yanında sönük kalması nedeniyle eleştirmenler tarafından yukarıdan bakıldığını ancak altı sayfalık bir öyküsünü üç yüz sayfa boyunca derinlemesine çözümleyip onun zengin anlam evrenini gözler önüne seren Greimas’ın araştırmasının bize Maupassant’ın düşündüğümüzden önemli bir yazar olduğunu gösterdiğini yazmıştır. İyi okumalar.
Ay IşığıGuy de Maupassant · Can Yayınları · 2013855 okunma
10/10
·205 syf.··
2025 56. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 14 Kasım 2025 00:00
Lise yıllarımda adını o kadar sık duyardım ki… Hiçbir kitabını okumamış olmama rağmen içimde hep garip bir hayranlık uyandırmıştı Maupassant. Belki de “Maupassant tarzı hikâyecilik” yani olay öykücülüğünün kurucusu olarak anılmasının bir etkisidir; ama bence gerçekten de öykücülükte ayrı bir ustalığı var. Kitap, kısa kısa yazılmış 14 hikâyeden oluşuyor ve hiçbirini diğerinden ayırt edemedim. Her biri kendi içinde çok güzel,. Fakat kitap hakkında yapılan “beğenilmeme” eleştirilerine katılmam mümkün değil. Çünkü Maupassant, öykülerinde hayatın içinden olan, günlük hayatta karşılaşabileceğimiz hayat öykülerine yer veren bir yazar. Bu yüzden herkesi tatmin edecek bir kitap olduğunu söyleyebilirim rahatlıkla. Tüm öyküler basit görünse de size kitabı heyecanla okutturuyor. Bazen basit bir son görüyorsunuz öykülerde, bazen de “tüh ya” diye içerliyorsunuz. Tabii ki zihnimde daha çok yer eden birkaç hikâye oldu. Bunlardan ilki, geçtiğimiz gün size anlattığım o muazzam taşlama: Toparlak. Diğerleri ise sırasıyla At Üstünde, Bebek, Mücevherler, İp, Takı ve Horla. Özellikle İp beni biraz üzdü… Horla ise nefisti. Kitabın son öyküsü olarak, bir şizofrenin (okuyunca fark ediyorsunuz) kendi anılarını yazdığı, asla unutamayacağım bir hikâyeydi. Dili o kadar sade ve akıcı ki, bir günde rahatlıkla bitirilir. Ben kitabı çok sevdim, ama herkes beğenir mi bilemiyorum. Herkesin bir kitaptan beklentisi başka çünkü. O yüzden bu kez “kesin öneriyorum” diyemeyeceğim. :') Alıntıları bu yüzden fazla paylaşıyorum. Ben bir kitabı almadan önce birkaç sayfasını görmeden karar veremiyorum. Belki benim gibi olanlara kolaylık olur diye bir nevi amme hizmeti yapıyorum 🩷 Velhası-ı kelam, fazla Maupassant okuyucusu da olmadığı için bence siz bu kitabı okuyun. Zaten kitap okumaktan âlâ ne var şu âlemde?
Alıntı
Ay IşığıGuy de Maupassant · Can Yayınları · 2013855 okunma
9/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2021 79. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 28 Temmuz 2021 22:42
Maupassant tarzı hikayecilik yani olay ağırlıklı öykülerin temsilcisi olarak bilinir Guy De Maupassant. Önemli bir yazar olması sebebiyle çekimser yaklaşmıştım yazara fakat o kadar sevdim ki anlatamam. Kitaptaki on dört öykünün on dördüne de bayıldım. Hem akıcı, hem de farklı insan ve toplumları öylesine gerçekçi ve ironik bir dille anlatmış ki hayran kalmadan edemedim. Hayatın içinden, günlük öyküler okumak daha bir keyif verdi bana. Öykü okumayı seviyorsanız kesinlikle okuyun ama eğer ön yargılıysanız bu kitap öykü okumak için başlangıç bile olabilir. Tahsin Yücel'in muazzam çevirisiyle akıp giden harika bir klasik.
