"Yol uzun dünya türlü türlüdür.Dik yokuşlar, boyunu aşan çukurlar,sarp yamaçlar.Zaman geçtikçe hissedersin sırtındaki olmazların ağırlığını,"Acaba?" diye sormana fırsat kalmadan çatırdar sırt kemiklerinden biri ama kibrine ve kalbine söz geçiremeyip devam edersin aksayarak yürümeye.Aklını kullananlar ağaç gölgesine çekilip bir şifacı için dua eder,Peki ya aklını kullanamayıp kalbine yenilenler? Onların sonu ne olacaktır ?"
Mekke'yi hakiki iman,Medine'yi salih amel,Kudüs'ü camide kılınan sabah namazı,Arakan'ı tadil-i erkan kurtaracaktır.Doğu Türkistan ve Myanmar'ın huzura kavuşması abdestin müstehabından geçer. Suriye'yi ihya edecek olan "emr-i bil-ma'ruf ve nehyi anil-münker"dir.Avrupa'nın ahlaksızlığına deva olacak olan reçetede "edep ve haya" yazar.Afrika zekat, tasadduk ve infak ile felaha kavuşur.Yeri gelmişken söyleyeyim;İsrail'in kipası sarıktan, Amerika'nın "bluejean"i şalvardan korkar.Sen Kitaba ve Sünnete sarıl, Bak nasıl "var" olur bütün "yok"lar...