İnsanın ilim, marifet ve iman açısından makamı ne kadar yükselirse, onun iyi amelleri de aynı oranda derinleşir ve değer kazanır. Doğal olarak da mükafatı daha fazla olacaktır. Cezalar ve azaplar da (yanlış yaptığı takdirde) aynı oranda yükselecektir.
Bazen tecrübesiz müminler daha önceki davranış tarzlarının etkisiyle inanç yönünden kendilerine muhalif olanlara karşı sert bir tavır sergileyebiliyorlardı. Bundan öte muhaliflerin Peygamber sallallahu aleyhi ve alihiye yönelik bir takım hakaret dolu nispetleri müminleri çileden çıkarıyordu ve onlarla çok şiddetli bir söz düellosuna giriyorlardı. Kur'an müminleri bu tür bir üsluptan men etmiş, onları yumuşak davranmaya incelik göstermeye ve en güzel sözcükleri seçmeye davet etmiştir ki bu vesileyle şeytanın bozgunculuğundan korunabilsinler.
Biz, kitapta (Tevrat'ta) İsrail oğullarına :"Sizler yeryüzünde iki defa fesat çıkaracaksınız ve azgınlık derecesinde bir kibre kapılacacaksınız." diye bildirdik. (Yeryüzü kelimesinden maksat Filistin topraklarıdır.) Bunlardan birincisinin vakti gelince ( ve sizler fesat çıkarıp türlü zulüm ve cinayetlerde bulunduğunuz zaman) üzerinize güçlü kuvvetli (ve savaşçı) kullarımızı göndereceğiz.