Edebiyat
Ay IşığıGuy de Maupassant · Can Yayınları · 2013855 okunma
10/10
·205 syf.··
2017 134. kitabı
Ay ışığı Maupassant'ın on dört öyküsünden oluşuyor. Yazarla tanışmak adına aldığım bu kitabın bukadar güzel olacağını tahmin etmemiştim. Her öykü'yü ayrı ayrı çok sevdim Birbirlerini tekrar etmeyen konular ustalıkla kurgulanmıştı. Farklı çevrelerde,farklı insanlar arasında dolaştım. Bazı öykülerinde çok duygulandım bazılarında da çok güldüm ama her öykünün sonunda mutlaka bir mesaj çıkardım ' Yazar Maupassant'ın sürekli gördüğü hallüsinasyonların etkisiyle sağlık durumu günden güne bozulmuş.Ne olduğunu bilmediği ve kendisine düşman bellediği bir varlığı hep yanı başında hissediyor ve ölüm düşüncesiyle yaşıyormuş.Özellikle bu duygularını anlattığı son hikaye "horla" çok etkileyiciydi. Öykü sevenler kitabı severek okuyacaktır diye düşünüyorum. Tabi Türkçe'nin usta kalemlerinden Tahsin Yücel'in harika çevirisini de gözardı etmemek gerekiyor
Ay IşığıGuy de Maupassant · Can Yayınları · 2013855 okunma
Puan vermedi·205 syf.··
2022 70. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 11 Ekim 2022 23:41
Guy de Maupassant'ı daha önce hiç okumamıştım. Neden okumamışım ben de anlamadım. Harika bir öykücüymüş meğer. Neyse 'geç olsun güç olmasın' mottomuzla yola devam o zaman. @canyayinlari ndan edindiğim 'Ay Işığı' adı ile çıkan eserde 14 öykü bulunmakta. Bayağı eğlenceli bir kalemi var yazarın. Gotik, komik derken öyküler bir çırpıda bitiveriyor aslında. Tabi ben farklı sebeplerden uzun zamanda bitirebildim. Umarım bundan sonraki kitaplarda öyle olmaz. Çok amin.
Ay IşığıGuy de Maupassant · Can Yayınları · 2013855 okunma
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2018 19. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 27 Temmuz 2018 20:58
Guy De Maupassant'ın diline hayran kaldım bu kitabında.Kitap 14 öyküden meydana geliyor. Detaycılığına ve zekasına hayran olmamak elde değil. Ama bu zekaya rağmen yazarın ölmeden son iki senesini ruh hastalıkları ile boğuştuğunu okumak da üzücüydü.Okunmasını kesinlikle tavsiye ederim.Tüm öykülerini beğendim ama Toparlak adlı öyküsü ayrı bir güzel ve keyifliydi.Hikayelerinin sonunda mutlaka ince zekasıyla bir ders veriyor.
Ay IşığıGuy de Maupassant · Can Yayınları · 2013855 okunma

Yazar Hakkında

Guy de MaupassantYazar · 56 kitap
Doğalcılık akımına bağlı Fransız öykü ve roman yazarıdır. Öykü alanında Fransa'nın en büyüklerindendir. Parisli bir borsa oyuncusunun oğlu olarak 5 ağustos 1850'de Dieppe kenti yakınlarındaki Miromesnil şatosunda dünyaya geldi. Guy de Maupassant, burada Normandiya bölgesini ve köylülerinin yaşamını yakından tanımak fırsatını buldu. İlk eğitimini Kilise'den aldı. 13 yaşında gönderildiği İlahiyat okulundaki yaşama ısınamadığı için kurallara aykırı davrandı. Böylece kendisini okuldan kovdurdu. Öğrenimini Rouen lisesinde tamamladı. 1869'da Paris'te hukuk okumaya başladı. Fransa ile Almanya arasında savaş çıkması üzerine öğrenimine ara verdi. Gönüllü olarak savaşa katıldı. 1870'de seyyar jandarma birliğinde asker oldu. Maupassant, o dönemde tanığı olduğu olayları, yaşadıklarını, gözlemlediklerini daha sonra kaleme aldığı birçok öyküsünde anlattı. 1871'de terhis olduktan sonra Paris'te hukuk öğrenimini sürdürdü.Babasını yardımıyla Donanma Bakanlığı'nda bir iş buldu. Atlet yapılıydı, iyi yüzer ve kürek çekerdi; yalnız aklı denizcilikte değildi; yazar olmak istiyordu. 1879'da da Eğitim Bakanlığı'na geçti. Canlı ve taşkın bir kişiliği olan Maupassant, hayatın zevklerine ve çalışmaya aynı coşkuyla sarılmıştı. Şair Louis Bouilhet, onun ilk şiir denemelerini teşvik etti. Yaşamını kazanmak için çalışmaya başladığı Bakanlıklarda bürokrasi dünyasını tanıdı. Böylece bürokratların bulunduğu ortamı gözlemlemek fırsatını buldu.  Maupassant'ın yazarlık hayatı, 1871'den sonra başladı. Şiirler yazdı (Le Mur, Au Bord de l'Eau). 1871 ile 1880 arasında, özellikle, annesinin çocukluk arkadaşı romancı Gustave Flaubert'in etkisinde kaldı. Flaubert, Maupassant'ı iyi bir yazar olarak yetiştirmek için çok çalıştı. Ona gerçeği değişik bir bakışla gözlemlemeyi, yalnız gördüklerini ve duyduklarını yazmayı öğretti. İlk yazdıklarını okuyup düzeltti. Flaubert, onu Emile Zola, Ivan Turgenyev, Edmond de Goncurt ve Henry James gibi ünlü yazarlarla tanıştırdı. Flaubert'in 1880'de beklenmedik ölümü, Maupassant'ı çok derinden etkiledi. 1880'de, Flaubert'in ölümünden bir ay önce, aralarında Emile Zola'nın da bulunduğu natüralist (doğalcı) bazı yazarların öykülerinin toplandığı "Les Soirées de Médan" (Médan Akşamları) adlı kitapta Maupassant'ın da bir öyküsü yer aldı (Boule de Suif - Kartopu - İs Yumağı). Bu öykü, Maupassant'a ilk büyük başarısını getirdi ve onun öykü yazarlığına olan eğilimini ortaya çıkardı. Maupassant, 1880'den 1891'e kadar, 18 kitapta toplanan yaklaşık 300 öykü ile 6 roman yayımladı. Romanları şunlardır: Bir kadının yaşamı boyunca uğradığı hayal kırıklıklarını anlatan ve ilk romanı olan "Une Vie" (Bir Hayat - 1883), "Bel Ami" (Güzel Dost - 1885), "Mont Oriol" (Oriol Dağı - 1887), "Pierre et Jean" (Pierre ile Jean - 1888), "Fort Comme la Mort" (Ölüm Gibi Kuvvetli - 1889) ve "Notre Coeur" (Kalbimiz - 1890). Maupassant, en güzel öykülerini, 1881 ile 1886 arasında yazdı. Elde ettiği başarılar, ona yüksek sosyetenin kapılarını açtı. Son romanlarında, yüksek sosyeteye ilişkin yaşantılarını anlattı. Bu romanlar, doğrudan doğruya, Maupassant'ın karşı cinsle olan ilişkilerinin verdiği sıkıntılardan esinlendi. Öykü kitaplarından elde ettiği gelirle "Bel Ami" adlı bir yata sahip oldu. Maupassant, bu yatla Akdeniz'de geziler yaptı ve yolculuk izlenimlerini 1884'te yayımlanan "Au Soleil" (Güneşte), "Sur l'Eau" (Denizde - 1888) ve "La Vie Errante" (Serseri Hayat - 1890) adlı öykülerinde anlattı. Maupassant, genç yaşında baş ağrılarından şikayet etmeye başladı. Hastalığı, 1884'ten itibaren, zihin yorgunluğunun ve gördüğü hallüsinasyonların etkisiyle gittikçe artıyordu. Sağlık durumu günden güne bozuluyordu. Ne olduğunu bilmediği ve kendisine düşman bellediği bir varlığı hep yanı başında hissediyor ve ölüm düşüncesi sürekli olarak aklını kurcalayıp duruyordu. Guy de Maupassant, 1887 yılında yayımlanan "Le Horla" adlı öyküsünde, delilik belirtilerinin nasıl başladığını ve insan üzerinde ne gibi değişiklikler meydana getirdiğini anlattı. Bu kitap yayımlandıktan sonra, iyileşmek ümidiyle, uzunca bir deniz yolculuğuna çıktı. Yolculuktan döndükten sonra "Pierre et Jean" adlı romanını tamamladı. Daha sonra "Notre Coeur" adlı romanı kaleme aldı. 1890'da yayımlanan "La Vie Errante" adındaki yapıtından sonra da pek bir şey yazamadı. Sağlık durumu da adamakıllı bozulmuştu. Fazla ilâç almak yüzünden o iriyarı bedeni ve zihni yıpranmıştı. 1892'nin Ocak ayında kendini öldürmeye kalkıştı. Ağır hasta olarak Paris'e getirildi ve bir sağlık yurduna yatırıldı. Maupassant, 1893 yılında iyileşemeden öldü. Paris'teki Montparnasse mezarlığına gömüldü.